T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/506 Esas - 2024/31
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/506 Esas
KARAR NO : 2024/31
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı şirketin dava dışı ...'ya sağladığı yakıt tedariki hizmetine binaen ödenmeyen ... Amerikan Doları tutarındaki alacağın tahsilini talep ettiği, davalı ...'nin konkordato ilan etmesi sebebiyle İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2021/40 İflas sayılı dosyasına alacak kaydı talebinde bulunulduğunun fakat talebin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedilmesi üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/173 Esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davasının ikame edildiğini, ...'in konkordato davasının reddine karar verilmesi ile davacı şirketin nam ve hesabına ikame edilen kayıt kabul davasının konusuz kaldığını, davacı şirketin dava dışı borçlu şirkete sağladığı yakıt tedariki hizmetinden doğan alacağın tahsili için dava dışı borçlu şirket ve / veya ... tarafından hala ödeme alamadığını, davalının davacı şirketi mağdur ettiğini, dolayısıyla davalı ...'nin 28/05/2021 Tarihinde konkordato ilan etmiş olması ve konkordato davasının reddedilmesine rağmen davacı şirketin hala alacağına kavuşamaması nedeniyle iş bu davanın ihtiyati haciz talepli olarak açıldığının, Tüm bu nedenlerle; davacı şirketin uluslararası alanda gemilere yakıt ve motor yağı sağlayan saygın bir şirket olduğunu, davacı şirketin tedarik işlemlerini zaman zaman kendi, zaman zaman da nam ve hesabına çalışan şirketler / fiili tedarikçiler vasıtası ile gerçekleştirdiğini, dava dışı ...tarafından davacı şirketi ile farklı tarihlerde iletişime geçilerek gemisi için yakıt taleplerinde bulunulduğunun ve davacı şirketçe taleplerin kabul edildiğini, her ne kadar davacı şirket tarafından anlaşmaya uygun şekilde yakıt tedariki sağlansa da ...adına düzenlenen fatura bedelini halen ödemediğini, faturada açıkça yer alan kesin vade tarihi uyarınca 28/05/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün, Bunun üzerine davacı şirket tarafından borçlu ...'ya ve ...'ne mail yolu ve telefon yoluyla birden fazla kez ödeme hususunda bildirim yapılmış ancak davacı şirkete herhangi bir ödemenin yapılmadığı gibi davacının iyi niyetli tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, iş bu sebeple davacı şirket tarafından dava dışı borçlu şirkete yakıt tedariki hizmeti sağlanmasına binaen davacıya hala ödenmeyen bedelin ödenmesi gerektiğini, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davanın kabulünü, ihtiyati haciz taleplerinin incelenerek davalının malvarlığına davacı şirketin alacağına karşılık ve garanti mektubu uyarınca belirtilen sorumluluk miktarını aşmamak üzere ihtiyati haciz konulmasını, şimdilik ... ABD Doları (faiz ve masraflar hariç) (dava tarihi TCMB efektif satış kuru karşılığıyla ...-TL) alacağın vade tarihiden itibaren her takvim ayı için %2 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 31/10/2023 Tarihli cevap dilekçesi ile; Usulüne uygun arabuluculuk yapılmaksızın davanın ikame edildiğini, davacı vekilinin vekaletnamesinde arabulucuğa başvurma yetkisinin bulunmadığını, davacının mahkemeye sunduğu vekaletnamenin düzenleme şeklinde T.C. Dubai Başkonsolosluğu tarafından 04.05.2015 tarihinde verilmiş vekaletname olduğunu, işbu vekaletnamede davacının alternatif çözüm yollarına katılma ve arabuluculuk yetkisinin bulunmadığının, davacı vekili tarafından vekaletnamede yetkisi olmamasına rağmen arabulucu yoluna başvurduğunun ve mahkemeye sunulan arabuluculuk tutanağına imza attığının, esasa ilişkin itirazlardan önce dava şartına ilişkin itirazlarının öncelikli olduğunu, davacının hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2022/93724 başvuru numaralı arabuluculuk dosyası uyaptan eklenmiş ve incelenmiştir.
6102 sayılı TTK’nın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmündedir.
Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.09.2020 tarih 2017/10-2695 esas, 2020/587 karar sayılı ilamında; “... arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda soru işareti bulunmamaktadır. Çünkü kanun koyucu "Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde açık düzenleme yaparak bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur.” denilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunun düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
HMK'nın 87.maddesi :' Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.' şeklindedir.
İlgili kanun maddesinde açıkça düzenlendiği üzere açıkça yetki verilmediği durumlarda vekil; alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına yani arabuluculuk yoluna başvuramamaktadır. Davacının mahkememize sunduğu ve arabuluculuk aşamasında da dayandığı vekaletname düzenleme şeklinde T.C. Dubai Başkonsolosluğu tarafından 04.05.2015 tarihinde verilmiş vekaletnamedir. İşbu vekaletnamede davacının alternatif çözüm yollarına katılma ve arabuluculuk yetkisi bulunmamaktadır. Davacı vekili Av. ..., vekaletnamede yetkisi olmamasına rağmen arabuluculuk yoluna başvurmuştur. Arabuluculuk sürecinde bu eksiklik ikmal edilmiş de değildir. Özel yetkisi bulunmayan vekil marifetiyle arabuluculuk sürecinin son tutanak düzenlenerek tamamlanmış olması itibariyle geçerli bir arabuluculuktan bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla dava öncesinde yürütülmüş olan ancak vekaletnamedeki özel yetki eksikliği sebebiyle geçerli sayılamayan arabuluculuk süreci dava şartını karşılamamaktadır. Yetkisiz vekil marifetiyle yürütülen arabuluculuk süreci sonlandırıldıktan sonra ve dava açıldıktan sonra bu özel yetkiyi içeren yeni bir vekaletname verilmesi de bu eksikliği tamamlamayacaktır. Zira dava açılmadan önce arabuluculukun usulüne uygun şekilde tamamlanmış olması daha sonra giderilemeyecek dava şartlarındandır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği yasanın emredici hükmüdür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde alternatif çözüm yollarına katılma ve arabuluculuk özel yetkisi bulunmadığından yürütülen arabuluculuk sürecinin geçersiz olduğu, bu haliyle arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği, tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile fazladan alınan 44.315,28-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğine, karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa iadesine,
6-Teminatın HMK 392/2 maddesi gereği karar kesinleştikten bir ay sonra talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk dosyasında yapılan 1.560,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben oy birliği ile karar verildi. 16/01/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!