WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/482 Esas - 2024/162
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/482 Esas
KARAR NO : 2024/162

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 07/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında süre gelen bir alış veriş ticaret bulunduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkide de hiçbir usulsüz, faturasız, evraksız ticari teamüllere aykırı hukuksuz bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketten faturalı olarak almış olduğu ürünleri Sakarya Adapazarı'nda bulunan mağazasında ve internet üzerindeki sanal mağazalarından satışa sunduğunu, ancak davalı taraf müvekkilinde içerisinde bulunduğu yaklaşık 200 kişi hakkında Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2020/180 D.iş numaralı dosyası ile kendi markalarının hukuka aykırı olarak kullanılarak taklit ürünler satıldığını iddia ettiğini ve "..." ibareli marka haklarına tecavüzlerin ve haksız rekabetin tespitini istediğini, ve savcılığa şikayette bulunduğunu, müvekkili aleyhine açılan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/8340 soruştuma numarası ile yürütülen soruşturma kapsamında müvekkili lehine Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına kararı verildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin itibar ve değer kaybı yaşadığını, bu nedenle ticari kayıp yaşadığını, piyasadaki güvenirliğinin sarsıldığını, davalı şirketle ticari ilişkilerinin bu nedenlerle son bulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin manevi zararının karşılığı olarak 50.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa çıkarılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Açılan dava manevi tazminat talebinden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının ... ibareli ürününün marka haklarına tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti için Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/180 değişik iş numaralı davayı açması ve Savcılığa şikayette bulunması sonucunda davacının manevi anlamda zarara uğrayıp uğramadığı, manevi tazminatın talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Davaya konu olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK sayılı yasanın 49 maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucu başkasına zarar veren bu zararını tazmine mecburdur. Aynı yasanın 50. Maddesine göre ise zararı ve miktarını zarar gören ispat etmek zorundadır. Eğer zarar gören zararın artmasına sebep olduysa hakim tazminattan indirim yapabilir.(TBK 52.m) Haksız fiil neticesinde cismani zarar meydana geldiğinde, istenilebilecek zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun yasanın 54. Maddesinde sayılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenip güvence altına alınmıştır. Anılan düzenleme uyarınca kişiler gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hal ve yetkilerine sahiptir.
Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda şikayet edilenin cezalandırılması veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.(Yargıtay 4.HD. 19.10.2020 T.,2020/2851 E.,2020/3480 K.)
Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/180 D.iş sayılı dosyası celbedilmiş ve bilirkişi raporu ile ek raporun alındığı görülmüştür.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/8340 soruşturma numaralı dosyası ile davacı hakkında başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü, bu soruştuma dosyasında "Tüm bu anlatılanlar, alınan ifadeler ve dosya kapsamında; şüphelinin iş yerinde yapılan aramada el konulan ürünlere ilişkin faturaların dosyaya ibraz edildiği, bahse konu bu evrakların müşteki firma tarafından düzenlendiğinin açıkça belli olduğu, dolayısıyla şikayete konu olan markayı taşıyan ürünlerin taklit olmadığı, bu kapsamda taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki mesele mahiyetinde kaldığı, böylece atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına," dair karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesine ek yaptığı faturalar incelendiğinde davalı ile aralarında ticari alım satım ilişkisinin olduğu, davacının ... marka ürünü internet sayfasında satışa çıkardığı, bu satış nedeniyle davalının davacı hakkında marka hakkına tecavüz etmesi gerekçesi ile hem hukuki hem de cezai yollara başvurduğu tespit edilmiştir.
Davalı düzenlediği ve davacı tarafa verdiği faturaları düşünmeksizin, basiretli bir tacir gibi davranmaksızın davacı hakkında hukuki ve cezai yollara başvurmuş olmasının şikayet hakkı kapsamına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/8340 soruşturma numaralı dosyasında yapılan arama el koyma işlemi neticesinde davacıya isnat edilen taklit ürün satma iddiası tanık anlatımlarından da görüleceği üzere davacının gerek işyeri çalışanları ve gerekse de müşteri çevresi tarafından görüldüğü ve duyulduğu, bundan dolayı davacının ticari itibarının zarar gördüğü anlaşılmıştır. Kendisi tarafından düzenlenen faturaya rağmen davacının ticari itibarını zedeleyecek şekilde kişilik haklarına saldıran davalının açılan davadan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 50.000,00-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Talep edilen faiz için haksız fiil tarihi Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/2050 d.iş numaralı dosyasında hükmolunan arama ve el koyma tarihi olan 28.06.2021 tarihi olduğu tespit edilmiş ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
G.D: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-50.000,00-TL manevi tazminatın 28.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.415,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 853,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 853,88-TL Peşin/nisbi Harcı, 332,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.456,48TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde davalı taraf yokluğunda, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, karar verildi.
12/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır