T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/389 Esas - 2024/26
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETI ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/389 Esas
KARAR NO : 2024/26
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/07/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalıya ait ...adlı işletme arasında ticari ilişkilerden kaynaklı olarak bir dizi faturalardan oluşan cari hesap bakiye alacağı olduğunu, cari hesap bakiyesinden kaynaklı borcun ödenmesi için icra yoluna başvurmadan davalıya 12/11/2019 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile temerrüt ihtarında bulunulduğunu, Davalı tarafından yazılı temerrüt ihtarı 20/11/2019 tarihinde bizzat kendisi tarafından tebliğ aldığını, Ancak belirtilen süre içerisinde davalı tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinden davacı şirket ihtar ettiği gibi yasal yollara başvurmak zorunda kalmıştır. Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13452 E. Sayılı icra dosyası ile cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlatılmış ve ödeme emri davalıya 28/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, Davalının borçlu olduğunun ve borç miktarının şimdilik 18.000,00TL asıl alacak ile ihtarname tarihi itibariyle ana paraya işlemiş avans faizi ile birlikte) tespiti ile birlikte davalıdan tahsilini, ihtarname tarihi itibariyle alacağa avans faizi işletilmesine ve bu faizin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinin sunulmadığı, ve davalının davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı anlaşıldı.
Vergi dairelerine yazılan müzekkere cevapları okundu, incelendi.
Ticaret Sicile yazılan müzekkere cevapları okundu incelendi.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan davanın, hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsili yönünde olduğu anlaşıldı.
Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 11.07.2023 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda;
Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 25.07.2023 tarihli cevabi yazısından davalının ... tarihinde mükellefiyetsiz şube açtığı, ...tarihinde işyerini terk ettiği görülmüştür. 21.07.2023 tarihli Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabı yazısına göre davalının esnaf kaydının olduğu, ... tarihinde bittiği, 24.07.2023 tarihli Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabı yazısına göre davalının kaydının olmadığı görülmüştür. Alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eldeki davada, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
4-HMK nun 321/2 maddesi gereğince kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, Davacı vekilinin yüzünde, davalı taraf yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!