T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/367 Esas - 2024/348
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/367 Esas
KARAR NO : 2024/348
BAŞKAN : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : Modis Yapı Mimarlık Mühendislik İnşaat Sağlık Hizmetleri Nakliye Ve Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi -Hamidiye Mahallesi, Menderes Blv,No: 888 A/ Rize Merkez/ Rize
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 30/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ...- ...Adi Ortaklığı ile 07.07.2020 tanzim tarihli 07.07.2020 başlangıç ... bitiş tarihli ...numaralı İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi akdedildiğini, bu poliçe kapsamında meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda sigortalının tazminat yükümlülüğünün teminat altına alındığını, davalının ise sigortalı şirketin alt taşeronu olduğunu, 05/06/2021 tarihinde alt işveren davalının çalışanı ...'ın sigorta kapsamında kalan iş kazası sonucu vefat ettiğini, savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda ve davacı sigorta şirketi tarafından kusur oranları yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde iş kazasının meydana gelmesinde ölenin %20 davalı alt taşeronun %60 dava dışı sigortalının ise %20 kusurlu bulunduğunu, açılan hasar dosyasında İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi uyarınca işverene isabet eden %80 kusur oranına göre 263.812,79-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 363.812,79-TL tazminatın sigortalı hesabına hak sahiplerine ödendiğini, poliçede yer alan "710 Taşeron Teminatı" başlıklı klozda alt taşeronların ve/veya alt işverenlerin kusurları oranında rücu işlemi yapılacağının öngörüldüğünü, bu gerekçelerle sigortalı hesabına ödenen toplam 363.812,79 TL tazminattan davalının kusur oranına isabet eden 272.859,37-TL'nin poliçe hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, Sakarya 2. İcra Dairesi 2023/278 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 272.859,37-TL alacak açısından iptali ile takibin 07.10.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faiz ile birlikte devamına ve ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili; davalının üst işveren adına ...(birleşme neticesinde Türkiye Sigorta AŞ) nezdinde 251128991/1 sayılı poliçe ile sigorta ettirdiğini, sigorta primlerinin üst işveren ...- ...adi ortaklığı tarafından davalının hak edişlerinden 26.641,05TL kesilerek yatırıldığını, dolayısıyla sigorta ettiren sıfatları sebebiyle sigorta poliçesinin kendileri açısından da teminat sağladığını, davacının kendilerine karşı ileri sürebileceği halefiyetinin bulunmadığını, davacı tarafından ölenin hak sahiplerine yapılmış ödeme bulunmadığını, davalının müteveffanın mirasçılarına 560.000,00TL ödeme yaparak Büyükçekemece 7. Noterliğinde düzenlenen 29.11.2021 tarihli ...yevmiye sayılı ibraname düzenlendiğini, ibranamenin üst işvereni de kapsadığını, ceza yargılamasının halen derdest olduğunu ve davacının ödemeye esas aldığı kusur tespitlerinin kesinleşmediğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, işyerinin güvenliği hususunda ...ile anlaşmalarının bulunduğunu, davanın bu şirkete ihbarını istediklerini belirterek davanın reddini istemiş, kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava ...ihbar edilmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalı şirketin dava konusu tazminatın ödenmesine dayanak olan sigorta poliçesinde sigorta ettiren konumunda olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçe kapsamında yapmış olduğu ödeme sebebiyle halefiyet kuralları gereğince davalıya rücu imkanının bulunup bulunmadığı, var ise kapsamı ve davalıdan talep edebileceği miktar, davacının bu rücu alacağı sebebiyle davalıya karşı başlattığı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
Sakarya 2. İcra Dairesinin 2023/278 Esas sayılı dosyası, Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/165 Esas sayılı dosyası ile Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/285 Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyaya celp edilmiş ve incelenmiştir.
Türkiye Sigorta Anonim Şirketinden ...numaralı sigorta poliçesi ve 2/2420685 numaralı hasar dosyası ile davaya dayanak yapılan ödeme ödeme belgelerinin onaylı suretleri celp edilmiş ve incelenmiştir.
...Adi Ortaklığı'nın YBK-SZL-AY-0035 referans numaralı sözleşme evrakları dosyaya celp edilmiş ve incelenmiştir.
...ile Türkiye Sigorta Anonim Şirketinin dosyaya sunmuş olduğu bilgi ve belgeler incelenmiştir
Davalı tarafın sigorta şirketinden bağımsız olarak ölenin mirasçılarına tazminat mahiyetinde yaptığı ödemelerin varlığı karşısında, davalı tarafça ölenin mirasçılarına yapılan bu ödeme sonrasında; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ...- ...Adi Ortaklığına yapılan ve rücuen davalıdan talep edilen ödemenin kapsam ve mahiyeti, hangi sebeple ödeme yapıldığı, sigorta hasar dosyası kapsamında bu ödemenin nazara alınıp alınmadığı hususlarında davacı vekilinden HMK 31. Maddesi kapsamında açıklama istenmiştir.
Davacı vekili 17/04/2024 tarihli beyanında "Hasar dosyasında davalının ve sigortalının %80 toplam kusur oranı esas alınarak 263.812,79-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile poliçe kapsamında olan 100.000,00 TL manevi tazminat hesaplandığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalanlara tazminat ödemesini yapan davalı alt işverenin de muvafakati alınarak hasar dosyasında belirlenen toplam 363.812,79-TL tazminatın sigortalı hesabına aktarıldığını, her ne kadar davalı şirket tarafından ölenin mirasçılarına 560.000,00-TL'lik senet düzenlenerek akabinde bu miktarda tazminat ödemesi yapılmış olsa da sigorta şirketinin yaptığı hesaplamaya istinaden davalının kusur oranına göre tespit edilen rakamın sigortalının oluşabilecek zararları gözetilerek sigortalı ...- ...Adi Ortaklığına ödendiğini, davalının yapmış olduğu ödeme nedeniyle bir mükerrerlik bulunmadığını" belirtmiştir.
Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi mahkememize ibraz etmiş olduğu 06/03/2024 tarihli raporunda; "...İlgili bölümlerde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu poliçenin dava dışı ...Adi Ortaklığı tarafından yaptırılarak bedellerinin Yapı Kredi Bankası'ndan ödeme planına uygun olarak ödendiği görülmüştür. Ödenen poliçe bedellerinin dava dışı adi ortaklık ile davalı arasındaki sözleşmelerde yer alan hükümlere uygun olarak hakediş bedelleri üzerinden binde 3 kesinti yapmak suretiyle davalı tarafından dava dışı adi ortaklığa ödendiği tespit edilmiştir" şeklinde görüş bildirir raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Dava, ...işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, sigorta poliçesi ile dava dışı işverenin mali mesuliyet ve 3. kişi zararları teminat kapsamına almıştır. Asıl işveren ile taşeron arasındaki sözleşmenin 14.maddesinde sigorta primlerini ödeme yükümlülüğüyle ilgili olup, poliçede taşeronun 3. şahıslara verdiği zararın da teminat kapsamında olduğuna dair bir hüküm bulunmamakta aksine poliçede taşeron teminatı başlıklı kısımda taşeronun çalıştırdığı işçi sebebiyle sigortalıya yönelecek tazminat taleplerinin teminat altında olduğu ve tazminat ödendikten sonra taşerona kusuru oranında rücu edileceği öngörülmektedir. Davalı alt taşeronun sigorta primlerini ödemesi işveren ile aralarındaki sözleşme hükmü gereği olup sigorta poliçecinin korumasından davalının yararlandığını söylemek mümkün değildir. Davalı işveren lehine sigorta poliçesi yaptırmış ve pirimlerini ödemiş olup kendisinin mali sorumluluğu bu poliçe kapsamında değildir. (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/7290 Esas 2017/4283 Karar)
Davacı sigorta şirketi davalı alt taşeronun kusurundan kaynaklanan bir olay sebebiyle sigortalısına yönelen tazminat talebi kapsamında bir ödeme yaptığında bu rakamı poliçe hükümlerine göre alt taşerona kusuru oranında rücu edebilecektir. Ancak bunun ön şartı sigortalıya yönelecek bir tazminat sorumluluğunun bulunmasıdır.
Somut olayda sigortalı işverenin işyerinde alt taşeron olan davalının işçisi ...iş kazası sonucu vefat etmiş, ölen işçinin mirasçısı eşine düzenlenen senetler karşılığı 15.12.2021 tarihinde 275.000,00 TL ve 27/12/2021 tarihinde 285.000,00 TL olmak üzere toplam 560.000,00-TL tazminat ödemesi davalı tarafından yapılmıştır. Bu ödemenin varlığı davacı tarafın da kabulünde olduğu gibi ödeme belgeleri dahi hasar dosyasında ve davacı delilleri arasında dahi yer almaktadır. Davacı sigorta şirketi zaten davalı tarafından yapılmış olan tazminat ödemesine dayanarak tekrar davalıdan % 60 kusuruna istinaden rücuen tazminat talep etmektedir. Davalı zarar gören tarafın zararını karşılamış olup sigorta şirketinin geçerli bir dayanağı olmayan rücu talebi üzerine tekrar bir ödemede bulunması beklenemez. Sigortalı işveren ...-... Adi Ortaklığı tarafından yapılmış bir ödeme söz konusu değildir. Sigorta şirketinin zarar gören tarafa yaptığı bir ödeme de bulunmamaktadır. Buna rağmen davacı sigorta şirketi bizzat davalının yaptığı ödemelere dayanarak tekrar davalıya rücu etmiş ve icra takibi başlatarak itiraz üzerine eldeki bu itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı sigorta şirketi ancak sigortalısının yaptığı bir tazminat ödemesi olması halinde poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yapmakla sorumlu olabilir. Bir diğer ihtimal sigorta şirketinin zarar görene yaptığı ödemeyi sorumlulardan rücuen tahsil etmesidir. Zarar gören tarafa tazminat ödemesi yapan davalıdır. Dolayısıyla davacı sigorta şirketinin davalıdan rücuen talep edebileceği bir tazminat ödemesi bulunmamaktadır. Davacının sigortalısına yaptığı ödeme yersiz ve sebepsiz bir ödeme olup bu ödemeye davalının muvafakat vermesi sonucu değiştirmemektedir. Açıklanan gerekçelerle icra takibi haksız bulunmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve kötü niyet tazminatı olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/(19)11-950 Esas 2021/1125 Karar)
Davalı ayrıca kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Davacı sigorta şirketi sigortalısının ödeme yapıp yapmadığını ve kendisinin poliçe kapsamında sorumlu olup olmadığını bilmektedir. Zarar görene tazminat ödemesi bizzat davalı tarafından yapılmış olmasına ve buna ilişkin kayıtlar hasar dosyasında olmasına rağmen davalıdan aldığı ancak hukuki bir anlam ve geçerliliği olmayan muvafakatnameye istinaden sigortalısına yersiz bir ödeme yapıp bu ödemeyi davalıdan icra marifetiyle tahsil etmek istemiştir. Sigorta şirketleri anonim şirket olarak kurulan, özel konumu itibariyle yakın devlet denetimine tabi olan, güven esasına dayanan ve kamunun menfaatini doğrudan etkileyen ciddi kurumlardır. Bu sebeplerle davacının icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmış ve davalı lehine tazminata hükmolunmuştur.
Hüküm: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE, koşulları oluştuğundan dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 54.571,87-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.412,06-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.929,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğine, tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
Katip ...
e-imza
Başkan ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!