WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/330 Esas - 2024/102
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/330 Esas
KARAR NO : 2024/102

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı davalı tarafından 20.000,00 TL miktarlı 14/03/2014 tanzim tarihli kambiyo senedi daya dayanğı ... ve ... borçlu olarak gösterilerek İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi 2018/14632 esas numaralı icra dosyasının açıldığını, dosya kapsamında müvekkili şirkete İcra İflas Kanunu 89/1 ve 89/2 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderildiğini, alacaklı talebiyle icra müdürlüğü tarafından İcra İflas Kanunu 89/3. maddesi kapsamında gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi 23.03.2023 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, dosyada asıl borçlu ve daha sonrasında dosyaya eklenen üçüncü kişilerin müvekkili şirketten herhangi bir alacağı ve/veya bir hakkı söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket hakkında alacaklının başlatmış olduğu davaya konu cebri icra takibi nedeniyle müvekkili şirket borçlu olarak dosyaya eklenmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dosyaya da görüleceği üzere alacaklı/davalı alakası olmayan taraflar arasında hukuki herhangi bir ilişki söz konusu olmadığını, davalı ... ve icra dosyası borçluları ... ve ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir alacak ve hakkın bulunmadığının tespitini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, icra dosyasının borçlularından olan ... bayisi konumunda olduğunu, bir akaryakıt istasyonunun, yakıt aldığı firmaya borcunun olmadığı iddiası itibar edilebilir olmadığını, Davanın kötü niyetle açıldığı yargılama aşamalarında anlaşılacağından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlu aleyhine yapılmış olan takip kambiyo takibidir dolayısıyla dokuz yıldır borcunu ödemeyen borçlunun hemen hemen tüm istasyonlarına haciz ihbarnameleri gönderilmiş ancak bu istasyonların çoğu kapatıldığını, borçlu da davacı da kötü niyetle borçtan kurtulma çabası içerisinde olduğunu, davacı ile borçlu arasında akaryakıt alımının nasıl yapıldığı bilgimiz dahilinde olmadığını, defter ve kayıtlar itibar edilebilinir şekilde tutulmakta mıdır bunu da bilemeyiz ancak akaryakıt alım satımının bakanlık denetiminde olduğu düşünülerek, Enerji Bakanlığı'ndan davacının yakıt alış kayıtların istenilmesi gerektiğini, davanın reddine, icra dosya borcunun davacı tarafından ödenmesine hükmedilmesini, Davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Dava harç ve masraflarının davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan davacı 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedenleriyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar, 18.09.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi hakkında ilamı)
Mahkememiz ile Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesi şeklinde karar verilmiştir.
G.D.: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,
2-Bu görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulması ve istinaf dairesince verilecek red kararı ile görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize bir dilekçe ile başvurularak gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli Hendek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde göndermenin talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve yargılama giderlerine hükmedileceği hususunun ihtarına,
4-Mahkememiz ile Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 13/02/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı