T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/304 Esas - 2024/185
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/304 Esas
KARAR NO : 2024/185
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: Davacının bir iş ilişkisi çerçevesinde alacağına karşılık olmak üzere ... tarafından iki adet 20.000 TL bedelli ve davalının borçlu olarak keşide ve imza ettiği çeklerin teslim edildiğini, çeklerin müddeti içinde ödenmemesi üzerine borçlu ... ile davalı aleyhinde Sakarya 4. İcra müdürlüğünün 2017/9041 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirkete ödeme emri tebliği yapılamadığını, davalıya ise ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlu şirketin adresinin tespiti için çalışmalar sürer iken icra takibinin düştüğünü, icra takibinin yenilenmesi amacı ile her iki borçlu aleyhinde 27.12.2019 tarihinde yenileme emri tebliğinin talep edildiğini ve 2019/13812 Esas sayılı takip dosyası üzerinden işlemlere başlandığını, UYAP üzerinden yapılan incelemede icra dairesi tarafından tensip kararı verildiği ve ...ile ilgili icra takibinin yenileme talebi ile ilgili işlemlerin yapılmasına, diğer borçlu davalı hakkında ise icra takibine vaki itirazı sebebi ile 25.10.2017 tarihinde icra takibi durdurulduğundan bahisle işlem yapılmamasına karar verildiğini, bu hususların 25.12.2019 tarihli yenileme talebimi üzerine öğrenildiğini, borçlu davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu olan çek üzerindeki imzaya ve borç miktarına itiraz edilmediğini sadece çekin vadesindeki tarihe itirazda bulunulduğunu, bu itirazın çek mevzuatına aykırı olduğunu, davalının itirazında borcun borçlusu olmadığına dayanak hiç bir gerekçe göstermediğini, takibin dayanağı olan çeklerdeki imzaların davalıya ait olduğunu, dosyaya sunulan iki adet çekin borç ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek davalı tarafından Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/13812 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini takibin devamını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 22/06/2023 Tarihli cevap dilekçesi ile; Davalı itirazın iptali davalarının İcra İflas Kanununun 67.maddesi gereğince itirazın öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık yasal süre içinde açılması gerektiğini, bunun hak düşürücü süre olup hakimlikçe resen dikkate alınması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı alacaklıya borcu bulunmadığını, ayrıca takibe konu çek üzerinde tarih kısmında tahrifat yapıldığını, çekin yasal özelliğini kaybettiğini, tarihin kim tarafından değiştirildiği hakkında bilgisinin bulunmadığını, bu hususların icra dosyasına yapılan itirazda açıkça belli olduğunu, icra dosyasında çeklerin 2013 tarihli olduğunu, çeklerin 3 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, gönderilen ödeme emrinde borcun sebebinin belli olmadığını, bu nedenle açılan takibinde geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/13812 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Sakarya 4. İcra müdürlüğünün 2017/9041 esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş, bir suretinin dosyamız arasına alınmıştır.
Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/255 esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına celp edilmiştir.
Sakarya 4. İcra müdürlüğünün 2019/13812 esas sayılı icra takibine konu yapılan cek asılları mahkememizce incelenmiş. Birinci çekin ... Şubesi'ne ait ... keşide tarihli ...'ın keşidecisi olduğu, hamiline düzenlenmiş ...TL bedelli çek olduğu, çekte ilk cirantanın dava dışı ...olduğu ikinci cirantanın davacı şirket olduğu görülmüş, ikinci çekin ...'ne ait ...keşide tarihli ...'ın keşidecisi olduğu, hamiline düzenlenmiş ...TL bedelli çek olduğu, çekte ilk cirantanın dava dışı ...olduğu ikinci cirantanın davacı şirket olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinden 21/03/2024 tarihli celsede davaya konu taleplerinin temel ilişkiye mi, kambiyo ilişkisine mi yoksa sebepsiz zenginleşme ilişkisine mi ilişkin olduğu sorulmuş, davacı vekili beyanında kambiyo ilişkisine dayalı olarak davalıdan talepte bulunduklarını, Davalı ...ile doğrudan bir ilişkilerinin olmadığını, davaya konu çekin ...şirketi tarafından ciro edilerek, borca karşılık taraflarına verildiğini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, zamanaşına uğramış çekler nedeniyle davalı ...ve dava dışı ... hakkında Sakarya 4. İcra müdürlüğünün 2019/13812 esas sayılı icra takibi ile başlatılan takipte davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2019/13812 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde 19/10/2017 tarihli ilamsız icra takibine dayanak çeklerin vadesinin 30.11.2013 ve 31.10.2013 olması itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu, çeklerin kambiyo vasfını yitirdiği, çeklerin keşidecisinin davalı ...olduğu, çeklerin hamiline düzenlendiği, çeklerde ilk cironun dava dışı ... tarafından yapıldığı, ikinci cironun davacı şirket tarafından yapıldığı görülmüştür.
"...İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin birinci fıkrasında; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü yer almaktadır.
HGK’nın 01.03.2017 günlü ve 2015/22-1048 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; itirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlayacaktır. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamayacaktır.
Buna göre; itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanunun 62/2. madde ve fıkra hükmünde de, itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir..." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.10.2022 Tarih 2022/4437 Esas, 2022/7530 Karar sayılı ilamı)
Davalı vekili hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunmuş ise de; dosyada alacaklı vekiline itiraz dilekçesinin tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakı ya da şerhine ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşılmakla davalı vekilinin hak düşürücü süre yönünden yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava, icra takibine konu çeklerin meşru hamili olan davacının davalı-keşideciye karşı zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu çekler 30/11/2013 ve 31/10/2013 vade tarihli olup takip tarihi (19.10.2017) itibariyle TTK'nın 749. maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımına uğramıştır. Bununla birlikte uyuşmazlık konusu olan çeklerde davacı 2. ciranta, davalı ise keşideci konumundadır. Davacı ve davalı keşideci arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Dava konusu çekler zamanaşımına uğramış ise de davacı TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açabilir.
İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır.
Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dair hiç bir anlatımda bulunmadığı, davacının tüm iddiasını kambiyo ilişkisine dayandırdığı, davacının zaman aşımına uğramış çeklere dayalı davalı keşideci ve aralarında temel ilişki bulunan dava dışı ...'ye karşı ilamsız icra takibi başlattığı, davacının dava dilekçesinde dava dışı ... ile olan temel ilişkiden bahsettiği ancak TTK 732 maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerinden bahsetmediği, davacının kambiyo ilişkisinden kaynaklı olarak davalı keşideciden talepte bulunduğunu 21/03/2024 tarihli celsede beyan ettiği, davacının TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açtığına ilişkin takip talebinde ve dava dilekçesinde bir açıklamasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olay yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinden 21/03/2024 tarihli celsede davaya konu taleplerinin temel ilişkiye mi, kambiyo ilişkisine mi yoksa sebepsiz zenginleşme ilişkisine mi ilişkin olduğu sorulduğunda davacı vekilinin kambiyo ilişkisine dayalı olarak davalıdan talepte bulunduklarını beyan etmesi, davacının TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açtığına ilişkin bir beyanının bulunmaması, davacının davalı keşideci ve aralarında temel ilişki bulunan dava dışı ...'ye karşı ilamsız icra takibi başlatması ve takip dosyasında da TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takip başlattığına ilişkin bir ibarenin de bulunmaması, çeklerin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davacının kambiyo ilişkisine dayalı olarak davalıdan talepte bulunamayacağı, davacının davalıdan ancak TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talepte bulunabileceği anlaşılmış ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava açılışında yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 1.343,51 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.523,41-TL harçtan Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 1.095,81-TL'nin davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Çek asıllarının aslı gibidir suretlerinin dosya arasına alınmasına, çek asıllarının davacıya iadesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 21/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!