T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/212 Esas - 2024/61
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/212 Esas
KARAR NO : 2024/61
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av.
Av. ...
Av. ...
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının dava dışı ... hakkında Sakarya 1. İcra Dairesinin 2021/10989 Esas numarası ile icra takibi başlattığını, üçüncü haciz ihbarnamesinin 28/03/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, tarafların davacı şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, bahsedilen taraflar ile davacı arasında herhangi bir alacağın bulunmadığının tespitini, dava açılış formunun icra dosyasına gönderilmesini, uğradıkları zarara ilişkin alacağın %20'sinden az olmamak üzere belirlenen miktarın kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının alacaklı tarafa herhangi bir alacağı ve/veya bir hakkı olmadığını ve borcunun olmadığının tespitini, davacının iddia ettiği hususlar yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın tamamen kötüniyetli olan ve borcunu ödememek için bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, davacının 28.09.2022 tarihinde gönderilen 89/1 ve 01.12.2022 tarihinde gönderilen 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyerek söz konusu borcu kabul ettiğini, kendisine defalarca tebligat gönderilmesine rağmen bu tebligatlara itiraz etmediğini, kendisi üzerinden takibe geçilince ise kötü niyetli olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunun bir diğer delilinin ise dosya arasına alınan BA - BS formları da incelenmekle borçlu şirket ile ticari faaliyet yürütmüş olmasına rağmen davayı açtığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğu açıkça ortadayken davacı tarafın dava dilekçesinde herhangi bir delil sunmaksızın salt beyanlarla borçlu olmadığının tespitini dava ettiğini, davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği açıkça belli olduğundan işbu haksız davanın reddini, işbu davanın açılmasında davacının kusuru bulunmakla davalı tarafa kusur atfedilemeyeceğini ve herhangi bir tazminat, yargılama giderleri ve vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, aksi durumun hasıl olması halinde işbu davanın açılmasına davacı kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olması nedeni ile tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin reddini talep etmiştir.
Mahkememizce Sakarya 1.İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2021/10989 Esas sayılı takip dosyasındaki borçlu şirket olan ...'nin 2022 yılı 9. Ve 10. Aylarına ait bs-ba kayıtları istenilmiş olup, gelen müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce davacı ...'ye müzekkere yazılarak, 2022 yılı 9. Ve 10. Aylarına ait bs-ba kayıtları istenilmiş olup, gelen müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan davacı 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Sakarya 1. İcra Dairesinin 2021/10989 esas sayılı dosyası incelendiğinde takip alacaklısının ... olduğu, takip borçlusunun ... Olduğu , 31.560,50 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, takip sebebinin "CARİ HESAP KAYDI 31.017,48 TL" olarak gösterildiği, İİK'nın 89/3 kapsamında üçüncü haciz ihbarnamesinin davacı şirkete 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 15 günlük yasal süresi içerisinde takip alacaklısına iş bu menfi tespit davasını açtığı görülmüştür.
Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar, 18.09.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi hakkında ilamı)
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri ve harçların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2(İki) haftalık süre içeirsinde görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi talep edildiği takdirde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmaması halinde mahkememizce dosyanın resen ele alınarak yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!