T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/195 Esas - 2024/52
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/195 Esas
KARAR NO : 2024/52
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ...' nin "..." adresinde 20.07.2020 tarihinde voltaj dalgalanması sebebiyle orta gerilim hücrelerinde hasar meydana geldiğini, iş bu hasar sebebiyle müvekkil şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete 30.10.2020 tarihinde 10.244,93 Euro tazminat ödendiğini, işbu hasarın tamamen orta gerilimden kaynaklandığını, tesise gelen makul enerjinin çok üzerinde olması nedeniyle enerji merkezinde ani patlamanın meydana geldiğini, rizikonun gerekleştiği dava dışı şirkette orta gerilim tesisinin ... 'nin alt yapısı ile beslendiğini, sigortalı adresinde meydana gelen hasar sebebiyle ödenen tutarın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2021/7898 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın iptalini, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep ettiği,
Davalı vekili 27/04/2023 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen olayda davalının kusurunun bulunmadığını, olayın meydana geldiği alanın davacının sigortalısının sorumluluğunda olduğunu, davacının sigortalısından kaynaklanan arızanın davalının hattına sirayet ettiği bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Meydana gelen olayda davalının kusurunun bulunup bulunmadığı varsa oranı , olay nedeniyle davacının zararının bulunup bulunmadığı varsa miktarı, Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2021/7898 E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Mahkememizce Sakarya 2. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2021/7898 Esas sayıl dosyasının Uyap sisteminden ilgili dosya olarak eklenmiş, evrak çıktılarının bir sureti dosya arasına eklenmiştir.
Mahkememizce ...'ne; davacının sigortalısı ...'ye ait ... adresinde bulunan iş yerinde 20/07/2020 tarihinde 08.05Sularında meydana gelen hasar sebebiyle sigortalı ...'ye verilen teknik servis hizmetine dair kayıtların ve teknik servis raporlarının mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce ...'a davacının sigortalısı ...'ye ait ... adresine ait abonelik sözleşmesi ve eklerinin mahkememize gönderilmesinin için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 15/06/2023 Celse Tarihli duruşma zabtı (6) nolu ara karar gereği "6-Dosyanın duruşma günü beklenmeksizin bir elektrik mühendisi, bir makine mühendisi ve bir hesap bilirkişisi (Sigorta Alanında) tevdi edilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri göz önüne alınarak olaya ilişkin patlamanın meydana geldiği alanın kimin sorumluluk alanında kaldığı, patlamanın hangi sebepten meydana geldiği, olayın mücbir sebep olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının sigortalısının meydana gelen olayda müterafik kusurunun olup olmadığını, varsa tarafların kusur oranlarının yüzde üzerinden belirlenerek meydana gelen hasarın miktarda hesaplanarak davacı yönünden rücu şartlarının olup oluşmadığı hususta değerlendirilerek tarafların iddia ve savunmaları göz önüne alınarak rapor tanziminin istenilmesine," şeklinde karar verilmiş olup, bu hususta rapor düzenlenmek üzere dosya aslı bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'na 27/10/2023 Tarihinde tevdi edilmiştir.
Elektrik mühendisi bilirkişisi ..., Makine Mühendisi Bilirkişisi ... ve Hesap Bilirkişisi ... 22/11/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE DEĞERLENDİRME : Dava dosyasında mevcut deliller kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme
neticesinde; Dava konusu olayın kesin nedeninin bilinmemekte olup gerek kullanıcı gerek dağıtım şirketi kaynaklı durumda davacının sigortalısının sorumluluk alanında bulunan kesicili trafo
koruma hücresinin görevini yapmayarak dava konusu hasara yol açtığı kanaatinin oluştuğu, sayın mahkemenin dava konusu olayın dağıtım şirketinden kaynaklandığına hükmetmesi halinde, davalı ... tarafından davacı ...ne ödenmesi gereken tazminat tutarı; sigortalısına ödeme yaptığı 31.10.2020 tarihi itibariyle 100.224,13-TL olarak hesaplandığını, dava dilekçesinde davacı sigorta şirketinin 05.04.2023 dava tarihi itibarıyla tazminat
talebi de 220.147,54-TL olduğunu, yabancı para borçlusu sözleşmesel bir tazminatla yükümlü olduğunda, onun bu
tazminat borcunu da aynı yabancı para birimi üzerinden ödenmesini talep edebileceğini, davacı sigorta
şirketinin zararın tazminini, eğer zarar oluşmasaydı malvarlığı hangi halde olacak idiyse, o halin
yeniden sağlanmasını talep edebileceğinden davalı dağıtım şirketinden dava tarihi itibariyle 220.147,54-TL alacaklı olabileceğine ilişkin görüş ve kanaatindeyiz," şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyanlarını içerir dilekçe sunduğu, davacı vekilinin rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Taraflara usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;
1-Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (6102 sayılı yasanın 1472/1.maddesi)
2-Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. (6098 sayılı yasanın 114.maddesi)
3-Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (6098 sayılı yasanın 50/1.maddesi) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. (4721 sayılı yasanın 6.maddesi) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (6100 sayılı yasanın 190.maddesi)
4-Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukukî anlamda sorumluluk ise taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
5-Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde, kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun kurucu unsuru olarak düzenlenmiştir (Eren, F.:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 594). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan, H.:Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1967, s. 89). Kusur sorumluluğuna doktrin ve uygulamada eş anlamda olmak üzere “haksız fiil sorumluluğu” veya “sübjektif sorumluluk” da denilmektedir.
6-Bununla birlikte sorumluluğun asli şartı zararla söz konusu davranış veya olay arasında bir sebep sonuç ilişkisinin bulunmasıdır. Bu sebep sonuç ilişkisine genel anlamda illiyet bağı denir. Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır (Eren, s. 561). Başka deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır.
7-İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Aynı zamanda sorumluluktan kurtulma sebebi olan bu üç sebep, sadece kusur sorumluluğunda değil, kusursuz sorumlulukta da kabul edilmektedir (Eren, s. 561.). Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
8-Davacı taraf; davacı şirkette ... poliçe nolu Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi İle dava dışı sigortalı ...'ye ait ... adresinde bulunan işyerinde 20.07.2020 tarihinde 08.05 Sularında meydana gelen olay nedeniyle davalının kusurlu olduğundan bahisle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
9-Davacının sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödemede bulunduğu ve 6102 sayılı yasanın 1472.maddesi gereği halefiyet ilkesi gereği eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
10-Dosyaya gelen 21.07.2023 tarihli ... cevabına göre, dava dışı... ile davalı arasında bir abonelik sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda 1,2 ve 3 nolu paragraflarda detaylı olarak anlatıldığı üzere; 6098 sayılı yasanın 114.maddesi delaletiyle aynı yasanın 49 ve devamı maddelerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, aynı yasanın 50.maddesi, 4721 sayılı yasanın 6.maddesi ve 6100 sayılı yasanın 190.maddesi gereği bu davalarda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının zararı, davalının zararlandırıcı eylemini ve aralarındaki illiyet bağını ispat etmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
11-Dosyaya sunulan hasar dosyası ve içeriği, aynı olaya ilişkin mahkememizin 2021/1133 Esas sayılı dosyası ve dosya kapsamında alınan tanık beyanları, olay sonrası ilk müdahaleyi yapan dava dışı servis ...’nin yazı cevapları dosyaya alınmış, davalı şirketten, olay günü olay mahallinde planlı/plansız bir kesinti olup olmadığı, elektrik enerjisinde dalgalanma olup olmadığı, aynı bölgeden benzer şikayet veya başvurular olup olmadığı hususları sorulmuş, davalının 26.04.2023 tarihli cevabı dosyaya alınmış ve dosya bir bütün olarak bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.
12-Dosyaya sunulan 22.11.2023 tarihli heyet raporuna göre; Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 15.maddesinde dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizatın tüketicinin mülkiyetinde olduğu, bağlantı noktası dahil olmak üzere bağlantı noktasından itibaren hattın geri kalan kısmının dağıtım tesisi olduğunun düzenlendiği, dava konusu olayın kesin nedeninin bilinebilmesi için olaydan sonra olay mahallinin, dağıtım hattının ve aynı hattan beslenen diğer kullanıcıların durumlarının detaylı bir şekilde tespit edilmesinin gerektiği, ancak eldeki olayda sadece zarar gören teçhizatların fotoğraflandığı, yine meydana gelen olayın çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceği, davacının sigortalısına ait fabrika sorumluluğunda bulunan tesiste meydana gelen (yanlış bir manevra, bir kısa devre durumu, hücre içerisine canlı girmesi vb..) bir olay sonucu gerilim değerlerinde veya hattın akım değerlerinde oluşan olağan dışı artış durumlarında veya dağıtım şirketi sorumluluğunda bulunan hattaki gerilim değerinde meydana gelen olağan dışı artış durumunda olabileceği, her iki durumda da ilgili yönetmelik hükümlerine göre davacının sigortalısına ait fabrika sorumluluğunda bulunan kesicili trafo koruma hücresinin çalışma prensibine göre belirli bir gerilim değerinin aşılması durumunda belirli bir zaman dilimi içerisinde görevini yaparak sistemi koruyup hasara engel olması gerekirken bunun olmadığı, yine aynı hattan beslenen başka kullanıcıların etkilenmemiş olması nazara alındığında hasarın davacının sigortalısının tesisinden kaynaklı olduğu ihtimalini güçlendirdiği, dava konusu olayın kesin nedeninin bilinmediği, gerek kullanıcı gerek dağıtım şirketi kaynaklı durumda davacının sigortalısının sorumluluk alanında bulunan kesicili trafo koruma hücresinin görevini yapmayarak dava konusu hasara yol açtığı yönünde rapor tanzim ettikleri, aynı olaya ilişkin mahkememizin 2021/1133 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan tanık beyanlarında olay günü enerjide dalgalanma olup olmadığını bilmedikleri yönündeki beyanları, davalı şirketin 26.04.2023 tarihli cevabına göre olay günü yaşanan kesintinin ... den kaynaklı olduğunun bildirilmesi, servis hizmeti veren ...’nin yazı cevabında elektrik mühendisi ve teknikeri tarafından sunulan raporda, bozulma ve arıza nedeninin bölgede 34,5kV elektrik dağıtım sistemindeki arızaların etkisi nedeniyle orta gerilim sisteminde bulunan hücre ve kesicilerin patladığı görüşünde olduğunun bildirildiği, ...’nin cevabi yazısından zararın tam olarak sebebinin tespit edilemediğinin anlaşıldığı, servis hizmeti veren ...’nin bilirkişi raporunu doğrulayan yazı cevabı nazara alındığında, davacının 6098 sayılı yasanın 50, 4721 sayılı yasanın 6 ve 6100 sayılı yasanın 190.maddeleri gereği üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, davalının zararlandırıcı eyleminin ispat edilemediği gibi, davalının eylemi ile ortaya çıkan zarar arasındaki uygun illiyet bağının da ispat edilemediği, anlaşılmış ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi Gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.331,97-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 35.022,13-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 25/01/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!