T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/143 Esas - 2024/186
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/143 Esas
KARAR NO : 2024/186
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıya ait ...plakalı araca ...tarihinde davalı yanın sigortalısı olan Işıl Turhana ait ( T.C:... ) ... marka ... plakalı araç ile kendi sağı , aracında sol ön tamponun ve farına çarptığını, Kaza nedeniyle araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında kaza sebebiyle hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağını, bu sebeple davacının alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ederiz etmiştir.
Davalı 30/03/2023 Tarihli cevap dilekçesi ile; "Davanın reddi ile, mahkeme aksi kanaatte ise tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın, “değer kaybı” zararının tespiti için ise konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile inceleme yapılmasını, hüküm altına alınacak tazminat bedeli için dava tarihinden itibaren “Yasal Faiz”e hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 17/07/2021 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur miktarlarının ne kadar olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise değer kaybının ne kadar olduğu, davacının değer kaybı oluşmuşsa oluşan değer kaybının davalı sigorta şirketinden talep edip edemeyeceği hususlarındadır.
Mahkememizce Davalı ... şirketine davacı ile davalı tarafından sigorta edildiği iddia edilen ... plaka sayılı aracın 17.11.2022 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin; Trafik (ZMMS) Poliçesinin, Hasar dosyasının, Hasar dosyasına ait Aktüerya/ekspertiz raporunun, Trafik kazası nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı ve dayanak belgelerinin, davacı tarafça başvuru olup olmadığı, varsa başvuru tarihi, belgeleri ve verilen yanıtların mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Türkiye Noterler Birliğine 17.11.2022 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın malik bilgilerinin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı tüm kazalara ait bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 08/06/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (6) Nolu ara kararı uyarınca; "6-Dosyanın 1 makina mühendisi (Trafik Alanında Uzman) bilirkişiye tevdi ile, bilirkişiden tarafların kusur oranlarının yüzde üzerinden gösterilmesi ve davacının aracında oluşan değer kaybı yönünden yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alınarak aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre 2. El rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasar gören kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değerinin tespit edilerek bu iki değer arasındaki farkın değer kaybı olduğu değerlendirilerek rapor tanzimin istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, mahkememizce istenilen hususlarda rapor düzenlenmek üzere dosya aslının ...'e 22/06/2023 tarihinde tevdi edildiği anlaşılmıştır.
Makine Mühendisi Bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 09/08/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "KANAAT ve SONUÇ: Hukuki durum, delillerin takdiri, değerlendirmesi ve nihai karar mahkeme'ye ait olmakla birlikte; Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurunun olduğunu, davacının ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda kusurunun olmadığını, davalı ...'nin olayda kusursuz sorumluluğunun olduğunu, ... plakalı araçta meydana gelen 2. el değer kaybının dosyada yer almayan eksik bilgi ve belgeler nedeniyle hesaplanamadığını, bunların sunulması halinde istenen hesaplamaların yapılabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlemiştir.
Mahkememizce Uyap Sistemi Üzerinden yapılan inceleme neticesinde 09.08.2023 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkartıldığı, rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 05/10/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (2) nolu ara kararı uyarınca; "2-Dosyanın tensip (6) nolu ara karar gereği tekrar rapor aldırılmak üzere önceki bilirkişiye tevdine, bilirkişiden ... plakalı aracın 17/11/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına ilişkin araçta yapılan tüm tamirat ve onarımlara ilişkin ek rapor aldırılmasına" şeklinde karar verilmiş olup, mahkememizce istenilen hususlarda ek rapor aldırılmak üzere dosya aslı Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'e 24/10/2023 tarihinde tevdi edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 21/12/2023 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "KANAAT ve SONUÇ: Hukuki durum, delillerin takdiri, değerlendirmesi ve nihai karar Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte İkinci El Araç Piyasası Yönünden Değer Kaybı hesaplama yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda ... plakalı aracın dava konusu trafik kazası neticesinde rayiç değerinde 2.000,00-TL düşüş olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce Uyap Sistemi Üzerinden yapılan inceleme neticesinde; değer kaybına ilişkin 21.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora karşı itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 25/01/2024 Celse Tarihli duruşma zaptı (4) Nolu ara kararı uyarınca; "4-Değer kaybı talebine ilişkin alınan 21/12/2023 tarihli ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla dosyanın yeni bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin itirazlarının da değerlendirilerek davacının ... plakalı aracında oluşan değer kaybı miktarının ne kadar olduğunun tespit edilmesinin istenmesine, değer kaybı yönünden yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alınarak aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre 2. El rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasar gören kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değerinin tespit edilerek bu iki değer arasındaki farkın değer kaybı olduğu değerlendirilerek rapor tanzimin istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, mahkememizce istenilen hususlarda rapor düzenlenmek üzere dosya aslı Makine Mühendisi Bilirkişisi 06/02/2024 Tarihinde tevdi edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişisi ... 14/02/2024 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle; " SONUÇ: Piyasa rayiç bedeline göre; araçta kaza nedeniyle meydana gelen takdir edilen değer kaybının 5.550,00 TL (Beş Bin Beş Yüz elli lira) olduğu görüş ve kanaatindeyim." şeklinde rapor düzenlemiştir.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraf vekillerine tebliğe çıkartıldığı, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
Taraflara usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Olaya İlişkin Yasal Düzenlemeler ve Yargı İçtihatları Değerlendirilecek Olursa;
Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. (TBK madde 49, 50, 51)
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları)
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
17.11.2022 tarihinde, dosya içinde bulunan ... numaralı sigorta poliçesine göre davalı şirket nezdinde sigortalı olan, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ve maliki olduğu ... plakalı araç ile davacının maliki olduğu ... plakalı aracın kaza yaptıkları, kazaya ilişkin taraflarca 17.11.2022 tarihli kaza tespit tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller, hasar dosyası, tarafların sundukları fotoğraflar dosyaya celp edilmiş ve dosya bilirkişiye gönderilmiştir.
09.08.2023 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre; 17.11.2022 tarihinde dava dışı ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile park halinde bulunduğu Sakarya Adliyesi avukat otoparkından çıkmak isterken aracının sağ yan kısımlarıyla aynı yerde sürücüsüz olarak park halinde bulunan davacı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’ın yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, hatalı bir şekilde dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak duraklama yaptığı yerden çıkmak isterken park halinde bulunan davacının maliki olduğu ... plakalı araca çarptığı, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın dikkatli ve tedbirli davranması, duraklama yaptığı yerden çıkarken başka bir araca çarpabilme riskini hesaba katarak daha dikkatli ve tedbirli davranması gerekirken ... plakalı araç sürücüsü ...ın bu hususlara uymayacak şekilde araç kullanıp trafik kazasının olmasına sebebiyet verdiği, davalının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın emniyetsiz ve kontrolsüz şekilde aracını sevk ve idare ederek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-d maddesinde düzenlenen "Karayollarından faydalananlar trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar." hükmünü ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/1-a maddesinde düzenlenen "Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır." kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç maliki davacı ...’ın alabileceği herhangi bir emniyet tedbirinin olmadığından kazada kusurunun bulunmadığı bildirilmiş, ilgili raporun dosya içerisinde bulunan kazaya ait görüntüler ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin, sürücünün eyleminden 2918 sayılı yasanın 91. vd maddelerine göre ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, dosyaya sunulan poliçeye göre, kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortacı olduğu, maddi hasarlı kazadan dolayı sorumluluğunun 100.000,00-TL olduğu ve kazaya ilişkin davacıya ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararından sonra değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiğinden ve davacının hasar bedeli talebi de bulunduğundan anılan hususların hesaplanması için dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, değer kaybı talebine yönelik makine mühendisinden aldırılan 21.12.2023 tarihli rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmemiş yeni bir bilirkişiden rapor aldırmak gerekmiştir. Dosyaya sunulan 13.02.2024 tarihli yeni bilirkişi raporuna göre; ... plakalı aracın 2021 model, Honda marka CİVİC FE tipli, mavi renkli, hususi, benzinli araç olduğu, dosya içindeki bilgilere göre aracın daha önce herhangi bir kazasının olmadığı, bu nedenle ... plakalı aracın takdir edilen piyasa rayiç değerinin 740.000,00 TL olduğu, dosya içindeki onarım faturasına göre ... plakalı aracın ön tamponun ve sol far değişiminin yapıldığı, ön tamponunun boyandığının tespit edildiği, aracın değiştirilen tampon ve ön farının plastik aksam olarak değerlendirilmesi nedeniyle değer kaybına etkisi olmayacağı, ancak ön tamponun boyama işleminin değer kaybına etkisi olacağı, aracın ön tamponunun boyanması nedeniyle değer kaybına etki oranının % 0,75 olduğu, dava konusu aracın kaza sonrasında onarılmış piyasa ikinci el rayiç bedelinin 734.450,00 TL olduğu, aradaki farkın 5.550,00 TL olduğu, araçta kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının 5.550,00 TL olduğu bildirilmiş, bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazada %100 kusurlu olması nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybından davalı sigorta Şirketi'nin sorumlu olduğu kanaatine varılmış, davacının değer kaybı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının 17.11.2022 tarihinde meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, davalının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, ZMMS olan davalı sigortanın 2918 sayılı yasanın 91 vd maddeleri gereği ve 6098 sayılı yasanın 49 vd maddeleri gereği ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, davacının 5.550,00-TL değer kaybı zararının olduğu, anılan zararın poliçe sınırları içinde kaldığı, davalının sunmuş olduğu evraklara göre davacıya ödeme yapılmadığı anlaşılarak, davacının değer kaybı talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı Sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK 99 maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 27.12.2022 tarihinde davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 09.01.2023 tarihi olduğu anlaşılmış, faize 09.01.2023 tarihinden itibaren hükmedilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının değer kaybı tazminatına yönelik talebinin KISMEN KABULÜ ile, 5.550,00-TL değer kaybı tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa 09.01.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.300,00-TL bilirkişi, 462,75-TL posta ve tebligat olmak üzere toplam 5.762,75-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (%55,5 kabul, %44,5 red) 3.198,33-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.550,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.450,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 3.120,00-TL masrafın kabul red oranına (%55,5 kabul, %44,5 red) göre 1.731,60-TL'sinin davalı sigorta şirketinden alınarak, 1.388,40-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraf vekillerine tebliğine,
Dair, davacı asilin yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 21/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!