WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/110 Esas - 2024/211
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/110 Esas
KARAR NO : 2024/211

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :25/02/2023
KARAR TARİHİ :04/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/16939 Esas sayılı dosyasıyla voltaj dalgalanması nedeniyle sigortalısının uğradığı zararın hasar bedeli olarak sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talep ettiği , davalının icra takibine itiraz ettiği, davacının icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuki dayanaktan yoksun olarak taraflarına yöneltilmiş olan iş bu haksız davanın esastan reddini, davanın ...'ne ihbarına ve de takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/16939 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin davalı ...'tan rücu edip edemeyeceği rücu edebilecek ise hangi miktarda rücu edebileceği , icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/16939 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir.
Davacı sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyası celp edilmiş ve incelenmiştir.
SEDAŞ'a ve Sepaş'a müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Tanık ... 14.12.2023 tarihli celsede alınan beyanında ; "Ben ...'de idari amir olarak çalışıyorum. 02/04/2022 tarihinde okulda elektrik kesintisi oldu. Gümleme sesi duydum. Gümleme sesini duyunca dışarıya baktım. Gümleme sesinden sonra okulda bulunan elektronik makine ve ekipmanların birçoğu zarar gördü. Trafo'da patlama olmuş. Trafo okul sınırlarının içerisinde yer alıyor. Trafonun bakımını SEDAŞ yapıyor. Ben okulda şubat 2022 tarihinde çalışmaya başladım. Elektrik kesintisinin olduğu tarihe kadar SEDAŞ tarafından bakım yapılmadı. Elektrik kesintisinden sonra SEDAŞ yetkilileri gelip tamirat işlemlerini yapmışlar ve elektrik yeniden gelmiştir, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi heyeti 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Dava dosyasında mevcut deliller kapsamında yapılan inceleme değerlendirme neticesinde; Dava konusu olayın davacı şirketin sigortalısının sorumluluk altında bulunan trafoda meydana gelerek dava konusu hasara yol açtığına, sigorta şirketinin hasar ödemesinden yangın sigortası genel şartlarına uygun hareket ettiği fakat dava konusu hasarın davacı şirketin sigortalısının sorumluluk alanında bulunan trafodan kaynaklandığı ve sigorta şirketinin ispat yükümlülüğü bulunmasından dolayı rücu şartının oluşmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır. '' şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;
1-)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (6102 sayılı yasanın 1472/1.maddesi)
2-Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. (6098 sayılı yasanın 114.maddesi)
3-Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (6098 sayılı yasanın 50/1.maddesi) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. (4721 sayılı yasanın 6.maddesi) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (6100 sayılı yasanın 190.maddesi)
4-Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukukî anlamda sorumluluk ise taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
5-Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde, kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun kurucu unsuru olarak düzenlenmiştir (Eren, F.:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 594). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan, H.:Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1967, s. 89). Kusur sorumluluğuna doktrin ve uygulamada eş anlamda olmak üzere “haksız fiil sorumluluğu” veya “sübjektif sorumluluk” da denilmektedir.
6-Bununla birlikte sorumluluğun asli şartı zararla söz konusu davranış veya olay arasında bir sebep sonuç ilişkisinin bulunmasıdır. Bu sebep sonuç ilişkisine genel anlamda illiyet bağı denir. Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır (Eren, s. 561). Başka deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır.
7-İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Aynı zamanda sorumluluktan kurtulma sebebi olan bu üç sebep, sadece kusur sorumluluğunda değil, kusursuz sorumlulukta da kabul edilmektedir (Eren, s. 561.). Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
8- Davacı taraf; davacı şirkette ... nolu Süper İşyeri Kobi Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalı ... ne ait okul kampüsünde 02.04.2022 tarihinde 09.30 saatinde meydana gelen olay nedeniyle davalının kusurlu olduğundan bahisle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
9-Davacının sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödemede bulunduğu ve 6102 sayılı yasanın 1472.maddesi gereği halefiyet ilkesi gereği Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/16939 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, icra takibine davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
10-Dosyaya gelen 21.06.2023 tarihli ... ve 13.06.2023 tarihli davalı ... cevabına göre, dava dışı ... ile davalı arasında bir abonelik sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda 1,2 ve 3 nolu paragraflarda detaylı olarak anlatıldığı üzere; 6098 sayılı yasanın 114.maddesi delaletiyle aynı yasanın 49 ve devamı maddelerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, aynı yasanın 50.maddesi, 4721 sayılı yasanın 6.maddesi ve 6100 sayılı yasanın 190.maddesi gereği bu davalarda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının zararı, davalının zararlandırıcı eylemini ve aralarındaki illiyet bağını ispat etmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
11-Hasar dosyası ve içeriği dosyaya celp edilmiş, davalı şirketten davacının sigortalısı ...'ne bağlı okul kampüsünde elektrik kesintisi yaşanıp yaşanmadığı, anılan kesintinin planlı kesinti, arıza nedenli kesinti olup olmadığı, bu kesintinin süresi ve kesinti ile ilgili başvuru olup olmadığı, voltaj yükselmesinden(düzensizliğinden) bölgedeki aynı hattan beslenen davacının sigortalısı dışında diğer abonelerin de etkilenip etkilenmediği, başka bir abonenin de zarar görüp görmediği, voltaj dalgalanması nedeni ile herhangi bir şikayet yahut başvurunun olup olmadığı hususları sorulmuş, davalının 13.06.2023 ve 20.06.2023 tarihli cevapları dosyaya alınmış ve dosya bir bütün olarak bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.
12- Dosyaya sunulan 09.02.2024 tarihli heyet raporuna göre; Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 15.maddesinde dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizatın tüketicinin mülkiyetinde olduğu, bağlantı noktası dahil olmak üzere bağlantı noktasından itibaren hattın geri kalan kısmının dağıtım tesisi olduğunun düzenlendiği, dava konusu olayın kesin nedeninin bilinebilmesi için olayın meydana geldiği an ve olaydan sonra olay mahallinin, dağıtım hattının ve aynı hattan beslenen diğer kullanıcıların durumlarının detaylı bir şekilde tespit edilmesinin gerektiği, kendi şebekesinde enerji kesilmesi meydana gelen ve davacı şirketin sigortalısı tarafından bilgilendirilen davalı dağıtım şirketi tarafından olayın meydana gelmesinin hemen sonrasında olay yerinde yapılan inceleme sonucu hadisenin trafoda kuş çarpılması nedeniyle meydana geldiği tespit edilerek davalı dağıtım şirketi yetkilileri ve davacı şirket sigortalısının yetkililerince imzalanarak tutanak altına alındığı, davacı şirketin sigortalısı dışında aynı hattan beslenen başka kullanıcıların etkilenmemiş olması nazara alındığında davaya konu hasarın davacının sigortalısının sorumluluğunda bulunan tesiste meydana gelen olaydan kaynaklı olduğu ihtimalini güçlendirdiği, dava konusu olayın davacı şirketin sigortalısının sorumluluk alanında bulunan trafoda meydana gelerek dava konusu hasara yol açtığı, sigorta şirketinin hasar ödemesinde Yangın Sigortası Genel Şartlarına uygun hareket ettiği fakat dava konusu hasarın davacı şirketin sigortalısının sorumluluk alanında bulunan trafodan kaynaklandığı ve rücu şartlarının oluşmadığının bildirildiği, ...'nde idari amir olarak çalıştığını beyan eden tanığın trafonun okul sınırları içerisinde kaldığına yönelik beyanı, davalı şirketin 20.06.2023 tarihli cevabına göre olay günü yaşanan arızanın davacının sigortalısı ...'nin sorumluluğunda olduğuna yönelik yazılı cevabı, davalı ...tarafından tutulan tutanağın davacı şirket sigortalısı yetkilisince de imzalanarak tutanak altına alınması birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, davacının 6098 sayılı yasanın 50, 4721 sayılı yasanın 6 ve 6100 sayılı yasanın 190.maddeleri gereği üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, davalının zararlandırıcı eyleminin ispat edilemediği gibi, davalının eylemi ile ortaya çıkan zarar arasındaki uygun illiyet bağının da ispat edilemediği, anlaşılmış ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
13-Davacı vekili tutanak mümzilerinin dinlenmesini talep etmiş ise de; tanık dinletilmesine yönelik talebin davacının sigortalısı olan okulda idari amir olarak çalışan tanık ...'in dinlenilmesi, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olması, tutanak mümzilerinin beyanlarının alınmasının dosyanın esasına bir katkı sağlamayacağı anlaşılmış tanık dinletilmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 650,72-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.
04/04/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı