WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/443 Esas - 2024/49
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/443 Esas
KARAR NO : 2024/49

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
.

ASLİ MÜDAHİL TALEP EDEN : ... (TCKN ...)
.
VEKİLLERİ : Av. ...

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 13/04/2022
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememize sunulan dava dilekçesinde davalı şirketin haklı nedenle feshi dışında 17/12/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali de talep edilmiş, husumet davalı şirket yanında şirket ortakları ... ve ...'ye de yöneltilmiştir. Öncelikle gerçek kişiler aleyhinde açılan davalar tefrik edilerek Mahkememizin 2022/449 Esasına kaydı yapılmış (tefrik edilen dava pasif husumet yokluğundan reddedilmiştir) , şirket aleyhinde açılmış olan 17/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talepli dava da tefrik edilerek mahkememizin 2022/450 esasına kaydedilmiştir. (tefrik edilen bu dava ise esastan reddedilmiştir) Eldeki dava şirketin feshi talebine ilişkindir.
Davacı tarafın iddiaları: Davacının davalı şirkette %25 pay sahibi olarak bulunmasına rağmen hiçbir sürece dahil edilmediğini, kar payı alamadığını, şirketin mali yapısı hakkında bilgilendirilmediğini, fabrika binasının satışı için kendisine çoğunluğun baskısı ile 21/10/2021 tarihli kararın imzalatılmaya çalışıldığını, genel kurul toplantısına usulüne uygun çağrılmadığını, 17/12/2021 tarihinde saat 17:00'da yapılması öngörülen taşınmaz satışı gündemli olağan genel kurulun ilan edilen toplantı gününde toplantıdan 3 saat önce 14:00'da yapılmaya çalışıldığını ve diğer ortakların tehditvari sert tavırları ve baskıcı tutumları ile karşılaştığını ve boş tutanağı şerh düşerek imzalayıp toplantıyı terk ettiğini, Bu olaydan sonra ortaklarla tartışmaların büyüdüğünü ve hisselerini satması için diğer ortakların davacıya baskı kurduğunu, davacının şirketten dışlandığını, şirketin ticari defterlerini ve karar defterlerini incelemek istemesine rağmen izin verilmediğini, şirket kasasından kar payı dağıtılmaksızın para çekildiği ve gelirlerin diğer iki ortak arasında paylaşıldığını, ayrıca davacıyı yıldırmak amacıyla kamu borçlarının ödenmesinin ertelendiğini, şirket makinelerinin kiralanarak şirkete gelir kayıtlarının usulüne uygun yapılmadığını, davacının hakkının ihlal edilerek şirketin malvarlıklarının elden çıkarılmaya ve şirketin tasfiyesine çalışıldığını, ortaklar ile davacı arasında miras meselelerinden kaynaklı anlaşmazlıklar bulunduğunu, şirketin makinelerinin ve binalarının kiraya verilerek faaliyetlerinin askıya alındığını, olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığını şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, kar payı dağıtılmadığını, şirketin sigortalı çalışanının dahi bulunmadığını, şirketin özenle yönetilmediğini, bu haliyle ortaklığın devamının imkansız hale geldiğini belirterek haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafın savunmaları: Davalı şirket vekili; davacının payının 02/01/2006 tarihinde diğer ortaklar tarafından ödendiğini ancak buna ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığını, davacı tarafa hisse bedeli karşılığında "Sakarya İli, Sapanca İlçesi, Rüstempaşa Mahallesi, Yalı Kenarı mevkii, ... Pafta , ... Nolu Ada, ... Parsel No'da kayıtlı Dublex Mesken Havuz, Sosyal Tesisli niteliğindeki taşınmazın satın alındığını, bu taşınmazın bedelinin yarısı 40.000 TL elden peşin diğer yarısı ise HSBC Bankası Adapazarı/Sakarya Şubesinden kredi kullanılarak ödendiğini, bunun dışında yine hisse bedeli olarak şirkete ait ... ve ...plakalı araçların davacıya tahsis edildiğini, davacının ortaklıktan doğan haklarını mahkeme eliyle kullanma imkanına sahip olduğunu, dolayısıyla bu konudaki iddiaların haklı sebep teşkil etmeyeceğini, kar payı dağıtımı konusunda ise davacı tarafça şirkete bir müracaat olmadığını ya da genel kurul kararına karşı bir iptal davası açılmadığını, davalı şirketin pandemi sürecinden itibaren fiili olarak çalışamadığını, 24.12.2021 tarihli genel kurulun saat 14:00'da yapılmasının ortakların birlikte aldığı bir karar olduğunu ve ayrıca toplantı saatinin değişikliğinin ihtarname ile ortaklara bildirildiğini, toplantıda gündemin görüşülüp davacının taşınmaz satışı ile ilgili olarak muhalefet şerhi düşerek tutanağı imzaladığını, davacının diğer ortaklarca tehdit ve baskıya maruz bırakıldığı ve şirketin içinin boşaltıldığı iddialarını asılsız olduğunu, davacının şirketin mali kayıtlarını inceleme hususunda usulüne uygun şekilde bir talebinin olmadığını, şirketin kar payı dağıtılması yönünde alınmış bir kararının bulunmadığını, şirketin kötü yönetilmesinin söz konusu olmadığını, şirket ortaklarına haksız kazandırmalar yapılmadığını, şirketin makina ve ekipmanlarının kiralanmadığını, sadece Hendek Organize Sanayideki taşınmazın kiralandığını, davacının tüm haklarını alarak 2006 yılında şirketten fiilen ayrıldığını ve kendi adına .... Şirketini kurarak faaliyet gösterdiğini, ancak resmiyette devir işleminin yapılmadığını, Şirket kazanımlarından ortaklar ... ve ...'nün gelir elde etmesinin olağan olduğunu, Hendek Organize Sanayi Bölgesindeki ... Ada ... Nolu Parsel sayılı taşınmazın davalı şirket tarafından yetki verilen ... ve ... tarafından bedeli yarı yarıya ödenerek müştereken satın alındığını ancak OSB uygulamaları nedeniyle tapu kaydının yalnızca davalı şirket adına tescil edildiğini, bu sebeple davalı şirket yetkilisi ile ... arasında 13/03/2020 tarihinde fabrika binası ve arsasının 1/2 payı oranında ...'a devri yahut devir mümkün olmaz ise satış bedelinden gelecek bedelinın yarısının verilmesi konulu protokol imzalandığını ve bu kapsamda genel kurulda taşınmazın %50 payının ... ne satışı hususunda müdüre yetki verilmesi kararı alındığını, ortaklar arasında paylaşılmayan bir miras olmadığını ve aralarında husumet bulunmadığını aksine kardeş olan ortaklar arasında münasebetin devam ettiğini, ortaklar arasındaki anlaşmazlığın başlı başına ortaklığın feshi bakımından haklı sebep teşkil etmediğini, şirketin tasfiyesinin amaçlanmadığını sadece faaliyetlerinin askıda olduğunu ve tekrar canlandırılmaya çalışıldığını, bu amaçla pandemi sürecinden sonra araç satın alınarak envantere eklediğini ve arge çalışmalarının devam ettiğini, şirketin haciz baskısı altında olmadığını, davanın kötüniyetle açıldığını, hukuki yararın bulunmadığını, haklı sebeplerin gerçekleşmediğini dolayısıyla şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalı şirketin haklı nedenle feshi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, Şirketin feshi yerine farklı bir çözüm imkanının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Yukarıda bahsi geçen ... vekili davaya asli müdahele talebinde bulunmuş ise de davanın konusu, şahsın davalı şirkette ortak yada başka bir sıfatının bulunmaması sebebiyle müdahillik talebi 25/08/2022 tarihli ara kararla reddedilmiştir.
...'un ve ...'nin davacı olduğu ve davalı şirket adına kayıtlı olan Hendek Organize Sanayi Bölgesindeki ... Ada ... Nolu Parsel sayılı taşınmazın yarı hissesinin iptalinin talep edildiği Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/529 Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiş incelenmiştir. Bu dosya Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve mahkememizde 2023/578 esas sırasını almıştır. Bu dosya kapsamında mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlıklar ve ortak noktalar tespit edilmiştir. Buna göre; ... ile davalı şirket arasında Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesi Kargalı Hanbaba ... Ada ... nolu parsel sayılı taşınmazın tahsisinin birlikte devralınması ve üzerinde birlikte fabrika inşaatı yapılması hususunda anlaşma yapıldığı, ancak OSB kanunu gereğince tahsis işleminin faaliyet gösterecek tek bir şirket lehine yapılabilmesi sebebiyle tarafların yine ortak kararı ile bu tahsisin davalı Kütsert şirketi adına yapıldığı, taşınmaz üzerindeki fabrika inşaatının da davacı ... ve davalı şirket tarafından birlikte yaptırıldığı, bu ilişkide İbrahim'in arka planda kaldığı ve OSB ile ilişkilerin davalı şirket nezdinde yürütüldüğü, gerek tahsisin devir bedelinin gerekse fabrika inşaat maliyetinin İbrahim ve davalı şirket tarafından birlikte karşılandığı hususu tarafların ortak kabulündedir. Uyuşmazlık ise ... ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve bu ilişkide... şirketinin konumu, İbrahim'in tahsisin devralınması ve fabrika inşaatı için hangi oranda katkı yaptığı, davalı şirketin taşınmazının yarı hissenin kaydının iptali ile öncelikle ... adına olmadığı taktirde ... adına tescili talebinin OSB kanunu hükümleri karşısında dinlenebilir olup olmadığı, mümkün ise davacı tarafın iptal ve tescil talebinin haklı olup olmadığı, terditli olarak ileri sürülen taşınmazın ve üzerindeki fabrikanın yarı bedelinin ödenmesi talebinin haklı olup olmadığı ve miktarın ne olduğu hususlarındadır. Mahkememizin 2023/578 esas sayılı dosyasına konu olan uyuşmazlık eldeki bu şirketin haklı sebeple feshi davası açısından engel teşkil etmediği değerlendirilmiş ve bekletici mesele yapılmamıştır. Zira 2023/578 esas sayılı dosyasında verilecek karar fesih halinde tasfiye sürecine tesir edecektir. ... yerine alternatif çözüm olarak ortaklıktan çıkma verilmesi ihtimalinde ayrılma akçesinin hesaplanmasında belirleyici olsa da mahkememizce verilen sonuç karar fesih olduğundan bu dava bekletici mesele yapılmamıştır.
Mahkememizce davacının şirketin mali kayıtları ile ilgili olarak ileri sürdüğü ve şirketin kötü yönetilmesine gerekçe olarak sunduğu hususların tespiti, ayrıca şirketin mali durumu, borca batık olup olmadığı, şirket kaynaklarının usulüne uygun değerlendirilip değerlendirilmediği, diğer ortaklar lehine şirket bütçesinden kaynak aktarımının yapılıp yapılmadığı, kira kayıtlarına ve banka kayıtlarına göre şirketin kaynaklarının şirket menfaatine kullanılıp kullanılmadığı, davacının ortaklık haklarının ihlal edilip edilmediği yönünde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi ...21/10/2022 tarihli raporunu ve 25/12/2022 ile 22/05/2023 tarihli ek raporlarını dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporları denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli bulunmuş ve raporlara yönelen itirazlar reddedilerek hükme esas alınmıştır.
Davalı taraf davacının payını daha önce haricen devrettiğine yönelik iddiasını ispatlamak amacıyla tanık dinletmek istemiş ise de ileri sürülen limited şirket hisse devrinin geçerliliğinin resmi şekil şartına tabi olması sebebiyle tanık dinletme talepleri kabul görmemiştir.
Sakarya SMMM odasında tasfiye memuru ismi sorulmuş ve cevap alınmıştır.
Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacının davalı şirkette 1/4 hisse sahibi olduğu, bu ortaklığının dava süresince devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine ticaret sicil gazetesinin internet portalında ve mahkememizin 2022/450 esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davalı şirketin en son 17/12/2021 tarihinde genel kurul yaptığı görülmüştür.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
Dava TTK 636/3 maddesine dayanan haklı sebeple limited şirketin feshi talebine ilişkindir. Davacının dava tarihinde ve halen şirket ortağı olması sebebiyle bu davayı açmada aktif sıfatı bulunmaktadır. Davalı olarak şirketin gösterilmesi de husumet açısından doğrudur.
Türk Ticaret Kanunun 636/3 maddesi, "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü içermektedir.
Kanun koyucu bu düzenleme ile feshin nihai çözüm olduğu ilkesini benimsemiş, haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde fesih ve tasfiye yerine mahkemeye başka alternatiflere karar vererek şirketi devam ettirme imkanı tanınmıştır. Bu yasal imkanın uygulanması taraflarca talep edilmese bile mahkemece resen gözetilmelidir. Yargıtayın yerleşik içtihadı bu yöndedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12705 Esas - 2016/9603 Karar sayılı, 15/12/2016 tarihli kararı, aynı Dairenin 2016/4607 Esas - 2017/6228 Karar sayılı, 15/11/2017 tarihli kararı)
TTK’nun da limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebep teşkil eden örneklere madde metninde yer verilmemiştir. Ancak anonim şirkete ilişkin TTK'nın 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir.
Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarında; şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin gelirlerinin diğer ortaklar tarafından şahsi menfaatler için kullanılması, şirket mallarının elden çıkarılması ve bu nedenle şirketin faaliyetlerini yürütememesi halleri şirketin feshi açısından haklı sebeplere örnek olarak sayılmıştır.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. ...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur..
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı soncular gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir.
Bununla birlikte; gerek yasal düzenleme gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı uyarınca, feshin son çare olduğu, haklı sebepler varsa fesih yerine başka uygun çözümlere karar verilmesi gerekir. Şirketler Hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup, düzenleme uyarınca ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunludur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2019 tarih 2028/1739 Esas-2019/6288 Karar sayılı ilamında, şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansızlığı haklı neden kabul edilmiştir. Yine aynı Daire'nin 25.02.2014 tarih 2013/13701 Esas-2014/3468 Karar Sayılı ilamında şirketin 2 yıldır faal olmaması ve ortakların bir araya gelememesi haklı neden kabul edilerek bu nedenlere dayalı olarak şirket feshi yönünde verilen mahkeme kararları onanmıştır (aynı yönde 26/01/2022 tarih 2020/6103 Esas- 2022/667 Karar,11.07.2023 tarih 2022/645 Esas- 2023/4364 Karar).
Somut olayda; davacı ortak ile diğer ortakların kardeş oldukları, aralarında davalı şirketin yönetimi hususunda anlaşmazlık bulunduğu, davalı şirketin son üç yıldır ticari faaliyetinin bulunmadığı, 2020 yılı içinde şirkete ait iki aracın diğer ortak tarafından şirket adına satıldığı ve bu satış işlemlerinde piyasa değerinin çok altındaki fiyatların gösterilerek şirkete yansıtıldığı, şirketin faaliyet yeri olan Hanlıköy ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ve üzerindeki fabrikanın 15/09/2022 tarihinde 5+5 yıl süre ile her yıl TÜFE oranında artış öngörülerek aylık KDV hariç 80.000,00 TL bedelle başka bir şirkete kiralandığı, kiracı şirketin ilk yıl için belirlenen aylık 94.400,00 TL ödemeleri davalı şirketin hesabına gönderdiği, bu haliyle şirketin faaliyet gösterebileceıi bir işletmesinin kalmadığı, kayıtlara sadece kira gelirlerinin yansıdığı, başkaca bir faaliyet gelirinin ve karının bulunmadığı nakit akışının olmadığı, şirketin davacı dışındaki iki ortağa olan borcunun 2019 yılı içinde 124.000,00 TL artarak 403.320,00 TL ye ulaştığı, şirketin 2019 yılından gelen ve ertelenip taksitlendirilmiş olmasına rağmen vadesi geçmiş 81.065,00 TL kamu borçlarının bulunmasına karşılık 2020 ve 2021 yılı içinde şirket ortağına olan tüm borçların şirket tarafından ödendiği, 2022 yılı kayıtlarına göre ortak ...'nün şirketten 2022 yılı eylül ayına kadar 109.384,00 TL tekrar para aldığı, kira sözleşmesi sonrasında 2022 yılı sonuna kadar şirketin ortaklardan olan alacağının toplam 316.947,00 TL ye ulaştığı, şirketin 15/09/2022 tarihinden itibaren bahsi geçen kira sözleşmesinden elde ettiği aylık 94.400,00 TL kira gelirinin davacı dışındaki diğer iki ortak arasında eşit olarak paylaşıldığı, davacı ortağın ise aldığı bir ödemenin bulunmadığı, şirketin 2022 ve 2024 yılı genel kurullarının dahi yapılmadığı, şirketin faaliyeti açısından risk oluşturan (2022 yılı eylül ayı itibariyle 111.719,00 TL ye ulaşan) kamu borcunun ödenmesi yerine önceliği bulunmayan ortağa olan borcun ödenmesinin ve ortaklara ciddi oranda nakit aktarımının ve şirketin faaliyet gösterdiği taşınmaz ve fabrikanın başka bir şirkete kiralanmasının ve ayrıca son iki yıldır genel kurul yapılmamasının şirketin faaliyetini devam ettirmeme iradesini gösterdiği, davacının ticaret sicil kaydında şirkette ortak olarak görünmesine rağmen daha önce hissesini haricen devrettiği gerekçesiyle diğer ortaklarca şirketin işleyişi dışında bırakıldığı, davacı dışındaki diğer ortakların şirket kaynaklarından kendilerine sebepsiz ve haksız aktarımlarda bulundukları ve şirket kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandıkları; bu haliyle azınlık hisse sahibi davacı ortağın haklarının ihlal edildiği, şirketin artık üretim faaliyetinin kalmadığı ve şirketin fabrikasının 10 yıllık süre ile başka bir şirkete kiralanmış olması sebebiyle faaliyete devam edebilme yeteneğinin de bulunmadığı, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin ve faaliyet karı elde etmesinin imkânsız olduğu, şirket varlıklarının faaliyet ve nakit akışı sağlama yerine diğer ortakların menfaatine kullanıldığı, şirketin mallarının elden çıkarıldığı ve bu şekilde şirketin faaliyetlerini yürütemez hale getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin haklı sebeple feshi koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Fesih son çare olarak değerlendirilmekle birlikte mevcut durumda şirketin devamlılığından bahsedilemeyeceği, şirketin bizzat diğer ortaklar ... ve ... 0'nün birlikte hareket etmesi ile işlemez ve faaliyetsiz hale getirildiği, şirketin kuruluş amacının kalmadığı, alternatif bir çözümün fayda sağlamayacağı taktir edilmiş, diğer ortakların şirketi devam ettirmemeye yönelik işlem ve iradeleri karşısında şirkete devam etmek isteyip istemedikleri hususunun kendilerinden ayrıca sorulması gerekli görülmemiş, şirketin feshi ile tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tasfiye sürecinin alacağı zaman belirli değildir. Tasfiye memuruna aylık ücret taktir edilmiştir. Tasfiyenin uzun sürmesi ihtimalinde tasfiye memurunun ücreti günün koşullarına göre talep üzerine tekrar gözden geçirilebilecektir.
Yargılama sürecinde bilirkişi için taktir edilen ve ödenen ücretin yapılan işe ve ek raporlar alınmasına nazaran düşük olduğu, ek raporlar için ek ücret verilmesinin ihmal edildiği değerlendirilerek; bilirkişiye ek ücret ödenmesi yapılmış, bu ek ücret yargılama giderlerine dahil edilmiştir.
HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı ..."nin feshine, tasfiye memuru olarak SMMM ...'ın atanmasına, tasfiye memuru için aylık 3.000,00-TL ücret takdirine, ücretin şirket hesabından tasfiye süresince her ayın 25'inde tasfiye memuruna ödenmesine,
3-Kararın tescil ve ilanı için kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin Harç, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 548,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.709,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraf vekillerine tebliğine,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/01/2024

Başkan ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Katip ...
e-imza