WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/358 Esas - 2024/187
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/358 Esas
KARAR NO : 2024/187

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/03/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... 01.02.2021 tarihinde Sakarya ili Hendek ilçesinde meydana gelen trafik kazasında daimi sakat kaldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü davalı ... KTK md. 53/1-B'yi ihlal etmesi nedeniyle kusurlu bulunduğunu, ek olarak olay akabinde Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle ölüme neden olma ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçları için açılan soruşturma dosyası kapsamında alınan kusur raporunda müvekkil ... kusursuz bulunurken davalı ... asli kusurlu bulunduğunu, meydana gelen bu elim hadise neticesinde müvekkilinin, kazaya neden olan kusurlu ... idaresindeki ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesini tanzim eden ...’den doğan maddi tazminat alacağını tahsil etmek amacıyla ...’ye başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin hasar nedeniyle hiçbir ödeme yapmadığını, maddi tazminat alacağını müzakere etmek, tahsil etmek ve dava şartını tamamlamak amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri neticesinde olumlu bir sonuç alınamamış ve anlaşamama tutanağı düzenlenmediğini, kaza neticesinde 23.12.2021 tarihli Yenikent Devlet Hastanesi Kurul Raporu’nda müvekkilinni %20 oranında vücut fonksiyon kaybı (engel) olduğu tespit edilmesi kazaya neden olan sürücü ve rizikoyu sigortalayan sigorta şirketi müvekkiline karşı müşterek ve müteselsil sorumlular olarak TBK md. 49 çerçevesinde sorumlu olduğunu, 300-TL maddi tazminat talebinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizili ile tüm davalılardan (İleride HMK md 107 çerçevesinde arttırılacaktır), 100.000-TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere yalnızca davalı sürücü ve araç işletenden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınması ve açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde müvekkilinin şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, tıbbi mütalaada, kurul raporunda şahsın kalıcı maluliyetine neden olan sekelin “kalp/ritim bozukluğu” olarak belirtildiği ve söz konusu araz ile uyuşmazlık konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı açıkça belirtildiğini, bu nedenle maluliyet oranının yargıtayca da kabul edildiği üzere adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan hatalı raporların hükme esas alınması halinde telafisi güç zararlar meydana geleceğini, maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, gerek doktrinde gerek Yargıtay ilke kararlarında kabul gördüğü üzere hükme esas alınabilecek maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olması gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin asli kusurlu olduğu belirtilmekte ise de, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında davacı da, önünde giden aracı yeterli ve güvenli takip mesafesinden izlemediğinden kusurlu bulunduğunu, davacının kusuruna etkili olabilecek, hızının ne kadar olduğu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının da araştırılacağının da gerektiğini, mahallinde yapılacak keşif sonrası kusur durumunun tekrar tespiti gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat tutarları fahiş olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının, kişinin acısını bir nebze olsun hafifletmek için değil, zenginleşme vasıtası olarak talep edilir durumda olduğunu, ayrıca talep edilen maddi tazminat kalemleri için de hiç bir delil ortaya konmadığını, davacının tazminat talepleri ile ilgili olarak, sigorta şirketinden veya SGK' dan herhangi bir ödeme alıp, almadığının da araştırılmasının gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; husumet ve yetki yönünden itirazının bulunduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduğu, husumetin davalı ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kusur durumunun tekrar tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 01/02/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonrası davacıda oluşan maluliyet oranının ne kadar olduğu, kazada tarafların kusur miktarının ne kadar olduğu, davacı lehine sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ve tedavi masraflarının hükmedilmesine gerekip gerekmediği, kaza neticesinde davacıda manevi zarar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne kadar olduğu, hususlarındadır.
Mahkememizce Hendek 2021/188 Soruşturma dosyasının, Yenikent Devlet Hastanesine müzekkere yazılarak davacıya ait 23.12.2021 tarih ... numaralı kurul raporunun, davacıya ait 01.02.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin tedavi evraklarının, teşhis ve tanıları gösterir rapor ve formların, hastane kayıtlarının, epikriz formunun, varsa film ve grafilerin mümkün ise CD ortamında dosyamıza gönderilmesi için Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarının, ... plaka sayılı aracın 01.02.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası kayıtları, Sgk'dan davacı tarafa yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak, 01.02.2021 tarihinde ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı ... plaka sayılı römork, ... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçların malik bilgileri dosyamız arasına celp edilmiştir.
Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden davacıya ait 01.02.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin tedavi evrakları, teşhis ve tanıları gösterir rapor ve formlar, hastane kayıtları, epikriz formu, film ve grafileri dosyamız arasına celp edilmiştir.
Yenikent Devlet Hastanesine müzekkere yazılarak davacıya ait 23.12.2021 tarih ... numaralı kurul raporu ve ilgili evraklar dosyamız arasına celp edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinden davacı ile davalı tarafından sigorta edildiği iddia edilen ... plaka sayılı aracın 01.02.2021 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin hasar dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce SGK'ya davacının geçirmiş olduğu 01.02.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin herhangi bir peşin sermaye değerli gelir tahsisi olup olmadığı, hak sahiplerine yapılan bütün ödemelere ve tahsislere ilişkin belgeler ile rücuya tabi ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin birer suretinin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce SGK'ya davacının hizmet dökümünün mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/188 soruşturma sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Türkiye Noterler Birliği'ne 01.02.2021 tarihinde ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı ... plaka sayılı römork, ... plaka sayılı ve ... plakalı araçların malik bilgilerinin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Ceza dosyasında kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldığından tekrar rapor aldırılmamış, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 31.08.2021 tarihli ATK raporu dosyaya celp edilmiş, 31.08.2021 tarihli ATK raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için dosya ATK'ya gönderilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Adli Tıp İhtisas Dairesi'nin 02.03.2023 ATK raporunda özetle; "...01.02.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici bir süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce dosyanın ATK'dan döndüğü, ATK raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sundukları anlaşılmıştır.
Mahkememiz 18/05/2023 celsesinde Dosyanın Aktüerya bilirkişisine tevdi ile davacının kaza sebebiyle oluşan geçici iş göremezlik kaybının hesaplanmasının istenildiği ve dosyaya raporun sunulduğu anlaşılmıştır.
Hesap bilirkisisi Süleyman Erdem mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle; davacının sürekli işgöremezlik zararının %0 olarak belirlenmesi sebebiyle sadece geçici işgöremez dönem hesabı
yapıldığını, bu sürecin adli tıp raporu ile 2 ay olarak belirlendiğini, davacının ücretine yönelik herhangi bir tespit bulunmadığından hesaplamalar asgari ücret üzerinden yapıldığını, 01/02/2021, 01/04/2021 tarihleri için toplam 5.651,80 TL
olduğu, davacının talep etmiş olduğu geçici işgöremezlik zararının 5651,80 TL olduğu, davacının başkaca zararının tespit edilemediği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı itiraz ve beyanların sunulduğu anlaşılmıştır.
Olaya İlişkin Yasal Düzenlemeler ve Yargı İçtihatları Değerlendirilecek Olursa;
1-Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (6098 sayılı TBK’nın 49.maddesi) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (6098 sayılı TBK’nın 50.maddesi)
2- Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK sayılı yasanın 49 maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucu başkasına zarar veren bu zararını tazmine mecburdur. Aynı yasanın 50. Maddesine göre ise zararı ve miktarını zarar gören ispat etmek zorundadır. Eğer zarar gören zararın artmasına sebep olduysa hakim tazminattan indirim yapabilir.(TBK 52.m) Haksız fiil neticesinde cismani zarar meydana geldiğinde, istenilebilecek zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun yasanın 54. Maddesinde sayılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
3-2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 91/1.maddesine göre İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
4-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlenmiştir.
5-2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
6- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
7-Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Bununla birlikte, gerçek zarar miktarı; hak sahibinin bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve pregresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerekir. (Yargıtay 4 HD 2021/14862 esas 2021/2802 karar) (Aynı yönde Yargıtay 4. HD’nin 2021/829 Esas 2021/3081 Karar)
8-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut Olayda;
9-Davacı tarafın 01.02.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle cismani zarara ve manevi zarara uğradığından bahisle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
10-Davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığı, yine davadan önce davacı tarafın davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre 22.03.2021 tarihinde de başvuru yaptığı anlaşıldığından dava şartlarının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
11-Olaya ilişkin tarafların kusur durumunun tespiti için Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/188 Esas sayılı soruşturma dosyası UYAP sitemi üzerinden dosya arasına alınmış, soruşturma aşamasında ATK'dan rapor aldırıldığı anlaşılmış, 31.08.2021 tarihli ATK raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora karşı itiraz ve beyanda bulunmuşlardır. Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/188 Esas sayılı soruşturma dosyası, 31.08.2021 tarihli ATK raporu, hasar dosyası, taraflarca bildirilen diğer deliller celp edilmiş, soruşturma dosyasında alınan 31.08.2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre;01.02.2021 günü saat 19.38 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ambulans ile Düzce istikametinden Sakarya yönüne doğru D.100-10 karayolu üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan 21.km ye geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla, ön ilerisinde seyir halinde olup sola manevra ile U dönüşü yapmak isteyen şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı ... plaka sayılı römorkun sol yan kısımlarına çarpması ve bu çarpışma akabinde ... plaka sayılı ambulansın gerisinden seyirle gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarıyla ambulansın sağ arka kısmına çarpması ve sonrasında çekiciye bağlı römorkun sol yan kısımlarına çarpması neticesinde davacı ...'un yaralandığı dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve ona bağlı yarı römork ile gece vakti aydınlatma bulunmayan meskun dışı mahalde seyir halinde iken dikkatini yola vermesi ve kendisine hitaben bulunan U dönüşü yapılamaz levhasını dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, nizamlara aykırı olarak sola manevra ile U dönüşü yapmak istediği esnada gerisinden seyirle gelen aracın istikamet şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ve dava dışı sürücü ...'ın kusurlu bir hareketinin bulunmadığı, dolayısıyla olayın oluşumunda davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, anılan tespitin kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılarak, anılan rapor hükme esas alınmış taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilerek yeniden kusur oranlarına ilişkin rapor aldırılmamıştır.
12-Olay nedeniyle davacının bedensel zararının olup olmadığının, sürekli iş göremezliğinin, geçici iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının, davacının ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğu hususlarının tespiti için dosya ATK’ya gönderilmiş, dosyaya gelen 02.03.2023 tarihli ATK raporuna göre; olay nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının %0(yüzde sıfır) olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici bir süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Anılan tespitlerin kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre yapıldığı, bildirilen tedavi evraklarının tamamının ve Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 23/12/2021 tarihli raporun değerlendirildiği nazara alındığında, rapora karşı yapılan itirazlar yerinde görülmemiş ve anılan rapor hükme esas alınmış, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
13-Davacı vekilinin tedavi giderleri yönünden de talebi bulunuyor ise de; davacı vekilinin 21.09.2023 tarihli celsede alınan beyanında tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını beyan ettiği, davacının tedavi giderlerine ilişkin yazılı bir delil dosyaya sunamadığı anlaşılmış davacının tedavi giderleri yönünden yapmış olduğu masrafları ispat edemediğinden davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
14-Aktüerya bilirkişisinden davacının geçici iş göremezlik zararının hesaplanması amacıyla rapor alınmış, dosyaya sunulan 12.08.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş göremezlik süresi olan 2 ay için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş göremezlik zararı 5.651,80 TL olduğu bildirilmiştir. Davacının gönderilen SGK hizmet dökümünden kazadan sonra çalışmaya devam ettiği, ancak kazanın olduğu şubat ayında 10 günlük çalışamadığı eksik sürenin bulunduğu, eksik gün nedeninin (1) nolu kod olarak belirtildiği, davacının istirahat nedeniyle rapor aldığı ve 10 günlük süre boyunca çalışamadığının SGK kayıtları ile sabit olduğu, ATK raporunda davacının geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş ise de davacının kaza sonrası 10 günlük eksik ödemesinin bulunduğu, kalan günlerde maaşını tam olarak aldığının SGK kayıtları ile sabit olduğu, aktüerya bilirkişisinden geçici iş göremezlik zararının hesaplanması amacıyla rapor alınmış ve 12/08/2023 tarihli raporda her ne kadar 2 ay için 5.651,80 TL geçici iş göremezlik hesabı yapılmış ise de davacının kaza sonrasında geçişi iş göremezlik süresi olarak bildirilen 2 ay içerisinde çalışamadığı sürenin 10 gün olduğu anlaşılmış, bu husus mahkememizce de resen denetlenebileceğinden bu hususta tekrar ek rapor aldırılmamış, 2021 Şubat ayı için asgari ücret 2.825,90-TL olduğundan davacının maaşını alamadığı 10 gün için geçici iş göremezlik zararı hesabı 941,97-TL olarak bulunmuş, SGK'nın 01.04.2022 tarihli cevabi yazısından davacıya geçici veya sürekli iş göremezliğe bağlı olarak ödeme de yapılmadığı anlaşıldığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 08/04/2021 tarihinden, diğer davalılar açısından ise kaza tarihi esas alınarak faiz işletilmesi öngörülmüştür.
15-Öncü Kesici Takımlar şirketine müzekkere yazılmış ise de SGK kayıtları dikkate alındığında müzekkere cevabının beklenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
16- Yukarıdaki 2 numaralı paragrafta detaylandırıldığı üzere 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olduğu, bu tutarın adalete uygun olmasının gerektiği, davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu eylemi neticesinde davacının vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaraların oluşması, kalp ritim bozukluğunun meydan gelmesi, ATK tarafından hazırlanan raporda olay nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranı %0 ise de kaza tarihinden itibaren davacının iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceğinin bildirilmesi, SGK kayıtlarından davacının kazadan sonra 10 gün çalışamadığının tespit edilmesi, davacının olay sebebiyle duyulan acı ve eleminin kısmen giderilmesinin gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, davacının ve davalılar ... ve ...'ın gelir durumları, paranın alım gücü göz önüne alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde mahkememizce takdiren 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, anılan manevi zarardan davalı ...'ın 6098 sayılı yasanın 49.vd maddeleri gereği, olay tarihinde ... plakalı çekicinin ve ... plakalı yarı römorkun kayıt maliki olan diğer davalı ...'in 2918 sayılı yasanın 85.maddesi gereği meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, anılan sorumluluğun 6098 sayılı yasanın 61.maddesi gereği müteselsil sorumluluk olduğu anlaşılarak istemin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, faizin 6098 sayılı yasanın 117.maddesi gereği haksız fiil tarihi olan 01.02.2021 tarihinden itibaren işletilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
17-Davalı sigorta şirketi zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; TBK'nın 72. maddesi gereği kaza tarihi olan 01/02/2021 tarihinden dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşıldığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
18-Her ne kadar davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de, davacının yerleşim yerinin Sakarya ili olması, dava konu trafik kazasının Sakarya ili sınırları içerisinde gerçekleştiği nazara alındığında 6100 sayılı HMK’nın 16.maddesi gereği mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılarak davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Maddi tazminat talebi bakımından;
1-Davacının sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masraflarına yönelik maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Davacının geçici iş göremezlik yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 941,97-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 01/02/2021 tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 08/04/2021' den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Hükmolunan maddi tazminat miktarı esas alınarak hesaplanan 64,34 TL karar harcından dava açılırken maddi tazminat talepleri için peşin tahsil edilmiş ve ayrıca tamamlama olarak yatırılmış olan 18,28-TL nin mahsubu ile bakiye 46,06-TL karar harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 1.560,00-TL masrafın arabuluculuk şartının sigorta şirketi açısından zorunlu olması nazara alınarak kabul red oranına (%16,10 kabul, %83,90 red) göre 251,16-TL'sinin davalı sigorta şirketinden alınarak, 1.308,84-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmolunan maddi tazminat için AAÜT uyarınca hesaplanan 941,97-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi talepler yönünden AAÜT 13. maddesi uyarınca hesaplanan 941,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tüm davalılara eşit olarak verilmesine,
7- Davalıların sorumluluğunda kalan ve dava açılırken maddi tazminat talepleri için peşin tahsil edilmiş ve ayrıca tamamlama olarak yatırılmış olan 18,28-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosya kapsamındaki tüm yargılama giderlerinin öncelikle maddi tazminat davasına ilişkin olduğu kabul edilerek; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.828,00-TL ATK ücreti, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti 1.245,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.653,70-TL yargılama giderinin kabul red oranına (%16,10 kabul, %83,90 red) göre, 749,25-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
B-Manevi tazminat talebi yönünden;
1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.024,65 TL nispi karar harcından manevi tazminat talebi için başlangıçta alınan 278,24 TL'nin (başlangıçta yatırılan 342,58 TL peşin harçtan maddi tazminat talebi için yatırılan 64,34 TL harç düşüldüğünde) mahsubu ile 746,41-TL bakiye karar harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar ... ve ...'in sorumluluğunda kalan ve dava açılırken manevi tazminat talepleri için peşin tahsil edilmiş olan 278,24-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden, hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT 13. maddesi uyarınca hesaplanan 15.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e eşit olarak verilmesine,
6-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yokluklarında verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 21/03/2024

Katip ...
E-imza.

Hakim ...
E-imza.