T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/551 Esas - 2024/276
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/551 Esas
KARAR NO : 2024/276
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
Menfi Tespit Talepli Asıl Dava (2021/551 esas)
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 05/10/2021
Çek istirdat talepli birleşen dava (2022/1062 Esas)
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Çek İstirdatı
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizin 2022/1062 esas sayılı dosyasının mahkememizin 2021/551 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ile görülen menfi tespit ve çek istirdat davalarının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Menfi tespit konulu asıl davada davacı şirketin iddiaları: Dava konusu çekin davacı şirket yetkilisi tarafından boş olarak imzalandığını ve ...'e teslim edildiğini, çekin ... tarafından kaybedildiğinin, bu çekin davalı tarafından davacı rızasına aykırı şekilde ele geçirilerek doldurulup bankaya ibraz edildiğinin, davalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığını, davalının davacı şirket yetkilisine duyduğu husumetten kaynaklı olarak haksız şekilde ele geçirdiği imzalı çeki hukuka aykırı şekilde doldurduğunu belirterek çek sebebi ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Dava açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.
Asıl davada davalı ...'ın savunmaları: Çekin davacı tarafından ... isimli şahıs aracılığıyla kendisine verildiğini, çekteki yazıların kendisi tarafından doldurulmadığını, çekin dolu olarak verildiğini, husumet iddiasının doğru olmadığını, çekin davacı şirketin piyasaya olan borçlarının ödenmesi amacıyla şirket yetkilisi ...'e verilen nakit borçlardan kaynaklı olarak verildiğini belirterek davanın reddini istemiş ve ayrıca kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Asıl davada taraflar arasında anlaşmazlık dava konusu çekin davacı şirketin rızası dışında elinden çıkıp çıkmadığı, bu çekin davalı tarafça haksız bir şekilde elde edilip edilmediği, çekin boş olarak verilip verilmediği ve boş çekin anlaşma hilafına doldurulup doldurulmadığı, çek sebebi ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Birleşen davada davacının iddiaları; Davacı ...'in meşru hamili olduğu ... Bank ... Şubesine ait Keşidecisi ... Olan ... seri numaralı imzalı boş çek yaprağının kaybolması sebebiyle Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/411 Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, yargılama esnasında çekin davalı tarafından mahkemeye ibraz edildiğini ve ödeme yasağının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, bu kararın istinafı üzerine çek iadesi davası açmak için süre verilmeden davanın reddedilmesi hatalı bulunarak yerel mahkeme kararının istinafça kaldırıldığını ve Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/585 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiğini, davalı ... tarafından çekin -lehtarı, ödeme tarihi, ödeme yeri ve bedeli- hukuka aykırı şekilde doldurularak bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi yaptırıldığını, davalı ... hakkında Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/ 2352 Soruşturma numaralı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın yetkisizlik sonrasında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/97095 soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, çekin Bursa 5. İcra Dairesi'nin 2021/8613 Esas sayılı dosyasından takibe konu edildiğini, çekin Sakarya Serdivan'da bulunan Hotel ... da kaybolduğunu düşündüklerini, otelin bulunduğu taşınmazın eşit hisselerle keşideci şirkete ve davalının oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, Taraflar arasında husumet olduğunu ve davalı ile oğlu hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin sadece imza kısmının keşideci şirket yetkilisine ait olduğunu ve diğer kısımların haksız ve mesnetsiz şekilde tamamen kötü niyetli olarak davalı tarafça doldurulduğunu, davacı ve keşideci şirket ile davalı arasında 1.620.000 TL bedeli içerir hiçbir ticari ilişki söz konusu olmadığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/551 Esas sayılı dosyasından keşideci şirket tarafından borçlu olunmadığının tespiti davası açıldığını belirterek dava konusu çekin davalıdan istirdadı talebinde bulunmuştur. Dava açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.
Birleşen davada davalı ; davanın kötüniyetle açıldığını ve davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, çekin unsurlarını tamam olduğunu ve ödenmemesi sebebiyle Bursa 5. İcra Dairesi'nin 2021/8613 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazın Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/543 E. Sayılı dosyasında verilen kararla reddedildiğini, dava konusu çeke ilişkin olarak borçlu şirket tarafından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/551 Esas sayılı menfi tespit davası açıldığını, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/97095 Soruşturma Sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, keşideci şirketin yetkilisi ... hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin Sakarya 12. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/546 E. Sayılı dava dosyasında yargılama devam ettiğini, davalı ve oğlu hakkında yürütülen Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/21039 Soruşturma Nolu Dosyasında da takipsizlik kararı verildiğini, bu dosyalardan davalının çekin meşru hamili olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının rızası dışında elinden çıktığını ileri sürdüğü dava konusu çekin yetkili hamili olup olmadığı, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap edip etmediği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunup bulunmadığı, çekin istirdadı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/97095 soruşturma sayılı dosyası incelenmiştir.
Sakarya Cumhuriyet başsavcılığının 2021/21039 soruşturma sayılı dosyası incelenmiştir.
Yenişehir AHM 2022/585 esas (eski 2021/411 Esas) sayılı dosyası incelenmiştir.
Bursa 3. Genel İcra Dairesi 2023/84281 esas (eski Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2021/8613 esas) sayılı dosyası incelenmiş, Uyap'tan ilgili dosya olarak eklenmiştir.
Taraflar arasında daha önce yaşanan farklı bir hukuki uyuşmazlığa ait Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.
Menfi tespit davası (asıl dava) 05/10/2021 tarihinde açıldığında dava dilekçesinde çekin icra takibine konu edildiğinden bahsedilmemiş ve dava değeri olarak 1.600.000,00 TL üzerinden harç yatırılmış ise de Uyap sisteminden yapılan sorguda dava konusu çekin dava açılmadan 1 gün önce 04/10/2021 tarihinde Bursa 5. İcra Dairesinin 2021/8613 Esas sayılı dosyasında 1.785.399,38 TL toplam alacak üzerinden takibe konulduğu tespit edilmiş, bu sebeple davanın icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olması nazara alınarak harca esas değerinin icra takip miktarına göre belirlenmesi gerektiğinden takip miktarı üzerinden hesaplanan eksik nispi harç ikmal ettirilmiş, ihtiyati tedbir talebi de teminat karşılığı İİK 72/3 maddesi kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde kabul edilmiştir. Bu ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz reddedilmiş, itirazın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu da İstinaf dairesince reddedilmiştir.
Birleşen Kıymetli evrakın istirdadı davasında da dava açılırken maktu peşin harcın yatırıldığı anlaşılmakla; istirdadı talep edilen çek bedeli 1.620.000,00 TL üzerinden hesaplanan harç eksikliği tamamlatılmıştır.
Asıl davada ve birleşen davada davacıların iddiaları birbirleri ile örtüşmektedir. Davacı şirket dava konusu imzalı boş çekin davalı tarafından haksız olarak ele geçirilip doldurulduğunu ve bu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarını iddia etmekte, birleşen davada ise Metin Şen dava konusu imzalı boş çekin zayi olması sebebiyle iptali talepli açtıkları davada davalının çeki ibraz etmesi üzerine aleyhinde açtıkları dava ile çekin istirdadını talep etmektedir.
Birleşen dosya davacısı Yenişehir Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/585 esas (eski 2021/411 Esas) sayılı dosyasında 17/09/2021 tarihinde dava konusu çekin zayi olduğu iddiası ile iptali talebinde bulunmuş, çekin davalı ... tarafından 29/09/2021 tarihinde bankaya ibrazı sonrasında 04/10/2021 tarihinde Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2021/8613 Esas sayılı dosyasında takibe konulmuş, aynı tarihte -... AŞ yetkilisi- ... ve -birleşen dosya davacısı- ... Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2352 soruşturma sayılı dosyasında ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlaması ile şikayetçi olmuş, ertesi gün yani 05/10/2021 tarihinde eldeki menfi tespit davası açılmış, savcılık soruşturma dosyası yetkisizlik kararı ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/97095 soruşturma sırasına gönderilmiş, birleşen çek istirdat davası ise 26/12/2022 tarihinde açılmış, savcılık soruşturma dosyasının 19/12/2023 tarihinde şüpheli ...'ın iddia edilen sahtecilik suçunu işlemediği gerekçesi ile takipsizlik ile sonuçlandığı ve bu kararın itiraz incelemesi neticesinde 20/02/2024 tarihinde kesinleştiği, şikayetçi olan ... ve ... hakkında iftira suçundan aynı dosyada soruşturma yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/97095 soruşturma sayılı dosyasında çek hakkında grafolojik inceleme yapılmıştır. Çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine (...'e) ait olduğu hususunda bir tartışma yoktur. Çekin üzerindeki yazıların aidiyeti hususu incelenmiş ancak yazıların kim tarafından yazıldığı tespit edilememiştir. Çekin sadece imzalanarak verilmesi, diğen unsurlarının anlaşmaya uygun olarak daha sonra doldurulması mümkündür. Çekin tedavüle çıkmadan tüm unsurlarının bulunması yeterlidir. Boş olarak verdiği çekin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu iddia eden keşideci bu iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorundadır. Boş çekin anlaşma hilafına doldurulması Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlendiğinden HMK nun 226/3 maddesi gereğince kişiyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamayacak ve davacı iddiasını ispat için karşı tarafa yemin teklif edemeyecektir.
Takipsizlik kararında da vurgulandığı üzere ilgili soruşturma dosyasında alınan ifadeler ile taraflar arasında 15/09/2021 tarihli farklı bir olaya ilişkin yürütülen Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21039 sayılı soruşturma dosyasında alınan ifadeler arasındaki benzerlikler ve tutarsızlıklar, eldeki menfi tespit ve çek istirdatı davası açısından ayrıca gözetilmiştir.
Metin Şen 04/10/2021 tarihli ilk ifadesinde " Şu anda kardeşime ait olan ... 2021 yılına kadar bana aitti, daha sonrasında ben işi kardeşime bırakacağım için kardeşim ... bana ... Şubesine ait ... seri numaralı çeki sadece isminin altına imza atarak ödeme yeri ve ödeme bilgisi boş olacak şekilde bana ... de teslim etmişti. Çeki teslim aldıktan yaklaşık 10-15 gün sonra ben Sakarya da bulunan ... isimli otele gezmek için gitmiştim, kaldığım dönemde kardeşimin husumetlisi olan ... isimli şahısta oradaydı. Ben çeki 17/09/2021 tarihinde kaybettiğimi fark ettim, daha sonra Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesine zayi davası açtım (2021/411 Esas). Davayı açtıktan sonra çekin üzerinde ... isimli şahsın ismi ile doldurulmuş olduğunu, tarih ve ödeme miktarının doldurulmuş olduğunu gördüm. Ben kardeşimden çeki aldığımda çek boştu. Çekin üzerinde ...'ın ismi olduğu için çeki Sakarya da otelde kaybettiğimi düşünüyorum çünkü ben kaldığım dönemde kendisi de oradaydı." demiştir.
... 24/01/2022 tarihli ifadesinde ise çekin kendisine verilme sebebi ve yeri hakkında farklı anlatımlarda bulunmuş, beyanında "hatırladığım kadarıyla 15 ile 20 ağustos tarihleri arasında kardeşim ...'te ki fabrikamızda bana çeki imzalayıp açık çek olarak verdi. Biz ticari faaliyetlerle uğraştığımız için genelde kardeşim bana yapacağımız işler için bu tarz açık çekler verir, daha sonrasında ben kardeşim veya şirketimizde bizim rızamız dahilinde yetkili kişiler çekin üstünü doldurur, iş yaptığımız şahıslara bu şekilde verirdik. Suça konu çeki kardeşimin bana verdiğini çok net olarak hatırlıyorum. Kardeşim çeki bana verdikten sonra ben çek için 17 Eylül 2021 tarihinde zayi davasını açana kadar ilgili çeki hep yanımda taşıdım. Bu süreçte de bizim Sakarya'da bulunan otelimize devamlı gidip geldim. Söz konusu otelin yüzde 50 ortağı bizim şirketimiz olan ...'dir. Diğer yüzde 50 ortağı ise şüpheli ...'tır. Ben hatırladığım kadarıyla çeki kaybettikten sonra bir iki gün kadar daha çeki aradım. Daha sonrasında avukatımız vasıtası ile zayi davası açtık. Ben çeki tam olarak nerede nasıl kaybettiğimi hatırlamıyorum fakat o dönemde otele gidip geldiğim için otelde kaybetmiş olabileceğimi ve şüpheli şahısın rızama hilaf olarak ilgili işlemleri yaptığını düşünüyorum." demiştir.
... 04/10/2021 tarihli ilk ifadesinde "... nin yetkilisiyim. ...'e aramızdaki alacak verecek ilişkisine istinaden ... Şubesi ne ait ... seri numaralı çeki sadece imza atarak ödeme yeri, tarihi ve ödenecek miktarı boş bırakarak yaklaşık iki ay önce teslim etmiştim. Abim söz konusu çeki kaybettiği için 17/09/2021 tarihinde Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/411 Esas numaralı dosyasında zayi davası açmıştır. Daha sonrasında öğrendiğim kadarıyla mahkemece çek üzerinde bulunan tedbir kararı kaldırılmış. Bu nedenle banka ilgili kişilere ödeme yapacak, doldurmadığım bir çek yüzünden ödeme yapılırsa ticari anlamda zor durumda kalacağım. ... ile abim ve benim aramda geçmişe dayalı bir husumet bulunmaktadır. Abim söz konusu çeki Sakarya da bulunan ... isimli otelde kaybetmiş, ... isimli şahısta abimin kaybettiği benim imzaladığım boş çeki alarak doldurmuştur. Bu çeki ben doldurmadım. Çeki bularak benden habersiz benim adıma dolduran ... isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim. Ben ... ile ilgili daha önce Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21039 soruşturma numaralı dosyasından şikayette bulunmuştum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 24/01/2022 tarihli ikinci ifadesinde ise "Ben çekin sadece imza yerini imzalayıp yukarıda ki bilgiler boş olacak şekilde ağustos 2021 ağabeyim Metin'e vermiştim. Bizim ağabeyimle birlikte yaptığımız işler için genellikle ben ağabeyime şirketim olan ... adına çek veririm, daha sonrasın da ağabeyim de iş yapacağımız kişilere çekin üstünü uygun olacak şekilde doldurup iş yaptığımız kişilere verirdi. Şikayete konu çeki ben ağabeyime verdikten sonra ağabeyimin Sakarya'da işletmiş olduğu otele götürdüğünü biliyorum. Söz konusu otelin yarı hissesi benim şirketim olan ... üzerinedir, yarısı da söz konusu şüpheli ...'ın üzerinedir. Bizim otelle ilgili aldığımız kararları beğenmediği için 14/09/2021 tarihinde otele on beş - yirmi kişilik grupla gelip bizden zorla oteli almaya çalıştı. Ben o sırada coviddim olayları ağabeyim anlattı. Zaten bu konuyla alakalı biz Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına 15/09/2021 tarihinde suç duyurusunda bulunduk, suç duyurusunda bulunurken de benim o zaman ağabeyime vermiş olduğum bu çekin otelin kasasında olduğunu belirttim. İlgili evrağı Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığında ki dosyadan alıp tarafınıza sunacağım. Benim bu çeki orada da belirtme nedenim benim ağabeyime yapacağımız işler için o an vermiş olduğum tek çekti. Ağabeyimin elinde o zaman yanlış bu çek bulunuyordu, ben yukarıda da belirtmiş olduğum gibi söz konusu çekin tarafımca imzalandığını kabul ediyorum. Fakat üzerinde ki yazıları ne ben ne de ağabeyim doldurduk, biz daha önceleri ağabeyimle çok defa bu şekilde birbirimize çek alıp verdik. " demiştir.
... bu soruşturmadaki ifadesinde dava konusu çekin ... ve ...'in çalışanı olan Ümit Başaran tarafından tüm unsurları ile doldurulmuş olarak kendisine getirildiğini söylemiştir.
...' soruşturmadaki 22/03/2022 tarihli ifadesinde "Söz konusu çekin üzerindeki yazılar tarafıma aittir. Bu yazıları ben müdürü olduğum ... isimli otelde attım. Bu yazıları doldurma nedenim 2021 yılının Ağustos ve Eylül tarihi olmakla birlikte tam hatırlamadığım bir tarihte ...'in tarafımı arayıp, ... isimli şahsa 2.000.000TL'lik borcunu çek keserek ödemesini istemesi nedeniyledir. Ben söz konusu çeki 29/09/2021 tarihinde doldurdum. Ben keşide yeri olarak niye Bursa yazdığımı hatırlamıyorum fakat çeki Sakarya'da doldurdum. Söz konusu çekin ön yüzündeki tüm yazılar (imza harici) tarafıma aittir. Ben bu çeki doldurduktan sonra aynı gün otelde ...'a verdim. Bu çeki bu denli yüksek meblağ doldurma nedenim tamamen ...'in isteği üzerinedir. Benim bildiğim kadarıyla ... ...'e elden yüklü bir miktar borç vermiş bunun üzerine ...'de çeki keşide ettirerek borcu ödemek istemiştir, ben çeki doldurduğumda arkasında herhangi bir ciro işlemi yoktu, boştu, söz konusu çek tarafımıza kargo ile gelmiştir. Kargo ile gelen çeklerden biri bu birisi de bir başkasıdır. Bu kargo bilgilerinin ileride tarafınıza belirteceğim. Benim otel müdürü olarak çekleri doldurma yetkim yoktur fakat hem ... hem de ...isimli şahıslar sık sık bu şekilde çekleri otele yollardı, oteldekiler de bunun üzerine çeklerin üstünü ...'in isteği üzerine uygun şekilde doldurup, borçlu kişilere verirdik " demiştir.
... soruşturma kapamında verdiği 08/10/2021 tarihli ifadede "... isimli otel ve restorantın satın alma müdürüyüm, evraka konu olan çek kargo ile ottelimiz adına gelen çektir. ... adlı kişi ... otelin tanıtım ve reklamının yapılması amacı ile konserler düzenleyen ve bu süreçte restorantı geçici süre ile işleten kişidir. ...'in çalışanı ...'ın yanında kargoyu açtığını ve kargodan çıkan iki adet çekleri ...'e teslim ettim, Ümit telefonda ... ile görüştüğünde "tamam tamam bir çeki ... diğer çeki peynirciye yazıp veriyorum" dediğini duydum, zaten bu tür ödemeleri ... ve ... adına ... yapmakta idi " şeklinde söylemiştir.
Görüldüğü üzere ... ve ... çekin düzenlenme sebebi ve verilme yeri hakkında çelişki göstererek çekin ... kasada bulunduğu sırada otele 15-20 kişi ile birlikte gelen ...'ın çeki haksız şekilde ele geçirdiği ve doldurarak işleme koyduğu iddiasında bulunurken, ...'ın çekin alacağına karşılık Ümit Başaran tarafından dolu haliyle kendisine verildiğini savunduğu ve bu beyanlarının ... ile ... tarafından doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda bahsi geçen 14-15 Eylül 2021 tarihinde davalı ...'ın davacı şirketin de ortağı olduğu ... otele yanında 15-20 kişi ile birlikte gelmesi sebebiyle yürütülen Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21039 sayılı soruşturma dosyasında; ...'in Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına vekili aracılığıyla sunmuş olduğu 23/09/2021 havale tarihli şikayet dilekçesinin 2. Sayfasında 6. Sıra numarası ile belirtilen paragrafta " dava konusu Anadolu Bankası'nın A-8893763 seri numaralı çekinin ... tarafından Ümit Başaran aracılığıyla ...'a verildiği açıkça belirtilmiştir. Çekin verilme sebebinin tedarikçiye olan borcun ödenmesi ve ... tarafından haksız olarak doldurulduğu ileri sürülmüş ise de temelde çekin ... dan ...a verildiği hususu -diğer soruşturmadaki ve eldeki bu davalardaki iddialarla tamamen çelişir şekilde- net bir dille kabul edilmiştir. Bu şikayet dilekçesi daha sonra alınan 06/10/2021 ifadelerinde ... ve ... tarafından da doğrulanmıştır. Savcılık soruşturması neticesinde takipsizlik kararı verilmiştir.
Savcılık soruşturma dosyalarında alınan bu ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların iddialarının aksine dava konusu senedin davacı ...'in elinden rızası dışında çıkmadığı, çekin davacı şirket yetkilisi ... tarafından davalıya verilmek üzere keşide edilerek ... aracılığıyla teslim edildiği, birleşen dosya davacısı ...'in çekte hiç yetkili hamil olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı şirket dava konusu çekin boş olarak imzalandıktan sonra ...'e teslim edildiğini ancak çekin ...tarafından kaybedildiğini ve bu çekin davalı tarafından davacı rızasına aykırı şekilde ele geçirilerek doldurulup bankaya ibraz edildiğini ileri sürerek senedin bedelsiz olduğunu ileri sürmüş ise de yukarıda belirtildiği üzere şirket yetkisili ...'in Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21039 sayılı soruşturma sayılı dosyasındaki şikayet dilekçesinde bu çeki ... aracılığıyla ...'a verdiğini açıkça ifade etmesi karşısında çekin çalındığı/kaybolduğu yönündeki iddialarının aksini kendisi ortaya koymuş olmaktadır. Ayrıca unsurları tam olan kambiyo vasfındaki çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve senet sebebiyle borçlu olmadığını iddia eden davacının senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını yazılı bir delille kanıtlaması gereklidir. Davacı taraf iddiasını yazılı bir delil ile kanıtlayamamıştır. Konusu suç teşkil edecek bir hususta da (sahtecilik, hırsızlık, senedi anlaşmaya aykırı doldurma) karşı tarafa yemin teklif edilmesi HMK 226/3 maddesi uyarınca mümkün olmadığından davacı taraf yemin deliline de dayanamayacaktır. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi istenmiş ise de; çekin ticari defterlere işlenmesinin zorunlu olmaması ve ayrıca davacının çeki defterlerine işlemiş olup olmamasının ya da taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmamasının mücerret borç ikrarı içeren dava konusu senet bakımından sonuca etkili olmadığı kabul edilmiş, bu sebeple defter incelemesi yapılmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)Menfi tespit talepli asıl davada:
1-Davacı şirket tarafından açılan menfi tespit davasının REDDİNE,
2-Mahkememizin 06/10/2021 tarihli tensip zaptı (5) nolu ara kararı ile verilmiş olan ''icra veznesindeki paranın alacaklıya tedbiren ödenmemesine'' şeklindeki ihtiyati tedbirin kalktığının tespitine,
3-İİK 72/4 maddesi gereğince dava konusu alacağın ( 1.785.399,38 TL) yüzde yirmisi oranında belirlenen 357.079,87 TL tazminatın davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan ve tamamlama olarak yatırılan toplam 30.490,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.062,55 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacı şirkete iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 214.831,95 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,
6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 23 TL yargılama giderinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,
B)Çek istirdat talepli birleşen davada;
1-Davacı ... tarafından açılan çek istirdat davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan ve tamamlama olarak yatırılan toplam 27.665,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.237,95 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacı ...'e iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 201.600,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça bu dosya yönünden yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
C) Gerekçeli kararın talep halinde taraflara/vekillerine tebliğine, tebliğ giderlerinin mevcut gider avansından karşılanarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/05/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!