T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....-....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... (...)
ÜYE : .... (...)
ÜYE : .... (...)
KATİP : .... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 09/04/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1- .....
2- .....
3- ....
4- .....
5- .....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1- .....
VEKİLİ : Av...
DAVALI : 2- .....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 3- .....
VEKİLİ : Av...
DAVALI : 4- .....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 5- .....
VEKİLİ : Av...
DAVA İHBAR OLUNAN : .....
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 08/07/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 20/02/2015 günü davalı sürücü ..... yönetimindeki davalı ..... şirketine ait ..... plakalı aracın tek taraflı olarak karışmış olduğu kazada müvekkillerinden .....'nin yaralandığını, kazada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü .....'nın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin araçta yolcu olduğunu ve her hangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin beden gücünü kaza nedeniyle % 70 oranında kayıp ettiğini, bu durumun mahkemenizce aldırılacak raporlarla ortaya konulacağını, müvekkilinin 21 yaşında olup, eğitim fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu, müvekkilinin iki yıl sonra göreve başlayacak durumda olduğunu, ancak yaşanan kaza nedeniyle eğitiminin yarım kaldığını, tedavi ve bakıma muhtaç hale geldiğini, mahkemenizce alınacak hesap raporunda bu durumun dikkate alınarak asgari ücret üzerinden değil öğretmen maaşı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin tedavi süreci boyunca kazanç ve gelir kaybı, güç ve efor kaybı yaşadığını, en basit günlük işlerini yaparken dahi yardıma muhtaç olduğunu, davalı ..... Sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, bu sigorta şirketine gerekli başvuruların yapıldığını ancak başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalı ..... şirketinin ferdi kaza sigortası kapsamında sorumlu olduğunu, yine bu sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, diğer davalı ..... sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, yine bu sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, ülkenin ekonomik şartları paranın alım gücü, tarafların mali durumları, eylemdeki kusur durumu ve müvekkillerinin kaza nedeniyle ızdırap ağırlıkları dikkate alındığında manevi tazminat talepleri tespit edilirken bu durumun dikkate alınmasını beyanla öncelikle işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz mallarına tedbir kararı verilerek ihtiyati tedbir konulmasına, yaşanan kaza nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kazanç ve iş gücü kaybı, 1.000,00 TL güç ve efor kaybı, 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL ilerde yapılacak tedavi gideri, 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitlerini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilinin yaşadığı kaza sonucu ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar yaşadığını, bu nedenle müvekkili ..... için 200.000,00 TL, babası müvekkili ..... için 20.000,00 TL, annesi müvekkili ..... için 20.000,00 TL, kardeşi müvekkili ..... için 10.000,00 TL, kardeşi müvekkili ..... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 260.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..... Sigorta A.Ş. ve ..... Sigorta A.Ş. dava dışı ..... Sigorta A.Ş. ile birleşmek suretiyle tek bir çatı altında ..... Sigorta A.Ş. unvanını almış ise de, dava konusu poliçeler birleşme öncesinde düzenlenip her bir poliçe yönünden ayrı ayrı sorumluluk tayini gerektiğinden hükmün infazında tereddüte ve karışıklığa sebebiyet verilmemesi açısından birleşme öncesi unvanlar hükümde ve karar başlığında aynen ifade edilmiş parantez içinde yeni sigorta şirketinin unvanı belirtilmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 05/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, ancak teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkili şirketin sorumluluğundan bahis edilemeyeceğini, bu nedenle kazadaki kusur durumunun uzman heyetçe usulünce tespit edilmesini, davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin gelir durumunun mahkemenizce tespit edilmesi gerektiğini, kazadan önce ne kadar geliri olduğu ve kazanç kaybına uğradığını somut delillerle ispatlanması gerektiğini, malüliyet durumunu ATK tarafından düzenlenecek rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilmesiyle taleplerden düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe dışında olduğunu, tedavi masrafına ilişkin giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 06/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun kasko poliçe kapsamında limitlerle sınırlı olduğunu, davacı taleplerinin öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, davacının manevi taleplerinin tamamının poliçe teminatına dahil olmadığını, öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapılmasını, arda kalan kısmı yönünden sorumluluklarının olabileceğini, müvekkili şirketi oluşan kazada kusurunun olmadığını, davacının sakatlılık durumunun ATK'dan aldırılacak rapor ile tespit edilmesini, aktüerya hesap bilirkişisince usulüne uygun hesap raporu aldırılmasını, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilmesiyle taleplerden düşülmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, tedavi masrafları ve bakıcı giderleri yönünden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının bakıcı gideri talebinin haksız olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle başlaması gerektiğini, beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili mahkememize vermiş olduğu 10/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşımacılık poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında seyahat eden yolcuların duraklamaları da dahil olmak üzere kalkış noktasından varış noktasına kadar geçen sürede meydana gelecek kaza sonucu bedeni zarara uğraması sonucunda ilgili kanun ve yönetmelik çerçevesinde sorumluluklarının olduğunu, yolcu bileti olmayan kişilerin bu sigorta poliçesi kapsamı dışında kalacağı, davacı yanın öğretmen maaşı talebinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılacak hesaplarda asgari ücret bedelinin dikkate alınması gerektiğini, hatır taşınması durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, kaza ile ilgili açılan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek dikkate alınmasının gerektiğini, malüliyet ve kusur durumunun adli tıp kurumu raporları ile mahkemenizce tespit edilmesini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilmesini, davacının tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın ticari faiz talebinin haksız olduğunu beyanla açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili mahkememize vermiş olduğu 27/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın kötü hava koşulları nedeniyle otobüs şoförünün direksiyon hakimiyetini kayıp etmesi sonucu meydana geldiğini, davacı .....'nin kaza nedeniyle hastaneden taburcu olmasına kadar geçen zamanda müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, gerekli hassasiyeti gösterdiğini, davacının kaza nedeniyle sıkıştığı yerden çıkarılmasını sağlayan vinç masraflarının müvekkilince karşılandığını, hastane masraflarını sigorta ve müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı tarafın hava ve yol şartlarına aldırış etmeden sefere çıkıldığı veya yola devam edildiği iddialarının mesnetsiz olduğunu, tüm seferlerde hava ve yol durumu kontrolleri yapılıp onay alınarak seferlerin düzenlendiğini, sefer iptallerinin terminal kontrol merkezi tarafından belirlendiğini, tüm alınan önlemlere rağmen aniden gelişen olağan üstü hava şartları karşısında aciz kalınabileceğini ve bu durumun kazaya sebebiyet vereceğini, davacının ilgili kanun ve yönetmelik uyarınca takması zorunlu olan emniyet kemerini bağlamamış olduğunu, bu durumun davacının ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının bu nedenle kusurlu olduğunu, davanın ..... müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini, hava şartlarına bağlı olarak kara yolundaki gerekli uyarı levhaları ve tuzlama çalışmaları gibi gerekli tedbirlerin ..... müdürlüğünce yapılması gerektiğini, karayollarının bu kapsamda hizmet kusurunun olduğunu, müvekkilinin davacının gerekli ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, davacının manevi tazminat istemine ilişkin kararların hakkaniyete uygun olması gerektiğini ve davacıyı zenginleştirmeye yönelik olmaması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İhbar olunan ..... Müdürlüğü vekili mahkememize vermiş olduğu 17/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;zaman aşamı itirazlarının olduğunu, davanın hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, davaya bakmaya görevli mahkemelerin idari yargı olduğunu, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, idarelerinin ihbar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihbar şartlarının oluşmadığını, idarelerine kusur yüklenemeyeceğini, meydana gelen kazada yoldan kaynaklanan bir kusur durumunun olmadığını, araç sürücüsü .....'nın kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile bu durumun tespit edildiğini, sürücünün ifade beyanında araç hakimiyetini kaybettiğini beyan ettiğini, ekiplerin kar ve buz mücadelesi kapsamında gerekli tedbirleri aldığını, hizmet kusurlarının olmadığını, araç işleteninin sorumluluğunun olduğunu beyanla ihbar dilekçelerini kabul etmediklerini, kurumları yönünden davanın reddini yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle;
"Davacı .....'nin maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
4.002.439,27TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
16.073,05TL geçici iş göremezlik tazminatı,
1.922,40TL bakıcı gideri,
800,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.021.234,72TL maddi tazminatın;
Davalı ..... ... A.Ş'nin sorumluluğu 3.981.234,72TL ile sınırlı olmak,
Davalı ..... (.....) Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 150.000,00TL ile sınırlı olmak,
Davalı ..... (.....) Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 308.795,45TL ile sınırlı olmak,
Davalı ..... A.Ş.'nin sorumluluğu 18.795,45TL sınırlı olmak,
Davalı ..... zararın tamamından sorumlu olmak kayıt ve şartıyla,
Davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 08/07/2015 tarihinden, davalı ..... ve davalı ..... ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 20/02/2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .....'ye verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Davacıların manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ İLE;
Davacı ..... için 160.00,00TL,
Davacı ..... için 16.000,00TL,
Davacı ..... için 16.000,00TL,
Davacı ..... için 8.000,00TL,
Davacı ..... için 8.000,00TL olmak üzere toplam 208.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/02/2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..... ve ..... ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ..... Turizm Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan raporların hükme elverişli olmadığını, sigorta şirketi tarafından davacıya 250.000,00 TL tazminat ödendiğini ancak poliçe klozu kişi başı teminatı olan 290.000,00 TL tutarı ibra edildiğini, hesaplanan toplam tazminat tutarından 250.000,00 TL değil 290.000,00 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmış olmasının abesle iştigal olduğunu, tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, istinaf itirazlarının kabulünü, mahkeme kararının müvekkili şirket lehine kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece kurulan ara kararla 2025 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplama yapmak üzere bilirkişi görevlendirildiğini, bilirkişinin 2023 yılı asgari ücret verilerini kullanarak hesap yaptığını, mahkemece kendi ara kararının aksine hazırlanmış bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, mahkemece bir önceki kararın sadece davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak olduğu gerekçesi ile önceki karar ile aynı olacak şekilde karar verdiğini, kararın yasaya aykırı olduğunu, asgari ücret artışının yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğini, bu hususun kamu düzenini ilgilendiren bir konu olduğunu, müvekkilleri lehine hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında ezildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar,davacılar ve davalı .....,,,tarafından istinaf edilmiştir.
“Usuli kazanılmış hak” kavramı Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada kesinleşen kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi, bu usul kuralı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Davacı tarafça ilk karara itiraz edilmemiş olup itiraz etmemesi itiraz eden taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturur. Davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan İDM tarafından davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş isede ilk karara itirazı olmayan davacı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulamaycağından itirazın reddi gerekmiştir.. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2013/7426 E 2013/8740 K )
Kaldırma kararına uygun olarak rapor alınması, davacı ve davalının sair itirazlara yönelik itirazlarının Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmaması ile yeni itirazlar ileri sürülmesinin karşı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmesine göre davalının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu karara karşı davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ..... A.Ş'den alınması gereken 286.166,62 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 71.541,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 214.624,96 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.10/09/2025
....
Başkan
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!