T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında davaya konu çekin keşide tarihinden önce ticari alışverişler yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında şifahi bir anlaşma hiçbir zaman olmamakla birlikte yapılan tüm işler resmi olduğunu, müvekkilinin kayıtlarında mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından sözde ve gerçek dışı şekilde müvekkil şirket ile kalıp imalatına dair şifahi anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereğince mal siparişi verildiğini, dava konusu çek bedelinin avans olarak ödendiğini, buna rağmen mal tesliminin yapılmamasından dolayı ödenen çek bedelinin davacıya iadesini talep ettiğini, davalıya ihtarname çekildiğini, davalının Konya .Noterliğinin 17.11.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile cevap verdiğini, davalı şirketçe müvekkiline ödenen çek bedelinin alacak sebebinin gerçek dışı olarak sebep gösterilen mal siparişi ve karşılığında mal tesliimi yapılmamış olması değil müvekkiline ait iş yerinde bulunan ve yine müvekkiline ait olan 3-4 adet makinenin davalı şirkete kiralanmış olmasından kaynaklı kiralama nedeniyle geçen süreler çerçevesinde kira bedeli karşılığı olmak üzere alınmış olduğu ve davalı şirketin müvekkiline davaya konu çeki vermek suretiyle kira borcunu ödemek olarak cevap verdiğini, davalının açık ve net şekilde dava konusu çek bedelinin tahsilat nedeni belirtilmesine rağmen müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, bu nedenlerle ileride telafisi mümkün olmayan zararların oluşmaması için işbu dava konusu icra takibi sebebiyle müvekkil şirketinin borçlu bulunmadığının tespitinin gerektiğini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu ... Bankası ... Şubesine ait 30.05.2023 Keşide tarihli ödenen çek bedelinin iadesine yönelik müvekkilinden talep edilen 85.000.00.TL ana alacak tutarlı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin borçlu olunmadığı tespit edilecek olan miktarlar ve buna bağlı feri'leri üzerinden iptaline, öncelikle icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davalı şirketin haksız takibe konu ettiği miktarın (%20)'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, bu tazminatların davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesiyle, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticaretten dolayı davacının davalıya çek verdiğini, borcunu ödediğini, ancak davalının dava konusu çeke ilişkin olarak Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlattığını, davalı tarafından açılan bu takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibin iptali ile müvekkilinin dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce; dava dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir.
TTK’nin 5/A maddesine göre, “) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” denilmektedir.
Mahkememizce bu tespit yapıldıktan sonra dava dosyası incelendiğinde;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A, " (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Davacı her ne kadar mahkememizdeki beyanlarında arabulucuya 01/04/2024 tarihinde başvurduğunu 05/04/2024 tarihinde son tutanağın düzenlendiğini beyan etmiş ise de, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekirken, anlaşmazlık yönündeki son tutanak düzenlenmeden davanın açıldığı ve bu cihetle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile eklenen 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 7155 sayılı yasa ile eklenen 18/a-2 ve 6100 sayılı hmk'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 1.451,59 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.023,99 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından HMK 333. Md gereği yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleşiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!