WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin 02/08/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 01/11/2023 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonrasında Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30.04.2016 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, davalı şirketin, davacı şirketin inşa ettiği Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerindeki ... Sitesinin baskı beton ve yalıtım işlerini yapacağını, davalı tarafından yapılacak olan bu işlere karşılık aynı yerden C Blok 4.Giriş ....Kat 5+1 19 nolu dairenin 420.000,00 TL bedel karşılığı, C Blok 3.Giriş ....Kat 4+1 19 nolu dairenin ise 380.000 TL bedel karşılığı olmak üzere davalıya devrinin kararlaştırıldığını, davacının kararlaştırıldığı gibi daireleri davalıya devrettiğini ancak davalının işi tamamlamadığını ileri sürerek, sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan işin hesap edilerek müvekkili şirket tarafından davalı tarafa ait hesaba depo edilmek kaydıyla; Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel C Blok 3.Giriş 19 nolu daire Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel C Blok 4.Giriş 19 nolu dairenin tapularının iptal edilerek müvekkil şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi kanaatte olunması halinde taşınmazların değerlerinin dava tarihi itibariyle belirlenerek bu bedelden davalı tarafın yapmış olduğu işin mahsup edilerek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2016 yılında 349.106,79 TL, 2017 yılında 32.614,24 TL, 2018 yılında ise 7.11.364 TL olmak üzere toplam 387,719,84 TL mal ve hizmet faturası keserek iş yaptığını ancak davacı şirketin 2018 yılı Mayıs ayından sonra işlerinin bozulması nedeniyle yapmış olduğu inşaatı 31.1.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken yarım bıraktığını ve müvekkili şirketten de her hangi bir iş talep etmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca tapuların şirket ortağı ve şirket çalışanının yakınına yapıldığını, bu kişilerin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı şirketin sözleşme dolayısıyla alacaklı olduğunu iddia ettiği 380.000,00 TL'yi ... Yöneticiliğine temlik ettiğini, temlik özleşmesine itiraz edilmesi ve temlik alana ödeme yapılmaması üzerine davacının ledeki davayı açtığını, ayrıca dava dışı ... yönetimim tarafından davacının yarım bıraktığı inşaatta yapmış olduğu işlerin Konya . Sulh hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, 387.719,84 TL tutarında iş yapan davalının kendi adına tescil edilen taşınmazlara inşaatın yarım bırakılması nedeniyle 286.260,00 TL masraf yaptığını, halen ödemeler yapılacağını, yapılacak bilirkişi incelemesinde davacının davalıya borçlu çıkacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 02/08/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararında özetle: "Harçlar Kanununun Noksan Tesbit Edilen Değer Üzerinden Harcın Ödenmesi başlıklı 30. Maddesi; "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmünü amirdir.
Harçlar Kanununun Harcı Ödenmiyen İşlemler 32. Maddesi; "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükmünü amirdir.
Mahkememizin 31/03/2022 tarihli ara kararın 1. maddesinde aynen; "Davacı vekiline eksik harçla ilgili olarak; dava değerinin 800.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktarın % 6,831 'inin 1/4 'ü karşılığı 13.662,00 TL peşin alınması gereken karar ve ilam harcı olduğundan, buna karşılık dava açılırken sadece ( 5.000,00 TL üzerinden ) 85,39 TL karar ve ilam harcı peşinen alındığından, eksik olan 13.576,61 TL harcı tamamlamak üzere davacı tarafa tebliğden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde harç ikmali yapılmadığı takdirde Harçlar Kanunun 30. - 32. maddeleri gereğince bundan sonraki hiç bir işleme devam olunmayacağının ve dosyanın işlemden kaldırılarak, üç ay içinde yenileme dilekçesi verilmez ve belirtilen eksik harç da tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına, (işbu ara kararın tebliği suretiyle ihtarın yapılmış sayılmasına)'' şeklinde karar verilmiştir. Buna rağmen davacı vekilinin iki haftalık kesin süre içinde harç eksikliğini ikmal etmediği anlaşılmıştır. Bu durumlar karşısında Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddeleri ile işbu davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. " gerekçesiyle davacının davasının açılmamış sayılmasına ve davanın kaydının kapatılmasına karar verilmiştir.
3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ:
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 01/11/2023 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile " Dava, eser sözleşmesine konu ücret alacağının ödenmesi için devredilen taşınmazların, eserin yarım bırakıldığı iddiasına dayalı olarak iş bedelinin tespit edilerek, depo edilmesi karşılığında iadesi, mümkün olmazsa fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde dava değerini 5000,00 TL olarak göstermiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan işin bedeli toplam 800.000,00 TL olup, davacı taraf davalının işi yarım bıraktığını ileri sürerek, yapılan işin bedelinin tespit edilerek, bu bedelin depo edilmesi şartıyla dairelerin tapusunun tescilini istediğine göre, dava değerinin 800.000,00 TL olduğunun kabulü doğru değildir. Dava konusu uyuşmazlığın değeri, davacının iddiası doğru ise, yapılan işin bedeli belirlendikten sonra netleşecektir. Bu aşamada, harç ikmaline gerek bulunmamaktadır.
Öte yandan; harcın ikmali için yapılan usul işlemleri de mevzuata aykırıdır. Harçlar Kanunun 30. maddesi ve HMK'nın 150. Maddesi uyarınca, harcın ikmali için verilen sürenin sonunda harç ikmal edilmezse öncelikle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırma kararı tarafların yokluğunda verilmiş ise bu kararın taraflara tebliği ile tarafların karardan haberdar edilmesi gerekir. Zira işlemden kaldırma kararından haberdar olan her iki tarafta Harçlar Kanunun 32 ve 6100 sayılı HMK'nın 150. Maddesi uyarınca üç aylık süre içinde harcı ikmal ederek davaya devam edilmesini isteyebilir. İlk derece mahkemesinin ise, davacı tarafa süre verdikten sonra, sürenin sonunda dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin bir karar vermeden doğrudan üç aylık süreyi de eklemek suretiyle davanın açılmasına karar verildiği verilen kararın bu haliyle de hatalı olduğu açıktır. " gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Taraflar arasındaki sözleşmelere istinaden tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, getirmişler ise hangi oranda yerine getirdikleri, davacının davalının ödemiş olduğu edimleri depo etmek suretiyle davalıya devretmiş olduğu taşınmazları tekrar edinip edinmeyeceği, bu durum mümkün değil ise söz konusu taşınmazların bedellerini davalıdan talep edip edemeyeceği hususları olduğu anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında ön inceleme duruşması yapılmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Buna mütakiben ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... 08/05/2024 tarihli raporunda özetle: Dosya münderecatı ve tarafların ticari defter, belgeleri üzerinde üzerinde yapılan incelemeler ile, tarafıma tevdii edilen görev çerçevesinde yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Dava konusu somut olayın; 30.04.2016 tarihli iki adet eser sözleşmesinde işin bedelinin toplam 800.000,00 TL olduğu, eser sözleşmesine konu ücret alacağının ödenmesi için devredilen taşınmazların, eserin yarım bırakıldığı iddiasına dayalı olarak iş bedelinin tespit edilerek, depo edilmesi karşılığında iadesi, mümkün olmazsa fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu;
a) Davacı şirket defterlerine göre,
* Raporum içerisinde detaylı olarak belirtmiş olduğum üzere, davacı vekilinin belirtmiş olduğu adreste kimse bulunamadığından defter incelemesi yapılamadığı;
b) Davalı şirket defterlerine göre;
Davalı şirketin incelenen 2016, 2017, 2018 yılları defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu,
Davalı şirket söz konusu yıllarda davacı şirkete toplamda 388.834,69 TL tutarında fatura düzenlediği,
Dava konusu sözleşme tarihleri olan 30.04.2016 tarih ve sonrasında davacı şirkete 384.091,89 TL tutarında fatura düzenlediği ve defterine kaydettiği;
Dava konusu sözleşme tarihinden önce 17.03.2016 tarihinde 4.742,80 TL tutarında fatura düzenlediği,
Söz konusu faturalar nedeniyle herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı, davalı şirketin alacaklı olarak göründüğü;
Sözleşmelere konu olan gayrimenkullerin davalı şirket ortakları adına tescili yapıldığından davalı defter kayıtlarında bulunmadığı
Neticeten, davalı defterlerine göre eser sözleşme tarihinden sonra davacı şirkete 384.091,89 TL bedelinde fatura düzenlediği;
Tespit edilmiştir." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan açık kanun hükmü uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine vereceği karar ile ticari defterlerin ibrazını isteyebilir ve ticari defterleri delil olarak inceleyebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. Fıkrasındaki “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulma, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olma ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasıdır.” hükmüne uygun olmaları aranmaktadır. Genel hukuk kuralları dâhilinde bir kimsenin kendi düzenlemiş olduğu belgenin kendi lehine delil sayılması mümkün değildir.
Görüldüğü üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil sayılması istisnai bir haldir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların neler olduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222. maddesinin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır.
Zira davacı tarafın hazır bulunduğu 09/02/2024 tarihli duruşma tutanağında kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için ara karar kurulmuş ama süresi içerisinde davacı ticari defterleri sunulmamıştır. Bu nedenle HMK 222/3. madde hükmü gereğince usulüne uygun tutulmuş davalı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenler ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava reddedildiğinden 427,60 TL maktu harcın pebin ödenen 85,39 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 342,21 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
8-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2024

Katip Hakim