WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkilinin Konya' da asansör parçaları üretim ve ticareti ile uğraştığını, davalıların ise adi ortaklık çatısı altında inşaat yaptıklarını, müvekkili ile davalı iş ortaklığının bir takım asansör parçaları satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalı iş ortaklığına toplam 496.588,84 TL fatura keserek malların satımını gerçekleştirdiğini, adi ortaklığın müvekkilinin kestiği faturaya yasal 8 günlük süre içerisinde her hangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davalı iş ortaklığının mal alımını ve borcu kabul ettiğini, ayrıca malların gönderimini belgeleyen sevk irsaliyelerin de elektronik ortamda iş ortaklığı tarafından kabul edildiğini, buna ilişkin belgelerin dava dilekçelerinin ekinde olduğunu, davalıların ödemeye yanaşmadıklarını, paranın değer kaybetmesi için çeşitli bahaneler sunarak ödemeyi geciktirdiklerini, müvekkilinin Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı iş ortaklığı hakkında icra takibi başlattığını, davalı iş ortaklığının icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibinin durduğunu, taraflarınca yapılan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalıların itirazlarında işin yapılmadığını ileri sürdüğünü, ancak fatura içeriğinden de anlaşacağı üzere müvekkilinin sadece asansör parçalarının satımı konusunda fatura kestiğini, kesilen faturada montaj ve işçilik bulunmadığını, bu nedenle itirazın yerinde olmadığını, icra takip dosyasının toplam bedelinin 513.088,51 TL olduğunu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle adi ortaklığın ortakları olan şirketlere karşı işbu davanın açıldığını, adi ortaklığın alınan parçaları Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğünün ...' daki bir inşaatında kullandığını, davalıların şuan ödeme güçlerinin olduğunu, ileride şirketin ödememe amaçlı aciz durumuna düşürülmesi ihtimaline binaen ihtiyati haciz talep ettiklerini, dava dilekçesi içeriğindeki bildirdikleri tanıkların müvekkilinin malları gönderdiği kamyon ve taşıma firmaları ilgileri olduğundan bahisle davalılar aleyhine 513.088,51 TL ve ferileri için davalıların mal kaçırması ve ödememe için şirketin içini boşaltmaları ihtimaline binaen ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalıların Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yatıkları itirazların iptaline ve takibin devamına, davalıların müştereken ve müteselsilen takip borcunu ödemelerine, dava tarihinden itibaren alacağa ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin tazminat hakları saklı kalmak üzere davalıların icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALILAR VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davanın yetkisiz Konya Mahkemesinde açıldığını, yetki nedeniyle davanın reddine ve Aksaray Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, davanın Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemi ile açılan bir dava olduğunu, yetkili mahkemenin de icra müdürlüğünün bulunduğu yer olan Aksaray Mahkemesi olduğunu, yine adi ortaklığın ve müvekkillerinin birinin adresinin Aksaray, diğerinin ise Ankara olduğunu, genel yetki kuralı gereğince davanın davalılardan birinin yerleşim yeri adresinde görülmesi gerektiğini, ortada Konya Mahkemelerini yetkili kılan herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığını, sırf davacının merkezi Konya' da olduğu ve faturanın Konya' da düzenlendiği için Konya Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Aksaray Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafça düzenlenen fatura içeriğindeki malzemelere sözü geçen ... inşaatında kullanılmadığından müvekkilince iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, iade faturasını alan davacı tarafın faturayı ticari defterlerine işlediğini, ortada yapılmış herhangi bir iş bulunmaması ve teslim edilen bir malzeme de bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sadece faturanın düzenlenmiş olması fatura içeriğinin doğru olduğunu göstermediğini, davacı tarafın fatura içeriğinin müvekkiline teslim ettiğini ayrıca ispatlaması gerektiğini, kesilen iade faturasında faturanın sehven işlendiği açıklamasının davacının müvekkiline herhangi bir malzeme göndermediğinin kanıtı olduğunu, müvekkilinin hakediş nedeniyle ödeme gücünün olduğunun davacı tarafça ileri sürülmesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, müvekkillerinin yürüttükleri iş nedeniye hakediş almalarının gayet normal olduğunu, davacı tarafın alacağının likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının da doğru olmadığını, tek tarafla düzenlenen ve müvekkillerince de içeriği kabul edilmeyen belgeye dayanarak likit alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine, davacı tarafın talep olunan alacağının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf vekillerinin verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, davalı ... şirketinin taraf olduğu iş sözleşmesi başlıklı belge örneği, dosya içerisindeki çek örnekleri, Aksaray İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ait ödeme emri ve takip talebi örneği, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi örneği, iade faturası örneği, nakliye sözleşmesi örneği, nakliye faturası, temin edilen bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Dosyamız ve tüm ekleri, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş olup bilirkişiden 18/10/2023 havale tarihli bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelemesinde; davacı ... Tic. Ltd. Şti' nin 2022 yılı yevmiye defterinin e- defter olduğu, e-defter kapanış beratlarının süresinde yapıldığı, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan bir ticari ilişkinin var olduğu, takip konusu edilen 19/08/2022 tarihli 485.968,84 TL tutarlı ve 19/08/2022 tarihli 10.620,00 TL tutarlı faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenen 16/11/2022 tarihli 496.588,84 TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının düzenlendiği faturalardan kaynaklı davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin tespit edilmediği, neticeten takip tarihi olan 04/11/2022 tarihi itibariyle davalının davacıya takip konusu faturalardan kaynaklı 496.588,84 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosyamız ve tüm ekleri, davalı ticari defterlerinin incelenmesi için Aksaray Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, talimat mahkemesince dosyamız ve ekleri Bilirkişi Doç. Dr. ... tevdi edilmiş olup bilirkişiden 21/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelemesinde; davalı ... . Tic. Ltd. Şti' nin ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafça düzenlenen 19/08/2022 tarihli iki adet fatura ile davalı tarafça düzenlenen 16/11/2022 tarihli iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iade faturasının takip tarihinden sonra kesilmesinden dolayı takip tarihi olan 04/11/2022 tarihi itibari ile 496.588,84 TL asıl alacak, 16/499,67 TL yasal faiz olmak üzere toplam 513.088,51 TL davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirlendiğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ifa yeri başlıklı 89. maddesi; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir." hükmü amirdir.
HMK nun sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10. Maddesi; "(1)Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmünü amirdir.
6100 sayılı HMK'nun Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması başlıklı 222. maddesi; “(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; davalı borçlunun Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve %20 tazminat talep edilmiş olup; davalılar vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile davada yetkili mahkemenin Aksaray Mahkemeleri olduğu ileri sürülerek yetki ilk itirazında bulunduğu, esastan da müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafından kesilen faturaların sehven davalı kayıtlarına işlendiği, müvekkiline kesilen faturalardaki malzemelerin kullanılmadığından davacıya iade faturası düzenlenerek iade edildiğini ve bu durumun davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Dava ve cevap dilekçeleri ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve malzeme alım satım sözleşmesi yapıldığı kabul edilmiştir. HMK 10 ve TBK 89/1. maddeleri gereğince para borçlarının tahsili amacı ile açılacak davalarda alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki ticari alım satın nedeni ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen 496.588,84 TL bedelli iki adet faturanın taraf defterlerinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 496.588,84 TL bedelli iadesi faturanın da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. HMK'nın 222/4. maddesi gereğince taraf defterlerindeki kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edecektir. Bu nedenle taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davalı tarafın davacıya kestiği iade fatura içeriğinin davacıya teslimi noktasında toplanmaktadır.
Bu çerçevede mahkememizce toplanan deliller ve özellikle mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları nazara alınarak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabulü gerekmiştir. Taraf ticari defterlerinin incelendiği sözü geçen bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında da yer alan iki adet faturadan kaynaklı olan alacak miktarının 496.588,84 TL olduğu, davalı tarafından kesilen iade faturasının takip tarihinden sonra kesilmesi ve davacı ticari defterlerinde yer almaması nedeniyle davalı lehine delil teşkil edemeyeceğinden dikkate alınmadığı, davacı tarafça kesilen faturalardaki malların davacı şirket ile Akbay Nakliyat arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davalılara teslim edildiği ve davalılar adına kesilen nakliye bedeli faturası bedelinin davalı tarafından ödenmesi ve bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması karşısında davacının teslimine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmiş, ancak davalı taraf iade faturasındaki malları davacı tarafa tekrar iade ettiğine dair kesin mehil içinde herhangi bir belge sunamamıştır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre davacının davalıdan 496.588,84 TL alacaklı olduğu tarafların usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarından anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, takipten önce davalı taraf usulüne uygun temerrüte düşürülmediği için faiz talebinin ise reddine ve neticeten davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın 496.588,84 TL üzerinden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15,75 oranında faizi ile birlikte devamına, kabul edilen 496.588,84 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline, davalı tarafın ise şartları bulunmayan kötü niyet tazminat talebinin ise reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; davalı borçluların Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin 496.588,84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 15,75 oranında faizi ile birlikte devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine.
3-Kabul edilen 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 99.317,76 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine.
4-Davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine.
5-Alınması gereken 33.921,98 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 6.196,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.725,15 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranına isabet eden 3.096,96 TL arabulucuk giderinin DAVALILARDAN, davanın red/talep oranına isabet eden 103,04 TL arabulucuk giderinin ise DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
7-Yargılama giderinden ayrı olarak davacının peşinen karşıladığı 179,90 TL başvuru harcı, 6.196,83 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 6.376,73 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine.
8-Davacının yaptığı 291,50 TL posta ve davetiye gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücretleri gideri olmak üzere toplam 4.291,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %96,78 oranına isabet 4.153,31 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
9-Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 75.522,44 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine.
11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan azami 16.499,67 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine.
12-İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL tebligat giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %96,78 oranına isabet eden 19,36 TL sının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına.
13-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekili ve e-duruşma yoluyla katılan davalılar vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024

Başkan Üye Üye Katip