WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 16/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile özetle ".....Mahkemece 28/12/2021 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de sözkonusu rapor dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli değildir. Şöyle ki mahkemece hükme esas alınan raporda 04/09/2020 tarihinde (hesap kat tarihinden sonra, takip tarihinden önce) dava dışı ipotek borçlusu ... tarafından yatırılan 350.000,00 TL'nin anaparaya mahsup edildiği belirtilmiştir. Ancak dosya kapsamında sözkonusu ödemenin anaparaya mahsup edildiğini gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi gereğince borçlunun yapmış olduğu ödemeyi ana borçtan düşebilmesi için faiz ve giderleri ödememekte gecikmemiş olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davalı borçlunun 20.12.2019 tarihinden 04/09/2020 tarihine kadar olan kredi taksitlerini ödemediği sabit olup davalı borçlunun yapmış olduğu ödemeyi ana borçtan düşme hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınması veya başka bir bilirkişiden rapor alınmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkememize gönderilmesine" kesin olarak karar verilmesi üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin 2023/661 Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili banka dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. İle arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istaneden kredi kullandırıldığını, davalının söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu nedenle borcun tamamından asıl borçlu gibi sorumlu olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilmemesi nedeniyle Beşiktaş . Noterliği aracılığıyla borçlu şirkete ve kefile ihtarname keşide edildiğini, edimlerine yerine getirmeyen borçlu ve davalı kefil aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin davalının ana para, faize ve ferilerine ilişkin itirazı üzerine durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağının kayıtlar ile sabit olduğunu ve bilirkişi incelemesi ile alacaklı olduklarının ortaya çıkacağından bahisle davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 712.275,29 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir. Davalıya duruşma günü de tebliğ edildiği halde geçerli bir özür bildirmeksizin duruşmalara da katılmamıştır.
İşbu dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, genel kredi sözleşmesi örneği, ihtarname örneği, ticaret sicil müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, mahkememizce temin edilen bilirkişi raporu örneği, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi, mahkememiz önceki gerekçeli kararı, Konya BAM . Hukuk Dairesinin karar ilamı, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizin 16/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş idi.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; “.........Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 712.725,29 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmektedir. Mahkemece 28/12/2021 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de sözkonusu rapor dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli değildir. Şöyle ki mahkemece hükme esas alınan raporda 04/09/2020 tarihinde (hesap kat tarihinden sonra, takip tarihinden önce) dava dışı ipotek borçlusu ... tarafından yatırılan 350.000,00 TL'nin anaparaya mahsup edildiği belirtilmiştir. Ancak dosya kapsamında sözkonusu ödemenin anaparaya mahsup edildiğini gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi gereğince borçlunun yapmış olduğu ödemeyi ana borçtan düşebilmesi için faiz ve giderleri ödememekte gecikmemiş olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davalı borçlunun 20.12.2019 tarihinden 04/09/2020 tarihine kadar olan kredi taksitlerini ödemediği sabit olup davalı borçlunun yapmış olduğu ödemeyi ana borçtan düşme hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınması veya başka bir bilirkişiden rapor alınmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilerek sözü geçen kararımız davacı yararına kaldırılmıştır.
Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda dosyamız ve tüm ekleri, davacı bankanın kayıt ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yetkisi de verilerek bankacı bilirkişi ... ' ya tevdi edilmiş olup bankacı bilirkişiden 11/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporu temin edilerek incelenmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
6098 Sayılı TBK'nun kefalet sözleşmesi tanımı
başlıklı 581. maddesi; “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.
” hükmünü amirdir.
6098 Sayılı TBK'nun şekil başlıklı 583. maddesi; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.” hükmünü amirdir.
6098 Sayılı TBK'nun eşin rızası başlıklı 584. maddesi; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükmünü amirdir.
6098 Sayılı TBK'nun ortak hükümler, kefil ile alacaklı arasındaki ilişki, sorumluluğun kapsamı başlıklı 589. maddesi; “Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur: 1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları. 2. Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar. 3. İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.” hükmünü amirdir.
6098 Sayılı TBK'nun kefilin takibi başlıklı 590. maddesi; “Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.
Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkânsız hâle gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil, takibe bu sebeple itiraz edebilir.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun kısmen ödemede başlıklı 100. maddesi; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." hükmü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı banka vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere takibin 712.275,29 TL üzerinden devamı ile %20 oranında tazminata hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkememizce toplanan deliller ve özellikle Konya BAM . Hukuk Dairesinin kaldırma kararına istinaden temin edilen bankacı bilirkişinin 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında Kredi Genel Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerle firma için en son 3.000.000,00 TL kredi limiti belirlendiği, sözleşmelerin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, en son belirlenen azami kefalet limitinin 6.000.000,00 TL olarak gösterildiği, sözleşmeler kapsamında asıl borçlu firmaya sabit taksitlerle ödenmek üzere 1.209.485,42 TL taksitli ticari kredi kullandırılarak firmanın bankaya olan borçlarının yapılandırıldığı, kredilerdeki aksamalar nedeniyle 924.483,78 TL anapara üzerinden borcun yeniden yapılandırıldığı ve kalan taksitler 26.506,81 TL olarak ödenmek üzere yeni ödeme planına bağlandığı, yeni ödeme planına uygun olarak taksitler ödenmeyince davacı banka tarafından Beşiktaş .Noterliği aracılığıyla 13.07.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede, ... nolu taksitli ticari krediden kaynaklanan toplam 1.024.022,65 TL, ... nolu ticari KMH dan kaynaklanan toplam 104,05 TL olmak üzere genel toplam 1.025.026,70 TL borç tutarının 1 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde alacaklarının tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı adresine 16.07.2020 tarihinde ulaştığı, tebliğ edilemeden iade edildiği, ancak taraflar arasında imzalanan KGS de yer alan ikametgah düzenlemesi ve ihtarnamede verilen 1 günlük süre dikkate alındığında davalı için 18.07.2020 tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesi gerektiği, ihtarnameden sonra kredi borcuna mahsuben ipotek borçlusu ... tarafından 04.09.2020 tarihinde 350.000,00 TL para yatırıldığı, bunun dışında ödeme yapılmadığı, davalı aleyhine 18.09.2020 tarihinde Konya . İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, 18.09.2020 icra takip tarihi itibariyle, Konya BAM . Hukuk Dairesinin 13.10.2023 tarih, ... E. ... K. no.lu istinaf ilamı doğrultusunda ve taleple bağlılık kuralı uygulanarak, ... no.lu Taksitli Ticari Kredi Yönünden 671.589,84 TL anapara, 6.117,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 305,89 TL BSMV olmak üzere toplam 678.013,52 TL banka alacağının hesaplandığı, takip tarihinden sonra dava konusu kredi borcu için 06.10.2021 tarihinde davalıya ait ... Mah. ... ada ... nolu taşınmazın 3.şahsa satışından 159.009,45 TL tahsilat yapıldığı, bunun dışında herhangi bir tahsilat yapılmadığı, takip tarihinden sonra 671.589,84 TL anapara borç tutarı için sözleşme ve talep gereği %22,10 temerrüt faizi uygulanması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmış olup davalının dava dışı ... Tic. Şti.'nin tek ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle TBK'nun 584/3. maddesi gereğince kefalet sorumluluğu için eşinin rızasının gerekmediği bu anlamda düzenlenen kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu ve neticeden davacı bankanın takip tarihi itibariyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı Reşat Sezer yönünden 671.589,84 TL asıl alacak, 6.117,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 305,89 TL faizin %5 BSMV si olmak üzere toplam 678.013,52 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne ve kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacının takipteki talebi de nazara alınarak davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 671.589,84 TL asıl alacak, 6.117,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 305,89 TL faizin %5 BSMV si olmak üzere TOPLAM 678.013,52 TL ÜZERİNDEN iptali ile takibin asıl alacak olan 671.589,84 TL ye takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %22,10 oranında faiz ve faizin %5 BSMV si ile devamına.
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine.
3-Kabul edilen 678.013,52 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 135.602,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
4-Davadan sonra yapılan 159.009,45 TL tahsilatın icra müdürlüğünce nazar alınmasına.
5-Alınması gereken 46.315,10 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (davacı banka harçtan muaf olduğundan peşin harç alınmamıştır). (Kaldırma kararından önce müzekkere yazılmış ise mükerrer tahsilata yer vermemek üzere işlem yapılmasına)
6-Dava açılırken davacı taraf harçtan muaf olduğundan ve bu nedenle başvuru harcı alınmadığından 80,70 TL başvuru harcının da davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. (Kaldırma kararından önce müzekkere yazılmış ise mükerrer tahsilata yer vermemek üzere işlem yapılmasına)
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2021 yılı tarifesine göre iki saatlik görüşme nedeniyle 2 kişinin taraf olması durumunda saati 330,00 TL den toplam 1.320,00 TL davanın kabul/talep oranı olan %95,19 oranına isabet eden 1.256,51 TL arabulucuk giderinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davalıdan davanın red/talep oranı olan %4,81 oranına isabet eden 63,49 TL arabulucuk giderinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince ise davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına. (Kaldırma kararından önce müzekkere yazılmış ise mükerrer tahsilata yer vermemek üzere işlem yapılmasına)
8-Davacının yaptığı kaldırma kararından önce yaptığı 889,60 TL yargılama gideri ile kaldırma kararından sonra yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 194,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.583,60 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %95,19 oranına isabet eden 3.411,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
9-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 100.921,89 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
11-İşbu hükümden sonra gerekli olan 130,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %95,19 oranına isabet eden 123,75 TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına.
12-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
13-Karar kesinleştiğinde dosyamız arasındaki icra dosyasının iadesine.
14-İşbu gerekçeli kararın 16/02/2024 tarihinde yazıldığına.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2024

Başkan Üye Üye Katip