WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
MAHKEMEMİZ ... ESAS SAYILI KÖK DAVA DOSYASINDA:

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI KÖK DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı birleştirme kararı ile dosyanın Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile birleştirildiği, taraflar vekillerince kararın istinaf edildiği, Konya BAM . Hukuk Dairesi 07/12/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı ve Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/01/2023 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ... esas, ... Karar sayılı ilamı ile davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması kararı üzerine mahkememize gönderildiği, mahkememiz ... Esas sırasına kaydedilmekle; Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali), Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un, ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi ile müşteri numarası ... olan; 250.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 05.06.2014 düzenleme tarihli ve yine 165.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 03.11.2014 düzenleme tarihli olmak üzere iki tane Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ...'un bu kredilere kefil olduğunu, Kredi borçlusu olan davalı mezkür sözleşmelere istinaden bankadan 50.000 TL kredi çektiğini, borçlanan davalı, geri ödemesi gereken krediyi vadesi geldiği halde ödemediğini, dava dışı bankanın müvekkiline T.C. ... Noterliği'nin 03.04.2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnameyi 06.04.2017 tarihinde müvekkiline tebliği edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 50.000,60 TL'yi 10.04.2017 tarihinde 57.300,00 TL olarak davalının hesabına yatırıldığını, müvekkilinin yaptığı ödeme kadar asıl borçlu olan davalıya TBK 596. m. göre rücu hakkı doğduğunu, rücu hakkını kullanmak üzere Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası takip başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın iptali için Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasını açtıklarını, bu nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalıdan takip konusu alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline, tarafları ve konusu aynı olan Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E, sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesine, tüm muhakeme masrafları ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; Davalının ... Bankası ... şubesinden 250.000 TL ve 165.000 TL limitli iki adet kredi çektiğini, müvekkilinin de kredilerin kefili olduğunu, kredi borçlusu olan davalının sözleşmelere istinaden bankadan 50.000 TL kredi çektiğini, borçlu davalının vadesi gelmesine rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine kefil olarak müvekkilinin borcu ödediğini, TBK 596. mad. göre rücu hakkı doğduğunu, rücu hakkını kullanmak üzere Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapmış olduğu takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına ve dosyanın Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ve ailesinin bundan yaklaşık 7-8 ay evvele kadar, yıllarca davacı ... ile beraber yaşadıklarını, yine müvekkilinin aile bireyleri ile beraber, davacı amcası ... adına, amcasının iş yerinde maaş almaksızın, yalnızca evin ve kendilerinin geçimini sağlamak üzere çalıştıklarını, davacı olan müvekkilin amcası ve davalı müvekkilinin, güven ilişkisine dayalı birçok kez hukuki iş ve işlemler yaptıklarını, bu işlerden birinin de, mahkemeye intikal eden dava konusu olan Kredi Sözleşmesi olduğunu, davaya konu Kredi Sözleşmesinde belirtilen tutarın hiçbir şekilde müvekkilinin eline geçmediğini, davacının, müvekkilinin yaşı ve sosyal konumu itibariyle müvekkilinin bilgisizliğinden yararlanarak, bunun yanında, işin ve yönetimin tamamen kendisinde olmasına güvenerek, krediye ihtiyacı olduğu anda müvekkilinin imzasıyla kendi adına kredi çekilmesini bizzat kendisinin sağlandığını, müvekkilinin de o dönemde amcasına güvenerek, işbu kredi sözleşmesi imzaladığını, ...’un imzaladığı, ancak ... için çekilen ve kefili de yine ... ve oğlu Fatih Bulut olan sözleşme için teminat olarak o tarihte müvekkili üzerinde olan taşınmaz, banka lehine ipotek edildiğini, mahkemenizde ikame edilen 113.876,94 TL’lik dava konusu alacağın davacı tarafça ödendiğini kabul edecek olursak; o dönemde müvekkili ile davacı amca arasında hiçbir husumet bulunmadığından, beraber yaşadıkları dönemde olduğundan, ne banka tarafından, ne de davacı kefil tarafından hiçbir ihtirazı kayıt olmadan, temerrüde dahi düşülmeden, vadesi geldikçe tüm taksitler ödenmediğini, bu hususta kefilin ödeme yükümlülüğü bulunmadan, davacı tarafça iddia edildiği üzere, neden kefil tarafından ödeme yapıldığı da büyük önem arz ettiğini, diğer taraftan, İpotekli Taşınmazlar da yine, davacı ... tarafından, müvekkili ve davacı arasında güven ilişkisi kötüye kullanılarak, yine vekalet görevi de kötüye kullanılarak, hiçbir şekilde bedelini teslim almamamıza rağmen, ...’un oğlu ... ’a devrettiğini, bu sebeple kendilerince ... Mah. ... Ada ... Parselin 5/8 hissesi; ... Mah. ... Ada ... Parsel; ... Mah. ... Ada ... Parsel; ... Mah. ... Parsel; ... Mah. ... Parsel de kain taşınmazların satışının iptali ve müvekkili adına tescili amacıyla; T.C ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Es. dava açıldığını, işbu taşınmazın gerçek değeri, yaklaşık 350.000,00 ila 500.000,00 arasında olduğu için, aksine müvekkilinin taşınmazdan dolayı alacaklı olduğunu, buna rağmen, karşı tarafın müvekkilinin iyiniyetini kullanarak ve kendisi kötüniyetli olarak her türlü haksız girişimde bulunmaya çalıştığını, müvekkili adına sahte İmzalı senet dahi düzenlediğin, taşınmazın aynına ilişkin olduğu için aynı zamanda kesin yetkili olan T.C ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirilmesini, bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve kötüniyetli davasının reddine, T.C. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı davanın neticesi, mahkemenizde görülen işbu davanın yargılaması ile bağlantılı olduğundan, T.C. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Es. dosyası'nın bitimine kadar işbu davanın bekletilmesine, bekletilme talebinin kabul edilmemesi halinde, gerek bağlantı gerekse takas ve mahsup ilişkisi sebebiyle, işbu davanın T.C. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Es. dosyasında birleştirilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Bankacı Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 23/12/2023 tarihli kök raporunda; Dava dışı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... arasında 07.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imza edildiği, sözleşme ile davalı için 165.000,00 TL kredi limiti tanımlandığı, sözleşmenin davacı ... tarafından 175.000 TL azami tutar için müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, Sözleşme kapsamında davalıya 07.11.2014 tarihinde 20.000,00 TL ve 35.000,00 TL olmak üzere 2 işlemde toplam 55.000,00 TL ticari kredi kullandırıldığı, Krediler kullanıldıktan sonra 10.11.2014 tarihinde hesaptan 53.400,00 TL nakit para çekildiği ve aynı gün davacı ...'un ... no.lu hesabına nakit olarak yatırıldığı, aynı sözleşme kapsamında, 26.03.2015 tarihinde davalı adına 100.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi için yapılan kesintilerden sonra kalan 98.690,00 TL nin bir gün sonra 27.03.2015 tarihinde nakit olarak çekildiği ve aynı gün davacının ... no.lu hesabına 48.690,00 TL nakit olarak yatırıldığı, ancak kalan 50.000,00 TL nin nasıl kullanıldığı konusunun dosya kapsamından netleştirilemediği, davacı tarafından, 25.03.2016 tarihinde davalı hesabına 63.010,00 TL para yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 1.taksitinin ödemesinde kullanıldığı, daha sonra 05.05.2016 tarihinde davalı hesabına 41.810,00 TL para yatırıldığı, paranın 07.11.2014 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 35.000,00 TL kredinin kapatılmasında kullanıldığı, aynı şekilde 10.04.2017 tarihinde davalı hesabına 57.300,00 TLpara yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 2. taksitinin ödemesinde kullanıldığı, ödeme ile kredi hesabının tamamen kapatıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine 27.03.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) üzerinden, 25.03.2016 tarihinde yatırdığı 63.010,00 TL ve 05.05.2016 tarihinde yatırdığı 41.810,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, daha sonra 12.04.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Birleşen dava dosyası konusu) üzerinden 10.04.2017 tarihinde yatırdığı 57.300,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından her 2 takibe itiraz edildiği ve takiplerin durduğu, dosyada mevcut hesap ekstreleri incelendiğinde, dava dışı Bankadan davalı ... adına çekilen kredilerin aslında davacı kefil ... tarafından kullanıldığının anlaşılabildiği, bu nedenle kredi borçlarının davacı tarafından ödenmesi gerektiği, yapılan ödemeler nedeniyle bir rücu hakkının bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bankacı Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 20/04/2024 tarihli ek raporunda; Mahkemenin ek görev kararı doğrultusunda davalının 27.02.2024 tarihli beyanı dikkate alınarak dava dosyasında mevcut belgelerin yeniden incelenmesi ve kök raporun bütününün yeniden kontrol edilmesi sonucunda, mahkemenin incelemesine sunulan 23.12.2023 tarihli kök raporda tashih edilecek bir husus bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bankacı Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 21/05/2024 tarihli ek raporunda; Dava dışı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... arasında 07.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imza edildiği, sözleşme ile davalı için 165.000,00 TL kredi limiti tanımlandığı, sözleşmenin davacı ... tarafından 175.000 TL azami tutar için müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, sözleşme kapsamında davalıya 07.11.2014 tarihinde 20.000,00 TL ve 35.000,00 TL olmak üzere 2 işlemde toplam 55.000,00 TL ticari kredi kullandırıldığı, Krediler kullanıldıktan sonra 10.11.2014 tarihinde hesaptan 53.400,00 TL nakit para çekildiği ve aynı gün davacı ...'un ... no.lu hesabına nakit olarak yatırıldığı, aynı sözleşme kapsamında, 26.03.2015 tarihinde davalı adına 100.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, Kredi için yapılan kesintilerden sonra kalan 98.690,00 TL nin bir gün sonra 27.03.2015 tarihinde nakit olarak çekildiği ve aynı gün davacının ... no.lu hesabına 48.690,00 TL nakit olarak yatırıldığı, kalan 50.000,00 TL nin nasıl kullanıldığı konusunun dosya kapsamından netleştirilemediği, ancak, bu paranın kendisi tarafından kullanılmadığı ve davalı tarafından kullanıldığı konusunda, davacı tarafından 28.03.2024 tarihinde Mahkeme huzurunda davacı tarafından yemin edildiği, Davacı tarafından, 25.03.2016 tarihinde davalı hesabına 63.010,00 TL para yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 1.taksitinin ödemesinde kullanıldığı, daha sonra 05.05.2016 tarihinde davalı hesabına 41.810,00 TL para yatırıldığı, paranın 07.11.2014 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 35.000,00 TL kredinin kapatılmasında kullanıldığı, aynı şekilde 10.04.2017 tarihinde davalı hesabına 57.300,00 TLpara yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 2. taksitinin ödemesinde kullanıldığı, ödeme ile kredi hesabının tamamen kapatıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine 27.03.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) üzerinden, 25.03.2016 tarihinde yatırdığı 63.010,00 TL ve 05.05.2016 tarihinde yatırdığı 41.810,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, daha sonra 12.04.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Birleşen dava dosyası konusu) üzerinden 10.04.2017 tarihinde yatırdığı 57.300,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından her 2 takibe itiraz edildiği ve takiplerin durduğu, davacının kefil sıfatıyla davalı hesabına yaptığı ödemeler nedeniyle, Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) Yönünden, ödenen tutarların davacının kendisi tarafından kullanılan kredilerin ödenmesi niteliğinde olduğu ve bu paralar nedeniyle davalıya rücu hakkının bulunmadığı, Konya .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı Dosyası (Birleşen Dosya Konusu) yönünden 12.04.2017 takip tarihi itibariyle 57.300,00 TL anapara 28,26 TL işlemiş Kanuni faiz olmak üzere toplam 57.328,26 TL için rücu hakkının bulunduğu, takip tarihinden sonra, 57.300,00 TL anapara borç tutarı için mevzuat ve talep gereği %9,00 kanuni faiz uygulanması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşbu dava, asıl dosyada ve birleşen dosyada itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili asıl dosyada dava dilekçesiyle, davalının ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi ile müşteri numarası ... olan; 250.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 05.06.2014 düzenleme tarihli ve yine 165.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 03.11.2014 düzenleme tarihli olmak üzere iki tane Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu kredilerin kefili olduğunu, müvekkilinin 25/03/2016 tarihinde 63.010,00 TL'lik ve 05/05/2016 tarihinde 41.810,00 TL'lik ödeme yaptığını, müvekkilinin rücu hakkını kullanmak için Konya .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesiyle, davalının ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi ile müşteri numarası ... olan; 250.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 05.06.2014 düzenleme tarihli ve yine 165.000 TL limitli kredi için ... sözleşme nolu, 03.11.2014 düzenleme tarihli olmak üzere iki tane Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu kredilerin kefili olduğunu, müvekkilinin 10/04/2017 tarihinde 57.300,00 TL'lik ödeme yaptığını, müvekkilinin rücu hakkını kullanmak için Konya .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl dosyada cevap dilekçesiyle, davacının müvekkilinin amcası olduğunu, müvekkilinin 7-8 ay öncesine kadar davacı ile beraber yaşadıklarını, müvekkilinin amcasının iş yerinde maaş almaksızın çalıştığını, müvekkilinin davacı olan amcasına güvenerek dava konusu kredilere imza attığını, dava konusu kredilerin hiçbir şekilde müvekkilinin eline geçmediğini, işbu dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce asıl ve birleşen dosyadaki iddia ve taleplerine ilişkin rapor tanzim edilmek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. 23/12/2023 tarihli kök raporda neticeten; Dava dışı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... arasında 07.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imza edildiği, sözleşme ile davalı için 165.000,00 TL kredi limiti tanımlandığı, sözleşmenin davacı ... tarafından 175.000 TL azami tutar için müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, Sözleşme kapsamında davalıya 07.11.2014 tarihinde 20.000,00 TL ve 35.000,00 TL olmak üzere 2 işlemde toplam 55.000,00 TL ticari kredi kullandırıldığı, Krediler kullanıldıktan sonra 10.11.2014 tarihinde hesaptan 53.400,00 TL nakit para çekildiği ve aynı gün davacı ...'un ... no.lu hesabına nakit olarak yatırıldığı, aynı sözleşme kapsamında, 26.03.2015 tarihinde davalı adına 100.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi için yapılan kesintilerden sonra kalan 98.690,00 TL nin bir gün sonra 27.03.2015 tarihinde nakit olarak çekildiği ve aynı gün davacının ... no.lu hesabına 48.690,00 TL nakit olarak yatırıldığı, ancak kalan 50.000,00 TL nin nasıl kullanıldığı konusunun dosya kapsamından netleştirilemediği, davacı tarafından, 25.03.2016 tarihinde davalı hesabına 63.010,00 TL para yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 1.taksitinin ödemesinde kullanıldığı, daha sonra 05.05.2016 tarihinde davalı hesabına 41.810,00 TL para yatırıldığı, paranın 07.11.2014 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 35.000,00 TL kredinin kapatılmasında kullanıldığı, aynı şekilde 10.04.2017 tarihinde davalı hesabına 57.300,00 TLpara yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 2. taksitinin ödemesinde kullanıldığı, ödeme ile kredi hesabının tamamen kapatıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine 27.03.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) üzerinden, 25.03.2016 tarihinde yatırdığı 63.010,00 TL ve 05.05.2016 tarihinde yatırdığı 41.810,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, daha sonra 12.04.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Birleşen dava dosyası konusu) üzerinden 10.04.2017 tarihinde yatırdığı 57.300,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından her 2 takibe itiraz edildiği ve takiplerin durduğu, dosyada mevcut hesap ekstreleri incelendiğinde, dava dışı Bankadan davalı ... adına çekilen kredilerin aslında davacı kefil ... tarafından kullanıldığının anlaşılabildiği, bu nedenle kredi borçlarının davacı tarafından ödenmesi gerektiği, yapılan ödemeler nedeniyle bir rücu hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir.
İlgili raporun 3 nolu bendinde 50.000,00 TL'nin nasıl kullanıldığı tespit edilemediğinden ve bu husus taraflar arasında ihtilaf meselesi olduğundan ilgili hususta davalıya yemin delili hatırlatılmış ve davalı vekilinin sunmuş olduğu yemin metnine göre davacı mahkeme huzurunda "İcra takibine ve davaya konu ettiğim ...-... no.lu kredi taksitinin ödenmesinde kullanılan 10.04.2017 tarihinde davalı ...'ın hesabına gönderdiğim 57.300,00 TL'yi Kenan'ın borcu olan parayı ödemek için kullandığıma, hesaptan çekilen Kredi tutarının akıbeti belli olmayan 50.000,00 TL'sinin uhdeme geçmediğine, doğrudan ya da dolaylı olarak parayı kullanmadığıma, bu parayı elden çekmediğime, söz konusu 50.000,00 TL'yi davalı ...'un kullandığına ALLAHIM, NAMUSUM, ŞEREFİM VE BÜTÜN DEĞERLERİM VE MUKADDESATIM ÜZERİNE YEMİN EDERİM. " diyerek yemin etmiştir.
HMK kapsamında deliller; kesin delil ve takdiri delil olmak üzere 2 ana başlık üzerine toplanabilmekte olup; kesin deliller yargılamaya safhasında mutlak olarak dikkate alınması gereken deliller olup, takdiri deliller, mahkeme tarafından dosya kapsamına göre değerlendirilerek yargılamaya esas alınacak mahiyette ve ilgili delilin aksini gösterir daha güçlü bir delil bulunmadığı takdirde dikkate alınabilecek deliller olarak tanımlanabilmektedir.
Yemin taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunun kanunda belirtilen usule uyarak mahkeme önünde kutsal sayılan değerler ile teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır.
Davacının yemini ile birlikte yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişi ... 21/05/2024 tarihli ek raporunda neticeten; Dava dışı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... arasında 07.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imza edildiği, sözleşme ile davalı için 165.000,00 TL kredi limiti tanımlandığı, sözleşmenin davacı ... tarafından 175.000 TL azami tutar için müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, sözleşme kapsamında davalıya 07.11.2014 tarihinde 20.000,00 TL ve 35.000,00 TL olmak üzere 2 işlemde toplam 55.000,00 TL ticari kredi kullandırıldığı, Krediler kullanıldıktan sonra 10.11.2014 tarihinde hesaptan 53.400,00 TL nakit para çekildiği ve aynı gün davacı ...'un ... no.lu hesabına nakit olarak yatırıldığı, aynı sözleşme kapsamında, 26.03.2015 tarihinde davalı adına 100.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, Kredi için yapılan kesintilerden sonra kalan 98.690,00 TL nin bir gün sonra 27.03.2015 tarihinde nakit olarak çekildiği ve aynı gün davacının ... no.lu hesabına 48.690,00 TL nakit olarak yatırıldığı, kalan 50.000,00 TL nin nasıl kullanıldığı konusunun dosya kapsamından netleştirilemediği, ancak, bu paranın kendisi tarafından kullanılmadığı ve davalı tarafından kullanıldığı konusunda, davacı tarafından 28.03.2024 tarihinde Mahkeme huzurunda davacı tarafından yemin edildiği, Davacı tarafından, 25.03.2016 tarihinde davalı hesabına 63.010,00 TL para yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 1.taksitinin ödemesinde kullanıldığı, daha sonra 05.05.2016 tarihinde davalı hesabına 41.810,00 TL para yatırıldığı, paranın 07.11.2014 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 35.000,00 TL kredinin kapatılmasında kullanıldığı, aynı şekilde 10.04.2017 tarihinde davalı hesabına 57.300,00 TLpara yatırıldığı, paranın 25.03.2015 tarihinde kullandırılan ...-... no.lu 100.000,00 TL kredinin 2. taksitinin ödemesinde kullanıldığı, ödeme ile kredi hesabının tamamen kapatıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine 27.03.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) üzerinden, 25.03.2016 tarihinde yatırdığı 63.010,00 TL ve 05.05.2016 tarihinde yatırdığı 41.810,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, daha sonra 12.04.2017 tarihinde Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Birleşen dava dosyası konusu) üzerinden 10.04.2017 tarihinde yatırdığı 57.300,00 TL nin rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından her 2 takibe itiraz edildiği ve takiplerin durduğu, davacının kefil sıfatıyla davalı hesabına yaptığı ödemeler nedeniyle, Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası (Asıl dava dosyası konusu) Yönünden, ödenen tutarların davacının kendisi tarafından kullanılan kredilerin ödenmesi niteliğinde olduğu ve bu paralar nedeniyle davalıya rücu hakkının bulunmadığı, Konya .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı Dosyası (Birleşen Dosya Konusu) yönünden 12.04.2017 takip tarihi itibariyle 57.300,00 TL anapara 28,26 TL işlemiş Kanuni faiz olmak üzere toplam 57.328,26 TL için rücu hakkının bulunduğu, takip tarihinden sonra, 57.300,00 TL anapara borç tutarı için mevzuat ve talep gereği %9,00 kanuni faiz uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kök ve ek rapor yapılan tespitler itibariyle mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davaya konu ödemeler kapsamında kullandırılan kredilerin bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere kısa sürede amcası olan davacının hesabına geçtiği ve bu hesap üzerinden ödemelerin gerçekleştirildiği dolayısıyla dava dışı bankadan davalı ... adına çekilen kredilerin aslında davacı kefil ... tarafından kullanıldığının anlaşılması karşısında davacının asıl dosyadaki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyaya ilişkin olarak; dava konusu takip incelendiğinde, yargılamaya esas alınan 21/05/2024 tarihli ek raporda; 26/03/2015 tarihinde davalı adına 100.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi için yapılan kesintilerden sonra 98.690,00 TL'nin bir gün sonra 27/03/2015 tarihinde nakit olarak çekildiği ve aynı gün davacının hesabına 48.690,00 TL nakit olarak yatırıldığı, bakiye 50.000,00 TL'nin nasıl kullanıldığı konusunda herhangi bir tespit yapılamadığı, davacı tarafından davalı hesabına gönderilen birleşen dosyada dava konusu takibe dayanak 57.300,00 TL'nin 25/03/2015 tarihinde kullandırılan 100.000,00 TL kredinin 2. taksidini ödemesinde kullanıldığı ve ödeme ile kredi hesabının tamamen kapatıldığı anlaşılmış olup, her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda 57.300,00 TL üzerinden hesaplama yapılmış ise de; yargılamaya esas alınan raporda davalı hesabına geçen paralardan sadece 50.000,00 TL'nin davacıya geçtiği ispat edilemediğinden bu bedel üzerinden %9 oranında faiz hesabı yapılarak birleşen dosyanın kısmen kabulü ile takibin 50.000,00 TL asıl alacak ve 24,66 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir. Alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davanın REDDİNE,
a)Alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin olarak alınan 1.944,74 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.517,...‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
b)Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 18.220,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 50.000,00 TL asıl alacak, 24,66 TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE.
Alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin REDDİNE,
a)Alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 692,39 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 2.723,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 692,39 TL peşin harç olmak üzere toplam ‭‭728,39‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.024,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirmiş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 7.303,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıdan ödenmesine,
3) Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 2.300,00 TL bilirkişi ücreti, ‭320,10 TL posta tebligat gideri toplamı olan ‭‭‭‭2.620,10 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan ‭‭‭‭759,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4)Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5)Davalı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/05/2024

Katip ... Hakim ...