WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

1-MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA :

DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :

2-MAHKEMEMİZİN KÖK DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN YİNE MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA:

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı menfi tespit davası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle ve davalı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı itirazın iptali davası da Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle ve sözü geçen ... Esas sayılı dava dosyası da aralarındaki hukuki, fiili ve şahsi bağlantı nedeniyle mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmekle, iki dava dosyasının birleştirilmesi üzerine, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı alacaklı ile müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. arasında 26/08/2011 tarihli 2.500.000,00 USD ve 7.500.000,00 USD bedelli iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerde asıl borçlu kredi kullananın ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müşterek borçlu ve kefil olarak müvekkillerinin yer aldığını, davalı alacaklı ile müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. Arasında 10/05/2013 tarihli ve 2.250.000,00 USD bedelli kredi genel sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere de müvekkillerinin kefil olarak imza attığını, ancak TBK 582. ve devamı maddelerinde yazılı kefalet sözleşmesinin şekli şartlarına uygun hareket edilmediğini, müvekkillerinin ve kardeşlerinin kredi kullanan borçlu şirkette bulunan hisselerini daha sonra 3.kişilere devir ederek şirketle olan tüm ilişkilerini sona erdirdiklerini, müvekkillerinin kredi kullanan şirketlere ortak oldukları süre içinde kredi kullanmadıklarını veya kullandıkları kredileri zamanında ödediklerini, müvekkillerinin şirket hisselerini devir ettikten sonra devir alan şirket yetkilileri tarafından kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin kefil yükümlülüklerinin 26/08/2021 tarihi itibari ile sona erdiğini, müvekkillerinin 11/08/2023 tarihi itibari ile takibi haricen öğrendiklerini, takip dosyasına ayrıca gerekli itirazlarda bulunacaklarını, ancak müvekkilleri hakkında halen ihtiyati haciz işleminin devam ettiğini, davalı tarafından ... A.Ş.' ne kullandırılan 10/05/2013 tarihli kredi genel sözleşmesine müvekkillerinin kefil olarak imza attıklarını, ancak sözü geçen kredi genel sözleşmesinde TBK 583 maddesinde yer alan şekil şartlarına uyulmadığını, zira sözleşmede müvekkillerinin imzası bulunmakla birlikte sorumlu oldukları borç miktarının, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olduklarına ilişkin kefillere ait bir el yazısının bulunmadığını, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağından bahisle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeni ile müvekkili ... ... ve ... ...' in borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20 den aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
{}MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVALI TARAFIN SAVUNMASI: DAVALI TARAF CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili bankanın ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden sözü geçen şirkete kredi kullandırıldığını, ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti.' nin ... A.Ş. firmasından tür ve unvan değiştirmiş halinden başka bir firma olmadığını, sözü geçen firmanın Konya' da bulunan şirket merkez adresini İstanbul' a taşıdığını, ortada iki ayrı firmanın olmadığını, müvekkili bankanın firma ile 2011 yılında imzalanmış sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden dolayı yapılandırma yaptığını, daha sonrasında ise 2013 yılında ek sözleşme imzaladığını, ortada tek bir firmanın ve sözü geçen firmanın birbiriyle bağlantılı iki yarı sözleşmesinin olduğunu, ... A.Ş.' nin 2015 yılında ... Tic. A.Ş.' ye devrolduğunu, sonrasında devrolunan şirketin de ... A.Ş. olarak ismini değiştirdiğini, bu nedenle kredi asıl borçlusunun ... A.Ş. olduğunu, borçluların tüm kredi sözleşmelerine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla usulüne uygun şekilde ayrı ayrı imza attıklarını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatını kazandıklarını, borcun tamamının sorumluluğunun üstlenildiğini, kefilin eli ürünü olmasına dair kanunun 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önceki işlemlerde yazıların şahısların eli ürünü olmasına gerek bulunmadığını, kredi borçlarının geri ödenmemesi konusunda borçlularla şifahi görüşmeler yapıldığını, ancak borcun bugüne kadar ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edildiğini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine girişildiğini, sözleşme kefillerinden ... Madencilik İth. İhr. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. firmasına aynı dosya için yaptığı itirazı iptal eden Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında şahısların imza ve yazı örneklerinin işbu itiraz eden borçlunun yazı ve imzaları için alındığını, ayrıca kefalete itiraz eden firmanın kredi borçlarından dolayı muhtelif tarihlerde firma yetkilisi/avukatları tarafından ödeme güçlüğü nedeniyle mevcut kredilerini yeniden yapılandırmak için şubelerine başvuruda bulunduklarını, borçlulara ihtarnamelerin tebliğ edildiği gibi takipten de haberdar olduklarını, sözleşmede eş rızasının olmadığı iddiasının temelsiz olduğunu, TBK 584/2 maddesi uyarınca kefaletler için eşin rızasının aranmayacağını, ayrıca davaya konu icra takibinin davacıların ana para, faize, ferilerine ilişkin itirazları üzerine durduğunu, takibe itiraz edip durduran borçlunun ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından bahisle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; ilamsız olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
{MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN YİNE MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVACI TARAFIN İDDİASI}: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili bankanın ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden sözü geçen şirkete kredi kullandırıldığını, ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti.' nin ... A.Ş. firmasından tür ve unvan değiştirmiş halinden başka bir firma olmadığını, sözü geçen firmanın Konya' da bulunan şirket merkez adresini İstanbul' a taşıdığını, ortada iki ayrı firmanın olmadığını, müvekkili bankanın firma ile 2011 yılında imzalanmış sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden dolayı yapılandırma yaptığını, daha sonrasında ise 2013 yılında ek sözleşme imzaladığını, ortada tek bir firmanın ve sözü geçen firmanın birbiriyle bağlantılı iki yarı sözleşmesinin olduğunu, ... A.Ş.' nin 2015 yılında ... Tic. A.Ş.' ye devrolduğunu, sonrasında devrolunan şirketin de ... A.Ş. olarak ismini değiştirdiğini, bu nedenle kredi asıl borçlusunun ... A.Ş. olduğunu, borçluların tüm kredi sözleşmelerine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla usulüne uygun şekilde ayrı ayrı imza attıklarını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatını kazandıklarını, borcun tamamının sorumluluğunun üstlenildiğini, kredi borçlarının geri ödenmemesi konusunda borçlularla şifahi görüşmeler yapıldığını, ancak borcun bugüne kadar ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edildiğini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine girişildiğini, sözleşme kefillerinden ... Tic. Ltd. Şti. firmasına aynı dosya için yaptığı itirazı iptal eden Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında şahısların imza ve yazı örneklerinin işbu itiraz eden borçlunun yazı ve imzaları için alındığını, asıl alacak ve işlemiş faizlere dayanak olan ve taraflarından talep edilen temerrüt faiz oranının yasal dayanağının 3095 sayılı yasada bulunduğunu, dilekçeleri ekinde bulunan kredi sözleşmesinde taraflar arasında faiz ilişkin hükümlerin mevcut olduğunu, müvekkili bankanın alacağının halen devam ettiğini, itiraz dilekçesinde kabul edilebilir herhangi bir itiraz nedeni de bulunmadığından bahisle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptaline, takibin takip tarihi itibari ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.380.241,87 TL üzerinden devamına, davalılar aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalılar tarafından açılan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ile işbu dava dosyasının birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
{MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN YİNE MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVADA DAVALI TARAFIN SAVUNMASI: DAVALI TARAF CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacı alacaklı ile müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. arasında 26/08/2011 tarihli 2.500.000,00 USD ve 7.500.000,00 USD bedelli iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerde asıl borçlu kredi kullananın ... ... Nak. ve ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müşterek borçlu ve kefil olarak müvekkili ... ... ve ... ...' in yer aldığını, davacı alacaklı ile müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. arasında 10/05/2013 tarihli ve 2.250.000,00 USD bedelli kredi genel sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de müvekkilleri ... ... ve ... ...' in kefil olarak imza attıklarını, ancak TBK 582. ve devamı maddelerinde yazılı kefalet sözleşmesinin şekli şartlarına uygun hareket edilmediğini, müvekkillerinin ve kardeşlerinin kredi kullanan borçlu şirkette bulunan hisselerini daha sonra 3.kişilere devir ederek şirketle olan tüm ilişkilerini sona erdirdiklerini, müvekkillerinin kredi kullanan şirketlere ortak oldukları süre içinde kredi kullanmadıklarını veya kullandıkları kredileri zamanında ödediklerini, müvekkillerinin şirket hisselerini devir ettikten sonra devir alan şirket yetkilileri tarafından kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin kefalet yükümlülüklerinin 26/08/2021 tarihi itibari ile sona erdiğini, müvekkillerinin 11/08/2023 tarihi itibari ile takibi haricen öğrendiklerini, takip dosyasına zamanaşımı yönünden itirazda bulunulduğunu, ancak müvekkilleri hakkında halen ihtiyati haciz işleminin devam ettiğini, davacı tarafından ... A.Ş.' ne kullandırılan 10/05/2013 tarihli kredi genel sözleşmesine müvekkillerinin kefil olarak imza attıklarını, ancak sözü geçen kredi genel sözleşmesinde TBK 583. maddesinde yer alan şekil şartlarına uyulmadığını, zira sözleşmede müvekkillerinin imzası bulunmakla birlikte sorumlu oldukları borç miktarının, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olduklarına ilişkin kefillere ait bir el yazısının bulunmadığını, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağından bahisle haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu birleşen dava; ilamsız olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, birleşen dava dosyasına ait dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, dosya içerisinde bulunan diğer dilekçe ve belgeler, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya örneği, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ve sözü geçen dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Başkanlığının düzenlediği rapor, davalara konu edilen kredi genel sözleşmeleri ile dosya arasındaki tüm belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli duruşmasında aynen; "Dosyamızın resen seçilecek bir bankacı bilirkişiye tevdi ile; bankacı bilirkişiye banka kayıtlarının bulunduğu şubede yerinde inceleme yetkisi ve kayıtlardan suret alma yetkisi verilerek; Tarafların ana davada ve birleşen davada iddia ve savunmaları ayrı ayrı irdelenerek ve mahkememizin kesinleşen ... Esas sayılı dosyası da nazara alınarak, ana dava yönünden davacı kefillerin davaya konu edilen sözleşmelerden dolayı varsa takip tarihi itibari ile borç ve ferilerinin ayrı ayrı hesaplanmasına, Birleşen dava yönünden de; yine yukarıdaki çerçevede takip tarihi itibari ile davacı bankanın varsa davalı kefillerden alacak ve ferilerinin ayrı ayrı hesaplanmasının istenilmesine, bilirkişiye emek ve mesaisi karşılığı olmak üzere 4.000,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin iki haftalık kesin süre içerisinde davacılar vekilince mahkememize yatırılmasına, kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesi taleplerinden vazgeçilmiş sayılacağı ve mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporlar değerlendirilmek suretiyle karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)." şeklinde karar verilmiş olmasına rağmen davacı vekilince kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasından temin edilen 24/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı ... Bankası , davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin kefil olarak sorumlu olduğu ... no.lu İşletme İhtiyaç Kredisi yönünden 14.10.2021 icra tarihi itibariyle; 2.334.051,69 TL asıl alacak, 40.709,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.035,49 TL BSMV ve 2.788,69 TL noter ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.379.585,62 TL alacağının olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11.01.2011 kabul tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 818 Sayılı Borçlar Kanunu (MÜLGA)' nun Şekli başlıklı 484. Maddesi aynen; "Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır." hükmünü amirdir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun on yıllık zamanaşımı başlıklı 146. Maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun şekil başlıklı 583. maddesi; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." hükmü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun eşin rızası başlıklı 584. maddesi; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra: 28/03/2013-6455 S.K./77. md) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmü amirdir.
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesi; "(1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) (bu tarih daha sonra 2480 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmıştır) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. (2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır: a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri. b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler. c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler. (3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında; a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz, b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir, c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder, ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır. (4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları; a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu, b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu, c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı, belirler" hükmü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacılar tarafından davalı banka aleyhine açılan ana davada; banka tarafından davacılar aleyhine başlatılmış olan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı olan genel kredi sözleşmelerindeki imzaların kefil olarak atıldığı, takibin dayandığı genel kredi sözleşmelerindeki kefalet taahhütlerinin TBK' nun 583. Maddesindeki şekil şartlarına haiz olmadığı bu nedenle kefalet tarihleri itibari ile müvekkillerinin sorumluluklarının bulunmadığı ileri sürülerek sözü geçen takip dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, alacaklı banka aleyhine %20 tazminat talep edilmiş olup; davalı banka vekilince borçluların usulüne uygun olarak ayrı ayrı imza attıklarını ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatını kazandıklarını, kefalet sözleşmelerinin imzalandığı tarihler itibariyle yasal mevzuata uygun olduğu ve genel kredi sözleşmeleri gereğince müvekkili bankanın alacaklı olduğundan bahisle davanın reddi talep edilmiş olup birleşen davada; davacı bankanın davalılar aleyhine başlattığı Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 tazminat talep edilmiş olup; davalı vekilince takibin dayandığı genel kredi sözleşmelerindeki kefalet taahhütlerinin TBK' nun 583. Maddesindeki şekil şartlarına haiz olmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Yargılama sırasında dosyaya celbedilen Konya ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen kayıt ve belgelere göre; genel kredi sözleşmelerinde asıl borçlu olarak gözüken ... A.Ş.' nin ... San. Tic. A.Ş.' ye devredildiği ... San. Tic. A.Ş.' nin ise 13/08/2015 tarihinde ünvan değişikliği ile ... A.Ş. ünvanını aldığı, davalı kefil şirketin de eski unvanı ... Mad. Enerji Gıda Taş. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. İken 2014 yılında bu şirketin ... Mad. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.' ye devir edildiği ve şuanki unvanı ile faaliyetine devam ettiği, ... A.Ş.' nin de 2011 yılındaki eski unvanının ... ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, 2013 yılında yapılan unvan değişikliği ile ... A.Ş. unvanı aldığı anlaşılmıştır.
Davaya ve takibe konu 10/05/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile davalı banka vekilince ibraz edilen 26/08/2011 tarihli 2.500.000,00 USD bedelli ve 26/08/2011 tarihli 7.500.000,00 TL bedelli sözleşmeler arasında 10/05/2013 tarihli GKS nin 40. Maddesi gereğince bağlantı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacılar vekilince kefalet sözleşmelerinde sorumlu oldukları borç miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduklarına ilişkin kefillere ait bir el yazısı bulunmadığından dolayı müvekkillerinin kredi sözleşmelerinden ve borçtan sorumlu olmadıkları ileri sürülmüş olup; takibe ve davamıza konu edilen 26/08/2011 tarihli 2.500.000,00 USD bedelli ve 7.500.000,00 TL bedelli sözleşme tarihlerinde 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olduğundan ve bu kanunun 484 maddesinde TBK 583. maddenin aksine böyle bir şekil şartı aranmadığından bu iki sözleşmedeki kefaletin geçersizliğine ilişkin yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilince davaya konu 10/05/2013 tarihli 2.250.000,00 USD bedelli GKS deki kefalet sözleşmelerinin de geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de; söz konusu kefalet sözleşmelerinin imzalandıkları sırada yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK nun 583. Maddesindeki yasal koşullara haiz olduğundan ve davacılar kefalet tarihlerinde dava dışı şirketin ortak ve yetkilileri olduğu Ticaret Sicil kayıtlarından anlaşıldığından kefaletin geçerliliği için 6098 Sayılı TBK nun 584. Maddesinde belirtilen eş rızası da aranmayacağından bu sözleşmeye ilişkin geçersizlik iddialarının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Ana davada ve birleşen davada davacılar vekilince müvekkilleri yönünden herhangi bir yazı ve imza inkarında bulunulmadığı gibi; bilakis dosyaya sunulan 06/03/2024 tarihli dilekçeyle kredi sözleşmesindeki yazı ve imzaların müvekkillerine ait olduğu beyan edildiğinden imza ve yazı yönünden herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Mahkememizin birleşen ... E. Sayılı dosyasında davalılar vekilince verilen cevap dilekçesinde takip dosyasındaki borcun miktarı yönünden herhangi bir itirazda bulunmayıp, sadece kefalet sözleşmelerinin kanuni unsurları taşımadığından dolayı geçersizliği ileri sürüldüğü ve yine takip dosyasına verilen itiraz dilekçesinde de sadece zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacılar/Birleşen dosya davalıları vekilinin zaman aşımı definin incelenmesinde; TBK 146. maddesine göre kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı sürelerini durduran ve kesen haller zamanaşımı süresinin hesaplanmasında nazara alınarak duran süre zamanaşımı süresine eklenir. Dünyada ve ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını süresince hükümetler hukusal sorunların önlenmesi için çeşitli kararlar almışlardır. Bu kapsamda çıkarılan 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesi ile 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 13/03/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar tüm adli sürelerin durdurulmasına ve sürülerin durma süresinin erdiği tarihten itibaren işlemeye tekrar başlayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda birleşen dosyadaki zamanaşımı definin değerlendirilmesinde; takip tarihi olan 15/10/2021 tarihi itibariyle TBK 146. Maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşıldığından birleşen dosya davalıları/borçluları vekilinin zamanaşımı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacılar/birleşen dosya davalıları vekilince 20/03/2024 tarihli duruşmada imza altına alınan beyanları ile ana dosya ve birleşen dosya yönünden hesap raporu alınması talep edilmiş ise de; verilen kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından aynı tarihli duruşma ara kararının 3. bendi doğrultusunda Mahkememizin ... Esas sayılı dosyada alınmış bankacı bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Neticeten dosyalarda toplanan tüm deliller, incelenen GKS ler arasında bağlantı olması ve mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından temin edilen 24/02/2023 tarihli bankacı bilirkişi raporuna göre davalı bankanın takip tarihi itbari ile takipteki talebiyle bağlı kalınarak davalı kefilden 2.334.051,69 TL asıl alacak, 40.709,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.035,49 TL faizin %5 BSMV si, 2.788,69 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.379.585,62 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığından ve bu nedenle davacıların bu miktar üzerinden borçlu oldukları anlaşıldığından ana davanın reddi ile birleşen davanın yukarıda yazılı miktarlar üzerinden kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
A-ANA DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davacıların davasının REDDİNE.
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 39.859,77 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 39.432,17 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine.
3-Davacıların yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 254.702,58 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine.
B-MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN YİNE MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalı/borçluların Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin;
2.334.051,69 TL asıl alacak
40.709,75 TL işlemiş faiz
2.035,49 TL faizin %5 BSMV'si
2.788,69 TL ihtarname masrafı olmak üzere TOPLAM 2.379.585,62 TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa talebiyle bağlı kalınarak yıllık %29,9 ve değişen oranlarda işleyecek faiz ve faizin %5 BSMV'si ile devamına.
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine.
3-Hükmedilen 2.379.585,62 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 475.917,12 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine.
4-Davalı tarafın şartları oluşmayan tazminat talebin reddine.
5-Alınması gereken 162.549,49 TL karar ve ilam harcına karşılık davacı banka harçtan muaf olduğundan ve bu nedenle hiç harç alınmadığından 162.549,49 TL karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvuru harcının toplamı olan 162.977,09 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranı olan %99,97 oranına isabet eden 3.199,04 TL arabulucuk giderinin DAVALILARDAN, davanın red/talep oranı olan %0,03 oranına isabet eden 0,96 TL arabulucuk giderinin ise DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
7-Davacının yaptığı 10,00 TL dosya ücreti giderinden davanın kabul/talep oranı olan %99,97 oranına isabet eden 9,99 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
8-Davalıların bu dosya yönünden yaptıkları herhangi bir yargılama gideri olmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına.
9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 256.979,28 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine.
10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan azami 656,23 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine.
C-İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL karar tebliğ giderinin ana dava nın davacıları tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacıların kendi üzerinde bırakılmasına.
D-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
E-Karar kesinleştiğinde mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının işbu dosyamız arasından çıkarılmasına ve arşivdeki yerine koyulmasına.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024

Başkan Üye Üye Katip