T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
(Velayeten) 2-
: (Velayeten) 3-
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin 13/12/2022 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Konya Bam . HD.sinin 07/06/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılması üzerine yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I)BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 01/07/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; 23.11.2018 tarihinde, davacı müvekkil ... , Konya ili ... Mahallesi ... Sokak karşısında oyun oynadığı esnada kimliği ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün başvuran müvekkile çarpıp kaçması neticesinde davaya konu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında davacı müvekkil ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bu sebeple bakıcı ihtiyacının doğduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde başvuran müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediğini, mezkur kaza sonrasında kaza tespit tutanağı da tutulamadığını, işbu davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı yaya müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamakta olup plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde takdir mahkemeye ait olmak üzere kusur durumunun netleştirilmesi için olay yerinde keşif yapılmak sureti ile dosyanın öncelikli olarak bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, başvuru konusu trafik kazası nedeniyle, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, davacı müvekkilin yaralanmasına sebebiyet veren sürücünün sevk ve idaresindeki aracın plakasının tespit edilemediğini, bu hususta daimi arama kararı tanzim edildiğini, söz konusu olay neticesinde müşteki müvekkilin sol dirseğinde kırıklar ile kuyruk sokumunda kırıklar ve kalça kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları, vücudunun çeşitli yerlerinde yırtıklar, ezilme, yaralanma ve berelenmeler meydana geldiğini, kaza sonrasında Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan müvekkil burada yapılan ilk müdahalenin ardından yoğun bakımda yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talepleri artırım hakları saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davalarının kabulü ile, müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 8.800,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00 TL olmak üzere TOPLAM 10.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacıya aynı zarar nedeniyle zarar sorumluları, müvekkili ve SGK dahil üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminat ödemelerinin de belirlenmesi durumunda bu ödemeler davacının uğradığı zararı tamamen karşılıyorsa davanın reddine, aksi takdirde ise, bu ödemelerin güncellerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 02/03/2020 tarihinde 13.740,00 TL ödediğini, bu ödeme tarafların kusur oranları dikkate alınarak yapıldığını, davacının zararını karşılama noktasında yeterli olduğunu, davacıların bakiye alacağının bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere, zorunlu trafik sigortası genel şartları ek:3 md.12 "ibraname olsun ya da olmasın sigorta şirketi tarafından önceden ödeme yapılmış bir tazminatta uyuşmazlık olması durumunda tazminat ödeme tarihi hesap tarihi kabul edilerek (ödeme tarihindeki ücretler ve ödemeye esas kriterler dikkate alınarak) tazminat hesabı yapılır ve hesaplanan tazminat ile yapılan ödeme tutarı karşılaştırılır. Hak sahibi lehine fark çıkması durumunda bu fark ödenir." kuralı ve aynı paraleldeki Yargıtay İçtihatları ışığında davacı tarafın taleplerinin değerlendirildiğini, kaldı ki, ödeme tarihindeki veriler üzerinden yapılacak yargılamada davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğunun görüleceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte; ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren faizi ile güncellenerek tazminattan indirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksine kanaatte ise, esastan reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin ve arabuluculuk ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin ve teminat limitini aşan zararları ile başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; beyanlarının kabulüne, dava dilekçesinde arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; başlangıçta 9.800,00 TL olarak belirttikleri sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin 148.567,06 TL olmak üzere artırılmasına, dava dilekçesinde arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; başlangıçta 100,00 TL olarak belirttikleri bakıcı gideri tazminatı taleplerinin 1.401,05-TL olmak üzere artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 148.567,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.401,05 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150.068,11 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27/07/2020 tarihli cevabı yazısı ile davacının tedavi bilgilerinin gönderildiği görülmüştür.
S.B Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28/07/2020 tarihli cevabı yazısı ile ... yabancı kimlik numaralı ... ait 23.11.2018 tarihli tedavi evrakları, BT, röntgen film CD'si, muhtelif tarihli hasta epikriz raporu, sağlık kurulu raporu ve yapılan ödemelere ilişkin belgeler gönderilmiştir.
... Polis Merkez Amirliğinin 28/07/2020 tarihli cevabı yazısı ile davacı ... hakkında sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması araştırma sonucu düzenlenen tutanak ekte gönderilmiştir.
Güvence Hesabının 11/08/2020 tarihli cevabı yazısı ile plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği kazada malul kalan ... tarafından 28.01.2019 tarihinde Kurumlarına başvurulmuş olup, ... sayılı hasar dosyası gönderilmiştir.
Mahkememizce 11/11/2020 tarihinde keşfin icra edildiği görülmüştür.
Adli Trafik Bilirkişi ... 14/11/2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; Yaşı Küçük Yaya ... ' ve (Ebeveyninin, babasının) kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun asli kusurlardan Madde-68/1-C (Yayaların, taşıt yolu üzerinde trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri veya bu yerleri saygısızca kullanmaları, oynamaları yasaktır.) kuralını ihlalden olayda Asli kusurlu olup %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu olduğu, sürücüsü ve Plakası tespit edilemeyen Aracın, “Davalı ...” ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde-52/1-B (Sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliği ile görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlalden Tali kusurlu olup %20 (yüzdeyirmi) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Adli Trafik Bilirkişi ... 18/04/2021 tarihli kusur bilirkişi EK raporunda özetle; Olay yerinin Gün sokak üzeri, No:6 ikamet ile Çocuk oyun parkı arası olduğu, ... Sokak üzerinin 5 metre genişliğinde olduğu, yolun her iki tarafında yaya kaldırımı olduğu, ... Sokağı Fotoğrafta da belirttiği gibi ... Sokak ile ... sokak arasında kaldığı, bahse konu faili meçhul araç ve sürücüsü ... Sokak istikametinden geldiğini, ... Sokak takiben ... Sokak istikametine seyrettiği, No:6 ikamet önünde Kazanın meydana (çarpma noktası) geldiği, Çarpma noktası ile ... Sokak kesişen kavşağının arasının 5 metre mesafede olduğu, Çarpma noktasının ... Sokağa ise 32 metre mesafede olduğu yaptığı ölçümlerden anlaşıldığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 31/05/2021 tarihli heyet kusur raporunda özetle; Tespit edilemeyen aracın belirsiz sürücüsü, sevk ve idaresindeki araçla ile yerleşim yeri içindeki sokakta seyir halinde olarak çocuk parkının bulunduğu olay yerine geldiğinde yola gereken dikkatini vermediğini, görüşün açık olduğu bu yerde muhtemel yaya hareketliliğini göz önünde bulunduracak şekilde müteyakkız seyretmeyip olay yerine yaklaşımında varlığını belirtmek için ikazda bulunmadığı olayda tali kusurlu olduğu, ... doğumlu yaya ... ’in ebeveyni, bu yaştaki çocuğu gözetimi altında bulundurmayıp bakım ihmali göstermiş olmakla, araçlara ilk geçiş hakkını bırakmayıp yaklaşan vasıtaya rağmen taşıt yoluna kontrolsüz ve tehlikeli şekilde giren çocuğunun çarpılması olayında Asli kusurlu olduğunu, tespit edilemeyen aracın belirsiz sürücüsü %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunu, ... doğumlu yaya ... ’in ebeveyninin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 09/05/2022 tarihli adli tıp raporunda; İncelenen tıbbi belgelerde; ... 23.11.2018 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası sonrası yaralandığı, genel durumunun orta, koopere ve oryante olduğu, genital bölgede posterior forşede yaklaşık 2 cm derinliğinde kesi ve kanama, sol inguinal ve pelvik bölgede ödem, hassasiyet ve hematom, sol uyluk, sağ dizde ekimoz ve şişlik, sol elde abrazyon olduğu, sol iliak kemik, sol femur proksimal diafiz, sol superior pubik ramus, sol humerus şaft fraktürü olduğu, 27.11.2018 tarihide Ortopedi Kliniği tarafından sol humerus ve sol femur proksimaline kapalı redüksiyon ve ekstarnal fiksatör uygulandığı, 30.11.2018 tarihinde önerilerle taburcu edildiğini, Balthazard ile hesaplandığında toplam meslekte kazanma gücünde azalma oranı % 27 olarak hesaplandığını, E Cetveli, Sekelin belirlendiği günümüzdeki yaşına göre (6 yaş) meslekte kazanma gücünde azalma oranı 21.2 (yirmibirnoktaiki) olarak hesaplandığını, E Cetveli, Olay tarihinde (2018 yılında) 2 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranı 21.2 (yirmibirnoktaiki) olarak hesaplandığını, 23.11.2018 tarihinde araç dışı trafik kazası kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ... ve ... kızı, ... doğumlu ... , kazayla ilgili tıbbı belgelerine göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” ve 11 Ekim 2008 tarihli ve 27021 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmel ekindeki Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranları Tespit Cetveli kapsamında hastanın olayın olduğu tarihteki yaşı değerlendirmeye alındığında (6 yaş) meslekte kazanma gücünde azalma oranının 21.2 (yirmibirnoktaiki) olduğu, hastanın sekellerin belirlendiği şu andaki muayene bulgularının olduğu yaşı dikkate alındığında (6 yaş) meslekte kazanma gücünde azalma oranının 21.2 (yirmibirnoktaiki) olduğu, 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında kişinin özürlülük oranının %17 (onyedi) olduğu, hastada meydana gelen geçici iş göremezlik süresinin 270 (ikiyüzyetmiş) gün olduğu, iyileşme süresi de dikkate alındığında arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb işleri) engel teşkil eden 90 (doksan) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Aktüerya bilirkişi ... 06/09/2022 tarihli hesap bilirkişi raporunda özetle: 01.01.2021-21.01.2076 Aralığında İşleyecek Bilinmeyen Aktif Dönem Hesabı; davacının 31.12.2020 tarihine kadar dönem hesaplaması yapılmış olup, 01.01.2021 tarihinden 18 yaşına gireceği 21.01.2034 tarihine kadar (2020 yılı için) bilinen net asgari ücretin yıllık (2.103,97x12= 25.247.64-TL) tutarı üzerinden; 22.01.2034 tarihinden aktif yaşam sonu olan (60) yaşına gireceği aktif yaşam sonu olan 21.01.2076 tarihe kadar, hesap tarihinde (2020 yılı için) bilinen net asgari ücretin yıllık (2.324.70x12-=27 896 40-TL) tutarı üzerinden hesaplandığı, işleyecek bilinmeyen aktif dönem zarar tazminat hesabının; 1.501.340,90x - %20(davalının kusur oranı) x(davacının beden gücü kaybı oranı %21,2)- 63.656,85-TL; 22.01.2076- 17.11.2078 Aralığında İşleyecek Bilinmeyen Pasif Dönem Hesabı; Davacının 21.01.2076 tarihine kadar aktif dönem hesaplaması yapılmış olup, 22.01.2076 tarihinden bakiye yaşam sonu olan 17.11.2078 tarihe kadar, hesap tarihinde (2020 yılı için) bilinen asgari ücretin, yıllık (2.103,97x12= 25.247,64-TL) tutarı üzerinden hesaplandığını, işleyecek bilinmeyen pasif dönem zarar tazminat hesabını x (davacının beden gücü kaybı oranı %21,2)- 3.021,19-TL; 71.254,45 x 9020(davalı kusur oranı) tazminat hesabına esas kazançların belirlenmesi TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama; Özürlülük Ölçütü sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre 9017 oranında olduğu, 9O(doksan) gün bakıcıya ihtiyaç duyacağı bildirildiğinden bu rapor doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplaması yapılacağını, 22.01.2076- 05.08.2094 Aralığında İşleyecek Bilinmeyen Pasif Dönem Hesabı; Davacının 21.01.2076 tarihine kadar aktif dönem hesaplaması yapılmış olup, 22.01.2076 tarihinden bakiye yaşam sonu olan 05.08.2094 tarihe kadar, hesap tarihinde (2020 yılı için) bilinen AGİ'siz asgari ücretin yıllık (2.103.97x12= 25.247.64 TL) tutarı üzerinden hesaplandığını, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli işgöremezlik oranını %21,2 oranında olduğu, 90 (doksan) gün bakıcıya ihtiyaç duyacağı bildirildiğinden bu rapor doğrultusunda PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplaması yapılacağını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre %17 oranında olduğu, 90 (doksan) gün bakıcıya ihtiyaç duyacağı bildirildiğinden bu rapor doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplandığını, PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama dönemi toplam tutar (TL) 23.11.2018 — 21.02.2019 tarihleri arası işlemiş bakıcı gideri zararı 1.401,05 TL, 23.11.2018 — 31.12.2022 tarihleri arası işlemiş bilinen aktif dönem zararı 5.859,63 TL, 01.01.2023 — 21.01.2076 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararı 148.487,89 TL, 22.01.2076 — 17.11.2078 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararı 7.898,21 TL, toplam 163.646,78 TL, ... Tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubu 16.806,09 TL, maddi tazminat tutarı 146.840,69 TL, TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama; dönemi toplam tutar (TL) 23.11.2018 — 21.02.2019 tarihleri arası işlemiş bakıcı gideri zararı 1.401,05 TL, 23.11.2018 — 31.12.2022 tarihleri arası işlemiş bilinen aktif dönem zararı 4.698,76 TL, 01.01.2023 — 21.01.2076 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararı 119,070,48 TL, 22.01.2076 — 05.08.2094 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararı 41.603,91 TL toplam 166.774,20 TL, ... Tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubu ( 16.806,09 TL, maddi tazminat tutarı 149.968,11 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek " A- Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 148.567,06 TL' nin ve bakıcı gideri maddi zararı için 1.401,05 TL' nin davalı ...' ndan temerrüt tarihi olan 26.03.2020 tarihinden itibaren riziko tarihinde geçerli (01.01.2018 - 31.12.2018 arası) zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri dahilinde (sağlık gideri 360.000,00 TL dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B- Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı talebinin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İşbu kararın istinaf edilmesi üzerine Konya Bam . HD.sinin 07/06/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Konya Bam . HD.sinin kaldırma kararında özetle; "Bu halde mahkemece AYM verilen iptal kararı doğrultusunda 06/09/2022 TARİHLİ aktüerya raporuna göre karar verilmesi gerekirken TRH 2010 a göre karar verilmesi yanlış olup itirazlar yerindedir. Davacı vekilinin 18 yaşından küçüklük nedeni ile Geçici iş göremezlik tazminatı verilip verilmeyeceği hususunda istinaf itirazının değerlendirilmesinde : Haksız fiilin bir çeşidi olan trafik kazalarında yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararlar 6098 sayılı TBK.nın 54. Maddesinde açıklanmış, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların bedensel zararlardan olduğu belirtilmiştir. Davacı olay tarihinde 3 yaşında olup yukarıda açıklandığı üzere alınacak raporla belirlenecek geçici işgöremezlik süresi içerisinde efor kaybına uğradığı açıktır. Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir. Dava konusu olayda da davacı her ne kadar 3 yaşında ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmaz. Zarar gören geçici iş göremezlik süresi içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamaması da bir zarardır. Geçici iş göremezlik süresi içinde küçüğün zararının bulunmadığı ve bu süre için tazminat hesabı yapılmaması zarar veren lehine olup zararın sadece maddi olarak gelir azalması ve kazanç kaybı olduğu sonucunu doğurur. Zarar hesabında pasif dönem için dayanak teşkil eden “efor kaybına” ilişkin görüş, küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi için de kabul edilmelidir. (Aynı yönde) Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... E- ... K. Sayılı 29.5.2014 tarihli ilamı.) Bu nedenle aktuerya raporunda bu yönden bir eksiklik bulunduğu ve itirazın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır." gerekçesine yer verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında;
Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişi ... 13/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; 3.198,97 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.401,05 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.600,02 TL tedavi giderinin tamamından, yine toplam 310.318,79 TL sürekli iş göremezlik/sakatlık gideri tazminatından davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Asgari ücret tarifesindeki değişiklik nedeni ile mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişi Tahir Gökçelik'in 29/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; 3.198,97 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.401,05 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.600,02 TL tedavi giderinin tamamından, yine toplam 341.422,01 TL sürekli iş göremezlik/sakatlık gideri tazminatından davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Son bilirkişi raporu sonrasında davacı vekilince bedel arttırım dilekçesi sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması nedeniyle yaya olarak bulunan davacının bedeninde zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeniyle sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle davalıdan tahsil edilecek maddi tazminatların davacı tarafa ödenmesi gerektiği; Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdii edilmiş olduğu aktüer bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik zararının da hesaplanmış olduğu da nazara alınarak davanın aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1- Davacının davasının KABULÜ İLE,
Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 341.422,01 TL' nin, bakıcı gideri maddi zararı için 1.401,05 TL' nin ve geçici iş göremezlik maddi zararı için 3.198,97 TL'nin davalı ...' ndan temerrüt tarihi olan 26.03.2020 tarihinden itibaren riziko tarihinde geçerli (01.01.2018 - 31.12.2018 arası) zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri dahilinde (sağlık gideri 360.000,00 TL dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 23.636,76 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 1.202,90 TL nin mahsubu ile eksik kalan 22.433,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 1.202,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı olan: 54,40 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 4.197,90 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 53.903,30 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!