T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasından 08.08.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre sözleşme bedeli olarak belirlenen 1.313.661,24 TL'nin; %50 tutarı peşinen ödeneceğini, %50 tutarı fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak verilerek ödeneceğini, müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden teslim edilen ürünlere dair davalı adına kesilen faturada satılan mallar ile birim bedellerinin fatura içeriği; Z13 Piyon Dişli - 300 Adet - 78.660,00 TL, Z12 Piyon dişli - 2047 Adet - 536.723,40 TL, Mil - 1042 Adet - 17.505,60 TL, Z26 Ayna Dişli - 1806 Adet - 30.571,97 TL toplam tutar (KDV dahil) 1.313.661,24 TL olduğunu, davalı tarafından %50 peşin bedelin müvekkiline ödendiğini, ancak fatura kesim tarihi olan 03.02.2023 tarihi itibariyle verilmesi gereken 3 ay vadeli evrakla ödenmesi gereken tutarın 653,661,24 TL olduğunu, müvekkili adına faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, sözleşme ile kararlaştırılan ifa zamanının belirlenebilir nitelikte olduğu ve ifa zamanında ödeme yapmayan borçlunun borcunun muaccel hale geldiğini kabul etmek gerektiğini, müvekkilinin alacağının muaccel haline geldiğini, borcun var olmadığına ilişkin ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, davacının yapmış olduğu 653.661,24 TL tutarındaki ödeme, Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi gereğince, faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiğini, davacının ödeme günü olan 03.05.2023 tarihi itibariyle işlemiş olan faiz, vekalet ücreti ve takip tahsil harcı tutarı, 129.193,20 TL olduğunu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalı hakkında haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davalı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu borcun para borcu değil, faturanın kesiminden sonra 3 ay vadeli evrak verme borcu olduğunu, davacı ile müvekkili arasında 08.08.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre sözleşme bedeli olarak belirlenen 1.313.661,24 TL'nin; %50 tutarı peşinen ödenecek, %50 tutarı fatura tarihinden itibaren 3 ay sonra ödeneceğini, bu 3 aylık döneme ilişkin davacının belirleyeceği türden bir evrakın kendisine teslim edileceğini, bahsi geçen 3 aylık evrakın düzenlenmesi için müvekkiline davacı tarafından bir başvuru yapılmadığını, davacının iddia ettiği borcun vadesinin takip tarihi itibariyle henüz gelmediğini, sözleşmede kararlaştırılan bakiye borç fatura kesim tarihinden itibaren 3 ay sonra ödenecek şekilde kararlaştırıldığını, borcun vadesinin hala fatura düzenlenme tarihinden 3 ay sonrası için olduğunu, fatura 03.02.2023 tarihinde düzenlenmekle borcun vadesi 03.05.2023 olduğunu, icra takibi tarihinde borcun vadesinin gelmediğini, davacının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinden evrak değil nakit para talep ettiğini, müvekkilinin ısrarla ayıplı mal bildirimini davacıya yinelemekle birlikte borcun vadesinin de gelmediğini davacıya bildirdiğini, davacının icra takibi yaptığı tarih itibariyle söz konusu parçalardaki ayıplar onarımla gidilebilir sanıldığı ve davacı yanının bu konuda önceleri olumlu tavır sergilemesinden kaynaklı olarak parçaların iadesi yoluna başvurulmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin de tamamen müvekkilinin ticari itibarına zarar gelmemesi adına yapıldığını, davacının borcun kabulü iddiasını kabul etmediğini, müvekkilinin ayçiçek hasat tablasında ülkenin önde gelen firmalarından olduğunu, siparişlerini yetiştirememesi halinde yaşayacağı olumsuz sonuçların ticari itibar açısından müvekkiline büyük zarar vereceğini, bu nedenle müvekkilinin Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasından davacının müvekkiline gönderdiği malzemelerin gizli ayıplı olduğu hususunun tespit edildiğini, müvekkilinin üretimini yaptığı ve müşterilerine sattığı Ayçiçek Hasat tablasından davacının ürettiği parçalar nedeniyle sıklıkla şikayet almaya başladığını ve bu konuda ticari itibar kaybı ve maddi bir zarara uğradığını, davanın öncelike usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davalcı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Sandıklı Ticaret Sicil Müdürlüğü 12/09/2024 tarihli cevabi yazısı ile, davalı ...'ün Torna ve Tesviyecilik mesleki faaliyetinden dolayı 09/05/1997-15/08/2005 yılları arasında kaydının yapıldığını, 15/08/2005 tarihinde mesleğini terk ettiğini, herhangi bir kaydının bulunmadığı mahkememize bildirilmiştir.
Sandıklı Vergi Dairesi Müdürlüğü 19/09/2023 tarihli cevabi yazısı ile, davalı ...'ün 1. Sınıf tüccar olarak bilanço esasına göre defter tuttuğu mahkememize bildirilmiştir.
SMMM bilirkişisi ... davacı ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin mahkememize sunmuş olduğu 04/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin ve dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi sonucunda; Taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde Dişli İmalat sözleşmesine göre, sözleşmedeki yazılı ürün bedelinin 1.335.160,80TL olduğu, bu bedelin %50'si 667.580,40 TL'nin peşin, kalan %50'si 667.580,40 TL'nin ise fatura düzenleme tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın, sözleşme bedeli olan 1.335.160,80 TL'nin %50'lik kısmının fatura tarihinden itibaren 3 aylık yazılı olan fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceği şeklinde kararlaştırılması ve davacı şirketin 03.02.2023 tarihinde düzenlemiş olduğu fatura ile davalının sözleşmedeki edimini süresinde yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı, davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, 07.03.2023 tarihli İcra takibine konu olan 03.02.2023 tarihli 1.31 3.661,24 TL bedelli davacı tarafından düzenlenen E-arşiv faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 08.08.2022 tarihinde (sözleşme tarihi) davacıya 660.000,00 TL ödeme yaptığı, 03.02.2023 tarihinde düzenlenen fatura ile davalının takip tarihi itibariyle 653.661,24 TL borçlu olduğu, takip tarihinden sonra davalının 653.661,24 TL ödemesi ile davacıya borcunun kalmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
SMMM bilirkişisi ... davalı ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin mahkememize sunmuş olduğu 31/10/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde akdedilen Dişli İmalat Sözleşme/Taahhütnamesi’nde, Dişli ayna, pinyon dişli ve mil imalatı için toplam 1.335.160,80 TL bedel ile anlaşıldığı, bu bedelin % 50’sinin peşin, kalan % 50 sinin ise fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Davalı ...'ün; Ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222. ve 6102 sayılı TTK'nun64,82,83. madde hükümlerine göre usulune uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin dava ve icra takibine konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı şirkete 65.317.72 TL tutarında yansıtma faturası tanzim edildiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre; davalının davacıya 07.03.2023 takip tarihi itibariyle; 653.661,24 TL borcunun bulunduğu, takip tarihinden sonra 03.05.2023 tarihinde 653.661,24 TL nin tamamını ödediği, davalının davacı şirketten 07.04.2023 tarihli ... seri numaralı 65.317,72 TL tutarındaki yansıtma faturasından dolayı dava tarihi itibariyle 65.317,72 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde akdedilen Dişli İmalat Sözleşme/Taahhütnamesi’ne göre; kalan % 50 si olan 653.661,24 TL nin 03.02.2023 fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Davalı tarafından davacıya 3 aylık evrak verilmediği, davacı şirket tarafından 3 aylık ödeme süresi olan 03.05.2023 tarihinden önce 07.03.2023 tarihinde takip başlatıldığı, davalının davacıya ödemesi gereken 653.661,24 TL borcun tamamının 3 aylık süre olan 03.05.2023 tarihinde ödendiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak yerinde keşif yapılmış olup, teknik heyetin mahkememize sunmuş olduğu 16/03/2024 tarihli kök raporunda özetle; Dosya kapsamındaki belge ve bilgiler ile keşif esnasında tespit edilen hususlar beraberce bir bütün olarak incelendiğinde, dişlilerin sisteme montajı yapılarak çalıştırılıp yüke bindikten sonra işlevini doğru yapıp yapmadığının tespit edilebileceği, ilk etapta el ile veya göz ile dişli çiftinin ölçüleri/ölçüsel uyumu, dişlilerin malzemesi, içeriğinin kimyasal oranları veya sertlik derecelerinin işin tekniğine uygun olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla fatura konusu ürünlerde, davaya konu dişli çiftlerinin dişlerinin kırılmasının, henüz yüke binmeden ilk denemelerinde kırılmasından dolayı montaj ve kullanıcı hatalarının daha gündeme alınmadan, imalat aşamasındaki seçilen dişli malzemesinden, ısıl işlem yöntemi ve değerinden veya ölçüsel uyumsuzluktan kaynaklanabileceği, dişlilerin ne sebeple kırıldığının net olarak tespit edilemediği ancak, yanlış malzeme seçiminden kaynaklı ise dişlilerin tamirinin mümkün olamayacağı, eğer kırılma ölçüsel uyumsuzluktan kaynaklanıyorsa dişlilerin talaşlı imalattaki ölçüsel toleransları sebebiyle tekrar işlenmesinin mümkün olmadığı, ısıl işlem ile düzeltilme yönteminin zaten denendiği ve sonuç alınmadığı, dolayısıyla dişli kırılmasının sebebi fark etmeksizin ürünlerin tamir edilemeyeceği, davalı tarafından fatura konusu ürünlere yapılan müdahalelerin yerinde olduğu ve müdahalenin ürünlere zarar vermediği, yapılan ısıl işlem, malzemenin yüzey sertliğini arttırdığı, dolayısıyla mukavemetini arttıracağı, kırılmayı önleyici bir işlem olarak alınan bir aksiyon olduğu, hali hazırda dosyadaki bilgilerden zaten üretici talimatıyla 2. bir ısıl işlem için davalının yönlendirildiği, davalı tarafından keşif mahalinde sözlü beyanında fatura edilen eski tip ürünlerde ve millerde problem çıkmadığı, yeni tip dişlilerde sorun çıktığı ifade edilmiş, ayrıca montajı yapılan yeni tip sistemlerin tamamında sorun gözlemlenmediği, sorunlu olduğu beyan edilen ürünlerin, defaten sorulmasına karşın toplam ürün sayısındaki oranın bilinmediği davalı tarafından beyan edilmiş olup keşif esnasında dişlilerin diş kısımları kırılmış ürünlerin görüldüğü, ürün sayılarının fazlalığı sebebiyle sorunlu olan dişlilerin toplam imalat adedine oranının keşif esnasında tespit edilemediği, bu oranın net olarak tespit edilebilmesi için ürünlerin montajlarının yapılıp çalıştırılması gerektiği, ancak keşifte anlaşıldığı üzere denenen parçaların %50 oranında ayıplı olduğu kanaatiyle davalının zararının faturadaki yeni tip dişlilerinin tutarı olan 536.723,40 TL ile 30.571,97 TL. tutarlarının toplamı olan 567.295,37 TL olduğu, ayıplı dişlilerin toplam yeni tip dişli sayısının yarısı kadar olduğundan, ürünlerin davalıya ilk (ikinci ısıl işlem öncesi) teslim edildiği tarih itibariyle; davalının toplam zararının KDV dahil 283.647.685 TL olduğu (Fatura ürünlerinden yeni tip dişlilerin varısının, nakliye ücreti davacı tarafa ait olacak şekilde, davalıya iade edilmesi şartıyla) davaya konu ürünlerin davalıya tesliminden sonra geri nakliyesi ve oradan da ısıl işlem için teknik ısıl işlem firmasına nakliyesi ve ısıl işlem sonrası tekrar davalıya nakliyesi ücretlerinin, dosyadaki faturadan anlaşıldığı üzere davacı tarafından ödenmesi ve ikinci ısıl işlem ücretinin davacı tarafça ödendiği kabulüyle, bu tutarların davalının zararına eklenemeyeceği, daha önce davaya konu bilirkişi raporundaki görüşlere katıldığımızı, davaya konu ürünlerin kullanılamaması sebebiyle tarım döneminde davalının imalat ve satışlarından davacı sebebiyle yaşamış olduğu zarar, satılmış olan ürünler içerisinde davacının imal ettiği ürünler sebebiyle arızalanan ve müşteri tarafından iade edilen ürünler ve davalı firmanın müşterilerine karşı oluşan güven kaybı zararlarının "sayın mahkemece değerlendirilmesinin daha doğru olacağı, davacı vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu ve TTK gereği davalının ürünleri teslim tarihi sonrası ürünlerde yapması gerekli kalite kontrol faaliyetleri ve sürelerine riayet etmesi durumlarının bilirkişilik uzmanlık alanımız dışında kalması sebebiyle raporda tartışılmadığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Teknik heyetin mahkememize sunmuş olduğu 05/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; Kök rapora yapılan itirazlar bu raporun 2. bölümünde değerlendirildiğini, kök rapordaki yapılan tespit ve hesaplamalarda bir revizyon yapılmasına gerek olmadığı, davacı tarafın kök rapora yapmış olduğu itirazın takdirinin sayın mahkeme başkanınca değerlendirilmesinin daha doğru olacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşbu dava; ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkili ile davalı arasında 08/08/2022 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre sözleşme bedeli olarak belirlenen 1.313.661,24 TL'nin; %50 tutarı peşinen ödeneceğini, %50 tutarın fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak verilerek ödeneceğini, davalı tarafından %50 peşin bedelin davacıya ödendiğini, ancak fatura kesim tarihi olan 03/02/2023 tarihi itibariyle verilmesi gereken 3 ay vadeli evrakın davacıya verilmediğini, sözleşme gereği davalının müvekkiline 3 ay vadeli evrakla ödemesi gereken 653.661,24 TL olduğunu, müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiğini, davalının borcunu ödememesi nedeniyle Konya İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu, davalının itiraz sonrası müvekkiline 03/05/2023 tarihinde ödeme yaptığını, ancak asıl tutarı ödediğini, işlemiş faiz, vekalet ücreti ve takip tahsil harcının ödemediğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, işbu dava da iddia edilen borcun para borcu değil, 3 aylık evrak verme borcu olduğunu, 3 aylık evrakın düzenlenmesi için kendilerine davacı tarafından bir başvuru yapılmadığını, dava konusu borcun vadesinin 03/05/2023 tarihinde olduğunu, takip tarihinde borcun vadesinin gelmediğini, takip konusu fatura ilişkin verilen mallarda Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası ile davacının müvekkiline gönderdiği malzemelerin gizli ayıplı olduğu hususun tespit edildiğini, müvekkilinin ayıp ihbarında bulunduğunu, davacının ayıbı gidermediği, gidermek için gönderdiği firmanın da ayıbı gideremediğini, müvekkilinin davacıdan aldığı bu mallardan dolayı sıklıkla şikayet aldığını, ticari itibarının zedelendiğini, maddi zararının olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki esas uyuşmazlığın takip konusu fatura içeriğindeki ürünlerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde ayıpsız haliyle davalıya teslim edilip edilmediği, ayıp var ise ayıbın niteliği ve değerinin alacak miktarına etkisi noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 653.661,24 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, borcun sebebi olarak "1.313.661,24 TL fatura alacağına ilişkin" olarak belirtildiği, davalı vekilince icra dairesinin yetkisine ve borca ilişkin itiraz dilekçesi sunduğu yetkili icra dairesinin Sandıklı İcra Daireleri olarak belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, bilirkişi 04/10/2023 tarihli raporunda neticeten; Taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde Dişli İmalat sözleşmesine göre, sözleşmedeki yazılı ürün bedelinin 1.335.160,80TL olduğu, bu bedelin %50'si 667.580,40 TL'nin peşin, kalan %50'si 667.580,40 TL'nin ise fatura düzenleme tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın, sözleşme bedeli olan 1.335.160,80 TL'nin %50'lik kısmının fatura tarihinden itibaren 3 aylık yazılı olan fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceği şeklinde kararlaştırılması ve davacı şirketin 03.02.2023 tarihinde düzenlemiş olduğu fatura ile davalının sözleşmedeki edimini süresinde yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı, davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, 07.03.2023 tarihli İcra takibine konu olan 03.02.2023 tarihli 1.31 3.661,24 TL bedelli davacı tarafından düzenlenen E-arşiv faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 08.08.2022 tarihinde (sözleşme tarihi) davacıya 660.000,00 TL ödeme yaptığı, 03.02.2023 tarihinde düzenlenen fatura ile davalının takip tarihi itibariyle 653.661,24 TL borçlu olduğu, takip tarihinden sonra davalının 653.661,24 TL ödemesi ile davacıya borcunun kalmadığı tespit edilmiştir. Yine davalı ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, bilirkişi 31/10/2023 tarihli raporunda neticeten; Taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde akdedilen Dişli İmalat Sözleşme/Taahhütnamesi’nde, Dişli ayna, pinyon dişli ve mil imalatı için toplam 1.335.160,80 TL bedel ile anlaşıldığı, bu bedelin % 50’sinin peşin, kalan % 50 sinin ise fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Davalı ...'ün; Ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222. ve 6102 sayılı TTK'nun64,82,83. madde hükümlerine göre usulune uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin dava ve icra takibine konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı şirkete 65.317.72 TL tutarında yansıtma faturası tanzim edildiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre; davalının davacıya 07.03.2023 takip tarihi itibariyle; 653.661,24 TL borcunun bulunduğu, takip tarihinden sonra 03.05.2023 tarihinde 653.661,24 TL nin tamamını ödediği, davalının davacı şirketten 07.04.2023 tarihli ... seri numaralı 65.317,72 TL tutarındaki yansıtma faturasından dolayı dava tarihi itibariyle 65.317,72 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 08.08.2022 tarihinde akdedilen Dişli İmalat Sözleşme/Taahhütnamesi’ne göre; kalan % 50 si olan 653.661,24 TL nin 03.02.2023 fatura tarihinden itibaren 3 aylık evrak şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Davalı tarafından davacıya 3 aylık evrak verilmediği, davacı şirket tarafından 3 aylık ödeme süresi olan 03.05.2023 tarihinden önce 07.03.2023 tarihinde takip başlatıldığı, davalının davacıya ödemesi gereken 653.661,24 TL borcun tamamının 3 aylık süre olan 03.05.2023 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporları mahkememize yargılamaya esas alınmıştır.
Mahkememizce dosya Makine Mühendisi bilirkişilerine tevdi edilmiş olup, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış; Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesince 05/03/2024 tarihinde keşif icra edildiği anlaşılmakla, teknik heyetin 16/03/2024 tarihli kök raporunda neticeten; Dosya kapsamındaki belge ve bilgiler ile keşif esnasında tespit edilen hususlar beraberce bir bütün olarak incelendiğinde, dişlilerin sisteme montajı yapılarak çalıştırılıp yüke bindikten sonra işlevini doğru yapıp yapmadığının tespit edilebileceği, ilk etapta el ile veya göz ile dişli çiftinin ölçüleri/ölçüsel uyumu, dişlilerin malzemesi, içeriğinin kimyasal oranları veya sertlik derecelerinin işin tekniğine uygun olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla fatura konusu ürünlerde, davaya konu dişli çiftlerinin dişlerinin kırılmasının, henüz yüke binmeden ilk denemelerinde kırılmasından dolayı montaj ve kullanıcı hatalarının daha gündeme alınmadan, imalat aşamasındaki seçilen dişli malzemesinden, ısıl işlem yöntemi ve değerinden veya ölçüsel uyumsuzluktan kaynaklanabileceği, dişlilerin ne sebeple kırıldığının net olarak tespit edilemediği ancak, yanlış malzeme seçiminden kaynaklı ise dişlilerin tamirinin mümkün olamayacağı, eğer kırılma ölçüsel uyumsuzluktan kaynaklanıyorsa dişlilerin talaşlı imalattaki ölçüsel toleransları sebebiyle tekrar işlenmesinin mümkün olmadığı, ısıl işlem ile düzeltilme yönteminin zaten denendiği ve sonuç alınmadığı, dolayısıyla dişli kırılmasının sebebi fark etmeksizin ürünlerin tamir edilemeyeceği, davalı tarafından fatura konusu ürünlere yapılan müdahalelerin yerinde olduğu ve müdahalenin ürünlere zarar vermediği, yapılan ısıl işlem, malzemenin yüzey sertliğini arttırdığı, dolayısıyla mukavemetini arttıracağı, kırılmayı önleyici bir işlem olarak alınan bir aksiyon olduğu, hali hazırda dosyadaki bilgilerden zaten üretici talimatıyla 2. bir ısıl işlem için davalının yönlendirildiği, davalı tarafından keşif mahalinde sözlü beyanında fatura edilen eski tip ürünlerde ve millerde problem çıkmadığı, yeni tip dişlilerde sorun çıktığı ifade edilmiş, ayrıca montajı yapılan yeni tip sistemlerin tamamında sorun gözlemlenmediği, sorunlu olduğu beyan edilen ürünlerin, defaten sorulmasına karşın toplam ürün sayısındaki oranın bilinmediği davalı tarafından beyan edilmiş olup keşif esnasında dişlilerin diş kısımları kırılmış ürünlerin görüldüğü, ürün sayılarının fazlalığı sebebiyle sorunlu olan dişlilerin toplam imalat adedine oranının keşif esnasında tespit edilemediği, bu oranın net olarak tespit edilebilmesi için ürünlerin montajlarının yapılıp çalıştırılması gerektiği, ancak keşifte anlaşıldığı üzere denenen parçaların %50 oranında ayıplı olduğu kanaatiyle davalının zararının faturadaki yeni tip dişlilerinin tutarı olan 536.723,40 TL ile 30.571,97 TL. tutarlarının toplamı olan 567.295,37 TL olduğu, ayıplı dişlilerin toplam yeni tip dişli sayısının yarısı kadar olduğundan, ürünlerin davalıya ilk (ikinci ısıl işlem öncesi) teslim edildiği tarih itibariyle; davalının toplam zararının KDV dahil 283.647.685 TL olduğu (Fatura ürünlerinden yeni tip dişlilerin varısının, nakliye ücreti davacı tarafa ait olacak şekilde, davalıya iade edilmesi şartıyla) davaya konu ürünlerin davalıya tesliminden sonra geri nakliyesi ve oradan da ısıl işlem için teknik ısıl işlem firmasına nakliyesi ve ısıl işlem sonrası tekrar davalıya nakliyesi ücretlerinin, dosyadaki faturadan anlaşıldığı üzere davacı tarafından ödenmesi ve ikinci ısıl işlem ücretinin davacı tarafça ödendiği kabulüyle, bu tutarların davalının zararına eklenemeyeceği, daha önce davaya konu bilirkişi raporundaki görüşlere katıldığımızı, davaya konu ürünlerin kullanılamaması sebebiyle tarım döneminde davalının imalat ve satışlarından davacı sebebiyle yaşamış olduğu zarar, satılmış olan ürünler içerisinde davacının imal ettiği ürünler sebebiyle arızalanan ve müşteri tarafından iade edilen ürünler ve davalı firmanın müşterilerine karşı oluşan güven kaybı zararlarının "sayın mahkemece değerlendirilmesinin daha doğru olacağı, davacı vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu ve TTK gereği davalının ürünleri teslim tarihi sonrası ürünlerde yapması gerekli kalite kontrol faaliyetleri ve sürelerine riayet etmesi durumlarının bilirkişilik uzmanlık alanımız dışında kalması sebebiyle raporda tartışılmadığı tespit edilmiştir. Yine teknik heyetin 05/05/2024 tarihli ek raporunda neticeten; Kök rapora karşı yapılan itirazların değerlendirildiğini, kök raporda yapılan tespit ve hesaplamalarda bir revizyona gerek olmadığını tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir teknik heyet bilirkişi raporları mahkememize yargılamaya esas alınmıştır.
Davacı her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını beyan etmiş ise de; dava konusu ürünlerin davalıya teslimi sonrasında davalının 11/04/2023 tarihli ayıp ihbarı haricinde, taraflar arasında olmadığına dair herhangi bir iddia ve delil bulunmayan 13/02/2023 ve 07/03/2023 tarihli yazışmalarda ayıbın davacıya ihbar edildiği, bu ihbar sürelerinin ayıp noktasında makul kabul edilebileceği takdir ve kanaati ile davacının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair iddialarına itibar edilmemiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yargılamaya esas alınan davacı ticari defter inceleme bilirkişi raporunda; takip tarihinden sonra davalının 653.661,24 TL ödemesi ile davacıya borcunun kalmadığı tespit edilmiş olup, davalı ticari defter inceleme bilirkişi raporunda davalının davacıya ödemesi gereken 653.661,24 TL borcun tamamının 3 aylık süre olan 03/05/2023 tarihinde ödediği tespit edilmiş olup, teknik heyet bilirkişi raporunda fatura konusu ürünlerde gizli ayıp olduğu, dişli kırılmasının sebebi fark etmeksizin ürünlerin tamir edilemeyeceği, davalının toplam zararının Kdv dahil 283.647,68 TL olduğu tespit edilmiş olup, davalının tespit edilen toplam 283.647,68 TL zararının ödenen bedelden ayıp bedeli mahsup edildiğinde icra takibine konu bakiye alacaklara ilişkin davacının alacağının kalmadığı anlaşılmakla, tespit edilen hususlara dair ispat külfeti davacı üzerinden bulunduğundan ve aksini gösterir herhangi bir muteber delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin olarak alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.912,35 TL keşif harcı, 1.000,00 TL keşif araç ücreti, 393,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam: 10.805,35 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.670,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/06/2024
Katip ... Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!