WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle; yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette 29.02.2016-30.09.2016 tarihleri arası ... nolu İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Tic. A.Ş.'nin inşaat all risk poliçesi gereği sigortalı yerde davalı tarafın güvenlik tedbirlerini yerine getirdikleri yerde hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle sigortalılarının zarara uğramasına neden olduklarını, müvekkili şirketçe ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve zararının 77.614,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve ödemesi yapıldığını, TTK 1474 maddesi gereği müvekkili şirketin sigortalısının halefi olduğunu, davalılara rücu mektubu gönderildiğini dönüş yapılmadığından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; kusur oranı ve hasar miktarındaki değişikliklere göre fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak; davalarının kabulüyle, davalının Konya İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, takibin devamına muhakeme masrafları ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile ... Anonim Şirketi ve İştirakleri arasında 02.03.2015 tarihinde "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşmeye ek olarak 11.03.2016 tarihinde ek protokol imzalanarak sözleşme taraflarına ... Tic. eklendiğini ve müvekkili şirket ... adına da 02.03.2015 tarihli sözleşme esaslarına göre özel güvenlik hizmeti vermeye başladığını, müvekkili şirketin güvenlik hizmetlerini azami özenle yerine getirdiği süreçte 26.08.2016 tarihinde Karapınar ... Bulgur Fabrikasında trafo bina kapısının 30 cm kilit bölgesinden aşağıdan açıldığı ve kablo kanallarının içerisindeki döşenmiş kabloların giyotin adı verilen makasla kesilmek suretiyle çalındığının tespit edildiğini, müvekkili şirket çalışanlarının sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili davalı ... A.Ş. ile ... arasında akdedilen ''Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi''nin 16. maddesinde: "Yüklenici personelin doğrudan yaptığı, kasıt ve kusuru ile gerçekleştirdiği zararlar dışındaki, diğer faktörlerden kaynaklanan, dolaylı veya olası zararlardan ya da kar mahrumiyeti, itibar kaybı, manevi tazminat vb. zararlardan dolayı yüklenici'ye herhangi bir sorumluluk yüklenemez.'' hükmünün düzenlendiğini, müvekkili şirketin kusur sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilince yalnızca giriş çıkış kontrolüne ilişkin hizmet gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin sahada devriye gezme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenlerle; olay tarihinde şantiye sahası içerisindeki güvenliğin sağlanmasından sorumlu olan ... Ltd. Şti. 'ye HMK md. 61 kapsamında davanın ihbar edilmesini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte olur ise davacının taleplerinin müvekkilinin kusuruna göre sorumlu tutulamayacağı miktar yönünden esastan reddini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, dosya arasına alınarak incelenmiştir.
Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına ait ... ve ... Soruşturma sayılı dosyanın UYAP sisteminden gönderildiği görülmüştür.
... Sigorta A.Ş'nin 08/02/2021 tarihli cevabi yazısı ile, hasar dosyası suretini gönderdiği görülmüştür.
Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesince 07/01/2022 tarihinde keşfin icra edildiği görülmüştür.
Bilirkişiler ... , ... , ... talimat mahkemesine sunmuş oldukları 08/02/2022 havale tarihli raporlarında özetle; olay anında şantiye alanının ana giriş kapısında özel güvenlik sisteminin ihdas edilerek özel güvenlik personelinin görevlendirilmiş olduğunu, kampüsün çevresinde fiziki olarak tel örgülü güvenlik sisteminin bulunduğu soruşturma dosyadan anlaşıldığını, hırsızlık olayının meydana geldiği trafo binasının ve trafo bina kapısının, fail veya faillerin hırsızlık esnasında şantiye sahasına giriş ve çıkış yaptıkları noktanın, kabloları sürükledikleri güzergâhın özel güvenliğin bulunduğu ana giriş kapısından görülmediği, kontrol ve gözetim alanı dışında kaldığını, Trafo binasının içerisinde ve güzergahta görevli olay yeri inceleme personeli tarafından tespit edilen iki farklı ayakkabı izinin olması dikkate alındığında olay failinin en az iki kişi olduğunun söylenebildiğini, hırsızların tel örgüden giriş, trafo binasının demir kapının zorlanarak açılması, kabloların bulunduğu raflardan kesilmesi, bulundukları yerden çıkarılıp sürüklenerek 311 m götürülmesi, araca yüklenmesi ve bu işlemlerin defalarca yapılmış olması gerektiğini, bu işlemlerin 1-1,5 saat sürebileceği dikkate alındığında; güvenlik görevlisinin çevrede, gözle görünmeyen ölü bölgelerde ve binalar arasında devriye atmadığını, görevini ihmal ettiğini, iş yeri sahibi firmanın da kendi iç ve çevre güvenlik kamera sisteminin olmaması, görevli personelin yeterince ve asimetrik zamanlarda kontrol etmemesi nedeniyle kusur oranlarının eşit olduğu kanaatinin oluştuğunu, sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın %50 tutarını rücu edebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ... , ... , ... talimat mahkemesine sunmuş oldukları 14/04/2022 havale tarihli raporlarında özetle; kusur oranlarının eşit olduğunu, Sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın %50 tutarını rücu edebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 19/06/2022 tarihli raporunda özetle; Ekspertiz raporundaki hasar bedeline ilişkin yapılan hesaplamalar kurtarma ve geri kazanım çalışması ile ilgili inşaat imalatlarına ilişkin hesaplamalar ayrık olmak üzere mesleki tecrübemize göre kendi içinde tutarlı ve piyasa rayiçlerine uygun hesaplamalar olduğunu, kurtarma ve geri kazanım çalışması ile ilgili inşaat imalatlarına ilişkin hesaplamalar uzmanlık alanımıza girmediğinden bu hesaplamamaların doğru olduğu kabulüyle hırsızlık olayının meydana geldiği 26.08.2016 tarihi itibarı ile somut olaydaki toplam hasar bedelinin 22.063,27€ olduğunu, bu tutarın takip tarihindeki döviz kurları ile Türk Lirasına çevrilmesi durumunda takip tarihi itibarı ile hasar tutarının 86.880.75TL olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tanık ... 28/09/2023 tarihli duruşmadaki beyanında;"Olayın gerçekleştiği tarihte kampüste değildim, fakat Konya merkezde güvenlik yöneticisi olarak görevdeydim, Kampüs Karapınar'daydı, olayın olduğu gün kampüsten sorumlu olan fakat kendisi Çumra ilçesinde fiilen bulunan ... beni arayarak Karapınar'daki şantiyede hırsızlık bilgisinin verildiğini söyledi, biz ... ile Konya merkezde buluşarak Karapınar'a aynı gece gittik, olay yerini inceledik, trafo merkezi dediğimiz yere gittiğimizde kilidinin kırık ve kapısının açık olduğunu gördük, şantiye sahası içerisinde elektrik alt yapısını yapan ... firmasının gece bekçisi bulunuyordu, hatırladığım kadarıyla ismi ... , ... firması trafo merkezlerini aynı zamanda depo olarak kullandıkları için buranın kilit anahtarını da ... isimli kişiye veriyorlardı, bizim güvenlik görevlilerine vermiyorlardı, bizim firmamız tek güvenlik görevlisi bulundurarak yalnızca şantiyenin giriş çıkışından sorumluydu, saha içerisinde sorumluluğumuz yoktu, saha içerisinin güvenlik sorumluluğunu kimin yerine getirdiğini bilmiyorum, çünkü o tarihte şantiye sahasında birçok taşeron firma ve malzemeleri bulunuyordu, biz sıralı amirlerimize ve emniyet müdürlüğüne ilgili durumu bildirdik, onlarda gelip incelemelerini yaptılar, benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir, Bizim görevli güvenlik görevlimizin hırsızı ve hırsızlık yapılan yeri görmesi imkansızdır, şöyleki; kendisi giriş kısmında bulunduğundan, trafo merkezi dediğimiz yer ile bulunduğu yer arası uzak mesafedir, arada bir de görüşü engelleyecek bina vardır, hırsızlık olayından sonra benim bildiğim kadarıyla şantiye alanına güvenlik kamerası takılmadı, takıldıysa da kim tarafından takıldı haberim yoktur," diyerek beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 26/10/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "Taraflarla bir ilişkim yoktur, ben olay tarihinde ... firmasına bağlı olarak çalışıyordum, fiilen Çumra'da bulunuyordum ancak olayın gerçekleştiği Karapınar'daki bulgur fabrikası olarak tabir ettiğimiz yerin sorumluluğu da bana aitti, biz bulgur fabrikasının yalnızca nizamiye dediğimiz giriş çıkış alanından sorumluyduk, hırsızlık olayını duyar duymaz olay yerine intikal ettik, gittiğimizde ... firmasının kablolarının çalındığını gördük, kabloların çalındığı yer ile nizamiye arasında büyük bir bina bulunmaktadır, dolayısıyla nizamiyedeki güvenlikçilerin kabloların çalındığı yeri görmeleri mümkün değildir, ayrıca fabrika içerisinde 5-6 tane ayrı firma bulunuyordu ve her firmanın kendine özel şantiyeleri vardır, her firmanın ayrı ayrı bekçisi vardı, ... firmasının da ... isimli bekçisi bulunuyordu, ... firması ile çalıştığım firma arasındaki sözleşmeden bilgim yoktur, olayı ... firmasının bekçisi ... hırsızlık olayını bana telefonla bilgi vermesi neticesinde öğrendim, daha sonra nizamiyedeki güvenlikçilere olay yerine gitmelerini söyledim ve durumu teyit ettim, nizamiye sorumluluğu bize ait olduğu için giriş çıkışları kontrol ederdik ve bu sebeple ... isimli kişinin ... firmasının bekçisi olduğunu net ve kesin bir şekilde biliyorduk, çünkü ... birkaç ay civarı orada bekçi olarak çalıştı, güvenlik kamerası takılması kararını kimin aldığını bilmiyorum, olaydan sonra değil fakat inşaat bittikten sonra şantiyeye güvenlik kamerası takıldı, şantiyede nizamiye de tek kişi bulunmaktadır, devriye görevi yoktur," diyerek beyanda bulunmuştur.
Bilirkişiler ... , ... , ... talimat mahkemesine sunmuş oldukları 01/12/2023 tarihli ek raporlarında özetle; davacı ve davalı tarafın arasındaki sözleşmeler incelendiğinde; 08.02.2022 tarihli Kök ve 14.02.2022 tarihli Ek raporumuzda belirttiğimiz gerekçe ve tespitler doğrultusunda kusur oranlarının eşit olduğu kanaatimiz halen devam etmektedir. Güvenlik görevlisinin çevrede, gözle görünmeyen ölü bölgelerde ve binalar arasında devriye atmayarak görevini ihmal ettiği, iş yeri sahibi firmanın ise kendi iç ve çevre güvenlik kamera sisteminin olmaması, görevli personelin yeterince ve asimetrik zamanlarda kontrol etmemesi nedeniyle kusur oranlarının eşit olduğu kanaatlerinin devam ettiğini, sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın %50 tutarını rücu edebileceği, beyanda bulunan davalı ... A.Ş.'nin vekili Av ... mahkemeye vermiş olduğu 01.11.2023 tarihli dilekçesinde istemiş olduğu “İhbar olunanın, inşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları ve Sigorta Poliçesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin ve davacının sigortalısı olan ihbar olunan şirketin yükümlülüklerini denetleyip denetlemediğini tespiti için dosyanın sigorta uzmanı (sigorta hukukçusu veya sigortacı olabilir) bilirkişiye tevdiine ve denetime elverişli rapor tanziminin yaptırılması” yönündeki talebinin de göz önünde bulundurulması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ... , ... , ... talimat mahkemesine sunmuş oldukları 26/02/2024 tarihli ek raporlarında özetle; Davacı ve davalı arasındaki sözleşmeler ve dosya içerisinde bulunan davalı tanığı ... ve davalı tanığı ... alınan yeminli ifadeleri incelendiğinde; Tanıklar ... ve ... beyanlarında belirttikleri gibi, yaya yürüyüşü ile 189 m olan şantiye giriş kapısı ile trafo binası arasında yönetim binası bulunduğundan, olay yerinin güvenlik görevlilerinin bulunduğu yerden çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Şantiye sahası içerisinde bir veya birden fazla ve ayrı ayrı firmanın bulunması. bu firmaların kendi bekçilerinin olması, güvenlik kamera sisteminin olaydan sonra kurulması kök ve ek raporlarımızda belirttiğimiz şekilde her iki tarafın da kusurunu kapatmamakta olup sonuç olarak; Hırsızlık olayının güvenlik görevlisinin bulunduğu kapı pirişinden gözle görülmeyen ölü bölgede meydana gelmiş olmasına rağmen ... A.Ş.”, hırsızlık olayının meydana geldiği yeri, tel örgü çevresini ve kampüs içerisinde bulunan ölü bölgelerin bulunmasına rağmen hırsızlık olayını engellemek ve bu yerleri kontrol etmek için özel güvenlik görevlisi sayısını arttırmaması, çevrede gözle görünmeyen ölü bölgelerde ve binalar arasında yaya veya motorize devriye planlamamasından dolayı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği kusurlu, ... A.Ş'nin hırsızlık olayının meydana geldiği yer ve kampüs içerisinde bulunan tel örgü çevresini kontrol etmek için güvenlik sistemleri, elektronik izleme ve alarm vb. tesis etmeden yüklenici firmaya şantiye sahasını teslim etmesi, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği güvenlik sistemleri ile elektronik izleme. erken uyarı, bariyer sistemleri, yangın ihbar ve alarm sistemlerinin kurulumunun yapılmaması, görevli personelin yeterince ve asimetrik zamanlarda kontrol etmemesinden dolayı kusurlu olduğu, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 3 ve 10 uncu maddelerinden de anlaşılacağı üzere kök bilirkişi raporlarında da belirttiğimiz şekilde kusur oranlarının eşit olduğu kanaatinin oluştuğunu, Sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın “%50 tutarını rücu edebileceği kanaatimizi halen devam etmektedir. Ayrıca ... A.Ş.'nin vekili ... mahkemenize vermiş olduğu 01.11.2023 tarihli dilekçesinde istemiş olduğu “İhbar olunanın, inşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları ve Sigorta Poliçesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin ve davacının sigortalısı olan ihbar olunan şirketin yükümlülüklerini denetleyip denetlemediğini tespiti için dosyanın sigorta uzmanı (sigorta hukukçusu veya sigortacı olabilir) bilirkişiye tevdiine ve denetime elverişli rapor tanziminin yaptırılması” yönündeki talebinin de göz önünde bulundurulması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşbu dava; rücuen tazminat nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili taleplerinde, müvekkili şirkette 29.02.2016-30.09.2016 tarihleri arası ... nolu İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Tic. A.Ş.'nin inşaat all risk poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafın güvenlik tedbirlerini yerine getirdikleri yerde hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle sigortalılarının zarara uğramasına neden olduklarını, müvekkili şirketçe zararın 77.614,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sigortalısının halefi olduğunu, bedelin rücuen tazminine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, müvekkilinin sorumluluğu ile ilgili bütün tedbirleri alarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin kusur sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Davacının davalı aleyhine İstanbul . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 05/04/2017 tarihinde 77.614,00 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 90.087,98 TL üzerinden icra takibine giriştiği, ödeme emrinin davalıya usulen tebliğ edildiği, davalının yasal itiraz süresi içinde 20/04/2017 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesi ile yetkiye, takibe ve borca ettiği, dosyanın yetkili Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydının yapıldığı ve icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 1472. Maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hüküm altına alınmış olup, düzenlemeyle birlikte davacının sigortalıya ödemiş olduğu bedel miktarınca sorumlulara karşı rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların kusur tespitinin yapılması için dosya Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, talimat mahkemesince 07/01/2022 tarihinde keşif icra edilmiştir.
Hırsızlık konusu tespit edilen ürünlerin zarar bedellerinin tespiti için dosyanın Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tevdii edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeten; hırsızlık olayının meydana geldiği 26.08.2016 tarihi itibarı ile somut olaydaki toplam hasar bedelinin 22.063,27 € olduğunu, bu tutarın takip tarihindeki döviz kurları ile Türk Lirasına çevrilmesi durumunda takip tarihi itibarı ile hasar tutarının 86.880.75TL olacağı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu yargılamaya esas alınmıştır.
Mahkememizce ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf edilmesi neticesinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...davalının, kendisine yapılan dava dilekçesi tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde "tanık deliline" dayanmış olup ön inceleme tutanağında verilen iki haftalık süre içinde de tanık listesini sunmuş olmasına, bu dilekçede tanıkların da olaya ilişkin bilgisi olduğunun belirtilmesine karşın, mahkemece savunma hakkını kısıtlar mahiyette, bu şekilde bildirilen deliller tam olarak toplanılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Eksik araştırma ile karar verilemez. Bu nedenle, bildirilen tanıkların usule uygun biçimde dinlenilerek, olaya ilişkin bilgilerinin olması halinde gerekirse bilirkişi heyetinden de bu beyanlar da gözetilmek suretiyle ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,..." tespiti ile mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Kaldırma kararı gereği dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişi heyeti 26/02/2024 tarihli ek raporunda neticeten; Davacı ve davalı arasındaki sözleşmeler ve dosya içerisinde bulunan davalı tanığı ... ve davalı tanığı ... alınan yeminli ifadeleri incelendiğinde; Tanıklar ... ve ... beyanlarında belirttikleri gibi, yaya yürüyüşü ile 189 m olan şantiye giriş kapısı ile trafo binası arasında yönetim binası bulunduğundan, olay yerinin güvenlik görevlilerinin bulunduğu yerden çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Şantiye sahası içerisinde bir veya birden fazla ve ayrı ayrı firmanın bulunması. bu firmaların kendi bekçilerinin olması, güvenlik kamera sisteminin olaydan sonra kurulması kök ve ek raporlarımızda belirttiğimiz şekilde her iki tarafın da kusurunu kapatmamakta olup sonuç olarak; Hırsızlık olayının güvenlik görevlisinin bulunduğu kapı pirişinden gözle görülmeyen ölü bölgede meydana gelmiş olmasına rağmen ... A.Ş.”, hırsızlık olayının meydana geldiği yeri, tel örgü çevresini ve kampüs içerisinde bulunan ölü bölgelerin bulunmasına rağmen hırsızlık olayını engellemek ve bu yerleri kontrol etmek için özel güvenlik görevlisi sayısını arttırmaması, çevrede gözle görünmeyen ölü bölgelerde ve binalar arasında yaya veya motorize devriye planlamamasından dolayı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği kusurlu, ... A.Ş'nin hırsızlık olayının meydana geldiği yer ve kampüs içerisinde bulunan tel örgü çevresini kontrol etmek için güvenlik sistemleri, elektronik izleme ve alarm vb. tesis etmeden yüklenici firmaya şantiye sahasını teslim etmesi, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği güvenlik sistemleri ile elektronik izleme. erken uyarı, bariyer sistemleri, yangın ihbar ve alarm sistemlerinin kurulumunun yapılmaması, görevli personelin yeterince ve asimetrik zamanlarda kontrol etmemesinden dolayı kusurlu olduğu, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 3 ve 10 uncu maddelerinden de anlaşılacağı üzere kök bilirkişi raporlarında da belirttiğimiz şekilde kusur oranlarının eşit olduğu kanaatinin oluştuğunu, Sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın “%50 tutarını rücu edebileceği kanaatimizi halen devam etmektedir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu yargılamaya esas alınmıştır.
Her ne kadar bilirkişi heyetince düzenlenen ek rapordaki son paragrafta" ...... A.Ş.'nin vekili ... mahkemenize vermiş olduğu 01.11.2023 tarihli dilekçesinde istemiş olduğu “İhbar olunanın, inşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları ve Sigorta Poliçesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin ve davacının sigortalısı olan ihbar olunan şirketin yükümlülüklerini denetleyip denetlemediğini tespiti için dosyanın sigorta uzmanı (sigorta hukukçusu veya sigortacı olabilir) bilirkişiye tevdiine ve denetime elverişli rapor tanziminin yaptırılması” yönündeki talebinin de göz önünde bulundurulması gerektiği" belirtilmiş ise de; sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin bu davanın konusu olmadığından ve halefiyet ilkesi gereği rücuen tazminat talep edildiğinden bu yöndeki tespitlere itibar edilmemiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporları da nazara alınarak; davacı sigorta firmasının, %50 kusurlu olarak olayın gerçekleşmesine sebebiyet veren davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin (86.880,75 X %50=) 43.440,37 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Takip haksız fiile bağlı rücuen tazminat ödemesine ilişkin olduğundan ve hesaplanması yargılamayı gerektirdiğinden bu cihetle alacak miktarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 43.440,37 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alacak likit ve muayyen olmadığından ve hesaplanması yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 2.967,41 TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 1.325,46 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.641,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 vekalet harcı, 1.325,46 TL peşin harç, 419,90 TL ve 571,90 TL keşif harcı toplamı 2.385,06‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 5.750,00 TL bilirkişi ücreti, ‭1.905,55‬ TL posta tebligat gideri toplamı olan ‭7.655,55‬ TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan ‭4.210,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye bedelin davacı üzerinden bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 726‬,00 TL'nin davalıdan, 594‬,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
10-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024

Katip Hakim