WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen bir ticari ilişkinin var olduğunu, davalı şirket tarafından zaman içinde girilen siparişler sonucunda davalı şirketin müvekkiline 2.008.708,32 TL borcu olduğunu, davalı şirket tarafından farklı tarihlerde yapılan ödemeler neticesinde müvekkili şirketin alacağının 17/08/2022 tarihinde kapandığını, davalı şirketçe müvekkilinin güveni kazanıldıktan sonra 17/08/2022 tarihinden sonra girilen siparişlerin bedelinin hiçbirinin ödenmediğini, davalı şirket tarafından toplam 1.116.182,17 TL sipariş girildiğini, sözü geçen borcun olduğuna dair mutabakat mektubunun taraflarca imzalandığını, bu nedenle davalı şirketin borcunun sabit olduğunu, müvekkilinin borcun ödenmemesi nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin alacağını halen tahsil edemediğinden bahisle öncelikle giderilemez zararların oluşmasının önüne geçilmesi adına ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirketin ticari hayatını sürdürdüğü bir dönemde nakit krizinin ortaya çıktığını, bu krizin sadece özel sektörü değil kamu sektörünü de etkisi altına aldığını, müvekkilinin ağırlıklı olarak çalıştığı kamu sektörünün bu durumundan son derece olumsuz etkilendiğini, müvekkilinin ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmaması ve karşılıksız çıkmış herhangi bir çekinin bulunmamasına rağmen bankaların kredi vermeyi durdurduğunu, müvekkilinin bankalar ve faktoring şirketleri hariç olmak üzere bütün alacaklılarına borcunu ödediğini, müvekkilinin bankalara ve faktoring şirketlerine de borçlarını ödemek için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece revize edilen proje kapsamında borçların ödenebileceği kanısıyla konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini, İcra takibinin Gebze' de yapılması gerekirken yetkisiz yerde icra takibinin yapılması nedeniyle icra takibine yetki yönünden itiraz ettiklerini, ayrıca yetkili mahkemenin de Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle mahkemenin yetkisine de itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın süresinde açılmamış olup davacının alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatma yasağı bulunduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin konkordato dosyasına alacağını kaydettirmediğini, bu nedenle alacağı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini, haksız ve gerçeğe aykırı şekilde başlatılan icra takibine müvekkili şirketçe itiraz edildiğini, konkordato davasına bakan mahkeme tarafından bütün alacaklıların tespit edildiğin, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının konkordato dosyası ile sabit olduğunu, davacı tarafından iddia olunan alacağın gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket ile müvekkili arasında hiçbir şekilde akdi ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen faturaların müvekkili şirkete ulaştırılmadığını, akdi ilişkinin inkarı halinde varlığının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, itiraz süresi içerisinde yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerinden bahisle öncelikle davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre, takip yasağına aykırılık, yetkisiz icra müdürlüğünde takip açılması ve yetkisiz mahkemede dava açılması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf vekillerince verilen diğer dilekçe ve belgeler, dava dilekçesi ekindeki cari hesap tablosu, davaya konu fatura örnekleri, taraflar arasında düzenlenen mutabakat mektubu örneği, Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve eki, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, temin edilen bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Dosyamız ve tüm ekleri, Mali Müşavir Bilirkişi Doç. Dr. ... tevdi edilmiş olup bilirkişiden 26/04/2024 tarihli bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelemesinde; davacı ... A.Ş.' nin 2022 ve 2023 yılı yevmiye defterinin e- defter olduğu, takip konusu edilen 7 adet satış faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının düzenlendiği faturalardan kaynaklı davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin tespit edilmediği, neticeten davalının davacıya takip konusu faturalardan kaynaklı 1.116.182,17 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosyamız ve tüm ekleri, davalı ticari defterlerinin incelenmesi için Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, talimat mahkemesince dosyamız ve ekleri Bilirkişi ... tevdi edilmiş olup bilirkişiden 02/03/2024 tarihli bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelemesinde; davalı ... Ticaret A.Ş.' nin ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafça düzenlenen takip konusu 7 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin davacıya toplam 1.116.182,17 TL borcu olduğunun belirlendiğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ifa yeri başlıklı 89. maddesi; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir." hükmü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Süreler, On yıllık zamanaşımı başlıklı 146. maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmü amirdir.
HMK nun sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10. Maddesi; "(1)Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmünü amirdir.
6100 sayılı HMK'nun Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması başlıklı 222. maddesi; “(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve %20 tazminat talep edilmiş olup; davalılar vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile davada yetkili mahkemenin Gebze Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğu ileri sürülerek yetki ilk itirazında bulunduğu, esastan da müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
HMK 10 ve TBK 89/1. maddeleri gereğince para borçlarının tahsili amacı ile açılacak davalarda alacaklının yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri de yetkili olduğundan ve alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasında akdi ilişki mevcut olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yetki ilk itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince her ne kadar zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; TBK 146. maddesi gereğince eldeki dava 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğundan bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince davalı şirket hakkında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile konkordato kararı verildiği, davaya konu alacak ilgili dava süresince davacı tarafça alacak olarak kaydedilmediğinden davacının talep hakkının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; davamıza konu fatura alacağı konkordato davasından sonra doğmuş olmakla konkordato kapsamına alınmamasında herhangi bir usuli eksiklik olmadığı kanaatine varılmıştır.
Esastan yapılan değerlendirmede ise; davalı taraf vekilince taraflara arasındaki akdi ilişki red edilmiş olduğundan uyuşmazlık konularının: taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davaya konu faturadaki malların davalıya teslime edilip edilmediği, bu faturalardan dolayı davalı tarafça davacıya herhangi bir ödemede bulunup bulunmadığı ve varsa takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ne miktarda alacaklı olduğu hususlarında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı vekilince her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişki kabul edilmemiş ise de; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 1.116.182,17 TL bedelli 7 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara ilişkin herhangi bir ödemenin bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. HMK'nın 222/4. maddesi gereğince taraf defterlerindeki kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edecek olup, aynı zamanda bu kayıt faturadaki malların teslimine de karine teşkil etmektedir.
Bu çerçevede mahkememizce toplanan deliller ve özellikle mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları nazara alınarak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabulü gerekmiştir. Taraf ticari defterlerinin incelendiği sözü geçen bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında da yer alan 7 adet faturadan kaynaklı olan alacak miktarının 1.116.182,17 TL olduğu tarafların usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarından anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, takipten önce davalı taraf usulüne uygun temerrüte düşürülmediği için faiz talebinin ise reddine ve neticeten davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın 22.568,29 TL üzerinden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 ve değişen oranında yasal faizi ile birlikte devamına, kabul edilen 1.116.182,17 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline, davalı tarafın ise şartları bulunmayan kötü niyet tazminat talebinin ise reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.116.182,17 TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %9 ve değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte devamına.
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine.
3-Kabul edilen 1.116.182,17 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 223.236,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
4-Davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine.
5-Alınması gereken 76.246,40 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 13.753,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 62.493,13 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranı olan %98,02 oranına isabet eden 3.058,22 TL arabulucuk giderinin DAVALIDAN, davanın red/talep oranı olan %1,98 oranına isabet eden 61,78 TL arabulucuk giderinin ise DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
7-Yargılama giderinden ayrı olarak davacının peşinen karşıladığı 179,90 TL başvuru harcı, 13.753,27 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 13.933,17 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine.
8-Davacının yaptığı 149,25 TL posta ve davetiye gideri ile 4.500,00 TL bilirkişi ücretleri gideri olmak üzere toplam 4.649,25 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %98,02 oranına isabet 4.557,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
9-Davalının yaptığı 10,00 TL posta giderinin davanın red/talep oranı olan %1,98 oranına isabet 0,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 152.780,04 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
12-İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL tebligat giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %98,02 oranına isabet eden 19,60 TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına.
13-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
14-Dosyamız arasındaki belge asıllarının karar kesinleştiğinde ilgililere iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024

Başkan Üye Üye Katip