WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren önemli firmalardan birisi olduğunu, müvekkili şirketin iştigal alanını; kurulu güneş elektrik santralleri vasıtasıyla elektrik üretimi yapmak ve bu elektriği daha sonra elektrik dağıtım firmaları (EDAŞ'lar) aracılığıyla devlete satmak olarak özetlemenin mümkün olduğunu, davalı şirketin elektrik dağıtım şirketlerinden (EDAŞ'lardan) birisi olduğunu, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, bu anlamda davacı müvekkilin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bir bedel ödemekte olduğunu, bu bedele kısaca "dağıtım bedeli katkı payı" denilmekte olduğunu, İşbu davanın konusunun son dönemde davalı şirketin müvekkilinden talep ettiği fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı oluşturmakta olduğunu, Şöyle ki; davalı şirket son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltmiştir. Kısacası davalı katkı payında 5 katından fazla bir artış yaptığını, davalı şirketin önceden haber vermeksizin, davacı şirketin finansal hazırlık yapmasına imkan tanımaksızın, bu konuda davacıya hiçbir süre vermeksizin yaptığı bu artış; davacı şirketin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, keza davalının bu hareketinin kreditör bankaları da olumsuz etkileyeceğini, bu nedenle sektörde faaliyet gösteren pek çok oyuncunun iflasının dahi gündeme gelebileceğini, davalı şirketin bu hamlesi; hukuk devletinin en önemli ilkelerinden birisi olan "öngörülebilirlilik ilkesine" de aykırı olduğunu beyanla; davalarının kabulüne, davalının davacı müvekkilinden talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının; davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının; günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin; ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, yapılacak bu tespite kadar davacının fazla ödeme yapmasının ve hak kaybı yaşamasının engellenmesi amacıyla davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 01/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde; öncelikle davanın idari yargının görevinde olduğunu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ve bir miktar paranın ödenmesiyle ilgili olduğunu, davacının asıl maksadı ve hukuki yararı fazla ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınması olmasına karşın davacı dava dilekçesinde sadece arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak gösterdiğini, fazla ödeme yaptığını ve bu fazla ödeme miktarının tespitini talep eden davacının fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden istirdat talebi barındırmayan menfi tespit talebinde hukuki bir yararından söz edilemeyeceğini, hukuki niteleme mahkemeye ait olup davanın nihai olarak menfi tespiti değil, fazla ödediği iddia edilep katkı paylarının miktarının tespiti ile istirdadını amaçlamakta olduğunu, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davacının istirdat talebi olmadığına ilişkin açık beyanının alınmasını talep ettiklerini, söz konusu işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirleyemeyeceğini, davacı taleplerinin zamanaaşımına uğradığını, davacı taraf şayet tarifelere dayalı bir hak iddiasındaysa öncelikle idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açması, şayet iptali kararı alabilirse sonra adli yargıda hakkını araması gerektiğini, aksinin kabulünün hukuken mümkün olmayıp hukuk mahkemelerinin, idari mahkemelerinin hatta Anayasa Mahkemesinin görev ayrımını ortadan kaldırarak her mahkemeye herhangi bir alan sınırlaması olmadan her alanda karar verme yetkisi verilmesinin kabulü anlamına geleceğini, bu durumda hukuki belirsizliğin olacağını, idari yargıda dava açılsa ve tarife iptal edilse bile yine geçmişe dönük talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin istinaf kaldırma kararı öncesinde verdiği ... Esas ve ... karar sayılı kararında "....Taraflar arasında görülmekte olan davanın akdedilen dağıtım/sistem kullanım anlaşmasından dolayı davalı tarafından fazla tahsil edildiği iddia edilen sistem kullanım / dağıtım bedellerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti amacıyla açmış olduğu menfi tespit olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise davalı tarafından lisanssız üretici olduğu anlaşılan davacıdan fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli tahsil edip etmediği, lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticilerden farklı dağıtım tarifesi uygulanmasına ilişkin sözleşme hükmünün eşitlik ilkesine aykırı olup olmadığı, adil dağıtım bedeli katkı payının ne kadar olması gerektiği hususlarında olduğu görülmüştür. 28/02/2022 Tarihli dava dilekçesinin içeriği ve ilgili dilekçenin netice talep kısmında açıkça ifade edildiği üzere eldeki davada davacının talebi fahiş artırıldığı iddia edilen sistem kullanım / dağıtım bedellerinden dolayı fazla tahsil edildiği iddia edilen kısmın şimdilik 1.000,00 TL yönüyle borçlu olmadıklarının tespiti talebini içermektedir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 24/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/01/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında açıkça ifade edildiği üzere borçlunun menfi tespit davası açmakta korunmaya değer hukuki yararının olması gerektiği, eda davasının açılabileceği durumlarda tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı, somut olayımızda dava konu fatura bedellerinin ödenmiş olması sebebiyle eda davası açılması gerekirken menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı değerlendirilmekle davacının davasının 6100 sayılı HMK m. 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur." gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararında özetle: "Davacının bu talepleri bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza(çekişme) çıkarıldığını iddia ederek bu muarazanın giderilmesini talep ettiği sonucuna varılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, ... E.-... K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi(men'i) talep edilir. Bu durumda mahkemece davacının talebi hakkında davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçe ile mahkememizin önceki kararı kaldırılmıştır.
(II.) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce dosya resen seçilen elektrik bilirkişisine daha sonra elektrik yüksek mühendisi, enerji piyasası uzmanı ve nitelikli hesaplamalar uzmanlarından oluşan heyete tevdii edilerek ayrı ayrı rapor tanzim ettirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "...Davalı Taraf MEDAŞ' ın, EPDK” nın belirlediği Elektrik Tarifeleri uygulamakla yükümlü bir dağıtım şirketi olduğu için tarife belirleme yetkisi yoktur." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce talimatla aldırılan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda:"1-Taraflar arasında akdedilen "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasında” dağıtım sistem kullanım birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı ve anlaşma ile mevzuatın ve mevzuat değişikliklerinin geçerli kılındığı,
2-Dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanmak üzere, EPDK tarafından uygulama tarihi belirtilmek üzere onaylanan uygulama bazlı tarifelerde Lisanssız elektrik üretimi yapan gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak elektrik enerji satış tarifesi yoktur. Sadece dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanmak üzere yayınlanan tarifeleri içeren tablolarından EK. 2 de Lisanssız Üreticilere ilişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi bulunduğu ,
3-19 Kasım 2022 tarih ve 31309 sayılı resmi gazete yayınlanann DAĞITIM TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ ‘in Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul Ve Esaslar’ın : GEÇİCİ MADDE 1’de belirtildiği gibi ‘’ 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında uygulanan ulusal tarife ve çapraz sübvansiyon uygulamaları yürürlükte olduğu sürece, 5 inci maddede geçen dağıtım şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından hazırlanır ve Kurul tarafından onaylanır. Bu süre boyunca tüm dağıtım şirketleri Kurul tarafından onaylanan usul ve esaslara uymakla yükümlüdür’’ Yasal mevzuat gereğince Lisanssız Elektrik Üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem kullanım tarifelerinin -dağıtım bedelinin- düzenleyici kurum olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifeleri ile belirlendiği, davalı ... A.Ş.’nin EPDK Kurul Kararlarıyla belirlenen tarifelere uymak zorunda olduğu,
4-6719 sayılı Yasa ile değişik 6446 sayılı Yasanın geçici 20. Maddesine göre, açılmış davalar hakkında dahi uygulanmak üzere, EPDK kararlarının geçerli ve bağlayıcı olduğu; ... A.Ş. tarafından EPDK Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifelerinde yer alan dağıtım sistem kullanım tarifeleri kapsamında dağıtım bedelinin davacıya doğru şekilde uygulandığı ve faturaların fazladan bir bedel içermediği, dolayısıyla davacıdan fazla dağıtım bedeli tahsil edilmediği,
5 - EPDK'nın lisanssız elektrik üreticileri için uygulamaya koyduğu tarifelerin dayanağı Kurul Kararları ile 6446 sayılı Yasanın değişik geçici 20. Maddesinin yürürlükte olduğu, ... A.Ş.’nin EPDK Kurul Kararı ile uygulamaya konulan dönem tarife tablolarında yer alan lisanssız üreticiler için geçerli birim fiyatları doğru şekilde alarak faturaları düzenlemiş olmasına bağlı olarak, davacı şirketin davalı ... A.Ş.’den uyuşmazlığa konu taleplere ilişkin bir alacağının bulunmadığından, belirlenen tarifelere uygun şekilde tahakkuk ve tahsil edilen dağıtım bedellerini talep hakkı olmayacağı,
6 - Lisanslı ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmakla esasen yükümlü olan lisanssız elektrik üreticileri, aynı iletim ve dağıtım hatlarını kullanmakta olup, lisanssız elektrik üreticilerince üretilen ve tüketim fazlası olarak dağıtım hatlarına verilen enerji miktarının azlığı ya da çokluğuna göre hatların yükünün azaldığı ya da çoğaldığı, bu durumlarda, lisanslı üretim tesislerine göre, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmakla esasen yükümlü olan lisanssız üreticilerin sistem üzerinde, dağıtım sistemini aynı verimlilikle kullandıklarında ek maliyeti olmamakla birlikte; Lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf olmasının kaynağı kurulu gücü azami bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi olan ve ürettiği enerjinin tamamını iletim veya dağıtım sistemine vermeden kullanacak olan lisanssız elektrik üreticilerinin, gerçekleştirdikleri -tüketimlerinin üzerindeki- üretimlerini yoğun ve lisanslı üreticilere göre dağıtım sistemini düşük verimlilikle kullanarak dağıtım sistemine vermek suretiyle, sistemi ticarethane abone grubuna benzer gibi kullanımının, sistemin teknik ve ekonomik işleyişini etkileyebilmesi ile IV. bölümde yer verilen Danıştay kararlarında belirtilen ilgili kurumlarla yazışma, inceleme ve karar sonucu bölümlerinde de belirtilmiş olunmasına rağmen ;
6.1-) Yenilenebilir kaynaklara dayalı olarak elektrik üretimi yapan Lisanssız veya Lisanlı elektrik üreticileriyle ilgili mevzuatını düzenleyen ve denetleyen EPDK’nın ulusal elektrifikasyon sistemini oluşturan İletim ve dağıtım sisteminin kullanımında (lisanssız elektrik üreticilerinin, gerçekleştirdikleri -tüketimlerinin üzerindeki- üretimlerini yoğun ve lisanslı üreticilere göre dağıtım sistemini düşük verimlilikle kullanarak dağıtım sistemine vermek suretiyle, sistemi ticarethane abone grubuna benzer gibi kullanımının, sistemin teknik ve ekonomik işleyişini etkilediğini ) farklılıklar olduğunu söylemek ve iddia etmenin teknik bir dayanağının olmadığını ,
6.2-) Yenilenebilir kaynaklara dayalı olarak elektrik üretimi yapan Lisanssız veya Lisanlı elektrik santrallarından elektrik enerjisinin ulusal elektrifikasyon sistemine bağlantısını sağlayan dağıtım sistemi ve iletim sistemi bağlanmaları ve kullanmalarında farklılar olduğu iddiasına EPDK katılıyorsa hemen lisanssız elektrik üretimini durdurmaları ve santralları devre dışı bırakmaları gerektiğini,
6.3-) Yenilenebilir kaynaklara dayalı olarak elektrik üretimi yapan Lisanssız elektrik santrallarının elektrik enerjisinin ulusal elektrifikasyon sistemine bağlantısını sağlayan dağıtım sistemi ve iletim sistemine bağlanmaları nedeniyle teknik elemanlar, Akademisyenler ve Elektrik Mühendisleri Odasının bu konuyla ilgili olumsuz görüşlerine bugüne kadar rastlanmadığı,
6.4-) Lisanssız üreticilerin öncelikle tüketimlerini karşılamakla yükümlü kılındığı açık olduğu halde, lisanssız üreticilerin üretimlerini ticari faaliyete konu etmeleri durumunda dağıtım sisteminin kullanılmasına ilişkin bedellerin farklılaştırılmasında ve bu farklılaştırma neticesinde dağıtım bedeline ilişkin tarifenin düzenlenmesinde eşit taraflar arasında ayrım gözetilmemesi ilkesine uyulmasını,
7-) Lisanssız üreticilerin gerçekleştirdikleri -tüketimlerinin üzerindeki- üretimlerini dağıtım sistemine vermek suretiyle sistemin yoğun şekilde kullanımının sistemin teknik ve ekonomik işleyişini etkileyebilmesi, kendilerine tanınan muafiyet sınırı durumu dikkate alındığında; Kanun koyucunun, kurulu gücü 1 MW’lık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimine yönelik lisanssız üreticileri lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf tutmasının, söz konusu üreticilerin öncelikle kendi tüketimlerini sağlayacak şekilde gerekli tedbirleri alarak gerekli tesis/tesisleri kurmalarını ,
8-) Dağıtım sisteminin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunlu olup, bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmakta, mevzuat düzenlemeleri de, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnai kurala yer vermeyip dağıtım sistemi kullanıcılarını yükümlü kıldığından, bu kapsamda lisanssız üreticilerin de dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeli ödemesi gerektiği, ancak EPDK tarife düzenlemesi esnasında lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem bedelinin belirlenmesinde dağıtım sistemini kullanan diğer kullanıcıların oranının dikkate alınmasında yarar görüldüğünü,
9-)EPDK tarafından lisanslı üreticilerle, lisanssız -tüketimlerinin üzerindeki üretimlerini dağıtım sistemine veren- üreticilere uygulanacak olan dağıtım sisteminin kullanılmasına ilişkin dağıtım bedellerinin farklılaştırılmasıyla belirlenen tarifelere uygun olarak, davalı şirketin davacıya uyguladığı dağıtım birim bedellerine göre, fazladan tahakkuk ve tahsil edilen dağıtım bedeli olmadığı,
10 -Davacının davalı ... A.Ş den talebi söz konusu ise faturalara uygulanan ulusal tarifenin EPDK tarafından hazırlanması ve uygulanması için davalıya gönderilmesi ve davalının bu konuda herhangi bir itiraz hakkı ile uygulamama gibi tasarrufta bulunmasının söz konusu olmaması nedeniyle davacının , davalıdan talep etmek istediği;uygulanan birim fiyatlar ile lisanslı üreticilere uygulanan birim fiyatlara göre, davacının davalıdan üretim tarihleri arası döneme ilişkin talep edebileceği dağıtım sistemi kullanım bedeli fark tutarının (talep edeceği faturalar için) toplam bedelinin (KDV hariç) belirlenebileceği konusunun Sn. Mahkemenizin taktirine bırakıldığını,
11- Bilirkişi Elk.-Elektronik Yük.Müh. Adem KÖK tarafından 13.11.2023 tarihinde Sn.Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun “E.SONUÇ” kısmındaki kanaatlere aynen katıldığımızı,..." şeklinde rapor düzenledikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki dağıtım sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklı olarak meri mevzuat hükümlerine göre davacıdan davalının fazla bedel tahsil edip etmediği, etmiş ise miktarının ne olduğu ve bu miktar için davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadğı hususları olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce gerek elektrik mühendisi bilirkişiye tanzim ettirilen 13/11/2023 tarihli rapor gerekse 07/03/2024 tarihli heyet raporu göz önüne alındığında davacının iddialarını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava reddedildiğinden 427,60 TL maktu harcın pebin ödenen 80,70 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
7-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024

Katip Hakim