T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı şirketin 900.000 paya ayrılmış 90.000.000,00 TL sermayesi olan bir anonim şirket olduğunu, bu payın 639.000 paylık kısmının müvekkili şirkete ait olduğunu, diğer 261.000 payın da ...' in olduğunu, davalı şirketin %71 hissesinin Romanya' da kurulu bulunan Romanya menşeili müvekkili şirkete ait olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğunu, sözü geçen iki kişinin de münferiden yetkili olduğunu, ...' ın müvekkili ...' nin %65 büyük ortağı olduğunu, ...' in ise müvekkili şirketin %25 küçük ortağı olduğunu, ...' in de müvekkili şirkette %10 payının bulunduğunu, müvekkili şirketin son yöneticisinin ... olduğunu, ...' in tamamen hukuka aykırı ve sahte şekilde davalı şirketin fiilen gasp edilmesi sonucunu doğuran kendi kendine iki ayrı genel kurul toplantısı yaptığını öğrendiklerini, sözde kararlarla ...' ın yönetim yetkisinin kaldırıldığını, ...'in kendisini tek yönetim kurulu üyesi olarak seçtiğini, şirket esas sözlemesini değiştirerek imtiyazlı pay grubu oluşturduğunu, %29 oranına isabet eden kendi paylarından her bir pay için 10 oy hakkı ve her kararda onay zorunluluğu şeklinde imtiyazlar tesis ettiğini, sözü geçen 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli her yönden sahte genel kurullarda alınmış gösterilip ticaret siciline tescil de edilen mezkur kararların yürütülmesinin durdurulması ve neticeten kesin hükümsüz olduklarının tespiti veya iptali istemiyle işbu davayı açtıklarını, davalı şirketin ... tarafından tek başına ve keyfi olarak kötü yönetildiğini, şirket kaynaklarının suiistimal edildiğini, defter ve kayıtların tutulmasında usulsüzlük yapıldığını, yönetici ...' in münferit temsil yetkisini kötüye kullanarak şahsi menfaat temin ettiğini, şirketin sermayesinin eritildiğinin öğrenilmesi ile 2022 yılının başından itibaren genel kurul toplantısı yapılmasını istediklerini ancak ...' in engellemeleriyle genel kurulun toplanmasının mümkün olmadığını, şirketin yönetim kurulu toplanamadığından karar alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin şirket pay sahipliğine dayalı haklarını kullanamadığını, ...' in genel kurulun toplanması akabinde kendisinin yönetim görevine son verileceğinin ve hakkında sorumluluk davası açılabileceğini ön gördüğünden eylem ve işlemleri ile şirketi çıkmaza sokmaya çalıştığını, müvekkili şirketin tüm hukuki çabalarına rağmen ...' in hukuk tanımaz sahte eylemlerini engelleyemediğini, ...' in genel kurul çağrı kararı alması için kendisine gönderilen ihtarları türlü bahanelerle dikkate almadığını, toplantı gün ve saatinde şirket merkezinde olmasına rağmen toplantıya katılmadığını, yönetim kurulu başkanı ...'a karar defterinin bulunmadığını ifade etmiş ise de ...' in kendisinin uhdesinde bulunan karar defterini gizleyerek karar alınmasını engellediğini, ...' in defterin kendisine olmasına rağmen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile zayi belgesi davası açtığının öğrenildiğini, açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu yapılan 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli sahte genel kurul kararlarına dair sunulan ticaret sicili belgelerinden karar defterinin ...' in uhdesinde olduğunun anlaşılacağını, yönetim kurulunun tüm çabalarına rağmen toplanamaması üzerine davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesi ve yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi vs. gündemi ile şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması konusunda TTK' nun 410-412. maddelerine dayalı olarak 02/11/2022 tarihli dava dilekçesi ile mahkemeye başvurarak genel kurula çağrı izni istenildiğini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalarının kabul edildiğini, mahkemece genel kurul yapmak üzere atanan kayyım tarafından gerekli işlemlerin gerçekleştirilerek 06/01/2023 günü şirket merkezinde genel kurul için toplanılmışsa da ... tarafından bir başka hukuksuz işlem ile toplantının tekrar engelleyebildiğini, 06/01/2023 tarihinde kayyım nezaretinde yapılacak davalı şirketin genel kurul toplantısına şirket pay sahibi sıfatı ile katılabilmesi için temsil yetiksinin sona ermesine rağmen kötü niyetli hareket ederek ... adlı bir kişiye yetki verdiğini, sözü konusu toplantıya ... adına iki farklı kişi katıldığı için mahkemece atanan kayyım ve toplantıya katılan bakanlık temsilcisi tarafından genel kurul toplantısını yapılmadığını, böylece ...' in yasal mevzuata aykırı ve kötüniyetli iş ve işlemleri ile genel kurul toplantısının yapılmasını yine engellediğini, ...' in münhasır temsil yetkisini kötüye kullanarak ... ... A.Ş.' nin içini ciddi şekilde boşaltıp kendisine ve kendi şirketine/yandaşlarına mal edindiğini, müvekkili şirketin genel kurulu toplantıya çağırma çabalarından sonra ...' in hukuksuz eylemlerini hızlandırdığını, 06/01/2023 tarihine kayyım nezaretinde yapılacak genel kurul öncesinde ... A.Ş. varlıklarının korunabilmesi için tedbir isteminde bulunulduğunu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı kararı ile ... A.Ş.' nin üzerine kayıtlı tüm taşınmazların ve her türlü motorlu araçların üzerine devir ve satışı önleyici ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, uygulanan tedbirin devamı mahiyetindeki davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiğini, davalı şirket hakkındaki tedbir kararına konu olan muarazanın meni davasının tefrik edilerek aynı mahkemenin ... Esas sırasına kaydedildiğini, sözü geçen dosyalardaki davalarda menfaat çatışması nedeniyle davacı ... ve davalı ... Tarım A.Ş. yi davalarda temsil etmek üzere şirketlere temsil kayyımı tayini davaları açmak üzere ...' a süre verildiğinden Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve ... Esas ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasında kayda alınan üç adet dosyada taraf şirketlere temsil kayyımı atanmak üzere davalar açıldığını ve davaların halen derdest olduğunu, %71 pay sahibi müvekkili şirket ve davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...' ın ... tarafından fiili durum yaratılarak ... A.Ş.' den tamamen dışlandığını, adeta kapısından içeri adım atmasına izin verilmediğini, ticaret sicili müdürlüğünden yapılan araştırmalar neticesinde 12/01/2023 tarihinde ve 02/02/2023 tarihinde yapılan sahte genel kurullarda hükümsüz kararlar alındığının öğrenildiğini, ...' in ilk olarak herhangi bir yönetim kurulu kararı olmadan keyfince 12/01/2023 tarihli sahte genel kurul tutanağını tanzim ettiğini, 02/02/2023 tarihli sahte genel kurul öncesinde yönetim kurulu başkanı olarak olağanüstü genel kurul toplanması için yönetim kurulu kararı almış gibi göstermesine rağmen 12/01/2023 tarihli sahte genel kurul için böyle bir karar bulunmadığını, zira gerçekte şirket yönetim kurulunun iyi üyeden oluştuğunu, bu nedenle ...' in tek başına karar almasının mümkün olmadığını, sahte toplantıda kendisinin asaleten müvekkili şirket temsilcisinin ise ... isimli şahıs tarafından vekaleten temsil edildiğini, sözü geçen kişiye verilen vekalet incelendiğinde vekaletin ... tarafından verildiğinin görüldüğünü, ...' in vekalet vermeye yetkisinin önceden kaldırıldığından vekalet vermeye yetkisinin bulunmadığını, 21/11/2022 tarihli kararla ... ı temsil yetkisi kaldırılan ...' in bu karara karşı Romanya Mahkemeleri nezdinde kararın iptali başvurusunda bulunduğunu, Köstence Mahkemesi . Hukuk Bölümünün ... sayılı dosyasında 08/12/2022 tarih ve ... sayılı kararla ...' in davasının reddedildiğini, ...' in istinaf isteminin de Köstence İstinaf Mahkemesi .Bölümünün 15/02/2023 tarih 81 sayılı kararı ile reddedildiğini, kesinleşme şerhli 08/12/2022 tarihli kararın ve 15/02/2023 tarihli istinaf mahkemesi kararının ve Köstence Başkonsolosluğundan onaylı yeminli tercümelerini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, açıklanan nedenlerle ...' in tamamen kötüniyetli olarak sahte şekilde ve aynı zamanda suç teşkil eden eylemiyle müvekkili ... adına ... vekalet verip sözde kararları aldığını, 12/01/2023 tarihli sahte toplantı için bu şekilde dayanak oluşturmaya çalışan ...' in herhangi bir çağrı bulunmayan genel kurul toplantısı yapılması için yönetim kurulu kararı da bulunmayan sözde toplantıda bir gündem mevcutmuş gibi gündem maddelerini görüşüp ...'ın yönetim kurulu üyeliği görevine son verdiğini, kendisini 3 yıl süreyle tek yönetim kurulu üyesi olarak seçtiğini, bir yönetim kurulu teklifi varmış gibi kâr payı dağıtılması ile ilgili karar aldığını, bir de kendisine şirkete borçlanma izni verdiğini, yine ticaret siciline ibraz ettiği sahte belgelerden anlaşıldığı kadarıyla aynı tarihte 12/01/2023 tarihli 30 sayılı yönetim kurulu kararı alarak kendisini 3 yıl süreyle münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olarak seçtiğini, ...' in bu sahte işlemleri için noter tasdiki yaptırdığı ve sonrasında ticaret siciline ibraz ederek tescil ve ilan ettirdiğinin anlaşıldığını, ...' in 02/02/2023 tarihli sözde toplantıda kendi paylarını A grubu payları, müvekkilinin paylarını B grubu payları olarak belirleyerek kendi paylarına her bir pay için 10 oy hakkı tanıdığını, ayrıca tüm kararlar için A grubu payların onayı zorunluluğu getirdiğini, sahte şekilde icra edilen bu işlemlerin müvekkili şirketin haklarını ihlal ettiğini, ...' in her iki genel kurulda da ortamı kendince sterilize edip kendi çalıp kendi oynadığını, dava konusu genel kurul kararlarının öncesinde yetkili organca alınmış bir genel kurul toplantı kararı olmaması, gündemin gereği gibi belirlenip bildirilmemesi ve neticeten gerçekte bir genel kurul toplantısı yapılmaması nedenleriyle yok hükmünde olduğunu, bu şekilde yasaya aykırı olarak toplandığı iddia edilen genel kurulda alınan bütün kararların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, diğer bir deyişle malul olduğunu, TTK' nun 375/1-f maddesi gereğince genel kurul toplantılarının hazırlanması yönetim kurulunun devredemeyeceği ve vazgeçemeyeceği yetkilerinden olduğunu, genel kurul toplantısını hazırlama, gündemi belirleme görevi bulunan yönetim kurulunun, toplantı, gündem ya da çağrı veyahut çağrısız genel kurul gibi herhangi bir kararı olmadan genel kurul adı altında yapılacak işlemler ve o genel kurul toplantısında alınacak tüm karar da yok hükmünde olacağını, somut olayda yönetim kurulu üyelerinin tamamının katılımı ile alınmış bir kararın bulunmadığını, kaldı ki çağrısız dahi olsa herhangi bir genel kurul toplantısının icrası ve bu genel kurulda alınan kararların yürütülmesi de ancak yönetim kurulunun usulüne uygun teşekkülü ve karar almasıyla mümkün olduğunu, yönetim kurulunca alınmış bir karar bulunmamasının yanında sahte genel kurul belgeleri incelendiğinde genel kurula katılabilecekler listesi altında yönetim kurulu adına yalnızca ...' in isim ve imzasının bulunduğunun görüldüğünü, bu haliyle 12/01/2023 tarihli sahte genel kurul ve buna dayanak teşkil eden sahte işlemler ile bu toplantıda alındığı iddia olunan kararların tamamının yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulunun yapısı bu sözde genel kurulda değiştirilerek 02/02/2023 tarihli sahte yönetim kurulu ve genel kurul tutanakları hazırlandığından 02/02/2023 tarihli işlemler ve kararlar da yok hükmünde olduğunu, ...' in ... şirketi adına vekalet verme yetkisi bulunmadığı gibi şirketi temsil yetkisinin de bulunmadığını, 21/11/2022 tarihinde icra olunan ve ...' in bizzat katıldığı genel kurul toplantısında kendisinin ...' deki temsil yetkisinin kaldırıldığını, bu genel kurul kararına karşı açılmış bir dava bulunmadığı gibi genel kurul kararının sıhhatini engelleyecek bir durumun da söz konusu olmadığını, ...' in yetkisinin kaldırılmasına rağmen sözde genel kurula katılmak üzere vekalet verdiğini, bu nedenlerle 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli sahte genel kurullar müvekkili şirketin temsil edilememesi nedeniyle yok hükmünde olduğunu, taraflar arasında sürmekte olan uyuşmazlıklara dair aktarılan bilgi ve belgeler ile somut olayın koşulları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu kararların hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, makul ve meşru hiçbir açıklamasının bulunmadığının ortada olduğunu, yapılan işlemlerin sahte ve müvekkili şirket iradesi hilafına olduğunu, maddi ve şekli hiçbir şekilde geçerlilik koşullarını taşımadığı ve kesin hükümsüz olduğunun açık olduğunu, yapıldığı iddia edilen genel kurul toplantı tutanakları incelendiğinde yasada aranan koşulları taşımadığı, bu cümleden olarak toplantıya kimlerin katıldığı, bunların sahip oldukları paylar, payların sayıları, itibari değerleri, toplantıda sorulan sorular, verilen cevaplar, her bir karar için verilen olumlu ve olumsuz oylar toplantı tutanağından anlaşılamadığını, bu itibarla TTK nun 422 maddesi gereğince bu toplantı tutanaklarının geçersiz olduğunu, diğer taraftan dava konusu genel kurullardaki kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bir an için kesin hükümsüz oldukları düşünülmese dahi kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmaları nedeniyle iptallerinin gerektiğinden bahisle 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli sözde genel kurul toplantılarında alınan kararların yürütülmesinin öncelikle HMK 389 vd maddeleri gereğince müvekkili şirketin hakların korunması, telafisi imkansız hak kayıplarının önlenmesi amaçlarıyla HMK' nun 390/2. Maddesi gereği karşı taraf dinlenmeden ivedilikle durdurulmasına, bu konuda Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirimde bulunarak eski halin tesisine, TTK' nun 449 maddesi gereğince mezkur kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirkette yaşanan yönetim organı boşluğu, tescilli görünen yöneticinin meşru olmaması, şirketin ve pay sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amaçlarıyla işbu davada bir karar verilip karar kesinleşinceye ya da usulüne uygun bir genel kurulda yeni bir seçim yapılıncaya kadar münferiden yönetim ve temsil yetkisini haiz olacak şekilde davalı şirkete yönetim kayyımı olarak ...' ın atanmasına, aksi kanaat halinde ehil bir yönetim kayyımı atanmasına, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması talepleri ile yönetim kayyımı atanması talepleri kabul edilmediği takdirde davalı şirketin halihazırda tescilli görünen yöneticisi tescilli görünen ...' in şirketi bağlayıcı işlem yapma yetkilerinin kısıtlanmasına, bu halde şirkete ayrıca denetim kayyımı atanmasına, davalı şirkette şeklen yönetici görünen ... tarafından davalı şirketin taşınmazlarını, taşıtlarını, her türlü makine ve demirbaşlarını ve davalı şirketin iştiraki şirketlerdeki şirket paylarını satıp devretmesinin önlenmesi yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihlerinde yapıldığı iddia olunan genel kurul toplantılarında alınan kararların ve aynı tarihli yönetim kurulu kararlarının tamamının kesin hükümsüz olduklarının tespitine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan vekili ... tarafından yönetim kurulu yahut genel kurul adına hukuka aykırı şekilde yapılan ve dava sırasında tespit olunacak hükümsüz işlemlerin de yokulukla malul olduklarının tespitine, aksi kanaat halinde mezkur kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptallerine, dava konusu kararların ticaret siciline bildirilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği de anlaşıldığından, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne kararın bir örneği gönderilerek sicil kayıtlarının düzeltilmesi için kararın tescil ve ilanını istenmesine, yapılmış ve yapılacak her türlü harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine ayrı ayrı karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; mahkememizde açılmış olan işbu davada davanın basit yargılama usulüne göre görülmesine karar verildiğini, ancak davacı tarafın 07/05/2023 tarihinde usul ve yasaya aykırı ve hukuk dilinden uzak bir şekilde ek beyanda bulunduğunu, yeni delil teşkil edecek belgelerin dosyaya sunulmuş olan whatsapp görüşmesi adı altında yapıldığı belirtilen ancak bu görüşmenin kimler arasında yapıldığı anlaşılmayan bir belgenin ve yine kimler tarafından ne şekilde hangi konuda imzalandığı anlaşılmaz bir evrakın dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın usul ve yasaya aykırı beyanları ile belgelerin HMK 316. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan basit yargılama usulü hükümlerine aykırılık teşkil etmesi nedeni ile muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bir anonim şirket olduğunu, davacı şirketin sermayesinin 90.000.000,00 TL olduğunu, sermayenin 900.000 paya ayrıldığını, bu paylardan 639.000 payın (63.900.000,00 TL) ...'ye, diğer 26 .000 payın da (26.100.000,00 TL) ...'e ait olduğunu, ayrıca ...' in davacı şirketin yüzde 25 payına sahibi olup yönetim kurulu üyesi ve şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğunu, ayrıca ...' in müvekkili şirketin yüzde 29 payına sahip olduğunu, bu şirketin de yönetim kurulu üyesi ve münferit temsilcisi olduğunu, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak sürekli dava dışı ve müvekkili şirket Yönetim Kurulu Başkanı ...'in ...'deki temsilcilik yetkisine son verildiğini belirtmiş olsa da ...'in halen ...'nin 50 yıllığına temsilcisi olduğu hususunun Romanya Adalet Bakanlığı Milli Ticaret Sicil Kayıt Ofisi tarafından düzenlenmiş olan 12.04.2023 güncel tarihli apostil şerhli (certificated trade registry) belgeden anlaşıldığını, bu belge ile açık ve net bir şekilde ...' in ...'nin ortağı ve temsilcisi olduğunu, ayrıca bu belgenin davacı vekillerinin mahkemeyi yanıltmak saiki ile yalan beyanlara dayanmaktan çekinmediğinin açık göstergesi olduğunu, davacı tarafından 21/11/2022 tarihinden sonra ...' in münferit yetkisinin ortadan kalktığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira dava tarihinden sonra 12/04/2023 tarihinde Romanya Ticaret Sicilinden alınan imza sirküleri mahiyetindeki Apostil Şerhli belgede ...' in halen yetkili olarak gözüktüğünü, sözü geçen 21/11/2022 tarihli ortaklar kurulu kararının tescil edilmediğini, davacının huzurdaki davayı açarken sunmuş olduğu Köstence Mahkemesi . Hukuk Bölümü'nün 08/12/2022 tarih ve ... sayılı kesinleştirme şerhli kararı ve Köstence İstinaf Mahkemesinin 15/02/2023 tarihli kararının esasen davacının iddia ettiği gibi 21/11/2022 tarihli ... Genel Kurul Kararının iptaline ilişkin bir dava olmadığını, bu davanın Türk Hukukunda yer alan ihtiyati tedbir talebi mahiyetinde olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin Romanya Mahkemelerince ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmemesi ve usule aykırı olması nedeniyle reddedildiğini ve kesinleştiğini, sonuç olarak müvekkili şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ...' in davacı ... nin temsilcisi olduğunu, Köstence Mahkemesindeki reddedilen kararın ihtiyati tedbir yerine asıl davanın açılması gerektiğinden dolayı usuli eksiklikten reddedildiğini, davacı tarafından temsile yetkili olmadığı öne sürülen ...' in 21/11/2022 tarihli ortaklar kurulu kararına ilişkin 2 dava ikame edildiğini, davalardan birinin Köstence Mahkemesi ... E. sayılı 21/11/2022 tarihli genel kurul kararının iptali davası diğerinin ise Köstence Mahkemesi ... E. sayılı 21/11/2022 Tarihli ... Genel Kurul’unda alınan ...’in azli kararının esas sözleşme değişikliği gerektirdiği ve esas sözleşme değişikliği olduğu için ortakların oy birliği gerektirmesi nedeniyle kararın ticaret siciline tescil edilmemesi davası olduğunu, her iki davanın da derdest olduğunu, bu davalar sonuçlanmandan Romanya Ticaret Sicilinin 21/11/2022 Tarihli ... ortaklar kurulu toplantısında alınan kararları tescil etmeme kararı aldığını, bu hususa ilişkin Romanya Ticaret Sicili sisteminde ... unvanıyla sorgu yapıldığında 21/11/2022 tarihli ortaklar kurulu kararının yargılama süreci sona ermeden tescil edilmeyeceğine ve uyuşmazlığın mahkemeye sevk edildiğine ilişkin ekran görüntüsünü dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacının ne kadar kötü niyetli olduğunun ispatı açısından Av. ... tarafından düzenlenmiş olan Romanya Mahkemelerinde açılmış ve süren davaların listesi ve çevirisini dilekçeleri ekinde sunduklarını, Köstence Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasındaki ...'in talebinin ...'ın hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kendisinin ...'den çıkarılması veyahut ikinci bir talep olarak ...’in payının gerçek karşılığını alıp şirketten ayrılması olduğunu, mahkemenin son celsede taraflar arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle (Tıpkı Türk Mahkemelerindeki gibi) ... adına hareket edecek bağımsız bir temsil kayyımının atanmasını emrettiğini, bu dava dosyasının bir sonraki duruşma tarihinin 24/05/2023 olarak belirlendiğini, görüldüğü üzere Romanya tarafında bulunan uyuşmazlık ve yargılama süreçleri davacının iddia ettiği gibi sona ermediğini, aksine Romanya Mahkemeleri tarafından yargılamaların halen devam ettiğini, bu nedenle davacının sürekli ve ısrarlı bir şekilde beyan ettiği ...' in ...' nin yetkilisi değildir iddiasının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın sadece tedbire ilişkin dosyayı sunarak mahkemeyi yanıltma yoluna gittiğini, medeni yargılama hukukuna göre davalar ancak davaya vekalet ehliyetine sahip vekiller aracılığıyla ikame ve takip edilebileceğini, davacı ... Yönetim Kurulu Üyesi ve münferiden temsile yetkili ...' in davacı ... adına vekil sıfatıyla hareket eden Av. ... , Av. ..., Av. ... ve Av. ...'u ... ile aralarındaki güven ilişkisinin sarsılacak şekilde davranmaları ve vekillik görevlerine aykırı davranmaları nedeniyle Konya . Noterliği 21.12.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilname ile haklı nedenle azlettiğini, ancak azledilen vekiller Av. ..., Av. ... ve Av. ... ... adına açılmış davalarda işlem tesis etmeye devam ettikleri için Konya . Noterliği 07.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile tekrar azledildiklerini, davacı tarafın ...'in ... yetkili temsilcisi olmadığı bu nedenle de bu azillerin geçersiz olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, yukarıda belirtildiği gibi ...' in halen ...' nin yetkili temsilcisi olduğunu, bu nedenle azillerin geçerli olup, Av. ..., Av. ... ve Av. ...'un, ...'nin hukuki temsilcisi sıfatıyla dava açma ve davayı takip etme yetkisinin bulunmadığını, davacı vekillerinin yukarıda da belirtildiği gibi 07/04/2023 tarihinde azledildiklerini, ancak davacı vekilleri tarafından işbu davanın 10/04/2023 tarihinde açıldığını, bu nedenlerle yukarıda izah edildiği üzere ve kanun lafzı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararından da açıkça anlaşılacağı üzere yetkisiz ve vekaletnamesiz bir şekilde açılan huzurdaki davanın usule ve yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle dosyanın incelemeye alınmaksızın reddedilmesi gerektiğini, davacı taraf vekillerinin davanın asli tarafıymış gibi hareket ettiklerini, ilgili avukatların ... tarafından Konya Barosuna şikayet edildiğini, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı gereğince baroya şikayet edilen avukatlar örtülü olarak azledilmiş olarak kabul edildiğini, bu nedenle de yetkisiz ve vekaletnamesiz bir şekilde açılan huzurdaki davanın usule ve yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle dosyanın incelemeye alınmaksızın reddedilmesi gerektiğini, ... A.Ş. eski yöneticisi ve davacı şirket ...'nin ... ile birlikte yöneticisi olan ... tarafından ... A.Ş.'nin ticari faaliyetlerinin sekteye uğratılması için tüm yollara başvurulduğunu, ... A.Ş.'nin olağan genel kurulunun 02/03/2022 tarihinde yapılmış olmasına ve şirket yöneticilerinin ibra edilmiş olmasına rağmen olağan genel kurulun üzerinden yaklaşık 8 ay gibi kısa bir süre geçmiş olmasına ve 02/03/2023 tarihine kadar olağan genel kurulun yapılmasına kısa bir süre kalmış olmasına rağmen; ..., ... temsilcisi olarak Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı dosyası ile ... A.Ş.'nin olağanüstü genel kurulunun yapılması için dava açtığını, sözü geçen davanın davacının hukuki yararının bulunmadığı ve dava şartı yokluğu nedeni ile mahkeme tarafından reddedildiğini, bu karar üzerine yine ... tarafından ...'nin temsilcisi olarak Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K sayılı kararı ile tekrar ... A.Ş.'nin olağanüstü genel kurulunun yapılması için dava açıldığı ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bu sefer davacı tarafın talepleri kabul edilerek belirlenmiş olan gündem ile birlikte ... A.Ş.'nin olağanüstü genel kurulunun yapılmasına karar verdiğini, olağanüstü genel kurulun yapılması için Prof. Dr. ... kayyım olarak atanmasına da mahkeme tarafından karar verildiğini, kayyım tarafından 06/01/2023 tarihinde ... A.Ş.'nin ilgili mahkeme kararı gereğince olağanüstü genel kurulunun yapılması kararlaştırılıp ticaret sicilinde ilan edildiğini, ancak bu genel kurulun da ...'nin davacı tarafın iddialarının aksine iki temsilcisinin bulunması ve Genel Kurul Toplantılarına İlişkin Esasların 18. Maddesinin 8. Fıkrasındaki bir temsilcinin oy kullanabileceği amir hükmü nedeni ile yapılamadığını, bu durum üzerine ... tarafından ...'nin temsilcisi olarak Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş E., ... D. İş K sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir davası açıldığını, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tedbir talebi kısmen kabul edilerek ... Tarım A.Ş.'nin menkul ve gayrimenkul malları üzerine 100.000,00 TL teminat ile tedbir konulmasına karar verildiğini, dava açma süre içerisinde ... tarafından ... temsilcisi olarak Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile ... A.Ş. ve ... aleyhine muarazanın meni ve yöneticilikten azil davası açıldığını, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosya tefrik edilerek, ... E. Sayılı dosya ile ...'in yöneticilikten azli ile ... E. Sayılı dosyası ile ... A.Ş. davalı olarak muarazanın meni davalarına devam edildiğini, ayrıca Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında verilen 05/01/2023 tarihli ara karar ile davacı şirket ...'nin vekillerinin dava tarihinden önce azledilmiş olması nedeni ile vekil kayıtlarının silinmesine ve davacı şirket ...'nin temsilcisi sıfatı ile dava açmış olan ...'a ... adına 2 haftalık kesin süre içerisinde temsilci davasının açılmasına yönelik olarak hüküm tesis edildiğini, ... adına ... tarafından ilgili karar gereğince Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile temsilci atanmasına yönelik olarak dava açıldığını, yine tefrik edilen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında 06/01/2023 tarihili ara karar ile davacı şirket ...'nin vekillerinin dava tarihinden önce azledilmiş olması nedeni ile vekil kayıtlarının silinmesine ve yalnızca bu davaya ilişkin olarak davacı şirket Stek Plast SRL'nin temsilcisi sıfatı ile dava açmış olan Süleyan İslambay'a ... adına 2 haftalık kesin süre içerisinde temsilci davasının açılmasına yönelik olarak hüküm tesis edildiğini, ... adına ... tarafından da bu karar üzerine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile ... A.Ş.'ye temsilci atanmasına yönelik olarak dava açıldığını, bu davaların halen derdest olduğunu, bu davaların açılma sebebinin ...’in ... şirket merkezinin Romanya olması nedeniyle Romanya’da ve Türkiye’deki şirketlerde bulunan şirket ortaklığından hisse değerinin altında bir değer ile ayrılması hatta hiçbir pay almadan ayrılması olduğunu, ...' ın Romanya yasalarına ve ... firmasının esas sözleşmesine aykırı bir şekilde genel kurullar düzenlemeye ve ortaklar kurulu kararı almaya devam ettiğini, 27/04/2023 tarihinde tekrar ortaklar kurulu kararı alınması için genel kurul çağrısında bulunduğunu ve Romanya Hukuku ile ... şirketinin ana sözleşmesine aykırı bir şekilde genel kurul yaptığını, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan mahkeme kararının da haksız ve hukuksuz olarak düzenlenmiş ortaklar kurulu kararına ilişkin olduğunu, ...' ın bankalarla haricen görüşerek ... A.Ş.'nin çalışmakta olduğu bankalar ile kredi ilişkisinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu durumun banka yetkililerinin dinlenmesi ile ortaya çıkacağını, bu nedenle banka yetkililerinin tanık olarak dinlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yine ...' ın yöneticilikten çıkarılmadan önceki bir tarih olan 16/12/2022 tarihinde yönetim kurulu başkanlığından doğan tüm yöneticilik yetkilerini üçüncü bir kişi olan ... devrettiğini, bu durumun TTK hükümlerine aykırı olması nedeniyle ... A.Ş. yetkililerince doğal olarak kabul edilmediğini, yine ...' ın yöneticilikten çıkarılmadan önceki tarihlerde şirket vekilleri olan Av. ... ve akabinde Av. ... haksız bir şekilde azlettiğini, ... A.Ş.' nin haksız olarak azledilmiş olan vekillere toplam 226.263,73 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu zararın giderilmesi için ... A.Ş. tarafından Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, ...'ın yönetici olduğu tarihlerde ... A.Ş.'nin ve iştiraklerinin faaliyet alanları ile iştigal olan ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi firmalarında da yönetim kurulu üyesi olduğunun tespit edildiğini, bu durum üzerine ... hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyası ile haksız rekabet suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu davada vekil olarak hukuka aykırı bir şekilde işlem yapan Av. ..., Av. ... ve Av. ... ile daha öncesinde vekil olan Av. ... hakkında Konya Barosuna hem ... hem de ... tarafından şikayette bulunulduğunu, ...' ın ... Tarım A.Ş.'deki yönetim kurulu üyeliğine son verilmesinin ardından ... Tarım A.Ş.'nin kredi ilişkisi içinde bulunduğu tüm bankalara İstifaname başlığı ile ihtarname göndererek bankalarda yöneticilik zamanında imzalamış olduğu genel kredi sözleşmelerindeki imzalarını geri çektiğini ve kefalet ilişkisini sonlandırdığını belirttiğini, bu durumun müvekkili şirketi bankalar nezdinde geri dönülemez şekilde itibar ve ticari zarara uğrattığını, yukarıda belirtilen ve yaşanan tüm bu somut olaylar nedeniyle bankalar tarafından kredi ilişkisinin dondurulması ve yeni krediler ile şirketin ticari faaliyetlerine devam edemiyor olması nedeni ile ... Tarım A.Ş.'nin ...'in sahibi olduğu ... Tarım A.Ş. firması tarafından ... Tarım A.Ş.'ye finansal olarak destek sağlanarak kredi ödemelerinin yapılmasının sağlandığını, ... Tarım A.Ş. tarafından ... Tarım A.Ş. firmasına 39.122.927,00 TL ve 39.000,00 USD (Güncel kur üzerinden 758.055,00 TL) olmak üzere toplam 39.880.982,00 TL finansal destek sağlandığını, bu ödemelerin neredeyse tamamının ... Tarım A.Ş.'nin mal varlıkları üzerine konulmuş olan tedbir kararı sonrasında bankalar ile olan kredi ilişkisinin dondurulması ve ... tarafından bankalara ... Tarım A.Ş. aleyhine beyanlarda bulunulması sonrasında yapıldığını, işin özetinde ... tarafından ... Tarım A.Ş.'nin ayakta kalabilmesi için maddi ve manevi olarak tüm varlıkların kullanıldığını, ...' in bu şekilde hareket etmesinin sebebinin ... Tarım A.Ş.' nin ayakta kalmasını sağlamak olduğunu, ... Tarım A.Ş.'nin hiçbir çalışanına borcu olmadığı gibi vergi dairesi, sosyal güvenlik kurumu ve başkaca kamu kurum ve kuruluşları ile 3. Kişilerede herhangi bir borcu da bulunmadığını, ... Tarım A.Ş.'nin işbu dilekçe tarihine kadar ayakta kalmasının ana nedeninin ... Tarım A.Ş. tarafından sağlanan finansal destek olduğunu, ... Tarım Anonim Şirketinin genel kurul kararı uyarınca sermayesini 30.000.000,00 TL artırdığını ve bu sermayenin 22.500.000,00 TL tutarının 24 ay içinde pay sahipleri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak genel kurul kararının üzerinden yaklaşık 44 ay geçmesine rağmen, müvekkili şirketin %71 oranında pay sahibi olan davacı şirketin, payına karşılık gelen 2.925.000,00 TL tutarında sermaye borcunu ve gecikmeye ilişkin temerrüt faizini halen ödemediğini, davacının haksız ithamlarda bulunduğu dava dışı ...' in 02/03/2022 tarihli olağan genel kurulda bizzat davacının olumlu oylarıyla yönetim kuruluna seçildiğini, şirket ile ilgili yapılan işlemlerde dava dışı ...' ın her zaman onayının alındığını, müvekkili şirket ... Tarım A.Ş.'nin 2019-2020-2021 yılları olağan genel kurulunun davacı taraf ...'nin katılımı ile 02/03/2022 tarihinde yapıldığını, ...' ın bu genel kurulda davacı ...'nin temsilcisi ve müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olarak bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ile ilgili konulara ve gidişata müdahale edemediğinin ve müvekkili şirketin tek bir kişi tarafından idare edildiğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hasılatının düzenli olarak arttığını ve şirketin istikrarlı bir biçimde kar elde etmeye devam ettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu satışların olağan satışlar olup banka kredileri ve piyasa borçlarının ödenebilmesi amacıyla yapıldığını, bankalar tarafından müvekkili şirkete sağlanan kredi limitlerinin 55.963.421,02 TL olduğunu, bu limitlerin dava dışı ...' in şahsi kefaletleri ve sahip olduğu gayrimenkulleri teminat göstermesi sonucu sağlandığını, anlatılan olaylar neticesinde ... Tarım A.Ş.' nin tüm çıkarlarının sağlıklı bir şekilde korunabilmesi adına 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurulların yapılmasının zaruri hale geldiğini, TTK’da genel kurul kararlarının iptali ve butlanı düzenlenmesine rağmen yokluk halinin düzenlenmeyip yokluğa ilişkin hususların genel hükümlere bırakıldığını, genel kurul kararlarının geçerliliğinin iki zorunlu unsura bağlı olduğunu, ilkinin genel kurul niteliğinde bir kurulun var olması diğerinin ise kurulu oluşturan pay sahiplerinin kararı olduğunu, somut olayda bu iki kuralın da yerine getirildiğini, bu nedenle davacı tarafın yokluğa ilişkin beyanlarının geçerli olmadığını, davacı tarafın işbu iptal talebinde bulunma hakkının bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, ... Tarım A.Ş.'nin tüm ortaklarının bir araya gelerek ve yine TTK'nun 416/2 maddesi gereğince yasaya uygun bir şekilde toplantı düzenlediklerini, bu nedenle davacı tarafın taleplerinin yerinde olmadığını ve reddine karar verilmesini gerektiğini, 12/01/2023 tarihli genel kurulun usul ve yasaya uygun olarak ve ... Tarım A.Ş.'nin tüm çıkarları gözetilerek gerçekleştirildiğini, ayrıca davacı tarafın asılsız iddialarının aksine ...' in hala ... ' nin yetkili temsilcisi olduğunu, ... tarafından ... ...'yi vekaleten temsil etmesi için düzenlenen belgenin geçerli olduğunu, ayrıca davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısına tüm ortakların katılımının sağlandığını, bu nedenle TTK 416/1. Maddesi gereğince çağrı yapılmadan usul ve yasalara uygun bir şekilde olağanüstü genel kurul yapıldığını, söz konusu genel kurulda hiçbir şekilde itiraz ileri sürülmediği gibi kurulda alınan kararlar oy birliği ile verildiğini, genel kurul toplantısının pay sahipleri veya temsilcilerinin itirazlarının olmaması nedeniyle çağrısız bir şekilde yapılmasında kanuna aykırı herhangi bir hususun mevcut olmadığını, olağanüstü genel kurul ile dava dışı ...'ın görevine de son verildiğini, yine 12/01/2023 tarihli olağanüstü genel kurulun TTK ve diğer kanun ve yönetmeliklere uygun şekilde usule ve çağrı merasimine uygun olarak ortaklarının tamamının katılımı ile sağlandığını, 02/02/2023 tarihli genel kurul usul yasa ve içtihatlara uygun olduğunu, ayrıca ... halen ...' in yetkili temsilcisi olduğunu, davacı tarafın asılsız iddialarının yerinde olmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin nihai kararla elde edilebilecek nitelikte bir sonuca ilişkin olması ve yargılama gerektirmesi veçhilesiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurullarda alınan kararlara ilişkin yürütmenin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl dava ile istenilen hukuki neticenin ihtiyati tedbir yolu ile karşılanmasına karar verilememesi gerektiğini, dolayısıyla mahkemeninizce uyuşmazlığın esas noktasını ele alınmadan yani yargılamaya başlamadan ve cevapları incelenmeden davacının talep ettiği neticenin gerçekleşmesine tedbiren karar vermesinin hakka ve hakkaniyete aykırı olacağından bahisle öncelikle davacı tarafın olağanüstü genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir taleplerinin reddine, ayrıca dava şartı yokluğu itirazlarının incelenerek iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı tarafın, usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilen genel kurul kararlarının iptali isteminin reddine, yapılmış ve yapılacak olan her türlü harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yokluğunun tespiti ve iptali davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, davalı şirketin ticaret sicil kayıt örnekleri, davalı şirketin genel kurul toplantı tutanağı örnekleri, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, Adalet Bakanlığı Milli Ticaret Sicil Kayıt Ofisinin tespit sertifikası örneği, Romanya Ticaret Sicil kayıt örneği, Köstence Mahkemesinin ... sayılı karar örneği, azilname örnekleri, davalı vekilince beyan dilekçesi ekinde sunulan hukuki görüş örneği ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Romanya/Köstence Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesinin ... karar sayılı ilamının apostil şerhli yeminli tercümesinin incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından davalı ... aleyhine davalı şirketin 21.11.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali için dava açıldığı, mahkemenin 19.09.2023 tarihli kararı ile davacının davasının aktif davacı sıfatı bulunmadığından reddine karar verildiği, bu karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun Köstence Temyiz Mahkemesi ... tarihli kesin kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Romanya/Köstence Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ise; yine davacı ... vekilince davalı ... aleyhine davalı şirketin 22.11.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların yürütmesinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiği, ilgili mahkemenin 08.12.2023 tarihli kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun Köstence Temyiz Mahkemesince 15.02.2023 tarihinde reddedildiği anlaşılışmıştır.
Romanya Adalet Bakanlığı Ulusal Ticaret Sicil Ofisinin 19.03.2024 tarihli kaydı ile davacı şirketin 22.11.2022 tarihli genel kurulunda alınan kararının tescil edildiği, tescil edilen karara göre davacı ...'nin 50 yıl süreyle tek yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Genel Kurul, Toplantılar başlıklı 409. maddesi;"(1) Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır. (2) Gerektiği takdirde genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.(3) Aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul, şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanır.
" hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun gündem başlıklı 413. Maddesi; "(1)Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir. (2)Gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz. Kanuni istisnalar saklıdır. (3)Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Çağrının şekli, Genel olarak başlıklı 414. maddesi;"(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.
" hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Çağrısız genel kurul başlıklı 416. maddesi;" (1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler. (2) Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine esas sözleşme hükmü geçersizdir." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Toplantı ve karar nisabı
başlıklı 418. maddesi;"(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz.(2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.
" hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Butlan
başlıklı 447. maddesi;"(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.
" hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Genel kurul kararlarının iptali, İptal sebepleri başlıklı 445. maddesi;"(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446. maddesi;"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesi;"(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi başlıklı 36. maddesi;" (1) Ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Bu günler, tescilin ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan sürelere de başlangıç olur.(2) Bir hususun tescil ile beraber derhâl üçüncü kişiler hakkında sonuç doğuracağına veya sürelerin derhâl işleyeceğine ilişkin özel hükümler saklıdır. (3) Üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenmez. (4) Tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir." hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Davacılar vekilince davalı şirket aleyhine açılan bu davada davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali talep edilmiş olup; davalı şirket vekilince alınan genel kurul kararlarının yasaya ve usule uygun olduğu ileri sürülerek bilakis davacı şirket adına vekalet veren ...'ın davacı şirketi temlike yetkili olmadığı, onun yönünden Romanya Mahkemelerinde (Köstence Mahkemesi ... E.) açılmış dava olduğu, davacı şirket adına vekalet alan avukatlar ..., ..., ...'nın davacı şirket yetkilisi ... tarafından Konya . Noterliğinin 21.12.2022 tarihli ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile vekillikten azledildiği ileri sürülerek davacının davasının HMK 114/1-f maddesi gereğince temsile ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddi talep edildiği anlaşılmıştır.
Esasen Romanya menşeli davacı ... şirketinin dosyadaki Romanya Adalet Bakanlığı Ticaret Ofisi kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre 3 ortaklı bir limited şirket olduğu, şirketin %65 hissesinin ...'e, %25 hissesinin ...'a ve %10 hissesinin de ...'e ait olduğu, davacı şirkette ... ve ...'in münferiden yetkili oldukları ve yetkilerinin 2071 yılına kadar devam etmekte iken; davacı şirketin 22.11.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararla ...'in yetkisinin kaldırılarak davacı şirkette ...'ın münferiden yetkili kılındığı, davalı ... vekilince bu genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulması için Romanya/Köstence Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbirli dava açıldığı ve yine Romanya/Köstence Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile de genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik dava açıldığı hususlarında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Açılan davada davacı şirketi kimin temsil ettiği ve bu temsilci tarafından verilmiş usule uygun vekaletnamenin varlığı hususlarında ihtilaf bulunduğundan mahkememizce Romanya/Köstence Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının davamız açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.
Romanya/Köstence Mahkemesinin ... E. sayılı dosyada ...'in açmış olduğu genel kurulun iptaline ilişkin davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan red edilmesi ve karara karşı yapılan temyiz başvurusunun da red edilerek ilgili kararın 06.03.2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine; davamızda HMK 114/1-f maddesi gereğince dava şartı eksikliğinin kalmadığına karar verilerek ön inceleme günü verilip davanın esası yönünde yargılamaya geçmek gerekmiştir.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Tarım A.Ş.nin 2 ortaklı bir şirket olduğu ve davacı şirketin bu şirkette %71, ...'in ise %29 hissesi olduğu, ... ve davalı şirkette hissesi olmayan ...'ın davalı şirketin münferiden yetkilileri oldukları, davalı şirket yetkilisi ...'in davacı şirket adına dava dışı ... vekalet vermek suretiyle 12.01.2023 tarihinde TTK 416. maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurul toplantısı yapıldığı, bu toplantıda alınan karar ile ...'ın davalı şirketteki temsil yetkisinin kaldırıldığı ve 12.01.2023 tarihinde alınan 30 sayılı yönetim kurulu kararıyla ...'in 3 yıllığına davalı şirketi münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, yönetim kurulu başkanı ... tarafından 02.02.2023 tarihli 32 sayılı yönetim kurulu kararı ile 02.02.2023 tarihinde çağrısız olağanüstü genel kurul toplantısı kararı aldığı, bu genel kurul toplantısında da davacı şirketi ...'in vekalet verdiği Yakup Güleç'in temsil ettiği, yapılan bu genel kurul toplantısında şirket esas sözleşmesinin 6. ve 10. maddelerinde değişikliğe gidilerek ...'in hisseleri A grubu, davacı şirketin hisseleri B grubu hisse olarak değiştirilerek, A grubu hisselere her bir pay için 10 pay oy hakkı tanınmasına ayrıca tüm kararlar için A grubu payların onayının zorunlu hale getirildiği anlaşılmıştır.
TTK 447. maddesine anonim şirketlerde genel kurul kararlarının butlanına ilişkin hükümler mevcut ise de; genel kurul kararlarının yokluğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Hukuk sistemimizde yokluk bir hukuki işlemin kurucu nitelikteki unsurlarının bulunmaması sebebiyle işlemin hiç kurulmamış olması olarak tanımlanmaktadır. Yetkilisi olmayan kişi tarafından çağrı yapılması ve karar alınması, çağrıda toplantı yer ve/veya saatin yazılmamış olması, pay sahibi olmayan kişiler tarafından karar alınması, kanunda öngörülen asgari toplantı ve karar yeter sayısına aykırı karar alınması yokluk sebeplerine örnek teşkil eder. Genel kurul toplantısında alınan kararların konusu bakımından kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunması ve konusu imkansız olması halinde bu defa genel kurul kararlarının butlanından (geçersizliğinden) bahsedilebilir.
Genel kurul kararlarının yokluk yaptırıma tabi olması durumunda mahkemece verilen karar durumun tespitine ilişkindir. Açılan bu dava da talep halinde mahkemece kararların TTK 449. maddesi gereğince yürütmesinin durdurulmasına da karar verilebilir.
Hukuki çerçeve bu şekilde çizildikten sonra dosyamızdaki uyuşmazlığa dönülecek olursa; eldeki davada gelinen aşamada uyuşmazlık konuları: davalı şirket yetkilisi ...'in davaya konu genel kurul toplantı tarihlerinde davacı şirketi temsile yetkili olup olmadığı ve davacı şirket adına 3. kişi Yakup Güleç adına verdiği vekaletnamenin hukuken geçerli olup olmadığı, vekil Yakup Güleç'in davacı şirketteki vekaleten kullandığı oyların geçerli olup olmadığı, davalı şirketin davaya konu genel kurul toplantılarında yeterli karar nisabının mevcut olup olmadığı ve neticeten davaya konu genel kurullarda alınan kararların yokluk, butlan veya iptal koşullarının mevcut olup olmadığı hususlarıdır.
Tüm bu uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması için öncelikle tespiti gereken husus; davacı şirketin Köstence'de yapılan 22.11.2022 tarihli Genel Kurul Kararının hangi tarihten itibaren hüküm ifade edeceğidir. Bu hususta taraf vekillerince dosyamıza farklı hukuki görüşler sunulmuştur.
Davacı şirketin 22.11.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ...'in temsil yetkililerinin kaldırılması, bu genel kurul kararının iptaline ilişkin Köstence Mahkemesinde ... vekilince açılan davanın aktif husumetten red edilmesi ve ilgili kararın temyiz incelemesinden geçerek 06.03.2024 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle artık söz konusu kararın verildiği tarih olan 22.11.2022 tarihinden itibaren geçerli sayılacağı hükmün ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince 22.11.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların Romanya Adalet Bakanlığı Ticaret Sicil Ofisinde tescilinden sonra hukuki varlık doğuracağı ifade edilmiş ise de; Romanya Ticaret Kanunun 265/2022-46 maddesindeki "Tescil ve kayıtlar (değişiklikler) ticaret siciline tescil edildikleri tarihten veya kayıtların Romanya Resmi Gazetesinde veya kanunun öngördüğü durumlarda Ticaret Sicili Elektronik Bülteninde yayınlandığı tarihten itibaren üçüncü taraflara karşı uygulanabilecektir." şeklindeki düzenleme, aynı Türk Ticaret Kanununun 36. maddesinde belirtildiği gibi; ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE yönelik bir kanuni düzenleme olup; işlemin tarafları yönünden bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Yani genel kurul kararlarının tescil ve ilanı sadece 3. kişiler yönünden aleniyeti sağlamayı amaçlamaktadır.
Davalı vekilince dosyaya ibraz edilen talep dilekçesi ve son duruşmadaki beyanlar ile Köstence Mahkemesinde açılan ... E. sayılı dosyasının neticelerinin bekletilmesi talep edilmiş ise de; Köstence Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davacı şirket ortağı ...'ın davacı şirket ortaklığından çıkarılması veya bu talep kabul edilmediği takdirde ikinci bir talep olarak ...'in şirketteki gerçek payını alıp şirketten ayrılması talep edildiği bildiriliğinden ve bu davanın eldeki davamızın sonucuna direk bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varıldığından bu dosyanın neticesinin beklenilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince Köstence Mahkemesinin ... E. ve ... E. sayılı dosyalarında Köstence Adalet Bakanlığı Ticaret Sicil Ofisinin 19.03.2024 tarihli tescil işleminin iptali ve tescil işleminin ihtiyati tedbir yolu ile yürütmesinin durdurulmasına yönelik açılan davalarının neticelerinin beklenilmesi talep edilmiş ise de; taraf vekillerinin beyanları ile bu iki davanın Köstence Mahkemesi Hukuk Dairesinin ... E. sayılı dosyasıyla verilen kesin karar sonrası oluşan hukuki durumun ortadan kaldırılmasına yönelik olağan üstü bir kanun yolu olması ve bu davalarda dosyamızın davacısının davalı olarak taraf bulunmaması nazara alınarak bu taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı şirket yetkilisi ...'in davacı şirkette yetkilerinin kaldırılmış olmasına rağmen, davacı şirket adına vekaletname vermesi hukukca geçersiz olduğu gibi; bu vekaletnameye istinaden vekil ... de davaya konu genel kurullarda davacı şirketi temsil etmesi ve oy kullanması da hukuken geçersiz olduğu kanaatine varıldığından davamıza konu davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ile HMK'nun 389 ve TTK'nın 449. maddelerindeki yasal şartlara mevcut olduğundan davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı vekilinin sair ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
DAVACININ DAVASININ KABULÜ İLE;
1-Davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine.
2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu hususta Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne kısa karar ekli müzekkere yazılmasına.
3-Davacı vekilinin sair ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine.
4-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
5-Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
6-Davacının yaptığı 153,25 TL taraf davetiye ve posta gideri giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
7-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
9-İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
10-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin ve davalı şirket temsilcisi ...' in yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!