T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmiş, dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmış ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkememiz ... Esas sırasına kaydedilmekle mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 19.09.2020 tarihinde müvekkili ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Ereğli ilçesi istikametinden Karapınar ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken D330-15/27+00 km 31'e geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını, aracın kaza tarihi itibariyle ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş.’nin teminatı kapsamında olduğunu, müvekkilinin alt çenesinde üç yerde kırık ile dişlerinde kırıklar olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, yüzünde ve vücudunun başkaca yerlerinde sabit iz meydana geldiğini, uğradığı zararların tazmini için sigorta şirketine yapılan başvuruya yasal süresi içerisinde cevap gelmemesinin ardından arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak uzlaşma sağlanamadığını, belirsiz alacak davası niteliğindeki davalarının kabulü ile, şimdilik 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş’den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkiline ödenmesine, şimdilik 100 TL yardımcı kişi (bakıcı gideri) tazminatının kaza tarihi olan 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş’den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkiline ödenmesine, şimdilik 100 TL Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi ve masraflar için tedavi giderinin kaza tarihi olan 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş’den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, dosyaya sunulan raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun düzenlenmiş bir rapor sunulmadığından başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadıklarını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, başvurunun emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, eğer takılı değil ise tazminata hükmedilmesi halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının gelirini bildirmediği, gelir konusunda delil sunması halinde itiraz ettiklerini, bu nedenlerle; davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 25/10/2022 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunduğu görülmüştür.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Seydişehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün 25/11/2021 tarihli cevabi yazısı ile, davacılara ait sosyal ekonomik durum araştırma tutanağı gönderilmiştir.
Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01/12/2021 tarihli cevabi yazısı ile, davacılara ait tedavi bilgilerini gösterir belgeler gönderilmiştir.
... Sigorta A.Ş'nin 25/11/2021 tarihli cevabi yazısı ile, dava konusu olaya ilişkin hasar dosyasının ve poliçeyi göndermiştir.
Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 30/11/2021 tarihli cevabi yazısı ile, davacılara meydana gelen kazaya istinaden geçici iş göremezlik geliri ödenmediği bildirilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının cevabi yazısı ile, davacı ...'e ait 07/07/2021 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu gönderilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi cevabi yazısı ile; davacı ...'e ait tedavi evrakları, ödemeye ilişkin belgelerin gönderildiği görülmüştür.
Konya Şehir Hastanesi cevabi yazısı ile; davacı ...'e ait tedavi evrakları, Radyoloji Görüntüleme CD'si ve raporlar gönderilmiştir.
Karapınar Devlet Hastanesi cevabi yazısı ile; davacı ...'e ait tedavi evrakları gönderilmiştir.
Türkiye Noterler Birliğinin 25/01/2022 tarihli cevabi yazısı ile, ... plakalı araca ait POL-NET kayıtları gönderilmiştir.
Konya İl Emniyet Müdürlüğü 08/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile, 19/09/2020 tarih ve ... kaza sıra numaralı ...'in karıştığı kazaya ilişkin olay yeri renkli fotoğraf ve görüntü kayıtlarının mahkememize gönderilmiştir.
Trafik kusur Bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 09/07/2023 tarihli raporunda; Somut olayda; Davacı çocuk ...'in yaralanmasına ilişkin soruşturma dosyası ve taraf talep ve savunmaları ile birlikte tüm dava dosya safahatı ve düzenlenen kaza tespit tutanağındaki veriler tarafımdan incelendiğinde, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyetine yönelik 150. Madde hükmünde “M1, m1G, N1, N1G, N2, ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm'den kısa ve 36 kg'ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak 135 cm'den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmadığını, davacı ...'in: ... tarih doğumlu olduğu, kaza tarihi olan 19/09/2020 tarihinde ...'in 7 yaşında olduğu, ancak kaza tarihinde boyunun uzunluğu, kilosunun kaç kg olduğu bilinmediğini, dosya kapsamı tamamıyla incelendiğinde Davacı ... ' in kilosuna ve boyunun ölçüsüne dair herhangi bir bilgi bulunamadığını, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobilin 2007 Model ... marka araç olduğu, bu aracın dava dosyasındaki kaza zamanın da çekilmiş olan renkli fotoğrafları tarafımdan incelendiğinde; Aracın camlarının siyah filim kaplı olduğu, fotoğraflara her açıdan bakıldığında içerisinde herhangi bir çocuk koltuğunun olup olmadığı anlaşılamadığını, Kaza Tespit Tutanağına göre; Yolcuların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı; Kaza tespit tutanağında Koruyucu Tertibatlar (Emniyet Kemeri) takılı olup olmadığı ile ilgili kutucuğunun NO:7 “Emniyet Kemeri /Kask durumu tespit edilemedi” şeklinde işaretlendiği, yine yukarıda yazdığım Sürücü ...' in ifadesinden ve dosya kapsamındaki diğer tutanaklar, bilgi ve belgeler incelendiğinde emniyet kemerinin “takılı olup olmadığı” ile ilgili her hangi bir somut delilin olduğu belirtilmediği, davacı ...' in yaralanması olayı ile ilgili dava dosyası tamamıyla tarafımdan incelendiğinde; Kaza tarihinde davacı ...'in 7 yaşında olduğu, ancak boyunun ve kilosunun kaç kg olduğunun tespit edilemediği, Kazaya karışan 2007 model ... plakalı otomobilin kaza tarihinde çekilmiş renkli fotoğrafları incelendiğinde; aracın camlarının siyah filimli olduğu, aracın içinde çocuk koltuğunun olup olmadığının görülmediği, yine kaza tespit tutanağında davacı ...' in emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun “belirsiz” olarak işaretlenmiş olduğundan emniyet kemerinin takılı olup olmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 03/12/2021 tarihli cevabi yazısı ile sunmuş oldukları 07/07/2021 tarihli raporunda; ... kızı, ... d.lu, ...'in yapıIan muayene ve
değerlendirmesi sonucunda; 19/09/2020 tarihinde gcrçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen
mandibula fraktürü dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Erişkinler
İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, G. Çiğneme ve Yutma, Hasta sıvı, yan katı ve yumuşak
gıdalardan bazılarını sınırlı alabiliyor. . . ..% l0 olduğu, 19/09/2020 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel
özür oranının %10 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine
başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 10/04/2022 tarihli raporunda;... kızı, ... doğumlu ...'in 19/09/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen
mandibula frakttirü dikkate alınarak;
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tcspit İşlemleri Yönetmeliğine göre; meslek grup numarası bitdirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı
hesaplandığında;
"Çiğnemeyi ileri derecede güçleştiren alt ve üst çene kırıkları sekeli" için; Gr l........ IV (l..........4l)A..........%45 olduğu, ancak hastanın konuşma patolojisi olmadığı, katı gıdaları
çiğneme patolojisi mevcut olduğu dikkate alınıp kliniğine göre l/4 oranlandığında %l1 olduğu, olay tarihindeki yaşına (7) göre (E cetveline göre) %8,1 olarak bulunduğu, 19/09/2020 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %8,1 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç
süresinin çoklu ameliyatları da dikkate alındığında 3 (üç) ay olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Aktüerya bilirkişi Tahir Gökçelik'in mahkememize sunmuş olduğu 01/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ile TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre; 19.09.2020 – 19.12.2020 tarihleri arası bakıcı gideri zararı 8.829,00
TL, 19.09.2020 – 31.12.2022 tarihleri arası işlemiş bilinen aktif dönem zararı 9.629,69
TL, 01.01.2023 – 13.09.2073 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararı 334.659,63
TL, 14.09.2073 – 19.06.2092 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararı 123.867,88
TL toplam 476.986,21
TL olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile P.M.F. 1931 Yaşam Tablosuna göre; 19.09.2020 – 19.12.2020 tarihleri arası bakıcı gideri zararı 8.829,00
TL,19.09.2020 – 31.12.2022 tarihleri arası işlemiş bilinen aktif dönem zararı 7.800,05
TL, 01.01.2023 – 13.09.2073 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararı 271.074,30
TL, 14.09.2073 – 08.06.2077 tarihleri arası işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararı 19.974,52
TL, toplam 307.677,87
TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Aktüerya bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 15/01/2024 tarihli raporunda; Bakıcı Gideri 19.09.2020 – 19.12.2020 Dönemi Bakıcı Gideri 8.829,00
TL, Tedavi Gideri Tedavi Gideri 11.000,00
TL, Tedavi Klozu Sorumluluk toplamı
19.829,00
TL, (Kaza tarihindeki Kişibaşı Tedavi Klozu Teminat Limiti: 410.000,00-TL), Sürekli İş göremezlik tazminatı; 19.09.2020 – 31.12.2024 İşlemiş Bilinen Aktif Dönemi
34.001,96
TL, 01.01.2025 – 13.09.2073 İşleyecek Bilinmeyen Aktif Dönem
804.865,53
TL,
14.09.2073 – 08.06.2077 İşleyecek Bilinmeyen Pasif Dönem
61.743,24
TL,
Sakatlık Klozu Sorumluluk toplamı
900.610,72
TL, (Kaza tarihindeki Kişibaşı Sakatlık Klozu Teminat Limiti:410.000,00-TL)
maddi tazminat toplamı 920.439,72
TL, 8.829,00-TL bakıcı gideri ve 11.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 19.829,00–TL
tedavi gideri zararının tamamı ile,
yine toplam 900.610,72–TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının, kaza tarihinde geçerli
poliçe limiti olan 410.000,00-TL ‘sinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi Hakan Toka'nın mahkememize sunmuş olduğu 05/10/2022 tarihli raporunda; ... kızı, ... doğumlu ...'in 19/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı;Mandibula parasimfiziste ve her iki kondilde eklem içi deplase fraktüre neden olan teaymanın tıbbi iyileşme süresinin çoklu ameliyatları da dikkate alındığında 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Fatura edilmeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi masraflarının bulunacağı, bu harcamaların SGK ödeme kapsamı dışında olduğu, kişide tespit edilen yaralanmanın ağırlık ölçüsü, iyileşme süresi, kazanın meydana geldiği tarih, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, bu tür giderlerin günümüz koşullarında 11.000,00 (onbirbin) TL olarak değerlendirildiği, bu giderin SGK tarafından karşılanmayacağı, giderlerin sigorta şirketi veya kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İş bu dava; Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının velisi ...'in sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in 19/09/2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle yaralandığını, müvekkilinin yaralanmaları nedeniyle sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, fatura edilemeyen ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden doğan maddi zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadıklarını, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, eğer takılı değil ise tazminata hükmedilmesi halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, ... plakalı aracın ZMSS'in bünyesinde dava dışı ... tarafından sigortalandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile;" Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma yönetmeliğine göre hazırlanan maluliyet raporu ve PMF 1931 Tablosu esas alınarak hazırlanan hesap raporunun esas alınması gerektiği, müterafik kusur değerlendirmesine ilişkin araçta emniyet kemeri ve çocuk koltuğu takılıp takılmadığı, takılmış ise bunun yaralamada etken olup olmadığı rapor alınarak müterafik kusur değerlendirilmesinin yapılması gerektiği " belirtilerek mahkememiz 30/12/2022 tarihli hükmü kaldırılmıştır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararına istinaden müterafik kusur yaptırılmak üzere dosya trafik kusur bilirkişisine tevdii edilmiş olup, 09/07/2023 tarihli trafik kusur raporunda neticeten; Davacı çocuk ...'in yaralanmasına ilişkin soruşturma dosyası ve taraf talep ve savunmaları ile birlikte tüm dava dosya safahatı ve düzenlenen kaza tespit tutanağındaki veriler tarafımdan incelendiğinde, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyetine yönelik 150. Madde hükmünde “M1, m1G, N1, N1G, N2, ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm'den kısa ve 36 kg'ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak 135 cm'den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmadığını, davacı ...'in: ... tarih doğumlu olduğu, kaza tarihi olan 19/09/2020 tarihinde ...'in 7 yaşında olduğu, ancak kaza tarihinde boyunun uzunluğu, kilosunun kaç kg olduğu bilinmediğini, dosya kapsamı tamamıyla incelendiğinde Davacı ... ' in kilosuna ve boyunun ölçüsüne dair herhangi bir bilgi bulunamadığını, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobilin 2007 Model ... marka araç olduğu, bu aracın dava dosyasındaki kaza zamanın da çekilmiş olan renkli fotoğrafları tarafımdan incelendiğinde; Aracın camlarının siyah filim kaplı olduğu, fotoğraflara her açıdan bakıldığında içerisinde herhangi bir çocuk koltuğunun olup olmadığı anlaşılamadığını, Kaza Tespit Tutanağına göre; Yolcuların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı; Kaza tespit tutanağında Koruyucu Tertibatlar (Emniyet Kemeri) takılı olup olmadığı ile ilgili kutucuğunun NO:7 “Emniyet Kemeri /Kask durumu tespit edilemedi” şeklinde işaretlendiği, yine yukarıda yazdığım Sürücü ...' in ifadesinden ve dosya kapsamındaki diğer tutanaklar, bilgi ve belgeler incelendiğinde emniyet kemerinin “takılı olup olmadığı” ile ilgili her hangi bir somut delilin olduğu belirtilmediği, davacı ...' in yaralanması olayı ile ilgili dava dosyası tamamıyla tarafımdan incelendiğinde; Kaza tarihinde davacı ...'in 7 yaşında olduğu, ancak boyunun ve kilosunun kaç kg olduğunun tespit edilemediği, kazaya karışan 2007 model ... plakalı otomobilin kaza tarihinde çekilmiş renkli fotoğrafları incelendiğinde; aracın camlarının siyah filimli olduğu, aracın içinde çocuk koltuğunun olup olmadığının görülmediği, yine kaza tespit tutanağında davacı ...' in emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun “belirsiz” olarak işaretlenmiş olduğundan emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilememiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Bu cihetle davalı her ne kadar müterafik kusur bulunduğuna ilişkin savunmalarda bulunmuş ise de; müterafik kusur hususuna ilişkin soyut beyandan başka herhangi bir delil sunulmadığından, düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ve kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun "belirsiz" olarak işaretlenmesi hususları nazara alınarak davalının müterafik kusur savunmalarına itibar edilmemiştir.
Maluliyet tespiti için dosya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığına gönderilmiş 10/04/2022 tarihli raporda; davacının ... doğumlu olup, meslek grup numarası belirtilmediğinden düz işçi olarak kabul edildiğini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazarıma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; kişide meydana gelen arızanın %8,1 oranında kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) maluliyetinin bulunduğu, 6 aya kadar geçici iş göremezlik süresinin uzayabileceği, bu sürede 3 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağını tespit edilmiştir. Maluliyet raporunun heyet tarafından düzenlenmiş olması, görevlilerin profesör ve konusunda uzman araştırma görevlisi olmaları nazara alınarak; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı gereği maluliyet raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf edilmesi neticesinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile;" ...Tazminat hesabına etkili unsurlardan birisi olan asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup; aynı davada, asgari ücretin artması halinde bunun mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Hatta davacının ilk asgari ücrete göre yapılan hesaba itiraz etmemesi, o günkü verilerin doğru olduğuna inandığı içindir. Bu durum sonraki gelişmeler nedeniyle asgari ücretlerde gerçekleşen artışlardan kaynaklanan hakkını istemesine engel olamaz. Hüküm tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak zarar miktarı tespit edilmelidir. Bu nedenle kararın kaldırılması İDM gönderilmesi gerekmiştir..." tespiti ile mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Dosya tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisine tevdii edilerek; 15/01/2024 tarihli aktüerya raporunda neticeten; Bakıcı Gideri 19.09.2020 – 19.12.2020 Dönemi Bakıcı Gideri 8.829,00
TL, Tedavi Gideri Tedavi Gideri 11.000,00
TL, Tedavi Klozu Sorumluluk toplamı
19.829,00
TL, (Kaza tarihindeki Kişibaşı Tedavi Klozu Teminat Limiti: 410.000,00-TL), Sürekli İş göremezlik tazminatı; 19.09.2020 – 31.12.2024 İşlemiş Bilinen Aktif Dönemi
34.001,96
TL, 01.01.2025 – 13.09.2073 İşleyecek Bilinmeyen Aktif Dönem
804.865,53
TL,
14.09.2073 – 08.06.2077 İşleyecek Bilinmeyen Pasif Dönem
61.743,24
TL,
Sakatlık Klozu Sorumluluk toplamı
900.610,72
TL, (Kaza tarihindeki Kişibaşı Sakatlık Klozu Teminat Limiti:410.000,00-TL)
maddi tazminat toplamı 920.439,72
TL, 8.829,00-TL bakıcı gideri ve 11.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 19.829,00–TL
tedavi gideri zararının tamamı ile,
yine toplam 900.610,72–TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının, kaza tarihinde geçerli
poliçe limiti olan 410.000,00-TL ‘sinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması gerektiği tespit edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı gereği aktüerya raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanması yapılmak üzere dosya Adli Tıp Uzmanı bilirkişi ... tevdii edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeten; SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 11.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Davacı vekili 25/10/2022 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminat alacağını 410.000,00 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 8.829,00 TL, tedavi giderlerinin 11.000,00 TL olarak artırdığını bildirmiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememiz müterafik kusur tespiti ile birlikte yargılamaya esas alınan maluliyet ve aktüerya raporları ile birlikte davacı vekilinin 25/10/2022 havale tarihli bedel artırım dilekçesi nazara alınarak; davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 410.000,00 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 8.829,00 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 11.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden 19/08/2021 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 410.000,00 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 8.829,00 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 11.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden 19/08/2021 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 29.361,61 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 59,30 TL harç ve 7.319,92 TL ıslah harcın mahsubu ile eksik olan 21.982,39 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (alınması gereken harç ve arabuluculuk gideri yönünden mahkememiz ... Esas ... Karar sayılı ilamına istinaden 08/03/2023 tarihinde Harç Tahsil Müzekkeresi düzenlendiğinden yeniden Harç Tahsil Müzekkeresi düzenlenmesine yer olmadığına,)
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 vekalet harcı, 59,30 TL peşin harç, 7.319,92 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.447,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, posta tebligat gideri 808,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.208,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 66.176,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı adına düzenlenen 24/11/2023 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresinin talep halinde işlemsiz iadesinin istenilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/02/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!