WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI -KARŞI DAVALI:
VEKİLLERİ :
DAVALI - KARŞI DAVACI:
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı (borçlu) taraf arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirketin davalıya ürün sattığını ve faturasını düzenlediğini, ilgili faturaya ilişkin davalı tarafından bir kısım ödeme yapılmasına rağmen davalının faturadan kaynaklı bir kısım borcunun kaldığını, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip konusu fatura alacağının likit alacak olduğu hususunda bir uyuşmazlık olmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 04/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Diyarbakır genelinde hizmet veren saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirkete dava konusu Konya . İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibine ilişkin 15.01.2018 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, kendilerinin 17.01.2018 tarihinde icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, müvekkilinin dava konusu icra takibi konusu faturaya ilişkin herhangi bir borcu olmadığını, haksız ve mesnetsiz bir şekilde kötü niyetle açılmış olan söz konusu davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf aynı dilekçe kapsamında sunduğu karşı davalı yanlarında davalı tarafın davacıya kranks siparişleri vermiş olduğunu, ön ödeme yaptıklarını, siparişlerden 35 adedinin teslim alındığını, 15 tanesinin hatalı çıktığını, bu krankların takıldıkları araçlardan sökülmesi için 150.000,00 TL masraf yaptıklarını ileride tam tutarı belirlemek üzere davacı karşı davalıdan alacaklarını talep ettiklerini beyan etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığından, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünden, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odasından ilgili bilgi ve belgelerin gönderildiği görüldü.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının uyap sisteminden gönderildiği görüldü.
Mahkememizce talimatla aldırılan 16/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda;"Davacı karşı davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davalı karşı davacı ... davaya konu takibe dayanak yapılan faturadan kaynaklı/ iktisaplı olarak talepte bulunabileceği, asıl alacak tutarının 43.024,50 TL olabileceği kanaatinin hasıl olduğu" bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan SMMM'in 26/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı şirket ile davalı arasında, davacı şirket satıcı davalı da alıcı olmak üzere 2022 yılında gerçekleşen bir ticari alışverişin olduğu, bu alışverişin davacı şirketin kayıtlarında; davalıya fatura düzenlendiğinde davalı borçlandırılmak, tahsilat yapıldığında ve davalıdan fatura geldiğinde de davalı alacaklandırılmak suretiyle açık cari hesap şeklinde izlenmiş olduğu, Takip ve dava konusu edilen faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde davalı borçlandırılmak suretiyle veresiye satış olarak kayıtlı olduğu, - Davacı şirketin kayıtlarında açık cari hesap şeklinde takip edilen ve raporda ayrıntılı dökümü sunulmuş olan cari hesap hareketleri sonucunda icra takip tarihi olan 29.08.2022 ve 31.12.2022 tarihleri itibariyle davacı şirketin davalıdan 43.024,50 TL alacaklı olarak göründüğünün tespit edilmiş olduğu, Davacı şirket tarafından davaya konu edilen icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarının da 43.024,50 TL olduğu, Taraflar arasındaki dava konusu alışverişte, karşılıklı olarak düzenlenen faturaların e-fatura olduğu anlaşılmakta olup, 2022 yılında düzenlenmiş olan e-faturalar Maliye Bakanlığı — Gelir İdaresi Başkanlığı'nın veri ambarında depolanıp takip edilmeye başlandığından ve 2022 yılında düzenlenen e-faturalar için ayrıca Ba-Bs bildirimi verilmesi uygulamasından vazgeçilmiş olduğundan, dava konusu fatura (faturalar) ile ilgili olarak davacı şirket tarafından ayrıca Ba ve Bs verilmemiş olduğunun anlaşılmakta olduğu, - Davacı şirketin incelenen e-defter kayıtlarının muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, e-defter kayıtlarının süresinde oluşturularak beratlarının da süresinde alınmış olduğu, hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davada;
Uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı faturadan kaynaklı takipte davacının, davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, takibe itirazın haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, karşı dava yönünden ise davalı karşı davacının ayıplı ürünler nedeniyle davacı karşı davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu hususları olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf yemin deliline başvurmuş olduğundan davacı şirket temsilcisi yemin ederek iddiasında sebat etmiştir.
Yapılan ticari defter incelemeleri neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan hüküm kısmında belirtildiği miktarda alacaklı olduğu anlaşılmış ve bu doğrultuda davanın kısmen kabulü ile likit olan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurmak gerekmiştir. Bilirkişi raporlarında bilirkişilerin mutabık kaldıkları tutar 43.024,50 TL olduğu halde sehven kabul tutarı 40.024,50 olarak yazılmış, bu durum gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edildiğinden değiştirilememiştir. Davacının reddedilen davası bakımından kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı davada ise;
Uyuşmazlık konusunun karşı davacı (İsmail Enez'in) davalıdan krank siparişleri vermiş olduğu, ön ödeme yaptığı, siparişlerden 35 adedinin teslim alındığı, 15 tanesinin hatalı çıktığı, bu krankların takıldıkları araçlardan sökülmesi için 150.000,00 TL masraf yapıldığı, iddiaların doğru olup olmadığı bu kapsamda karşı davacının davalıdan alacak talep edip edemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır.
HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "3.Dava şartı arabuluculuk" başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinde "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Eldeki dava alacak davası olup işbu dava bakımından arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 A maddesinde yer alan" (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki hüküm nazara alınarak eldeki davada dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davalı karşı davacı vekili arabuluculuk sürecini başlattıkları yönünde beyanda bulunmuş ise de;
Emsal olayda Konya 05/07/2021 tarihinde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde 09/12/2021 tarih ... esas ve ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine gelmiş anılan Mahkemenin 01/02/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile özetle "...05/07/2021 tarihinde açılmış, görevsizlik kararından sonra dosyada mevcut arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere görevsizlik kararından sonra 09/12/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuştur. Esasen davanın açıldığı tarih olan ( Görevsiz mahkeme Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile açılan davanın açılma tarihi olan) 05/07/2021 tarihinde arabuluculuk zorunlu olup davacı vekili bu şartı yerine getirmeden davayı görevsiz mahkemede açıp akabinde dosya-mahkememize intikal ettikten sonra bu eksikliği gidermesi, mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ... esas ve ... sayılı kararı ile "..konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. Yukarıda anlatılan dava şartının dava açılmazdan önce yerine getirilmediği, HMK'nın 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğuna hükmedilmesi nedeniyle yukarıda anlatılan dava şartının iş bu dosyada yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerektiği, aynı yasanın 115/2 maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün bulunması halinde, dava şartının tamamlanması için kesin süre verileceğine ilişkin hüküm getirilmiş ise de dosya 'çeriğinden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de ilk derece mahkemesince verilen üsulen red kararı usul ve yasaya uygün olduğundan, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine" şeklindeki gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 26.09.2023 tarihli ... esas ve ... sayılı kararında da "görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." şeklinde değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Dolayısıyla dava şartı arabuluculuğun dava açıldıktan sonra ikmali mümkün değildir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
A. Asıl dava yönünden :
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 40.024.50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Hükmedilen 40.024.50 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 8.004,9‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Koşulları bulunmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 2.734,07 TL karar ilam harcından davacının peşin ödediği 531,16 TL'nin masubu ile bakiye 2.202,91 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 531,16 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça ödenen 80,70 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 73,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 2.818,25 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 2.564,82 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 2.839,44 TL'sinin davalıdan; 280,56 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9-Karardan sonra yapılacak masrafların %91 oranında (kabul oranı) davalıya; % 9 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
10-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 3.954,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-Davalı ... tarafından açılan karşı dava bakımından;
1-Davanın Arabuluculuk Dava Şartı Yerine Getirilmediğinden Usulden Reddine,
2- Dava reddedildiğinden 427,60 TL maktu harcın peşin ödenen 179,90 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 247,70 TL'nin davacı ... alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı ... yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin işbu karşı dava bakımından yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı (... ) tarafa yüklenmesine
7-Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalı ... Ticaret Ltd. Şti.ne verilmesine,
Dair, davacı vekili, davacı şirket temsilcisi, davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024

Katip Hakim