T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
3-
VEKİLİ :
4-
VEKİLİ :
DAVA İHBAR
OLUNANLAR : 1-
VEKİLİ :
2-
3-
4-
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirketin uluslararası ticaret tecrübesine sahip makine imalatı yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin Litvanya menşeli ... isimli şirkete baskı makinesi satışı yaptığını, bu malın yurt dışına nakliyesi için davalılardan ... Şirketi ile anlaştığını, taşıma işini üstlenen ve hukuki anlamda taşıma işleri komisyoncusu sıfatına haiz olan davalı ... şirketinin taşıyıcı olarak diğer davalı ... Şirketi ile anlaştığını, satışa konu makinenin 02/02/2021 tarihinde ... şirketine teslim edildiğini ve taşıma senedinin bu şirket adına düzenlendiğini, dava dışı ... adlı şirketi tarafından henüz makinenin ellerine ulaşmadan ambalajının bozulduğu ve üründe hasar meydana geldiğinin müvekkiline bildirildiğini, dava dışı şirketçe resmi bilirkişi marifetiyle makinenin ambalajının bozulduğunu ve ürünün hasarlı olduğunun raporlandırıldığını, bu nedenle makinenin dava dışı şirketçe teslim alınmayarak iade edildiğini, müvekkili şirketin durumu öğrenmesinden sonra derhal Litvanya' ya temsilci gönderdiğini, alınanda uluslararası yetkinliğe sahip dünya genelinde 60 şubesi bulunan Hollanda merkezli bağımsız bir gözetim ve denetim şirketi olan Van Ameyde tarafından hasarın tespiti için rapor düzenlendiğini, ilk tespitlere göre 486.800,00 EURO bedelinde üründe hasar oluştuğunun, hasarın ambalajın bozulmasından kaynaklı olduğunun, tespit edildiğini, müvekkili şirketin makinenin taşınması öncesinde Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ... Uluslararası Gözetim Danışmanlık Belgelendirme Şirketine başvurarak makinenin taşıma işlem öncesinde rapor talep ettiğini, sözü geçen şirketçe düzenlenen raporda ürünün yola çıkmadan önce gözetim şirketi tarafından hazırlanan raporda ambalajda kullanılan ürünlerin ve uygulanan metotların uluslararası standartlara uygun olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin makine üretim ve diğer süreçlerde kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, gönderilen makinenin birçok parçadan meydana geldiğini, demonte halde Litvanya' ya gönderilmek üzere üç farklı araca yüklenen makinenin en önemli aksamının ... ön plakalı araca yüklendiğini, ürünlerin korozyon önleyici malzemeler ile sıkı ve sağlım bir şekilde paketlendiğini, ayrıca doğa olaylarının olumsuz etkisini bertaraf etmek için üzeri koruyucu malzeme ile kapatıldığını, bu durumun gözetim şirketince düzenlenen raporla sabit olduğunu, davalılardan ... ile ... Sigorta ve yine ... ile ... Sigorta arasında nakliyat emtia sigorta poliçeleri düzenlendiği, davalı ...' in taşımaya konu emtiayı sigortalattığı ... Sigorta' ya müvekkilince ihtarname gönderildiğini, 04/03/2021 tarihinde ihtarnamenin tebliğine rağmen sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı ... şirketinin sigorta yaptırdığı Neova Sigorta' ya doğrudan talep hakkı kapsamında başvuru yapıldığını, 04/03/2021 tarihinde sigorta şirketine ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen sözü geçen sigorta şirketinin de ödeme yapmadığını, taşıma esnasında hasara uğrayan makinen alıcı şirket tarafından Türkiye' ye geri gönderildiğini, makinenin yaklaşık 6 aydır müvekkili şirketin deposunda beklediğini, bu durumun birçok açıdan müvekkilinin zararına sebep olduğunu, müvekkili şirketin makinenin arızasının giderildikten sonra tekrar alıcıya göndereceğini, bu nedenle bir an evvel HMK 403 uyarınca tespitinin yapılması gerektiğini, açılanan nedenlerle haklı davalarında yaklaşık ispatın bir tarafa kesin ispata yakın şekilde davalarını ispat ettiklerini, talep kalemlerinden sadece makinedeki arızanın 468.800,00 EURO olduğu ve davalı taşıma şirketlerinin ticaret sicil kayıtlarında belirtilen sermaye değeri de dikkate alındığında işbu davada ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinden bahisle dava ve talep hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin davacının yedinde bulunan dava konusu makinedeki talep ettikleri hususların makine mühendisi marifetiyle ivedi olarak tespit edilmesine, davalılar üzerine kayıtlı araç, taşınmaz ve banka hesaplarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, dava konusu makinede meydana gelen hasar bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 EURO nun fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden hasarın tespit edildiği tarih olan 25/02/2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili şirketin söz konusu hasar sebebiyle yapmış olduğu tüm masraflardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 EURO nun fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden hasarın tespit edildiği tarih olan 25/02/2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVALI ... A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul Ataşehir olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz mahkeme açıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, tespit davası ile eda davasının aynı davada istenmesinin usulen mümkün olmadığını, bu nedenlerle usule aykırı taleplerin reddinin gerektiğini, davacının yurtdışına göndereceği eşyanın taşıma işini diğer davalılardan ... şirketinin üstlendiğini, ... firmasının ise müvekkilini aracı kıldığını, müvekkilinin ise ... A.Ş. ile ... firması arasında aracılık yaptığını, ... firmasının ise taşıma işini bir alt taşıyıcı olan ... Ltd. Şti.' ne yaptırdığını, son ve fiili taşıyıcının ... firması olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde alt taşıyıcıların sorumluluklarının bulunması nedeniyle sözü geçen alt taşıyıcılara davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, taşımaya ve taşınacak eşyaya gelecek rizikolara karşı gerek göndericinin gerek müvekkilinin ve gerekse alt taşıyıcıların emtia, taşıma ve başka ad altında sigortalar yaptırıldığını, alt taşıyıcıların sigorta şirketleri olan ... Sigorta ve ... Sigorta' nın davada taraf olarak gösterilmediğini, bu nedenle davanın sözü geçen sigorta şirketlerine davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, göndericiye ait eşyaların üç araç ile taşındığını, ilk iki araçtaki taşımaya ilişkin herhangi bir sorun yaşanmadığını, eşyaların sorunsuz olarak teslim edildiğini, hasar iddiasının ... /... plakalı araçta meydana geldiğini, CMR evrakına göre bu araçla taşıma işinin ... Ekspress tarafından gerçekleştirildiğini, taşımanın karayolu ile uluslararası eşya taşıması olduğunu, dolayısıyla CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşıma işinde ilk taşıyıcının ... firması olduğunu, müvekkilinin aracı konumunda olduğunu, CMR 36. maddesine göre hasar ve gecikmenin, hasarın oluştuğu sırada taşıma işini yapmakta olan taşımacının aleyhline açılabileceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumetten ve esastan reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmamakla birlikte bazı hususları belirtmek istediklerini, taşıma, göndericinin de onayı ile açık kasa araçla yapıldığını, eşyayı ambalajlama ve yükleme görevinin göndericiye ait olduğunu, göndericinin paketlemeyi ve yüklemeyi kendisinin yaptığını, bu hususu dava dilekçesinde de belirttiklerini, eşyanın açık kasa araçla yolculuk süresince yol ve hava koşullarına dayanabilmesini sağlayacak bir ambalajlama yapması gerektiğini, oluştuğu iddia edilen hasara bakıldığında bu görevin yeterince yerine getirilmediğinin anlaşıldığını, CMR 174/a maddesi gereğince açık kasa araçla taşınması konusunda anlaşmaya varılmış olması nedeniyle taşının sorumluluğunun bulunmadığını, bu anlamda müvekkiline herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, gönderici ya da alıcı tarafından CMR hükümleri gereğince 21 gün içerisinde yazılı bildirimde bulunulmadığından bahisle öncelikle beyan ettikleri taraflara davanın ihbarına, haksız ve dayanaksız davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... LTD. ŞTİ. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın, dilekçesinde ve diğer davalılara gönderdiği ihtarlarında uğradığını iddia ettiği zarar miktarını belirtmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde alacakların türünün ve miktarının açıkça belirtmesi gerektiğini, davacının iddialarının kısmi dava olarak konu edilemeyeceğinin, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, ancak dava dilekçesin 2. ve 3. sayfalarında zarar miktarının 486.800,00 EURO olduğunu açıkça belirttiğini, davacının uğramış olduğu zararın belli olduğundan kısmi dava açmasında hukuki yararın bulunmadığını, ayrıca sözü geçen zarar miktarı üzerinden dava harcının yatırılması gerektiğini, aksi halde davaya devam olunamayacağını, davacının dava dilekçesi ekinde bulunan ... Sigortaya gönderdiği ihtarname içeriğinde keşideciler kısmında ... Ltd. Şti.' nin görültüğünü, dolayısıyla davacının uğradığını iddia ettiği zararın bu şirket adına olması halinde davacının davada aktif husumet ehliyetinin bulunmayacağını, ayrıca müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenlerle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını kısmi dava olarak açamayacağı gibi tespit davası ve eda davasının birlikte açılmasında da hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkilinin huzurdaki davada herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hatta huzurdaki davada müvekkilinin taraf sıfatına haiz olmayıp pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, huzurdaki davanın TTK ve CMR de belirtilen yasal sürelerde müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmaksızın açıldığını, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, davacı tarafından ibraz edilen taşıma senedinde hasara ilişkin bir çekince bulunmadığını, ayrıca müvekkiline yazılı bir bildirim yapılmadığını, müvekkiline bir bildirimde bulunulmamasının müvekkilinin taşıyıcı olmadığını gösterdiğini, davacı dava dilekçesinde müvekkili şirketi hukuki anlamda taşıma işleri komisyoncusu olarak belirttiğini, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince gönderici ile diğer davalı taşıyıcı arasındaki ilişkide yükümlülüklerin sadece taşıyıcıya ya da göndericiye karşı ileri sürülebileceğini, taşıma işleri komisyoncusunun sorumlu tutulabilmesi için eşyaya doğrudan doğruya veya zilyet yardımcısı sıfatıyla zilyet olması gerektiğini, eşya üzerindeki fiili hakimiyetini başka bir kişi araya girmeksizin sahip olduğu durumlarda doğrudan doğruya zilyet olduğunu, bu nedenle eşyanın hasarından dolayı taşıma işleri komisyoncunun sorumlu tutulamayacağını, söz konusu eşyanın müvekkilinin zilyetinde hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olarak kabul edilse dahi TTK m.928/1 gereği gönderi kendi zilyetliğinde bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ortada bir zarar ve kusur var ise müvekkilinin kusurlu davranış arasında nedensellik bağının bulunmadığını, müvekkilinin ... A.Ş.' nin cevap dilekçesinde belirttiği firmaları tanımadığı gibi bu firmalarla bir aracılıkta yapmadığını, bu dilekçede sözü geçen şirketlere davanın ihbarının gerektiğini, sözü geçen şirketlerin sigorta şirketleri olan ... Sigorta ve ... Sigortaya da davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı yapılan tespitler iddia olunan hususların ispatına elverişli olmadığı gibi tek taraflı yapılan bu tespitlere istinaden zarar hesabı yapılmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği tek taraflı yapılan tespitleri kabul etmediklerinden bahisle fazlaya ilişkin her türlü yasal haklarının saklı kalması kaydıyla davanın dava dilekçesinde belirtilen 3. şahıslara ve bunların sigorta şirketlerine ihbar edilmesine, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının hukuki yarar yokluğu ve dava şartlarının oluşmaması nedeniyle reddine, aksi kanaatte olunduğu takdirde esas yönünden yapılacak inceleme neticesinde davanın ayrı ayrı tüm talepleri ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; huzurdaki davanın eda ve tespit davası olarak açıldığını, ilgili mevzuatta yapılan değişiklik nedeniyle farklı yargılama usulüne tabi olan iki dava türünün aynı davanın konusu yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumda hukuki yaranın da bulunmadığını, dava dilekçesinde davacının çeşitli kısımlarda uğradığını iddia ettiği zarar miktarlarını açıkça belirttiğini, bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, huzurdaki davada HMK 400. madde gereğince öncelikle tespit talep edildiğini, HMK 401. Maddesi gereğince tespit davasında Sulh Mahkemelerinin görevli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacının makine zararı dışında ayrıca makinenin hasarlanması nedeniyle yapmış olduğu tüm masrafları talep ettiğini, ancak dava dilekçesi içeriğinde davacının hasar nedeniyle yapmış olduğu diğer masrafların da ne olduğu ve dilekçe ekinde bunları ispatlar nitelikte hiçbir belgenin yer almadığını, bu nedenle talebi ve delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmelerinin mümkün olmadığını, davacının taleplerini kalem kalem somutlaştırması gerektirdiğini, müvekkilince nakliyat emtia sigorta poliçesi ile dava konusu ambalaj baskı makinesinin sigorta altına alındığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta poliçesinde maximum araç bedelinin 300.000,00 EURO olarak belirlendiğini, müvekkilinin azami sorumluluğunun bu tutarla sınırlı olduğunu, davacı tarafça her ne kadar ekspertiz raporunda açıklanan dava konusu hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, araştırma raporlarının ekspertiz raporları gibi bağımsız ve tarafsız sigorta eksperleri tarafından düzenlendiğini, teminat kapsamında belirtilen hallerde açıkça taşıma yapılan aracın sudan başka bir nesne ile teması halinin teminat altına alındığının belirtildiğini, dava konusu hasarda hem olumsuz hava şartlarının sonucu ıslanma hem de taşıma aracı değil emtianın kendisinin ıslanması söz konusu olduğundan teminat kapsamında olmadığının açık olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin dolaylı zararlardan sorumlu olmadığını, kazanç kayıtları ve dolaylı zararların mal sigorta ile temin edilemeyceğini, davacının yalnızca davalı taşıma şirketleri bakımından tahsilat endişesi taşıdığını dile getirerek ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden ihtiyati haciz kararı verilmemesi gerektiğini, kabul anlamı taşımamak kaydıyla meydana gelen zarardan taşıyıcı ve taşıma işleri komisyoncusunun müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar ambalajlama işleminin uluslararası standarda uygun yapıldığını belirtse de Van Ameyda raporunda ambalajın bozulduğunun açıklandığını, makinenin ıslanma nedeniyle hasar görmesinden dolayı yapılan ambalajın uygunluğunun da araştırılması gerektiğini, kaldı ki zararın doğumunun önem arz etmeksizin dava konusu zararın ıslanma neticesinde meydana geldiğinden hem poliçe özel şartları hem de genel şartlar gereği hasarın teminat dışı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olacak ise davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplanacak olan tutara %2 muafiyetin uygulanmasının gerektiğinden bahisle haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirket yönünden reddine, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacının dava konusu olaylara ilişkin dayandığı delillerini dava dilekçesinde mahkemeye vermek ve davalılara tebliğ ettirmek zorunda olduğunu, bu eksiklik giderildikten sonra usule ve esasa ilişkin cevap haklarını saklı tuttuklarını, makine parçasında oluşan zararın ambalajın zarar görmesi ile meydana geldiğinin dava dilekçesinden anlaşıldığını, davacının bu iddiasından ambalajın kifayetsiz olduğu ve zararın bu sebeple ortaya çıktığının aşikar olduğunu, bu nedenle meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, davacının gönderdiği emval için bir şirketten ambalaj yeterliliği raporu almış olmasının ambalajın yeterli olduğunu göstermediğini, yeterli bir ambalaj olsa idi ambalaj herhangi bir kaza olmaması karşısında hava şartlarından zarar gördüğü iddia edilen emvalin zarar görememesinin gerektiğini, ambalajın kifayetsizliği sebebi ile meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, CMR konvansiyonunun 17/4-b maddesinde bu hususun açıkça hüküm altına alındığını, bu sebeple davacının davasının tüm davalılar bakımından reddinin gerektiğini, TTK 863/1 maddesinde taşınan malın güvenli bir şekilde taşımaya elverişli istifleme ve ambalajlama yapılması sorumluluğunun gönderene yüklendiğini, gönderenin açık kasa kamyonda taşınan emtiayı buna uygun ambalajlayarak sorumlu olduğu apaçık ortada olduğunu, bu sebeple dahi davanın reddinin gerektiğini, CMR konvansiyonunun 36. Maddesine istinaden sigortalıları olan ara taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sigortalısı ile ne ilk taşıyıcının ne de son taşıyıcının fiili irtibatının bulunmadığını, eğer münhasıran taşıma kusuru sebebi ile müvekkili aleyhine sorumluluk doğacak ise taşıma işinin son taşıyıcısı ile fiili taşıyıcıya rücu haklarının olacağını, bu nedenle Koçhanlar şirketi ve sigortacısı ... Sigorta ile ... Ltd. Şti. Ve sigortacısı ... Sigorta' ya davanın ihbarını talep ettiklerini, davaya konu taleplerle ilgili müvekkili tarafından düzenlenen poliçede muafiyetler mevcut olduğunu, sorumluluk doğması halinde 2.500,00 EURO muafiyetli sorumlu olacağını, davacının talebinin ise muafiyetin altında kaldığını, bu nedenle dahi müvekkili bakımından davanın reddinin gerektiğini, her ne kadar davacı kısmi dava açmış olsa da dava dilekçesinde zarar miktarının 468.000,00 EURO olduğunu ifade ettiğini, bu tutarın sadece hava şartları sebebi ile temizlenebilir bir makine parçası için fevkalade fahiş bir tutar olduğunu, bu nedenle öncelikle davacının gerçek zararını ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bütün iddialarını ispat etmek zorunda olduğunu, davacının taşınan emtianın zarar görmesinde münhasıran taşıma kusurunun olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ambalaj hatasından kaynaklı herhangi bir zarar olmadığını ve diğer hususların hukuki deliller ile ispat edilmesi gerektiğinden bahisle zararın ambalaj kifayetsizliği sebebi ile meydana geldiğinin ikrar edilmiş olması nedeni ile tüm davalılar bakımından CMR 36. maddesi gereğince müvekkili ve sigortalısı bakımından davanın reddine, taşıma sırasında ve taşıma kusuru sebebi ile bir zarar meydana geldiğinin ispat edilememesi sebebiyle davanın tüm davalılar bakımından reddi ile masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İHBAR OLUNAN ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirketin davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin olduğunu, usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişinin ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamayacağından aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, nitekim Yargıtay kararlarının da bu şekilde olduğunu, dava dışı ... Tic. A.Ş. sorumluluğunda yapılacak taşımaların, müvekkili şirket nezdinde ... /Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu taşımaya CMR konvansiyonu hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması gerektiğini, bir kara taşımasının yükleme veya boşaltma yerlerinden birinin konvansiyona taraf ülkelerden biri olması halinde başkaca koşul aranmaksızın sözleşme hükümleri uygulama alanı bulacağını, dava konusu taleplerin müvekkili şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu zarara ilişkin CMR 17/4/b maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hasar fiili taşıyıcı ... Ltd. Şti. Sorumluluğunda olduğunu, yapılan taşıma sırasında meydana geldiğinden nihai sorumluluğun sözü geçen şirket ve şirketin sigortacısı olan ... Sigorta Şirketinin olduğunu, davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında dikkate alınması gereken bir diğer hususun ise taşıyıcının sınırlı sorumluluğu olduğunu, ayrıca poliçede yer alan muafiyet hükmünün dikkate alınmasını talep ettiklerinden bahisle müvekkili şirkete bu davanın ihbarında hukuki yararın bulunmadığını, ihbar olunan olarak aleyhlerinde hüküm kurulamayacağını bildirmişlerdir.
DAVACI TARAF VEKİLİ 07/11/2023 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava konusu makinede meydana gelen hasar bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 EURO, müvekkili şirketin söz konusu hasar sebebiyle yapmış olduğu tüm masraflardan meydana gelen hasar bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 EURO' yu dava dilekçesi ile talep ettiklerini, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun incelenmesi ile davalı Neova Sigorta A.Ş.' nin poliçedeki 2.500,00 EURO muafiyetin davalılardan ...' ün %25 oranındaki sorumluluğuna denk gelen 69.653,43 EURO' dan düşülmesi ile sorumluluğunun 67.153,43 EURO olduğu, davalılardan ...' ün diğer davalı ... Sigorta A.Ş.' nin poliçesindeki muafiyet kısmına denk gelen sorumluluğunun 2.500,00 EURO olduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda dava dilekçesinde 2.000,00 EURO olarak talep ettikleri hasar bedeli ve hasar bedeli nedeniyle yapılan masraflar nedeniyle taleplerini davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 66.153,43 EURO artırarak 67.153,43 EURO' ya, davalı ... A.Ş. yönünden 1.500,00 EURO artırarak 2.500,00 EURO' ya ıslah edilmesini, fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden hasarın tespit edildiği tarih olan 25/02/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a hükmü gereğince devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ihbara ilişkin verilen beyan dilekçesi, taraf vekillerinin verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, dosyada bulunan ihtarname örneği, sigorta poliçeleri örnekleri, mahkememizce yapılan keşif, temin edilen bilirkişi raporları, yine mahkememizce talimat mahkemesi aracılığı ile temin edilen bilirkişi raporları ve ek raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun taşıma senedi başlıklı 856. maddesi; “(1) Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir. Senet üç özgün nüsha olarak hazırlanır ve gönderen tarafından imzalanır. Gönderen, taşıyıcının da taşıma senedini imzalamasını isteyebilir. El yazısı ile imzalanmış taşıma senetlerinin suretlerindeki imza, damga veya mühür şeklinde ya da basılı olabilir. Bir nüsha gönderene aittir, diğeri eşyaya eşlik eder, üçüncüsü taşıyıcıda kalır. (2) Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir.
” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk başlıklı 875. maddesi; “(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.
” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun taşıyıcının özeni başlıklı 876. maddesi; “(1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun taşıma komisyonculuğu sözleşmesi başlıklı 917. maddesi; “(1) Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer. (2) Taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. (3) Bu Kısımdaki özel hükümler saklı kalmak üzere, komisyonculuk sözleşmesi ve eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümler taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun komisyoncunun sorumluluğu başlıklı 928. maddesi; “(1) Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumludur. 876 ilâ 878 inci, 880 ve 881 inci maddeler ile, 882 nci maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 883 üncü, 885 ilâ 887 nci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. (2) Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece 918 inci madde uyarınca kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde sorumludur. Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek ise komisyoncu sorumluluktan kurtulur. (3) Zararın oluşmasına, gönderenin bir davranışı veya eşyanın özel bir ayıbı da sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun zamanaşımı başlıklı 930. maddesi; “(1) Bu Kısımda yer alan hükümlerden doğan istemler ve haklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Zamanaşımının başlangıcı, zamanaşımına uğramış bir istem veya hakkın def’i olarak ileri sürülebilmesi bakımından ve zararın taşıma işleri komisyoncusunun kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden doğması hâlinde 855 inci madde hükümleri uygulanır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun genel olarak başlıklı 1453. maddesi; “(1) Rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanlar, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilirler. (2) Rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa, sigorta kapsamında değildir. Mal bağlamında kazancın, makul sınırı aşan kısmı sigorta edilemez. (3) Mal sigortası niteliğindeki grup sigortalarında; mal girmesi veya çıkması sebebiyle mal topluluğunda değişiklikler meydana gelmiş olsa bile, sözleşme bütün hükümleriyle geçerlidir. (4) Mal topluluğu için yapılan mal sigortası, topluluğa dâhil münferit parçaları da kapsar.” hükmünü amirdir.
Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) nin taşımacılar tarafından ortaklaşa yapılan taşımalarla ilgili hükümler başlıklı 34. maddesi; “Tek bir anlaşmayla düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur. İkinci taşıyıcı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar.” hükmünü amirdir.
Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) nin taşımacının sorumluluğu başlıklı 17. maddesi; “1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunlann kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değilde, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlannın hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur. 4. Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durundan aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. A) Kullanılmasında anlaşmaya vanlmış ve sevk mektubunda açıkça belirtmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması, b) Ambalajlanmadıklan veya kötü ambalajlandıktan zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan mallann ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, d) Özellikle kınlma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahutta güve ve haşarettan kısmen veya tamamen zarar görebilecek mallann özelliği, e) Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaralann yetersiz veya hatalı oluşu, f) Canlı hayvan nakli, 5. Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazılan bakımından bu maddeye göre taşımacının sorumlu olmadığı hallerde, yine maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır.” hükmünü amirdir.
Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) nin 27. maddesi; “1.Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten baslar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. 2. Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke parası ile ifade edilmediği zaman, söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır .
” hükmünü amirdir.
Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) nin 32. maddesi; “1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar : a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60'ncı günde, c ) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesini naktedildiği tarihden sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir . 2. Yazılı bi r istem , taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip , ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar, istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak , bu durumlara güvenen tarafa aittir . Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez. 3. Yukarıdaki 2'nci paragraf hükümlerine bağlı olarak, zaman limitinin uzatılması, davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenir . Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler. 4. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmaz .
” hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada; davacı tarafından dava dışı Litvanya menşeli ... şirketine satışı yapılan baskı makinesinin taşıma sırasında hasar gördüğü, bu nedenle alıcı şirket tarafından kendilerine iade edildiğinden bahis ile, davacının zararlarının tazmini için davalı şirketler ve bu şirketlerle sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri aleyhine uluslararası taşımacılık hükümlerine dayanılarak tazminat davası açılmış olup; davalı ... A.Ş. vekilince ilk olarak yetki itirazında bulunulmuş ise de; taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda TTK 890/1 maddesine göre malın teslim alındığı yer mahkemesi veya teslim için öngörülen yer mahkemeleri yetkili olduğundan ve taşımaya konu malın davacının Konya'daki iş yerinden teslim alındığına dair taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davada uluslararası taşımacılık sözleşmesinden kaynaklı bir uyuşmazlık söz konusu olduğundan, TTK'daki taşıma mevzuatına ilişkin hükümlerle birlikte esas olarak karayolu uluslararası eşya taşımalarının düzenlendiği "CMR" konvansiyonunun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bir kısım davalılar vekilince davacı tarafça zarar miktarı açıkça belirtildiği için kısmi dava açılamayacağı ileri sürülerek davanın usulden reddi talep edilmiş ise de; HMK 109/1. maddesi gereğince talep konusunun bölünebilir olduğu durumlarca kısmi dava açılmasında yasal bir engel bulunmadığından bu itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekilince davanın başında yasal süre içinde zamanaşımı defininde bulunulmuş ise de; CMR 32/1. ve TTK 930. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşıldığından bu itirazın kısmi dava yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekilince müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğu ve bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği iddialarının değerlendirilmesinde;
Taşıma komisyonculuğu TTK'nın 917. maddesinde düzenlenmiş olup, taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile, komisyoncu eşya taşımayı üstlenir. Taşıma komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetleridir. Dava dilekçesinde davacı tarafça açıkça davalı ... Ltd. Şti.'nin taşıma işleri komisyoncusu olduğu kabul edildiğinden taraflar arasında bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taşıma komisyoncusunun ve onun poliçe düzenleyeni olan ... Sigorta şirketine davada husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği davamızda temel uyuşmazlıklardan biridir. Davalılardan ... Ltd. Şti.'nin taşıma sırasında oluşan zararlardan sorumlu olması için TTK 928/1. maddesi gereğince, taşımaya konu eşyanın zilyetliğine geçmesi gerekir. Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu makinenin davalının zilyetliğine geçtiğine dair herhangi bir delil bulunmadığından, adı geçen davalı ve onun sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... sigortanın oluşan zarardan herhangi bir sorumluluğu da olmadığının kabulü gerekmiştir.
Dosyada toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi heyet raporları ile; meydana gelen hasarlardan davacı tarafın hava yol şartlarına uygun olarak paketleme yapmamasından dolayı, davalı ... A.Ş.'nin de taşıyıcı olarak basiretli bir tacir gibi davranıp eşyanın taşıma koşullarına uygun olup olmadığını denetlemediği için CMR 25. maddesi hükümlerine göre kusurlu olduğu, davalı taşıma şirketi ... A.Ş.'nin sorumluluğu kapsamında ödemesi gereken tazminat miktarının 69.653,43 EURO, bu şirket ile emtia taşıma poliçesi düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin poliçesindeki 2.500,00 EURO muafiyet bedeli düşüldüğünde ödemesi gereken tazminat miktarının 67.153,43 EURO olduğu kanaatine varılmış ise de; davacı vekilince verilen ıslah dilekçesiyle davalı ... A.Ş. yönünden açılan tazminat davası 1.500,00 EURO artırılarak 2.500,00 EURO olarak ıslah edildiği anlaşıldığından HMK 26. maddesi gereğince bu talebi ile bağlı kalınarak yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hesaplanması gerekmiştir.
Davacı vekilince açılan bu davada maddi tazminat dışında ayrıca 1.000,00 EURO masraf talep edilmiş ise de; HMK'nın 190. ve MK.'nın 6. maddeleri gereğince bu taleplerine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından ispatlanamayan bu taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince kısmi dava olarak açılan davadaki tazminat talepleri verilen 07.11.2023 tarihli dilekçe ile ıslah edilmiş ise de; ıslah harcının yatırıldığı tarih 14.11.2023 tarihi itibariyle CMR konvansiyonunun 32/1.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin ıslaha karşı zamanşamı defilerinin kabulü ile ıslahla artırılan kısım yönünden maddi tazminat davasının davalılar ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle toplanan tüm deliller, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı nazara alınarak davacının davalılar ... Ltd. Şti. ile ... sigorta şirketi aleyhine açtığı davasının ve tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, davalılar ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, ıslah talebine konu tazminat talebinin ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ... Sigorta A.ş. Hakkında açılan davanın ve tüm taleplerin ayrı ayrı REDDİNE.
2-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Lojistik A.Ş. Yönüden açılan davanın kısmen kabulü ile;
a-Davacının 1.000,00 EURO masraf talebinin her iki davalı yönünden ayrı ayrı REDDİNE.
b-Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 1.000,00 EURO' nun ilgili davalılardan temerrüt tarihi olan 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.
c-Davacının ıslah talebine konu tazminat talebinin zaman aşımı nedeniyle her iki davalı yönünden ayrı ayrı REDDİNE.
3-Alınması gereken 675,12 TL karar ve ilam harcının peşin ve sonradan alınan 34.771,89 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 34.096,77 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine.
4-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2.720,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranı olan %1,44 oranına isabet eden 39,17 TL arabulucuk giderinin DAVALILAR ... SİGORTA A.Ş. VE ... LOJİSTİK A.Ş.' DEN, davanın red/talep oranı olan %98,56 oranına isabet eden 2.680,83 TL arabulucuk giderinin ise DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
5-Yargılama giderinden ayrı olarak davacının peşinen karşıladığı 59,30 TL başvuru harcı ile 675,12 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 734,42 TL harcın DAVALILAR ... SİGORTA A.Ş. VE ... LOJİSTİK A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine.
6-Davacının yaptığı 1.082,05 TL taraf davetiye ve posta gideri, 419,90 TL keşif harcı gideri, 300,00 TL keşif taşıt gideri ve 17.450,00 TL bilirkişi ücretleri gideri olmak üzere toplam 19.251,95 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %1,44 oranına isabet eden 277,23 TL yargılama giderinin DAVALILAR ... SİGORTA A.Ş. VE ... LOJİSTİK A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
7-Davalı ... Şirketinin yaptığı 200,00 TL taraf davetiye ve posta giderinin davanın red/talep oranı olan %98,56 oranına isabet eden 197,12 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALI ... LOJİSTİK A.Ş.' ye verilmesine, davalının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin DAVALILAR ... SİGORTA A.Ş. VE ... LOJİSTİK A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine.
9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILAR ... LTD. ŞTİ. VE ... SİGORTA A.Ş.' ye verilmesine.
10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ... LOJİSTİK A.Ş.' ye verilmesine.
11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 248.667,17 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ... SİGORTA A.Ş.' ye verilmesine.
12-İşbu hükümden sonra gerekli olan karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %1,44 oranına isabet eden kısmının DAVALILAR ... SİGORTA A.Ş. VE ... LOJİSTİK A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına.
13-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı mazereti kabul edilen ... Şirketi vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!