T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
3-
VEKİLİ :
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı ...' nın kullandığı diğer davalı ...' ın sahibi olduğu ve diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigorta altına alınan ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi olan ...' ya çarpması sonucunda müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, ceza dosyası incelendiğinde ve tanıklar dinlendiğinde davalı sürücünün hız sınırlarının çok üzerinde seyrettiği sırada kazanın meydana geldiğinin anlaşılacağını, hızın etkisiyle müvekkillerinin murisi olan ...' ün adeta bir çuval gibi havaya fırlayarak feci şekilde can verdiğini, müteveffanın işletme sahibi olan bilinçli ve dikkatli bir birey olduğunu, kaza sırasında da dikkatle hareket etmesine rağmen davalı sürücünün hızlı ve dikkatsiz olması sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiğini, davalı sürücünün kazadan sonra olay yerinden kaçarak olayı faili meçhul bir şekilde ortada bırakmak istediğini, ceza yargılamasında davalı ...' in taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, sözü geçen karara müvekkillerinin itiraz ettiğini, tanıklarının dinlenerek kusur durumunun yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile mahkemeden ayrıca tayinini talep ettiklerini, meydana gelen işbu kaza nedeniyle tüm maddi zararlardan sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde olmak üzere tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sürücü ve araç malikinin ayrıca manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak da tüm zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince sorumlu olduğunu, sigorta şirketinden tüm hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, müteveffanın ... Metal adlı işletmenin sahibi olduğunu, toplanacak delillerle müteveffanın tazminata esas gerçek kazancın tespit edileceğini, Isparta merkezli kurulan işletmenin son derece büyük bir işletme olup müteveffanın asgari ücretin kat kat üzerinde kazancının bulunduğunu, müteveffanın işletmesinde özellikle müşteri ilişkileri ve muhasebe işlerinde olmak üzere her alanında bizzat çalıştığını, teknik liseden metal işleri mezunu olan oğlu ... ' ın da müteveffaya sahada yardımcı olduğunu, müteveffanın vefatından sonra iş yerinde boşluğunun doldurulamadığını, müteveffanın eşi ... ile yeni işe alınan bayan ile birlikte anne yadigarı işletmenin faaliyetlerinin devam ettirilmeye çalışıldığını, ...' ün vefatı ile birlikte müvekkilleri ... ve ...' nün müteveffanın gelirinden mahrum kaldıklarını, davacı ...' in emekli olup ...' nün ise henüz 16 yaşında olduğunu ve lise öğrenimine devam ettiğini, bu nedenle sözü geçen müvekkilleri için destekten yoksun kalma açısından maddi zararlarının hesaplanmasını talep ettiklerini, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğunu, ...' ün ani ve içleri acıtan vefatının aileyi çok fazla derinden sarstığını, müvekkili ...' in hayat arkadaşını kaybetmiş olması, diğer davacıların ise annelerini kaybetmiş olması kelimelerle ifade edilemeyecek şekilde büyük bir acı olduğunu, müvekkillerinin manevi zararlarının da bu ölçüde büyük olduğunu, müteveffa ...' ün ölümünden dolayı talep sonucunda belirttikleri davalılar aleyhine müvekkilleri lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerinden bahisle öncelikle alacaklarının semeresiz kalmaması için davalılar aleyhine İİK' nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz verilmesine, alacaklarının belirli hale geldiğinde artırılmak üzere davacı ... için şimdilik 250,00 TL, davacı ... için de şimdilik 250,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı Necati için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. Maddesinde düzenlendiğini, bu maddede zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde tazminat taleplerinin zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alındığını, huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından davanın reddinin gerektiğini, dosyada bulunan kusur oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların hiçbirinin mahkeme kararına dayanak teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli hem trafik ihtisas dairesinden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, Yargıtay' ın kemikleşmiş içtihatı uyarınca ceza yargılamalarında alınan kusur raporlarının hukuk hakimini bağlamayacağından yeniden rapor alınmasının zaruri bir olgu olduğunu, tüm destek paylarının tespit edilmesi ve davaya taraf olmayan desteklerin paylarının ayrılması gerektiğini, yalnızca başvuran üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı sonuç doğuracağını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere zararın tespiti için davacılar tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektiğinden hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevdi edilememesi gerektiğini, kurum tarafından başvuranlara gelir bağlanmamış olması halinde davacılara SGK ya dava açması için süre verilmesi gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sorumlu tutulabileceğinden bahisle öncelikle zamanaşımı def'ilerinin dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, tazminat oranı ve miktarının tespiti için yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Siciline kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yagrılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurucu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE;
meydana gelen kazada müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyadan yapılan ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık beyanlarından da bu durumun doğrulandığını, müvekkilinin hızını azaltmaya çalıştığını ancak ani gelişin olayda kazayı öngöremeyeceğinin de unutulmaması gerektiğini, başka araç sürücüsü olan tanık ile müvekkilinin araçlarının neredeyse aynı hizada olduğunu ve tanığın hızının 70 km civarında olduğunun tanık beyanından anlaşıldığını, bu nedenle müvekkilinin hızının yüksek olmadığının açık olduğunu, kazanın meydana gelmesinde üst geçidi kullanmayarak kısmen yaya trafiğine kapalı olan yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffanın sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın destekten yoksun kalma taleplerinin şartları oluşmadığından reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, davacıların tespit edilir ise maddi zararından mahsup edilmek üzere sigorta şirketine müzekkere yazılarak dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığının başvuru var ise ödeme yapılıp yapılmadığının ve ödemenin miktarı hususlarının sorulmasını talep ettiklerini, olayda kusur incelemesi sonrasında açıkça ortaya çıkacağı gibi müteveffanın kusurlu olduğunu, bu nedenle talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminat belirlenirken kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğinden bahisle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; meydana gelen kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, kaza sırasında aracı kullanın diğer davalı ... olduğunu, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, diğer davalı sürücünün de kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada sürücünün kusurunun taksir derecesinde olduğundan bahisle hüküm kurulduğunu, ceza dosyasında alınan kusur raporunun işbu dava dosyasında hükme esas alınacak şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece medeni hukuk yargı ilkelerine göre kusur ve sorumluluk tespitinin yapılması gerektiğini, davacı tarafça maddi tazminat talebinin sadece müteveffanın eşi ve reşit olmayan çocuğu için ileri sürüldüğünü, davacının işletmesinin ölümünden sonra veraseten mülkiyetinin davacılara geçtiğini, bu nedenle davacıların destekten yoksunluğunun mevcut olmadığını, müteveffanın desteğe konu olduğu iddia edilen işletmenin davacının eşine ait olmamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, mahkemece davacı ...' in UYAP üzerinden vergi dairesi ve SGK sisteminde borçlusu olduğu takip dosyalarının tespitini talep ettiklerini, davacıların talep ettikleri manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın olay tarihinden itibaren faiz talebinin mevzuata aykırı olup taraflarında kabul edilmediğini, davanın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesi gerektiğinden bahisle davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi destek ve manevi zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin verdikleri diğer dilekçe ve belgeler ile taraf vekillerinin bildirdikleri deliller toplanmış, trafik kazası tespit tutanağı örneği, trafik sigortası poliçesi örneği, tarafların aile nüfus kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında zabıtaca düzenlenmiş tutanaklar, ölen ... 'ya ait veraset ilamı örneği, kazaya karışan taşıtın trafik sicil kayıtları, ...' nın ölümü nedeniyle davacılara rücuya esas bir esas ödeme yapılmadığına ilişkin 01/09/2021 tarihli SGK yazısı, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, kurum ve kuruluşlardan gelen cevabi yazı ve ekleri, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan kusur raporu ile bilirkişi raporları, ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge örneği ve dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizce işbu dosyamızdan talimat aracılığı ile Ankara Karayolları Fen Heyetinden temin edilen 18/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun incelenmesinde; davalı ...' nın meydana gelen olayda %25 oranında, müteveffa ...' nın ise meydana gelen aynı olayda %75 oranında kusurlu bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyamızdan talimat aracılığı ile Ankara Karayolları Fen Heyetinden temin edilen 07/07/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun incelenmesinde; davalı ...' nın meydana gelen olayda %25 oranında, müteveffa ...' nın ise meydana gelen aynı olayda %75 oranında kusurlu bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyamızdan talimat aracılığı ile Ankara Karayolları Fen Heyetinden temin edilen 13/02/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun incelenmesinde; davalı ...' nın meydana gelen olayda %75 oranında, müteveffa ...' nın ise meydana gelen aynı olayda %25 oranında kusurlu bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce temin edilen Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 07/01/2022 tarih ... sayılı raporu mahkememizce incelenmiş olup, sözü geçen raporda ".........Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile sol şeritte seyri sırasında geldiği olay mahallinde, mahal şartlarını dikkate alıp hızını her an durabilecek seviyeye düşürerek müteyakkız bir şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, seyrine göre yolun sağından yola giren yayanın kaydettiği mesafe de dikkate alındığında bu yayaya karşı zamanında etkin tedbir alamayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, tali kusurludur. Müteveffa yaya ... can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde taşıt trafiğini ve seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini dikkate almadan orta refüjde bulunan bariyerlerin başlangıç noktasına yakın noktadan geçiş hakkına haiz gelen araçlara rağmen karşıya geçmek için kontrolsüzce yola girip, ilk geçiş hakkını vermediği aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, asli kusurludur. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvahecesinde, olayda; Davalı sürücü ...'nın % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'nın % 70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur." denilerek dava konusu kazanın olmasında araç sürücüsü ...' nın %30 oranında, müteveffa ...' nın ise %70 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Karayolları Fen Heyetinden oluşan bilirkişilerden temin edilen raporlar ve Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığından temin edilen raporlar arasında çelişki bulunduğundan dosyamız ve tüm ekleri yeniden Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilerek genişletilmiş uzmanlar kurulundan rapor teminin sağlanması talep edilmiştir.
Mahkememizce temin edilen Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 26/04/2023 tarih ... sayılı GENİŞLETİLMİŞ UZMANLAR KURULU RAPORU mahkememizce incelenmiş olup, sözü geçen raporda ".......Müteveffa yaya ..., orta refüjünde yaya geçişini engelleyecek şekilde demir bariyerlerin başladığı olay mahalli bölünmüş yolda, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, yaklaşan araçların hız ve mesafesine dikkat etmeden, kontrolsüzce yola girerek karşıya geçtiği esnada, sol tarafından gelen ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı davalı sürücü idaresindeki kamyonet tarafından çarpılması sonucu meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur. Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahaldeki yolu takiben hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan seyir halindeyken, yola gereken dikkatini vermeden yaklaştığı olay mahallinde, seyrine göre sağ tarafından yola girip seyrettiği şeride kadar gelen müteveffa yayaya karşı, zamanında etkin tedbir alamadan çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurludur.SONUÇ :Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Müteveffa yaya ...'nın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğuna, B)Davalı sürücü ...'nın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." denilerek dava konusu kazanın olmasında araç sürücüsü ...' nın %30 oranında, müteveffa ...' nın ise %70 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce temin edilen 20/11/2023 tarihli aktüerya bilirkişisi raporun incelenmesinde; 30/12/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...' nın, TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre yapılan hesaplamada; eşi ...' nın destekten yoksun kalma tazminatının 339.056,61 TL, kızı ...' nın destekten yoksun kalma tazminatının 61.716,52 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının toplam 400.773,13 TL olduğu, P.M.F. 1931 Yaşama Tablosuna göre yapılan hesaplamada; eşi ...' nın destekten yoksun kalma tazminatının 284.718,86 TL, kızı ...' nın destekten yoksun kalma tazminatının 61.716,52 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının toplam 346.435,38 TL olduğu, dosyaya sunulan 22.06.2023 tarihinde düzenlenmiş "İBRANAME, FERAGATNAME VE MAKBUZ” başlıklı belge ile 335.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi hususunda davacılar ile ... Sigorta AŞ. arasında anlaşma sağlandığı ve ödeme yapıldığı, ibra belgesinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, ZMSS poliçesi kişi başı poliçe teminat miktarınca ibra edildiği, teminat miktarının üstünde hesaplanacak bedel için araç sürücüsü ile sigortalı hakkındaki tazminat alacağının saklı tutulduğu, poliçe limitinin tüketildiği, fazlaya dair hakları da kapsar şekilde ... Sigorta A.Ş. ile sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün teminat miktarınca tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere ve kesin şekilde ibra edildiği, kaza tarihinde geçerli ZMSS Sakatlanma ve Ölüm Klozu kişi başı poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının TRH- 2010 Mortalite Tablosuna göre yapılan hesaplamada toplam 400.773,13 TL, PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre yapılan hesaplamada ise toplam 346.435,38 TL olarak hesaplandığı, davacılar tarafından davalı ... SİGORTA A.Ş. ile işleten ... ve sigortalı araç sürücüsü ..., ZMSS Sakatlanma ve Ölüm Teminatı kişi başı poliçe teminat miktarı olan 410.000,00 TL tutar ile sınırlı olarak tamamen ibra edildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 166/1-2 madde ve fıkraları gereğince takdiri mahkemeye ait olmak üzere ibraname ve ferağatname gereğince davacı ... ile ...' nın, davalılar sigortacı ... SİGORTA A.Ş. ile işleten ... ve sigortalı araç sürücüsü ...'dan isteyebileceği DESTEKTEN YOKSUN KALMA ZARARLARININ KALMADIĞININ bildirildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR VEKİLİNCE MAHKEMEMİZE SUNULAN 03/07/2023 HAVALE TARİHLİ FERAGAT DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı sigorta şirketi ile davacılardan ... ve ... arasında sulh anlaşması yapıldığını, yapılan anlaşma gereğince davacılardan ... ve ... adına açtıkları maddi tazminat davasından davalı ... Sigorta A.Ş. Açısından feragat ettiklerini, davalı sigorta şirketi tarafından bu hususta dosyaya beyan dilekçesi verileceğini, diğer şahıslar ... ve ...' a yönelik olarak maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davalarının devam ettiğini, bu nedenlerle eksik hususlar giderilerek davlarının davalı şahıslar açısından kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİNCE MAHKEMEMİZE SUNULAN 26/09/2023 HAVALE TARİHLİ BEYAN DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı ile kaza konusu sorumlu oldukları maddi tazminat yönünden sulh olunduğunu, davacı tarafça müvekkiline karşı maddi tazminat talebi yönünden feragat edildiğini bildirir dilekçenin sunulması şartıyla yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti taleplerinden feragat etmiş olacaklarını, işbu şartın gerçekleşmesi halinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun zamanaşımı başlıklı 109. maddesi; ''Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ölüm başlıklı 53. maddesi; “Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun belirlenmesi başlıklı 55. maddesi; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun dış ilişkide başlıklı 61. maddesi; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun kural başlıklı 72. maddesi; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” hükmünü amirdir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. maddesi;"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/31 md.) Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun davadan feragat başlıklı 307. maddesi; "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun davayı kabul başlıklı 308. maddesi; "(1)Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2)Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragat ve kabulün şekli başlıklı 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragat ve kabulün zamanı başlıklı 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragat ve kabulün sonuçları başlıklı 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacılar vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada 31/12/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin ölümü nedeniyle ... plakalı aracın sürücüsü ... ve aracın işleteni ... ' tan ve aracın ZMM poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden maddi, davalı gerçek şahıslardan manevi tazminat talep edilmiş olup; davalı sigorta vekilince ilk olarak zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; kaza tarihinden dava tarihine kadar 2918 Sayılı KTK' nun 109. maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davamızda meydana gelen ölümlü trafik kazasında tarafların kusurlarının tespiti yönünde bir çok kez rapor alınmış ve alınan tüm raporlara taraf vekillerince itiraz edilmiş ise de; Mahkememizce Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunca düzenlenen ve önceki raporlar arasındaki çelişkiyi de gideren 26/04/2023 tarihli heyet raporu ile davacıların Murisi ...' nın %70, davalı sürücü ...' nın %30 oranında kusurlu olduğunun tespitine yönelik raporu heyetimizce hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu kabul edilerek hükme esas alınmıştır.
Yargılama sürecinde davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında uzlaşma sağlanarak 22/06/2023 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz niteliğinde belge düzenlendiği, bu anlaşma belgesine göre davacıların davalı sigorta şirketine yönelttikleri maddi tazminat taleplerinden sigorta poliçe limiti teminat miktarınca ibra ettikleri anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 03/07/2023 tarihli dilekçe ile de bu ibraname doğrultusunda davalı sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davasından feragat edildiği anlaşılmıştır. TBK 61. maddesi ile 2918 Sayılı Kanunun 81/1 maddesi Yargıtay . Hukuk Dairesi ve . Hukuk Dairesinin pek çok içtihatlarında belirtildiği üzere bu feragat maddi tazminattan müteselsil sorumlu diğer davalılara da sigorta poliçe limiti dahilinde sirayet edeceğinin kabulü gerekmiştir. (Yargıtay . HD ... E, ... K)
Açıklanan nedenlerle aktüerya bilirkişiden alınan alternatif hesaplamalı bilirkişi raporuna göre; gerek TRH 2010 Yaşam Tablosu, gerekse PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamalara göre tespit edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarları sigorta poliçesi teminat miktarı olan 410.000,00 TL nin altında kaldığı anlaşıldığından, davacıların davalı sigorta şirketi ile yaptığı ibra anlaşması ve feragatinin davalı gerçek şahıslara da sirayet ettiği kanaatine varılarak tüm davalılar yönünden açılan maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK 56/2. maddesi gereğince hakim, bir kimsenin ağır bedensel zararı veya ölümü nedeniyle zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilecektir. Söz konusu bu tazminat bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için ekonomik yıkım olmayacak şekilde takdir edilmesi gerekir. Bu çerçevede kazadaki kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ölenin ve davacıların yaşı ile davacı ile yakınlıkları nazara alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-a-Davalı ... Sigorta AŞ yönünden açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine.
b-Davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının davalı sigorta şirketiyle yapılan ibra anlaşması, feragat ve poliçe limiti nazara alınarak ayrı ayrı reddine.
2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile;
-Davacı ... yönünden 100.000,00 TL
-Davacı ... yönünden 75.000,00 TL
-Davacı ... yönünden 50.000,00 TL
-Davacı ... yönünden 50.000,00 TL
-Davacı ... yönünden 50.000,00 TL olmak üzere toplam 325.000,00 TL tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine.
3-Fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine.
4-Alınması gereken 22.200,75 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 2.051,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.149,74 TL harcın davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranı olan %54,12 oranına isabet eden 757,68 TL arabulucuk giderinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...' dan, davanın red/talep oranı olan %45,88 oranına isabet eden 642,32 TL arabulucuk giderinin ise davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
6-Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 596,50 TL başvuru harcı, 2.051,01 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 2.647,51 TL harcın davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine.
7-Davacıların yaptığı 1.514,20 TL taraf davetiye, posta ve talimat gideri, 4.538,60 TL Adli Tıp Kurumu rapor gideri, 6.750,00 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 12.802,80 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %54,12 oranına isabet eden 6.928,87 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
8-Davalılar ... ve ...' nın yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
9-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili açıkça istemediklerini bildirdiğinden yaptıkları 58,20 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına.
10-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili açıkça istemediklerini bildirdiğinden avukatlık ücreti verilmesine yer ve gerek olmadığına.
10-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat nedeniyle azami 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...' ya verilmesine.
10-b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat nedeniyle;
17.900,00 TL davacı ...'ya
17.900,00 TL davacı ...'ya
17.900,00 TL davacı ...' a
17.900,00 TL davacı ...' ya
17.900,00 TL ...' ya
verilmek üzere vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak sözü geçen miktarların sözü geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine.
10-c) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat nedeniyle;
17.900,00 TL davacı ...'dan
17.900,00 TL davacı ...'dan
17.900,00 TL davacı ...' dan
17.900,00 TL davacı ...' dan
17.900,00 TL ...' dan
alınarak davalılar davalılar ... ve ...' ya verilmesine.
11-İşbu hükümden sonra gerekli olan 40,00 TL karar tebliğ giderinin davacılar tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %54,12 oranına isabet eden 21,65 TL sının müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...' dan alınarak davacılara verilmesine, fazlasının davacıların kendi üzerinde bırakılmasına.
12-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
13-Karar kesinleştiğinde dosyamız arasındaki ceza dosyasının iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacılar, davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!