T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın internet üzerinden satışa sunulduğunu, davalı tarafın şirket yetkilileri ile yaptığı görüşmede aracı satın almaya karar verdiğini, olağan işlemlerin ardından aracın rutin kontrollerden olan ekspertiz işleminden geçtiğini, ekspertizin aracın motor yağ korterinde yağ kaçağı olduğunu belirttiğini, bunun üzerine davalıya araç ile yola çıkması halinde Konya'ya varıp varamayacağı hususunda garanti verilemeyeceğinin belirtildiğini ancak davalının yinede yola çıktığını ve aracın yolda iken arıza verdiğini ve motor kısmında kitleme meydana geldiğini, daha sonra da davacının araca yaptığı masraftan müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu ve müvekkili şirket hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyada icra takibi başlattığını, icra dairesinden gelen tebligatın muhtara tebliğ edildiğini ve müvekkilinin bilgisi olmadığından itiraz süresini kaçırdığından bahisle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti, tazminat ile yargılama gideri ve ücreti vekalet talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın mülkiyeti kendisine ait olan ... plakalı aracı internet üzerinden satışa çıkarttığını, müvekkilinin aracı internette gördüğünü ve aracı satın almak için şirket yetkilisi ile görüştüğünü, davacı tarafın telefonda araçta en ufak bir ayıbın olmadığını belirttiğini, bu nedenle müvekkili vekilinin Konya'dan Malatya'ya aracı almak için gittiğini ve aracı satın aldığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine yola çıkılmaması gerektiği ile ilgili ya da ayıpla ilgili davacı tarafça herhangi bir uyarı yapılmadığını, müvekkili vekilinin aracı teslim alarak yola çıktığını, Konya'ya yaklaştığında aracın arıza vererek hareket edemez hale geldiğini, araç tamir için götürüldüğünde aracın ciddi bir şekilde masrafı olduğunun belirtildiğini, bu durumun davacı tarafa iletildiğinde zararın karşılanacağını söylediklerini ancak bunun için herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, başlatılan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin kesinleştiğini, davacının müvekkiline ayıplı mal sattığından, müvekkilinin zararını karşılaması gerektiğinden bahisle davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekalet talep etmiştir.
Bilirkişi Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu ... plaka sayılı, ... şasi numaralı, ... 2011 model otomobilin motor aksamında meydana gelen yatak sarma arızasının; motordaki yoğun yağ kaçaklarından kaynaklı motorda azalan yağın motorun ısınmasından sürtünmeye bağlı yatakların aşınmasından, yatakların işlevini kaybetmesinden kaynaklandığı, nitekim 07.05.2018 araç satış tarihinden 4 gün önce alınan 03.05.2018 tarihli ekspertiz raporunda motor yağ karterinde yağ kaçağının olduğunun belirtildiği, araç satışında bu durumun bilinip bilinmediğinin takdiri yüce mahkemenizde olduğundan gizli ayıp olduğu yönünden değerlendirme yapılamayacağı, yatak sardığından dolayı aracın motorunda meydana gelen toplam hasar miktarının 17.750,00 TL olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.
Malatya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden tanık ... bilgi ve görgüsü sorulmuş olup, tanık beyanında; " Ben davalıyı tanımam. Davacı benim müşterim olur. Satışın olduğu gün yani 02/05/2018 tarihinde ... Sanayi Sitesinde bulunan ... isimli dükkanıma davacı ile geldiklerinde gördüm. Benim dükkanıma satış yapılmadan önce geldiler ve aracı bana gösterdiler. Aracı incelediğimde aracın motorunda ses geldiğini, acilen motorunun yapılmasını, uzun yola çıkamayacağını söyledim. Aracın 4500 TL masrafı olduğunu bunun acil yapılması gerektiğini söyledim. Kendileri Konya'daki kendi tamircilerini arayarak orada daha uyguna fiyat aldılar. Biz oraya gidip orada yaptıracağız dediler. Biz ise kendilerine bu ataç yola gitmez. Eğer bizde yaptırmayacaksanız bir çekici ile veya kamyonla yola gitmelerinin daha doğru olacağını söyledim. Aracı alan şahıs aracı satan kişi ile anlaşarak daha uygun fiyatla aracı aldı. Daha sonra aracı çalıştırarak araçla Konya'ya memleketine döndü. Dönüş esnasında Konya'ya varmadan araç bozulmuş. Bozulduktan sonra araç sahibi beni arayarak aracın yolda motorunun arıza verdiğini ve şahısların kendisin talep ettiklerini söyledi. Bende gerekli bilgiyi verdiğimi, ona rağmen yola çıktıklarını belirttim ve kendi sorumları olduğunu söyledim. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Sayılı Kararı ile Görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememize gönderilmiş olup , dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
"
Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları
a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.
b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.
c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... E., ... K., sayılı ilamında “Dava, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan Yasa hükmüne göre,alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi için açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.”
Dava konusu olayda, Malatya Noterliğinin 07/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile ... plaka sayılı aracın davacı tarafından davalı tarafa satıldığı, satım sözleşmesinde davalı vekili olarak da ... yer aldığı, mahkememizce alınan 09/01/2022 tarihli raporda araçtaki arızanın yağ kaçağından olduğu tespit edildiği, dosya arasına alınan WhatsApp kayıtlarında söz konusu yağ kaçağının bulunduğu ekspertiz raporunun alıcı vekili olan ... bilgilendirme amaçlı 04/05/2018 tarihinde gönderildiği, vekilin aracın durumundan haber olduğu, aracın ise 07/05/2018 tarihinde aracı vekil ... ’in vekilliği ile alındığı, bu halde alıcı vekilinin aracın yağ kaçağının olduğunu bildiği, bu halde de Borçlar Kanunu 222 maddesi uyarınca oluşan zararlardan davacı / satıcının sorumlu tutulamayacağı, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildi.
Somut olayda davalı / alıcının araçta bulunan ayıbı bildiği ve aracı ayıbı ile satın aldığı, ancak ayıptan kaynaklanan hasarın tahsili amacı ile davacı hakkında takip yaptığı, bu halde de davalı tarafın iyi niyetli olmadığı, davalının takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu ve dosya kapsamından davalının kötü niyetli olduğu açıkça anlaşıldığından davacı tarafın tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davanın kabulü ile: davacı tarafın Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki asıl alacağın %20oranında tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davanın kabulü ile: davacı tarafın Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki asıl alacağın %20oranında tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.434,51-TL harçtan dava başında yatırılan 358,63-TL peşih harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.075,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 399,73TL ile 400,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 794,53TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA,
7-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.29/04/2024
Katip ... Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!