WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :... - ...
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin, dava dışı asıl borçlu ... ile arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak dava dışı ... tarafından kendisine ait Konya İli, ... İlçesi, ..., ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... , No: ... adresinde bulunan taşınmazı üzerine taraflar arasında akdedilen 26.06.2019 tarihli ipotek sözleşmesi gereği 400.000 TL'lik ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu dava dışı ...'nin, müvekkiline ait ipoteğe konu borcundan, 351.450 TL'lik borcunu ödemediğini, bu sırada davacı müvekkil şirket ile ... arasındaki ticari ilişkiye istinaden taşınmazını ipotek veren dava dışı ...'in söz konusu taşınmazını ipotekli bir şekilde davalı ...'e devrettiğini, bunun üzerine müvekklinin 26.06.2019 tarihli ipotek sözleşmesine konu alacağının 7 gün içerisinde ödenmesi için davalıya Konya . Noterliği'nin 02.03.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 11.03.2020 tarihinde davalı ...'e tebliğ edildiğini, ihtarnamede verilen süre içerisinde davalı ... tarafından ipoteğe konu borcun ödenmemesinden dolayı asıl borçlu ..., ipotek borçlusu ... ve ipoteği devralan davalı ... aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, 26.06.2019 tarihli İpotek Sözleşmesinin, ipotek alacaklısı ve asıl borçlu ... arasındaki ticari iş sebebiyle, dava konusu taşınmazı devreden ... tarafından verilmiş olduğunu, bu nedenle davacı müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen "Ticari İşlemlerde Taşınmaz İpotek Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere ipotek davacı müvekkil şirket ile ... arasındaki ticari iş sebebiyle verilmiş olduğundan davalının iş bu ipoteğin bedelsiz verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davalı borçlunun, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası yapmış olduğu itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Gerek müvekkilinin ve gerekse de asıl borçlu ...'in alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını, asıl borçlu alacaklı şirket ile ticaret yapacağından 400.000 TL kredi limiti karşılığında kendisine ait dairenin üzerine ipotek koydurmuş olduğunu, ancak alacaklı tarafça asıl borçluya hiçbir ödeme yapılmadığından konulan iş bu ipotekin bedelsiz olduğunu, ödemesi gereken borcun (kredi) asıl borçluya ödenmediğini, bu sebeple iş bu kredinin bedelsiz olduğunu, bu durumu bilen alacaklı tarafın icra dosyasında Ticari işlemlerde Taşınmaz İpotek sözleşmesi başlıklı adi sözleşmeye dayandığını, asıl borçlu iş bu Sözleşmenin sadece son sayfasına imza attığını, imzaladığı sayfada icra dosyasında ismi geçen şahısların borçlarına kefil olduğuna dair herhangi bir kabulünün olmadığını, diğer sayfaların sonradan eklenmiş olduğunu, bahsi geçen sözleşmenin tapu dairesine ibraz edildiğinin söylendiğini, asıl borçlunun bundan haberi ve bilgisinin olmadığını, bu sayfada asıl borçluya herhangi bir borç yüklemediğini, dava dilekçesinde asıl borçlu tarafından borca itirazda bulunulmuş, bunun üzerine alacaklı vekilinin dosyaya verdiği dilekçe ile davayı kabul ettiğini, davayı kabul ile borcunun olmadığının alacaklı tarafça da kabul edilmiş olduğunu, bu nedenlerle ...'e )...... ) davanın ihbar edilmesini, davacı şirketin yapmış oldukları itirazın iptali talebinin reddine, davacı şirket aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya Vergi Dairesi'nden, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden, Konya . Noterliği'nden, ... Tapu Müdürlüğ'nden ilgili belgeler temin edilmiş, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilgili belgeler temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası yapmış olduğu itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı borçlunun %20 'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Konya . İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... ...Ltd.Şti., borçlunun ..., ... ve ... , borç dayanağının 26/06/2019 tarihli 400.00 TL bedelli ipotek alacağı olduğu görülmüştür.
HMK'nun 2.maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, Aynı zamanda TTK 4. maddesinde " Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi[3] sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. " denildiği yine TTK 5. maddesinde ise; " (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmünün bulunduğu,
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 10/08/2023 tarihli yazısında davalı ...'in herhangi bir kaydının bulunmadığının belirtildiği, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 07/08/2023 tarihli yazısında davalı ...'in tacir kaydına rastlanmadığının belirtildiği, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 19/01/2024 tarihli yazısında davalı ...'in herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla sözleşme ve dava tarihinde davalının tacir olmadığı anlaşıldığından, tüm dosya kapsamı ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024

Katip ... Hakim ...