T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...No:..., ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan "Ticari Şirket (Fesih İstemli)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 10.04.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; İki ortaklı bir yapıya sahip olan, kuruluş tescil tarihi 01.04.2010 olan, müvekkilinin %20 oranında ortağı bulunduğu davalı şirketin; gayri faal olup, şirket tüzel kişiliğinin gerektirdiği hiçbir koşulu yerine getiremediğini, tüzel kişiliğe kavuştuğu tarihten itibaren çok kısa bir süre için faaliyet gösterdiğini ve sonrasında faaliyeti tamamen bırakmış bulunan davalı şirketin, sürekli ortaklara mali ve yasal külfetler yüklediğini, ortaklarına ekonomik ve rasyonel açıdan hiçbir kazanım sunmadığını, davalı şirketin feshine karar verilmesinin hukuki, ekonomik ve rasyonel bakımdan elzem olduğunu, ... sicil numarası ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı bulunan davalı şirketin; Kuruluşundan sonraki bir kaç aydan sonra faaliyetlerine tamamen son verdiğini, tüzel kişiliğinin ve limited şirket olmanın gerektirdiği işlemleri, koşulları yerine getirememiş, organları çalışamaz hale gelmiş, hiçbir zaman kâr payı dağıtmamış, devamlı olarak zarar etmiş, kuruluş sözleşmesindeki amacını gerçekleştirme ihtimalinin kalmadığını, davalı şirketin hiçbir ediniminin olmadığını, banka hareketlerinin dahi olmadığını, birkaç aylık düzensiz faaliyetleri sebebiyle sürekli zarar eden ve türlü borçlar sebebiyle %20 ortaklığı bulunan müvekkilini zarara sokan ve borç ödemek durumunda bırakan şirketin bildikleri kadarıyla şu aşamada herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira payı oranında kendisinin sorumluluğunda bulunan tüm borçların müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı hiçbir menkul ve gayrimenkulün de bulunmadığını, davalı şirketin genel kurul toplantılarının yapılamadığını, gerekli organların oluşturulmadığını, gerekli defterlerin tutulmadığını, Ticaret Siciline bildirilen adreste çok kısa bir süre faaliyet gösteren şirketin, akabinde faaliyet merkezini terk ettiğini ve şu an herhangi bir fiili merkezinin bulunmadığını, şirketin merkezi olarak gösterilen adreste şu an davalı şirketin bulunmadığını, başka bir işletme tarafından kullanıldığını, davalı şirkete %20 ortak olan müvekkili ile tüm iletişimini kesen ve şirketi temsile ve imzaya yetkili olan diğer ortağa ulaşmanın mümkün olmadığını, şirket defterlerinin nerede bulunduğu, şirket muhasebecisinin kim olduğunun dahi müvekkili tarafından bilinmediğini, fiilen hiçbir varlığı bulunmayan ve tamamen sona ermiş davalı şirketin hukuken de sona erdirilmesi için mahkememize başvurma gerekliliğinin hasıl olduğundan bahisle; Haklı davalarının kabulüne, davalı şirketin haklı nedenler ile feshine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı müvekkili şirketin ortaklığından çıkarılmasına, TTK. M. 636/4 gereği yargılama süresince gerekli önlemlerin alınmasına, müvekkilinin davalı şirketten kaynaklanan tüm hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın süresi içerisinde davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş, Konya .Noterliği'nin 14.07.2010 tarih ... yevmiye numaralı ve 14.07.2010 tarih ... yevmiye numaralı belgelerin fotokopileri, davalı şirketin ticari sicil kayıtları dosyamız içerisine celbedilmiş, davalı şirketin vergi kaydı, araç kaydı, tapu kayıtları hakkında ilgili kurumlara sorulmuş, gelen yazı cevapları dosyamıza celbedilmiş, davalı şirketin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı bulunan adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise bu adreste kimin faaliyette bulunduğu hususunun ilgili kolluk birimince araştırması yaptırılmış, bildirilen adreste davalı şirketin bulunmadığı, Şatsan Limited Şirketinin faaliyet gösterdiğinin bildirildiği görülmüş, tanık beyanları alınmış ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tanığı İsmail Harmancı'nın mahkememizin 07.11.2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; 2010 yılında şirket kuruldu şirket kurulduktan itibaren ortaklar arasında daha doğrusu babam ile diğer ortak arasında tartışmalar yaşandı, şirket hiçbir faaliyette bulunmadan pasif şekilde kaldı, babamında bildiği kadarıyla %25 ortaklığı vardır, şirketin diğer ortağı ...'dur bu tartışmalardan sonra şirket hiçbir faaliyette bulunmadı ve sürekli zarar etti, diğer ortakta bıraktı gitti nerede olduğunu da şuan bilmiyoruz, davalı şirketin yöneticisi diğer ortak ... şirketin adresinde şuan farklı şirketler vardır, hiçbir faaliyeti yoktur, taşınır taşınmaz malları yoktur, sadece evrak üzerinde kayıtlıdır, bugüne kadar bildiğim kadarıyla genel kurul toplantısı yapılmadı, vergi borçları gelmektedir, bunu da babam hisse oranında ödemektedir, diğer ortağın vergi borcunu ödeyip ödemediğini bilmiyorum bildiklerim bundan ibarettir, demiştir.
Davacı tanığı ... mahkememizin 07.11.2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; Davacı abim olur, davalı şirketi 2010 yılında iki ortaklı olarak kurdurlar, bildiğim kadarıyla ilk kuruluşundan itibaren 2-3 ay kadar şirket faaliyette bulundu, bildiğim kadarıyla şirket hiç vinç yapmadı, daha sonra aralarına anlaşmazlık girdi, abimde bir daha şirkete gitmedi, diğer ortağı da ...'dur ben bir kez gördüm, şu an bildiğim kadarıyla şirket hiçbir faaliyette bulunmamaktadır, sadece evrak üzerinde vardır, hatta şirketin adresinde başka işyerleri vardır, şirketten kaynaklanan vergi borçları yıllardır gelmektedir, abim kendine düşen hisseyi ödemektedir, bildiğim kadarıyla abimin %20 hissesi vardır, şirket yöneticisi diğer ortaktır, bugüne kadar hiçbir genel kurul toplantısı yapılmadığını abim söyledi bildiklerim bundan ibarettir, demiştir.
Davacı tanığı ... mahkememizin 07.11.2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; Davacı eşim olur, davacı 2010 yılında diğer ortağı olan ... ile davalı şirketi kurdular, eşimin %20 hissesi vardı, yönetici diğer ortaktı, yaklaşık 2-3 ay kadar şirket faaliyette bulundu, daha sonra borçlar nedeniyle araları açıldı, diğer taraf şirkete gelmedi, eşimde tek başına yapamadı, o zamanda bu yana şirket sadece evrak üzerinde vardır, hiçbir faaliyeti yoktur, bugüne kadar hiçbir kar dağıtımı v.s gelir elde edilmedi, şirketin vergi borçlarını da aktif olarak gözüktüğü için kendine düşen hisseyi eşim ödemektedir, diğer hissedarın nerede olduğunu bilmiyoruz, bildiklerim bundan ibarettir, demiştir.
Mahkememize açılan davanın, 6102 sayılı yasanın 636/3. maddesine dayalı limited şirketin feshi istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, iki ortaklı bir yapıya sahip olan, kuruluş tescil tarihi 01.04.2010 olan, müvekkilinin %20 oranında ortağı bulunduğu davalı şirketin; gayri faal olup, şirket tüzel kişiliğinin gerektirdiği hiçbir koşulu yerine getiremediğini, tüzel kişiliğe kavuştuğu tarihten itibaren çok kısa bir süre için faaliyet gösterdiğini ve sonrasında faaliyeti tamamen bırakmış bulunan davalı şirketin, sürekli ortaklara mali ve yasal külfetler yüklediğini, ortaklarına ekonomik ve rasyonel açıdan hiçbir kazanım sunmadığın bahisle; Haklı davalarının kabulüne, davalı şirketin haklı nedenler ile feshine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde şirketin ortaklığından çıkarılmasına, TTK. M. 636/4 gereği yargılama süresince gerekli önlemlerin alınmasına, davalı şirketten kaynaklanan tüm hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verilmesini talep ettiği, davalının davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.
6102 sayılı yasanın 636 maddesinde; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle b) Genel kurul kararı ile c) İflasın açılması ile, d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır."şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Davalı şirkete ve şirket yöneticisine meşruhatlı davetiye çıkartılarak; Davalı şirketin ticari defterlerini sunmak veya bilirkişi incelemesi sırasında ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde ticari defterlerin dosyaya sunulmaması veya incelenmesi halinde ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda bulunulmamaları halinde ticari defterlerini sunmaktan vazgeçmiş sayılacakları hususunun davalı şirket ve şirket yöneticisine ihtar edildiği, davalı şirket ve davalı şirket yöneticisi ...'na meşruhatlı tebligatların tebliğ edildiği halde süresi içerisinde beyanda bulunmadıkları gibi ticari defterlerini de dosyaya sunmadıkları görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ... tevdi edilerek, dosya içerisinde bulunan belgelere göre rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 04.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'nın davalı şirkette %20 oranında ortak olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığını, davalı şirket Selçuk Vergi Dairesinde kayıtlı mükellef iken 31.05.20215 tarihinde vergi dairesi tarafından re'sen terk yapıldığını, davalı şirketin son mükellefiyetinin bulunduğu Selçuk Vergi Dairesi'ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirkete ait tescile tâbi herhangi bir taşınmaz ve taşıtın bulunmadığını, davalı şirketin sicilde kayıtlı adresinde faaliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin diğer ortağı ve şirket müdürü ...'nun tebligatlara ve mahkemenin davetlerine cevap vermediğini, tüm tespitler birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin gayri faal olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Dosyamız içerisine getirtilen tüm bilgi ve belgelere göre davacı ile dava dışı ...'nun davalı ... Limited Şirketi'ni kurdukları, şirketin işleri ve işlemlerinin genel kurul tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüldüğü, davacının %20 oranda davalı şirketin ortağı olduğu, dava dışı ...'nun şirket yetkilisi ve müdür olarak münferiden yetkili kılındığı, ortaklığın devam etmesinin, doğruluk ve güven kurallarına göre dava açan ortaktan beklenmiyorsa, haklı sebebin gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, davalı şirketin genel kurul toplantılarının yapılamadığı, gerekli organların oluşturulmadığı, mahkememizce ticari defterlerin sunulması veya yerinin bildirilmesi için mahkememizce davalı şirkete ve dava dışı ...'na çıkartılan meşruhatlı davetiyelere rağmen defterlerin mahkememize sunulmadığı gibi defterler hususunda herhangi bir beyanda da bulunulmadığı, davalı tarafça gerekli defterlerin tutulmadığı, mahkememizce ilgili kollukça yaptırılan zabıta tahkikatına göre davalı şirketin Ticaret Siciline bildirilen adresinde davalı şirketin bulunmadığı, dava dışı ... Limited Şirketinin faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, davalı şirkete %20 ortak olan davacı ile tüm iletişimini kesen ve şirketi temsile ve imzaya yetkili olan diğer ortağı dava dışı ...'na ulaşmanın mümkün olmadığı, fiilen hiçbir varlığı bulunmayan ve tamamen sona ermiş davalı şirketin hukuken de devamında fayda bulunmadığı, davacının davalı ... Limited Şirketi'ni dava dışı diğer ortağı ... ile devam ettirme imkanının kalmadığı, davacının davalı şirketin feshini istemede TTK'nun 636/3. Maddesi gereğince haklı nedenlerinin bulunduğu, davalı şirketin feshi yerine davacının şirketten çıkarılmasında veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir çözüm yolunun uygulanmasının faaliyette bulunmayan şirketin varlığı konusunda herhangi bir yarar sağlamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne ve davalı şirketin feshine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Konya Ticaret Sicil Müdürlüğün'ün... sicil numarası ile kayıtlı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'NİN FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin EKLENMESİNE,
3-Tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ... ...Kimlik Numaralı ... ATANMASINA,
4-Tasfiye memuruna sarfedeceği emek karşılığında 20.000,00 TL ücret TAKDİRİNE,
5-Tasfiye masraflarının davalı şirketten alınmak kaydıyla davacı tarafça KARŞILANMASINA, şimdilik 10.000,00 TL tasfiye masraf AVANSI'nın davacı tarafça mahkememiz veznesine YATIRILMASINA,
6-Tasfiye memuru görevinin karar kesinleştiğinde ve tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraf avansının davacı tarafından yatırıldığında BAŞLAMASINA,
7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
8-Davacı tarafça sarfına mecbur kalınan toplam 385,40 TL ilk yargılama harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.485,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!