WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :1-
VEKİLİ :
: 2-
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde tapuya kayıtlı gayrimenkul üzerine yapılacak depo inşaatı ve müştemilatının çelik konstrüksiyon işlerinin yapımı hususunda, taraflar arasında, 03/02/2016 tarihli Müteahhitlik Sözleşmesi tanzim olunduğunu, Sözleşmenin 4. maddesinde, davalılar tarafından teslim alınan işin, 31/05/2016 tarihinde bitirileceği, gecikme halinde ise günlük 200,00 TL cezai bedelin müvekkiline ödeneceği belirtildiği, davalılar tarafından teslim alınan iş, sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle, eksik bırakılan (ve ayıplı yapılan) işlerle alakalı olarak, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile -16/05/2017 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının zararının 63.130,00 TL olduğu tespit edildiğini, mahkemenin tespit ettiği bedel doğrultusunda, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine 02/08/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra dosyasına yapılan haksız itiraz neticesinde de, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davacı adına itirazın iptali davası açıldığını, davacı adına açılan dava ... karar sayılı ilam ile kabul edilmiş ve davalılar tarafından yapılan haksız itirazların reddi ile takibin devamına karar verildiğini, İlama ve tespit dosyasına konu olan alacak da 27/05/2021 tarihinde davalılardan tahsil edildiğini, davalıların 03/02/2016 tarihli sözleşme ile teslim aldıkları iş, davalılar tarafından tamamlanmamış olsa da, bahsi geçen icra dosyasının tahsil edilmesi ile birlikte davacı tarafından sonlandırılmış olduğunu, bu durumda, davacının (sözleşmenin 4. maddesi doğrultusundaki) zararının, işin teslim tarihi olan 31/05/2016 tarihi ile, icra dosyasının tahsil edildiği 27/05/2021 tarihleri arasındaki sürece ilişkin (ki yaklaşık 1823 gün) olduğu anlaşıldığını, davacı ile davalılar arasında görülen ve halen görülmekte olan davalardan da anlaşılacağı üzere, sözleşmenin varlığı, içeriği ve cezai şart hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, bu nedenle sayın mahkemenin, ilgili sözleşmenin 4 nolu bendinde zikredilen cezai şart ile ilgili olarak, hangi tarihe kadar bu cezai şartın işletilmesi gerektiğini tespit etmesi gerektiğini, yapılacak olan tespitten sonra davacının gerçek zararı ortaya çıkacağını, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne ve 70.200,00 TL. tazminatın -cezai şart bedelinin- 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... Cad. No:50 adresinde yer alan işyerinin çelik konstrüksiyon işlerinin yapımı(sadece işçilik ücreti) hususunda tanzim edilen 03/02/2016 tarihli Müteahhitlik Sözleşmesinin 4.maddesine aykırılık iddiası ile 31/05/2016 tarihinden 16/05/2017 tarihine kadar işlemiş olan 70.200,00 TL gecikme cezasının tazmini istemiyle davalı ile sözleşmede imzası olmayan babası ... karşı açılan dava haksız olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini, öncelikle, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle BK 147/6. Maddesi uyarınca alacak zamanaşımı 5 yıl olup taraflar arasında husumetin yaşandığı ve hatta zararın belli olduğu 16.05.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde talep ve dava edilmeyen gecikme cezası zamanaşımına uğradığından davanın bu yönüyle usulden reddi gerektiğini, esasa yönelik olarak, müvekkili ile karşı taraf arasında yapılan 03/02/2016 tarihli sözleşme ile ... Mah. ... Cad. No:50 Karatay/Konya adresinde bulunan (tapuda Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... Ada ... parselde kayıtlı) iş yerinin çelik konstrüksiyon işlerinin yapımı konusunda anlaşılmış olup davacı tarafından iş sonunda yaklaşık 120.000 TL ödeneceğini, bahsi geçen sözleşme ile; kullanılacak olan malzemelerin tamamının (boya hariç) karşı taraf tarafından karşılanacağı, davalının ise sadece işçilik ücretine hak kazanacağı belirlendiği, yine Sözleşmenin 4. maddesinde, bahse konu işin 31/05/2016 tarihinde bitirileceği, gecikme halinde ise günlük 200,00 TL cezai bedelin ödeneceği belirtildiğini, müvekkili bahse konu işe başlamış ve yoğun çaba göstererek işin büyük çoğunluğunu(%95 civarı) yerine getirdiğini, sözleşmeye uygun bir şekilde işin bitirilme süresine yakınlaştığı bir tarihte davalı ile akrabası olan davacı arasında kavga derecesinde istenmeyen olaylar olduğunu ve aralarındaki iplerin tamamen koptuğunu, dolayısıyla yaşanan olaylar neticesinde davalı ile davacı arasında yapılan sözleşmenin fiili anlamda uygulanma kabiliyeti kalmamış olup her iki taraf açısında da husumetin yaşandığı(31.05.2016 tarihine yakın bir tarihte) tarihten sonra artık hüküm ifade etmediğini, diğer bir değişle taraflar arasında yaşanan olaylardan sonra uyuşmazlığa konu sözleşme feshedilmiş ve işin yapılmamasında davacının da kusuru bulunmakta olduğunu, bu nedenlerle davalının işi bitirmesinin kendisinden beklenmesinin imkânı bulunmadığı, sözleşmenin feshedildiği ve sözleşmenin uygulanmaması açısından karşı tarafın da kusuru bulunduğundan davalının gecikme cezasından sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunu kabul etmemekle birlikte gecikme cezası oldukça fahiş olup MK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, iş bitimi sonunda müvekkilinin bundan yaklaşık 120.000 TL kazanacak olması karşısında gecikme cezasının ne kadar hakkaniyete aykırı olduğunun açık olduğunu, ayrıca sözleşmede sözleşmenin feshine yönelik bir hüküm bulunmamakta olup bu hususta sözleşmeyi geçersiz kıldığını, bu nedenlerden dolayı her türlü dava/talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı yönünden davanın reddine ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya . Noterliği'nden, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve ... Esas sayılı dosyalarından, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilgili belgeler dosya arasına alınmış, İnşaat mühendisi bilirkişisi, hukuk bilirkişi ve mali müşavir bilirkişisinden heyet raporu alınmış ve raporun taraflara tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde tapuya kayıtlı gayrimenkul üzerine yapılacak depo inşaatı ve müştemilatının çelik konstrüksiyon işlerinin yapımı hususunda, taraflar arasında, 03/02/2016 tarihli Müteahhitlik Sözleşmesi tanzim olunduğunu, Sözleşmenin 4. maddesinde, davalılar tarafından teslim alınan işin, 31/05/2016 tarihinde bitirileceği, gecikme halinde ise günlük 200,00 TL cezai bedelin müvekkiline ödeneceği belirtildiği, davalılar tarafından teslim alınan iş, sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle, eksik bırakılan (ve ayıplı yapılan) işlerle alakalı olarak, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile -16/05/2017 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının zararının 63.130,00 TL olduğu tespit edildiğini, mahkemenin tespit ettiği bedel doğrultusunda, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine 02/08/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra dosyasına yapılan haksız itiraz neticesinde de, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davacı adına itirazın iptali davası açıldığını, davacı adına açılan dava 2020/48 karar sayılı ilam ile kabul edilmiş ve davalılar tarafından yapılan haksız itirazların reddi ile takibin devamına karar verildiğini, İlama ve tespit dosyasına konu olan alacak da 27/05/2021 tarihinde davalılardan tahsil edildiğini, davalıların 03/02/2016 tarihli sözleşme ile teslim aldıkları iş, davalılar tarafından tamamlanmamış olsa da, bahsi geçen icra dosyasının tahsil edilmesi ile birlikte davacı tarafından sonlandırılmış olduğunu, bu durumda, davacının (sözleşmenin 4. maddesi doğrultusundaki) zararının, işin teslim tarihi olan 31/05/2016 tarihi ile, icra dosyasının tahsil edildiği 27/05/2021 tarihleri arasındaki sürece ilişkin (ki yaklaşık 1823 gün) olduğu anlaşıldığını, davacı ile davalılar arasında görülen ve halen görülmekte olan davalardan da anlaşılacağı üzere, sözleşmenin varlığı, içeriği ve cezai şart hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, bu nedenle sayın mahkemenin, ilgili sözleşmenin 4 nolu bendinde zikredilen cezai şart ile ilgili olarak, hangi tarihe kadar bu cezai şartın işletilmesi gerektiğini tespit etmesi gerektiğini, yapılacak olan tespitten sonra davacının gerçek zararı ortaya çıkacağını, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne ve 70.200,00 TL. tazminatın -cezai şart bedelinin- 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Cezai şarta ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 179.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, TBK'nun 179.maddesinde "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." şeklinde düzenlendiği, TBK'nun 182. Maddesinde "Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." şeklinde düzenlendiği,
Eser sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 470. vd. maddelerde düzenlendiği, TBK'nun 470. Maddesinde; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde düzenlendiği,
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;".... Kural olarak; eser sözleşmelerinin geçerli olması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Tarafların karşılıklı olarak "icap" ve "kabul" iradelerinin oluşmasıyla eser sözleşmesi ilişkisi kurulur. Yazılı olması ancak, taraflara ispat kolaylığı sağlar. Ne var ki, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 213 (6098 sayılı TBK 237.md), TMK'nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmi yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olup, bu şekil şartına uymayan bir sözleşme geçerli olarak kabul edilemez. Sözleşmenin geçersiz hükümlerine rağmen diğer hükümleri itibarıyla taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu anlaşılabiliyor ise tarafların hak ve yükümlülükleri bu sözleşmeye göre belirlenmelidir. Çünkü sözleşmenin yorumunda taraf iradelerine önem verilmesi ve sözleşmenin mümkün olduğunca ayakta tutulmaya çalışılması gerekir. Bu nedenledir ki şekil koşuluna uyulmadığından geçersiz olan bir sözleşme tümüyle geçersiz sayılmayıp, şekil koşulu gerektirmeyen hükümleri, kurulduğu anlaşılan eser sözleşmesi için uygulanması gereken geçerli hükümlerdir. Özellikle bedelin devredilecek taşınmaz olarak kararlaştırıldığı eser sözleşmesi taşınmaz devri yönünden geçerli değil ise de yapılacak işin bedeli olarak geçerli ve bağlayıcıdır......" şeklinde kabul edildiği görülmüştür.
Davalının zamanaşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;"... gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarında zamanaşımı süresi genel kural olarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Gerek eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli gerekse gecikme tazminatı ve cezai şart alacakları teslim ile istenebilir hale geleceğinden zamanaşımı süresi teslim tarihinde başlayacaktır. Eser sözleşmesi feshedilmediği sürece arsa sahibi, gecikme tazminatını alarak ifayı bekleyebileceğinden eser teslim edilmediği ve sözleşme ifa ile sonuçlanmadığı sürece teslimi gereken tarih geçmesine rağmen zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacaktır. Önceki döneme ait olsa dahi gecikme tazminatıyla ilgili zamanaşımı süresi, eserin teslimi ve sözleşmenin ifayla sonuçlandığı tarihten itibaren başlayacaktır. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalar ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları bu doğrultudadır (Yargıtay . H.D., 14.10.2010 gün, ... Esas ... Karar; Hukuk Genel Kurulu 04.02.2009 gün ... Esas ... Karar sayılı ilamları)..." şeklinde kabul edildiği görülmekle zamanaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı içtihadında;"....Eser sözleşmeleri iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Burada biri diğerinin karşılığı olan borçlar vardır. Başka bir anlatımla, taraflar birbirine karşı hem alacaklı ve hem de borçludur. Kendi borcunu ifa eden veya ifaya hazır olduğunu bildiren taraf alacaklı (BK. m.81), edimini yerine getirmeyen taraf ise borçludur. Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin sözleşmeden doğan hakkı, inşaatın zamanında bitirilip teslim edilmesini isteme hakkıdır. Yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle arsa sahibinin gecikmeden kaynaklanan kira tazminatını talep hakkı ise kanundan doğan bir haktır (BK. M.106/1). Yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle talep edilebilecek olan kira tazminatı, teslimde gecikilen her ay için ödenecek bir miktar paradır. Kira tazminatı miktarı sözleşme yapılırken kararlaştırılabilir, bu şart geçerlidir. Tarafların maktu olarak belirledikleri miktar talep edilebilecek olan miktardır. Sözleşmede böyle bir şartın bulunmaması halinde ise talep edilebilecek tazminat miktarı, tespit edilecek olan rayice göre belirlenir. Alacaklının aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteyebilmesi için (BK. m.106/1), borçluya uygun bir mehil verilmiş olması ve verilen mehilden sonuç alınamaması gerekir. Bu koşulların varlığı diğer seçeneklerin kullanılabilmesinde de aranır. Temerrüde düşen borçluya alacaklının uygun bir mehil vermesi demek, temerrüde rağmen alacaklının daha ne kadar süreyle ifayı kabule rıza gösterdiğini bildirmesi demektir. Kuşku yok ki, yasa uygun bir mehil tayini suretiyle borçluyu temerrüdün sonuçlarından korumak istemiştir. Verilen sürenin uygun olup olmadığını saptamak için olayın özelliğinin gerektirdiği iyi niyet kurallarına riayet edilip edilmediğine bakmak gerekir. Borç, alacaklının tayin ettiği süre sonunda da ifa edilmezse, ayrıca bir ihtara gerek olmadan BK. m.106’daki seçeneklerden biri kullanılabilir. Ancak BK. m. 107’de sayılan nedenler söz konusu ise alacaklı, borçluya mehil vermeden de, BK. m. 106’daki seçeneklerden birini kullanabilir. Bunlar; borçlunun hal ve davranışından süre verilmesinin etkisiz olacağının anlaşılması; temerrüt alacaklı yönünden aynen ifayı faydasız hale getirmişse; sözleşmede ifa tarihinin kesin olarak saptanması halleri olarak sayılabilir...." şeklinde kabul edildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca düzenlenen her iki tarafında kabulünde olan 03.02.2016 tarihli sözleşmenin 4. maddesinin; '' işbu sözleşmeye konu iş en geç 3/05/2016 tarihinde bitirilecektir. Gecikme halinde müteahhit günlük 200 TL tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişisi, hukuk bilirkişisi ve inşaat mühendisi bilirkişisinin düzenlediği 22/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraflar arasında 03.02.2016 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4. maddesinde işin en geç 30.05.2016 tarihinde bitirileceği, gecikme halinde müteahhit günlük 200,00 TL tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmünün mevcut olduğu, davacı ... tarafından Konya . Noterliği'nin 29.06.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile “03.02.2016 tarihli sözleşme gereğince yapılması taahhüt edilen işlerin bir kısmının ihtar tarihine kadar hiç yapılmadığını, bahsi geçen işlerin de yapılan kısımlarının büyük bölümünün proje ile sözleşmeye aykırı ve hatalı olduğunu ve işlerin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde projeye ve anlaşmaya uygun hale getirilmesini ve aynı süre içinde eksik işlerin projeye ve sözleşmeye uygun olarak bitirilmesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği. İhtarnamenin 28.09.2016 tarihinde T.K.21 maddeye göre ... tebliğ edildiğinin belirlendiği, Konya . Asliye Hukuk Mah. ... D.İş sayılı dosyası ile 28.04.2017 tarihinde tespit ve eksik işler yönünden rapor alındığı, eksik işler bedelinin tahsili için Konya . İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile 02.08.2017 tarihinde icra takibine geçildiği, takibe vaki itiraz üzerine Konya . As. Tic. Mah. ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, davada; yapılan sözleşme ile teslimi gereken işin eser sözleşmesi olduğu ve yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki 03.01.2020 tarihli sözleşme gereğince davalılar tarafından ifa edilmesi gereken işin tamamlanmadığı, yapılan bir takım işlerin ayıplı olduğu, eksik ve ayıplı iş tutarının 63.130,00-TL olduğu tespit edildiği ve alınan rapora yasal süre içinde davalılar itiraz etmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, 63.130,00-TL tahsiline karar verildiği, kararın 30.09.2020 tarihinde istinaf yoluna başvurunun reddi ile kesinleştiği, dinlenen tanıklar; ... , ... , ... , ... sözleşme konu işin 94 90-98 bittiğini ve 2017 yılı başında işin teslim edildiğini beyan ettiği, davacı yapılan işin geç tesliminden dolayı taraflar arasındaki 03.02.2016 tarihli sözleşmenin 4. Maddesi gereğince sözleşmede belirtilen cezanın tespiti ve tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmede işin 31.05.2016 tarihinde bitirileceği, bu tarihte bitirilmediği takdirde ( yüklenici ) müteahhit tarafından her geçen gün için 200-TL ödeneceği yazılı olduğu, bu husus TBK 179/2 madde gereğince, ifaya eklenen cezanın niteliğinde olduğu, eksik iş bedelinin tespiti ve tahsili de talep edilmiş ve Konya . As. Tic. Mah. ... Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınması sebebiyle davacı, TBK 125. Maddede belirtilen seçimlik haklardan akdin ifası doğrultusunda olmak üzere irade: kullanmıştır. ayrıca bu yönde Konya . Noterliğinin 29.06.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı da keşide edildiği, bu sebeple sözlesmeve konu eserin ikmal edilmek suretiyle teslim edilmesi gereken tarihi saptamak, davalı yüklenicinin bunu hangi tarihte davacıya teslim ettiğini belirlemek gerekeceği, dinlenen tanıklar davaya konu eserin 2017 yılı başında işin teslim edildiğini ve fabrikanın faaliyete geçtiğini, eksik işlerin dava dışı ... isimli demirciye tamamlattırıldığını beyan etmeleri karşısında; İşin 2017 yılı başında teslim edildiğinin kabulü halinde 31.05.2016 tarihinden 31.12.2016( 01.01.2017) tarihine kadar geçen sürede, 31.05.2016- 31.12.2016 7ay x 30 gün x 200,00 TL - 42.000,00-TL cezai şart talep edilebileceği, ancak TBK 179/11 maddeye göre teslim anında cezai şarta ilişkin ihtirazı kayıt ileri sürülmediği hususunun dosya içinde bilgi ve belgelerden tespit edilemediği, bu yönde tarafların delillerinin sunulması ve incelenmesi ile, iş sahibi eseri teslim aldığı anda ceza koşulunu isteme hakkını saklı tutmak veya ceza kesilmesi hakkını saklı tuttuğunu bildirmeli, bildirmesi halinde eserin teslim zamanında bu istemi yenilemezse bile hakkının saklı kalacağı, ancak saklı tutulmaz ise sonraki zamanlarda bu hakkını kullanamayacağı, eserin teslimi için taraflar belli bir gün kararlaştırmışlarsa (sözleşme ile 31.05.2016 tarihli) kararlaştırılan gün ceza kesilmesini saklı tutması için son gün sayılacağı ve davalı tarafın zamanaşımı itirazının, mahkememizin taktirinde olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Konya ili ... ilçesi ... Mah., ... ada ve ... parselde tapuya kayıtlı gayrimenkul üzerine sözleşmede ayrıntıları belirtilen işlerinin yapımı hususunda, taraflar arasında, 03/02/2016 tarihli müteahhitlik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 4. maddesinde, davalılar tarafından teslim alınan işin, 31/05/2016 tarihinde bitirileceği, gecikme halinde ise günlük 200,00 TL cezai bedelin davacıya ödeneceğinin belirtildiği, davalılar tarafından teslim alınan iş, sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle, eksik bırakılan (ve ayıplı yapılan) işlerle alakalı olarak, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında 16/05/2017 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının zararının 63.130,00 TL olduğu tespit edildiği, mahkemenin tespit ettiği bedel doğrultusunda, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine 02/08/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra dosyasına yapılan itiraz neticesinde de, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davacı adına itirazın iptali davası açıldığı, davanın kabulü ile ve davalılar tarafından yapılan haksız itirazların reddi ile takibin devamına karar verildiği, ilama dayalı alacağın 27/05/2021 tarihinde davalılardan tahsil edildiği, davacı ile davalılar arasında sözleşmenin varlığı, içeriği ve cezai şart hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafın zamanaşımı definin yukarıda da izah edildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin teslimle başlayacağından yerinde olmadığı, davalının sözleşmede belirlenen ifayı zamanında yerine getiremediği, taraflar arasında düzenlenen 03/02/2016 tarihli sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu ve süresinin taraflarca belirlendiğinden muaccel olması için ayrı ihtara gerek bulunmadığı, ancak davalının temerrüdünden bahsedebilmek için 6098 sayılı TBK'nun 117. Maddesi gereğince temerrüde düşürülmesi gerektiği, dava dilekçesine ekli davacı tarafça dosyaya sunulan Konya .Noterliği'nin 02/08/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacı tarafından keşide edildiği, 22/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Mahkememizce de tanık beyanları esas alınarak, işin 2017 yılı başında teslim edildiğinin kabulü ile 31.05.2016 tarihinden 31.12.2016( 01.01.2017) tarihine kadar geçen sürede, 31.05.2016- 31.12.2016 7ay x 30 gün x 200,00 TL= 42.000,00 TL cezai şart talep edilebileceği, davacının Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ve Konya . Noterliği'Nin 02/08/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu nedenle teslim anında ceza koşulunu isteme hakkını saklı tutmak veya ceza kesilmesi hakkını saklı tuttuğunu bildirmesine arıca gerek olmadığı, eserin teslimi için taraflar belli bir gün kararlaştırmışlarsa (sözleşme ile 31.05.2016 tarihli) kararlaştırılan gün ceza kesilmesini saklı tutması için son gün sayılacağı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; cezai şart alacağı olan 42.000,00 TL'nin 27/05/2021 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli (kabul edilen 42.000 TL üzerinden) 2.869,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.198,85 TL harcın mahsubu ile 1.670,15 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 1.404,35 TL ilk yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 6.600,00 TL bilirkişi ücreti, 596,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 7.196,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.305,30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, geriye kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı ... tarafından yapılan 174,00 TL yargılama giderinin kabul-ret oranında hesaplanan 69,90 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... VERİLMESİNE, geriye kalan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.200,00 TL arabulucu ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 1.914,52 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geri kalan 1.285,47 TL'sinin ise davacıdan 6235 sayılı Kanunu 18/A-13. maddesi gereğince tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen (42.00000 TL) miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen (28.200,00 TL ) miktar üzerinden, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.'nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/06/2024

Katip Hakim