WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davalı ... tarafından Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine 01 042011 tanzim tarihli 10.10.2016 vade tarihli 35.000 TL bedelli bonoya istinaden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu icra takibinden bugüne kadar haberi olmadığını, usule aykırı tebligat yapıldığını, dava konusu icra dosyasındaki dayanak bono da müvekkilin imzası bulunmadığını, bono aslı ve müvekkilinin imzası incelendiğinde imzanın müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin dosya alacaklısına da herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili hakkında sahte bono ile haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetteki İmza müvekkile ait olmadığını, müvekkili ...'a ait imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbini istediklerini, dava konusu imza örnekleri geldiğinde icra takibine konu senetteki imza ile karşılaştırılarak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın müvekkiline ait olmadığı anlaşılacağını, açıklanan ve duruşmalar sırasında orlaya çıkacak sebeplerden dolayı, öncelikle kötüniyetle açılan takibin müvekkil yönünden durudulması, akabinde iptaline, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve dava etmiştir.
Davalı vekili 22.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar dava dilekçesinde "müvekkilin dosya alacaklısına da herhangi bir borcu bulunmamaktadır." iddiasında bulunmuşsa da kambiyo senetlerinin illetten mücerret olmaları sebebiyle söz konusu bono, tarafların arasındaki herhangi bir ilişkiden soyutlanmış ayrı bir borç ikrarı niteliğe haiz olduğunu, söz konusu senet somut bir borç ilişkisinden bağımsız da olsa müvekkil ile senette imzası ve kaşesi bulunan borçlular ... ve ... arasında alacak-verecek ilişkisi bulunduğunu, bu borç ilişkisi neticesinde davacı ... ve diğer senet borçlusu ... borçlarına karşılık olarak söz konusu 01.04.2011 tarihli bonoyu düzenleyip imzalayarak borçlarını ikrar etmiş ve senet borçlusu niteliğine haiz olduğunu, böyle bir ilişkinin mevcut olmasıyla birlikte borç ikrarı niteliğinde düzenlenen bu kambiyo senedindeki imzanın ve borcun inkar edilerek iş bu davanın açılması kötü niyet barındırdığını, özellikle senette ciranta olmayıp asıl borçlu statüsünde bulunan davacının imza itirazı kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacının 25.05.2022 tarihli davasını görevsiz mahkemede açmış olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesini, aksi durumda usule aykırı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmadan dava açıldığından davanın usulden reddine, aksi halde ise kötü niyetli davacının davasının esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açmış olmaları sebebiyle asıl alacağın en az %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/11/2022 Tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermiş olduğu, dosyanın Mahkememize tevzi edilerek ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı uyarınca dosyanın ıslak imza örnekleri ve toplanan deliller ile birlikte NEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi üyelerinden oluşan Doç. Dr. ... , Dr. Öğr. Üyesi ... ve Dr. Öğr. Üyesi ... tevdii ile alınan rapordan özetle; Davaya konu; davacı ... ve Davalı ... arasında düzenlendiği iddia edilen, 01.04.2011 tanzim ve 10.10.2016 vade tarihli 35.000,00 TL.lik senetteki imzaların davacı ...'ya ait olup olmadığının tespitine yönelik olarak, senet ve dosyada yer alan ve farklı resmi kurumlardan resmi yazıyla talep edilen ve dosya eklenen 16 (Onaltı) adet mukayese belgesi arasında yapılan mukayese sonucunda; İmzanın grafolojik değerlendirilmesinde genel duruşu, açısı, başlangıç ve bitiş karakteristikleri, harf ve şekillerin boyları, ilişkileri ve tersimi, elin izlediği hareket yönü, işleklik, hız ve meyil, imzadaki strokların oranları ve mesafeleri, kalem basısı (fulaj), örgüler, eğim, kalem kaldırma sayısı (harfin kaç harekette tamamlandığı), mürekkep kalıntıları, kalem duraksamaları, köşelenmeler, başlangıç noktası ve akışkanlığı dikkate alındığında; Söz konusu imzaların tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlık, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi, başlayış ve nihayete erdirilişi bakımından B7.'deki kısmi benzerlikler dışındaki diğer mukayese belgelerinde yer alan imzalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, DAVAYA KONU İMZALAR İLE MUKAYESE İMZALARIN AYNI EL ÜRÜNÜ OLMADIĞInı bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları
a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.
b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.
c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir.
Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları
a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür.
c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir.
(... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,
Dava konusu bonoda, davalı - alacaklı lehtar, davacı - borçlu ise avalist kefil konumundadır. Dolayısıyla, davalı - alacaklı borçlu - davacının imzayı bizzat attığını bilmesi gerektiği veya bilebilecek durumdadır. Bu değerlendirmeden hareketle davalı - alacaklı haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı sonuç ve kanaatine varılarak %20 kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle değerlendirildiğinde her ne kadar davalı yan arabuluculuk dava şartından davanın reddini talep etmiş ise de davanın açıldığı tarihte Yargıtay kararları değerlendirildiğinde arabuluculuk dava şartı Menfi Tespit davasında aranmadığından bu yöndeki taleplere itibar edilmemiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacı ...'nın, davalı ... aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından, davalı - alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davacı yararına 39.521,47TL'nin %20 kötüniyet tazminatının davalı - alacaklıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde evrak asıllarının ilgili birimlere iadesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacı ...'nın, davalı ... aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının KABULÜ ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından, davalı - alacaklıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacı yararına 39.521,47TL'nin %20 kötüniyet tazminatının davalı - alacaklıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar kesinleştiğinde evrak asıllarının ilgili birimlere İADESİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.699,71-TL harçtan dava başında yatırılan 674,93-TL peşih harcın mahsubu ile bakiye 2.024,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 767,13TL ile 4.115,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.882,38‬TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
8-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024

Katip ... Hakim ...