WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :... - ...
VEKİLİ :
DAVALI :... -T.C.... ...
VEKİLİ :
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalının Bakırköy . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile dava dışı borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne icra takibi başlattığını, icra takibi devam ederken davacı şirkete İİK 89. maddesi gereği birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinin gönderilmiş olduğunu, gönderilen bu ihbarnamelere davacı şirketin süresi içinde itiraz edemediğini, daha sonrasında işbu davaya konu 3. haciz ihbarnamesinin davacı şirkete tebliğ edildiğini, bilindiği üzere üçüncü haciz ihbarnamesine itiraz yolunun kapalı olduğunu, bu sebeple İİK m.89/3 gereği işbu menfi tespit davasının açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacının 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarihlerde takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı takip alacaklısının bu durumu bilmesine rağmen kötüniyetli bir şekilde haciz ihbarnamelerini gönderdiğini ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin, icra takibi borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmaması sebebi ile Bakırköy . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında düzenlenen 24/10/2022 tarihli 3. haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının icra takibi borçlusuna 250.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının, bu nedenlerle davanın kabulü ile Bakırköy . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında düzenlenen 24/10/2022 tarihli 3. haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının icra takibi borçlusuna 250.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin icra takibinin yapıldığı yerde açılması gerektiğini, davaya konu takip dosyasının Bakırköy . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası olup; davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının 01.02.2018 düzenlenme, 01.03.2019 ödeme tarihli, 500.000-TL bononun borçlu ... tarafından borcun vadesi gelmesine rağmen 250.000-TL'nin ödenmemesi, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olabileceği nedeniyle, alacağını tahsil edebilmek amacıyla öncelikle ihtiyati haciz kararı için 27.03.2019 tarihinde Mahkemeye başvurduğunu, Bakırköy . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş, 01.04.2019 tarih, ... Karar sayılı kararı ile, talebin ''İİK 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla Kabulü ile, alacaklının 250.000 TL alacağının ifasının temini için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarının borca yeter miktarının İİK'da belirtilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine'' dair hüküm kurulduğunu, ihtiyati haciz kararına müteakip 08.04.2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından borçlu ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine Bakırköy . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, Mahkeme hükmünün davacının '... Sok. No:... Selçuk/Konya' adresine tebliğe çıkarıldığını, tebligatın 13/05/2019 tarihinde 'İADE-Tanınmıyor' açıklamasıyla iade edildiğini, bunun üzerine davacının Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen adresi ile ilk tebligat adresinin aynı olması sebebiyle davacının ... Sok. No:... Selçuk/Konya' adresine Teb. K. 35'e göre 24.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenlerle davacının hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden, Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan, ... Ltd.Şti'den, Bakırköy . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, Bakırköy . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, ilgili belgeler dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 3. şahıs tarafından İ.İ.K.'nun 89/3 maddesi gereği açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili özetle; Davalının Bakırköy . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile dava dışı borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne icra takibi başlattığını, icra takibi devam ederken müvekkili şirkete İİK 89. Maddesi gereği birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinin gönderilmiş olduğunu, gönderilen bu ihbarnamelere müvekkil şirketin süresi içinde itiraz edemediğini, daha sonrasında işbu davaya konu 3. Haciz ihbarnamesinin davacı şirkete tebliğ edildiğini, bilindiği üzere üçüncü haciz ihbarnamesine itiraz yolunun kapalı olduğunu, bu sebeple İİK m.89/3 gereği işbu menfi tespit davasının açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarihlerde takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı takip alacaklısının bu durumu bilmesine rağmen kötüniyetli bir şekilde haciz ihbarnamelerini gönderdiğini ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin, icra takibi borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmaması sebebi ile Bakırköy . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında düzenlenen 24/10/2022 tarihli 3. Haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının icra takibi borçlusuna 250.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının, bu nedenlerle davanın kabulü ile Bakırköy . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında düzenlenen 24/10/2022 tarihli 3. Haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının icra takibi borçlusuna 250.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Konya . İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun davadışı ... Tic. Ltd. Şti., takip dayanağının; 01/03/2018 vade tarihli 500.000 TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Eldeki dava ile ilgili, Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair T. C. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; ''Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir.'' denilmektedir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; T. C. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı gözetilerek,2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varılarak, davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2024

Katip ... Hakim ...