WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :

Konya .Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.05.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararına istinaden mahkememize gönderilen dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına tevzi edilmekle, yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Mülkiyeti müvekkiline ait olan taşınmazı ... isimli şahsa 2018 yılı sonlarında kiraya verdiğini, ...'in 28/01/2019 yılında davalı ...'a depozitosunu yatırarak abonelik yaptırdığını, daha sonra ...'in 4-5 aylık bir kullanımdan sonra taraflarının bilgisi olmadan davalı kuruma müracaat ederek aboneliğini sonlandırdığını ve yatırmış olduğu bedeli geri aldığını, davalı kurumun o dönemde aboneliğin borcu olup olmadığını sorgulamadığını ve depozitoyu ...'e iade ettiğini, ancak müvekkili ile kiracı kiraya veren ilişkisinin sonlandırmadığı gibi söz konusu taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, taraflarınca uğraşlar sonucu taşınmazdan ...'in tahliye edildiğini akabinde 25/10/2021 tarihinde ... isimli şahsa kiraya verildiğini, yeni kiracının abonelik yaptırmak için davalı kuruma müracaat etmesi üzerine davaya konu taşınmazdaki sayacın aboneliğinin olmadığı, kaçak kullanım yapıldığından bahisle 73.577,70 TL borcun olduğunu, borç ödenmeden abonelik işlemi yapılamayacağını ve borcun müvekkili mülk sahibi adına tescil ettirildiğini öğrendiklerini, 2019 yılında açılıp sonlandırılan ve müvekkiline açtırılırken ya da sonlandırılırken bilgisi haberi izni dahi olmaksızın yapılan işlemlerden sorumlu tutularak borcun müvekkilinden tahsil edilmeye kalkışılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın, aboneliği sonlandırılan ...'in bugüne kadar kullanıma devam etmesinin önüne geçmediğini, kaçak kullanımı ortadan kaldırmak için bir çaba göstermediğini, ancak alacağını mülk sahibi olan müvekkilinden tahsil etmek istediğini, yeni kiracının elektrik probleminin çözülmemesi durumunda kira akdini fesih edileceğini, müvekkilinin mağduriyetine neden olacağını beyan ederek müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, fatura ile başlatılması muhtemel takibin durdurularak ihtiyati tedbire karar verilmesine, yeni kiracısının yasal şartları haiz olduğundan aboneliğinin yaptırılıp elektrik açımının sağlanmasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının maliki olduğu taşınmaza elektrik hizmeti verildiğini, taşınmazda yapılan araştırmalar ve tutulan tutanaklarla birlikte davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine kaçak elektrik tüketimine dayalı elektrik faturası düzenlendiğini, bu faturanın davacı adına tahakkuk edildiğini, müvekkilinin sağladığı elektrik hizmetinin tüketiciler tarafından sonlandırılması istendiği takdirde abonelik kaynaklı herhangi bir borcun bulunması halinde bu borcun depozitodan düşüldüğünü, davacının bahsettiği gibi bir durumun mümkün olmadığını davacının taşınmazın maliki olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacağa ilişkin menfi tespit davasıdır.
HMK'nun 2.maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, Aynı zamanda TTK 4. maddesinde " Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi[3] sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. " denildiği yine TTK 5. maddesinde ise; " (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmünün bulunduğu,
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; T.C.Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı ilamı gözetilerek, davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak talebine ilişkin menfi tespit davası olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi her iki tarafın ticari işletmelerini ilgilendirmediği, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen taşınmaza ilişkiln davacı tarafından kira sözleşmesi de sunulduğu, ticarethane aboneliğinin bulunmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması ve abonelik sözleşmesine dayanmadığı da nazara alındığında, davanın abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı ve tüketici ilişkisinden kaynaklanmadığı da dikkate alınarak, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ olduğuna,
3-Kararın kanun yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde görev konusunda yargı yerinin belirlenmesi maksadıyla dosyanın HMK.nun 21.ve 22.maddeleri gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
6-Tensip tutanağının bilgi mahiyetinde taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024

Katip Hakim