WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL

Mahkememizde görülmekte bulunan " Alacak " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.04.2020 tarihli proforma faturası ile müvekkilinin davalıdan satın aldığı ... makine kodlu maske üretiminde kullanılan mask automat isimli makinenin teslim tarihi aynı proformada 15.05.2020 tarihi yazılmasına rağmen müvekkiline 24.06.2020 tarihinde teslim edilmiş olup 29.06.2020 tarihinde kurulumunun yapıldığını, kurulum tarihinden itibaren makine gerek davalı firmanın dava konusu makineye ilişkin broşüründe belirtildiği gerek davalı firmaca söz verilen kapasitede çalıştırılamadığını, bu hususun kanuni süresi içerisinde davalı firmaya bildirildiğini, servis elemanlarının müvekkil firmaya defalarca yönlendirildiğini, servis elemanları tarafından defalarca tamir, onarım parça değişim işlemleri yapıldığını, 12.08.2020 tarihinde kaynak ünitesinin parçalarının değiştiğini, ultrasonik kesme ve şekillendirme ünitesinin de tamamının değiştirildiğini fakat makineden broşürde dakikada 120-150 adet maske üretimi olarak gösterilmesine rağmen dakikada 30 adeti geçemediğini, davalının yönlendirmiş olduğu teknik elemanlarca da makinenin bundan daha fazla veriminin olamayacağının belirtildiğini, makinenin çalıştığı ilk 50 gün boyunca günlük 20 saat çalışma ile toplam 650.000 adet üretimin yapılabildiğini, şu anda ise makinenin hiç çalışmadığını, müvekkili firmanın işinin aksadığını, makinedeki ayıbın gizli bir ayıp olduğunu, müvekkili firmanın makinenin geç teslim edilmesi, arıza yapmaksızın broşürde belirtilen tam verimle çalışamamasından dolayı ticari olarak menfi ve müspet zararlarının oluştuğunu, davalı yanın dava konusu makinedeki verim düşüklüğünden kaynaklanan ayıptan sorumlu olduğunu, ayıptan doğan sorumluluk kapsamında alıcının seçimlik hakları TBK 227. Maddede; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu alıcı, seçimlik haklarından birini kullanılabileceğini, 6098 Türk Borçlar Kanunu uyarınca söz konusu ürünün gizli ayıplı olduğunu bu kapsamda ürünün gizli ayıplı olması nedeniyle 20.04.2020 tarihli proformada belirtilen makine satışından haklı nedenle döndüklerini, müvekkil tarafından söz konusu makinenin tam anlamıyla kullanılamadığını, bu nedenle kanunda yer alan bedel iadesi mukabilinde ürün iadesi ( 84.960 USD ) seçimlik haklarımızı kullandıklarını, davaya konu ayıplı maldan dolayı makinenin bedelinin iade edilmesi durumunda davalı tarafa iade edileceğinin noter aracılığıyla (Konya 12. Noterliği 18.08.2020 Tarihli, 26719 Yevmiye Nolu İhtarname) ihtar edildiğini fakat davalı tarafın bu ihtara cevap vermediğini ve bedel iadesini de gerçekleştirmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, bu nedenlerle açmış oldukları alacak davasının kabulünü talep ettikleri görülmüştür.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı itirazları da bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini fakat tutarın belirli olması gerektiğini, ayrıca ayıp iddiasının süresi içerisinde müvekkiline bildirilmediğini, davacı tarafından iddia edilen dava konusu makinede verim düşüklüğünün yaşandığına ilişkin ayıbın gizli ayıp olmadığını, dava konusu makinenin şartnamede belirtildiği özelliklere ve düz maske üretim yeterliliğine sahip olduğunu, söz konusu makinede hata ya da eksiklik var ise bu müvekkilinden kaynaklı bir durum olmayacağını, bu hususun davacının kullanımından kaynaklanan bir durum olacağını, müvekkiline hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, açılan davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce verilen 02/02/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/05/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce 14/04/2023 tarihinde mahalinde keşif yapılmış ve dosya bilirkişilere teslim edilmiştir.
Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi raporundan özetle; Tespite konu olan makinenin ultrasonik kesme ve şekillendirme ünitesinde gizli ayıb bulunduğu, (yukarıda detaylıca anlatılmıştır bu ünitede ayar tutmadığı.) Tespite konu makinenin davalı tarafından davacıya verilen tanıtım kataloğun da verim olarak belirtilen 120- 150 maske / dakika bu makinenin mevcut hali ile hiçbir zaman bu belirtilen miktar tek kullanımlı maskenin alınamayacağı, Tarafımızdan tespit anında üretici firmanın teknisyenlerinin ayarlamaları çalıştırmaları neticesinde yukarıda belirtilen hususlardan dolayı makinenin çalışamayacağı için makinenin iadesinin uygun olacağı, Tespite konu makinenin keşif anında teknisyenler tarafından revize edilerek ayarlanan makinedeki üretilen tek kullanımlık maskenin 96 90 kısmının hurda vaziyette olduğu, Tek kullanımlı maskenin üretildiği makinenin 100 ün üzerinde fotoğraflar 26 adet de yakın vidolar incelendiğinde makine mevcut haliyle çalıştırılamayacağı açık ve net olarak görülür, davacının davalıdan satın aldığı maske üretim makinesi davacıya 24.06.2020 tarihinde teslim edilerek 29.06.2020 tarihinde kurulumu yapıldığı, davacı tarafça davalı ile yapılan görüşmeler tanıtım broşüründe dakikada 120-150 adet lastikli maske üretimi makine satımı gerçekleştirilmiş ise de makinenin bu kapasiteden daha az dakikada 20-30 adet maske üretebildiği, Kurulumdan sonra makinenin arıza verdiği. Makine için servis çağırıldığı, bazı parçalarında değiştirildiği ancak makinenin verimli çalışmadığı ve tanıtımı yapılan ve sahip olduğu anlatılan özellikleri taşımadığı. Üretim aşamasında gizli ayıbın ortaya çıktığı, davacı şirketi makinenin düzgün çalışmaması üzerine ( broşürde belirtilen vasıflarda) davalı şirketin gönderdiği servis elemanlarınca parça değişimi ve ayar yapılmasına rağmen gerekli verimin alınmaması üzerine servise bilgi verildiği, Servis işleminden Sonuç alınamayınca sözleşmeden dönme yönünde Konya . Noterliğinin 18.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile vaad edilen ve Satılan ürünün gerekli adette üretim yapmadığı ve gizli ayıbın üretim safhasında ( verimsizlik ) ortaya çıktığı ve sözleşmeden dönüldüğü yününde ihtar keşide edildiği, bu şekilde davacının ayıba muttaliğ olduktan sonra makul süre içeresinde ihbarda bulunduğu, davacının davalının satımda sunduğu broşürler, makine ile ilgili taahhütleri ve makinenin satımda belirtilen özellikleri taşımaması sebebiyle iradesinin fesada uğratıldığı, yanıltıldığı, satıma konu makinenin gizli ayıbının ortaya çıkması ve gerekli üretim ( Verimliliği) göstermemesi teknik bilirkişinin de tespitleri ile söz konusu makinenin mevcut haliyle çalıştırılmasının mümkün olmadığı açıkça belirlenmiş ve görüş bildirilmiş olması sebebiyle makinedeki ayıbm giderilebilecek durumda olmadığı, onarılması veya satış bedelinin indirilmesinin hak ve hakkaniyete aykırı olacağı, davacının sözleşmeden dönme hakkının kullanma şartları, davacının yapılan alım satım sözleşmesini fesh etmekte haklı olduğu, bu nedenle tarafların sözleşmenin iptali nedeniyle aldıklarını iade ile yükümlü olacaklarından davacı tarafın malın alımında ödenen 40.000-USD nin iadesi hususunu bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapordan özetle; Kurulumdan sonra makinenin arıza verdiği. Makine için servis çağırıldığı, bazı parçalarında değiştirildiği ancak makinenin verimli çalışmadığı ve tanıtımı yapılan ve sahip olduğu anlatılan özellikleri taşımadığı. Üretim aşamasında gizli ayıbın ortaya çıktığı, Davacı şirketi makinenin düzgün çalışmaması üzerine ( broşürde belirtilen vasıflarda) davalı şirketin gönderdiği servis elemanlarınca parça değişimi ve ayar yapılmasına rağmen gerekli verimin alınmaması üzerine servise bilgi verildiği, Servis işleminden sonuç alınamayınca sözleşmeden dönme yönünde Konya . Naterliğinin 18.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile vaad edilen ve satılan ürünün gerekli adette üretim yapmadığı ve gizli ayıbın üretim safhasında (verimsizlik ) ortaya çıktığı ve sözleşmeden dönüldüğü yününde ihtar keşide edildiği, Bu şekilde davacının ayıba muttaliğ olduktan sonra makul süre içeresinde ihbarda bulunduğu, Davacının davalının satımda sunduğu broşürler, makine ile ilgili taahhütleri ve makinenin satımda belirtilen özellikleri taşımaması sebebiyle iradesinin fesada uğratıldığı, yanıltıldığı, satıma konu makinenin gizli ayıbının ortaya çıkması ve gerekli üretim ( Verimliliği) göstermemesi teknik bilirkişinin de tespitleri ile söz konusu makinenin mevcut haliyle çalıştırılmasının mümkün olmadığı açıkça belirlenmiş ve görüş bildirilmiş olması sebebiyle makinedeki ayıbın giderilebilecek durumda olmadığı, onarılması veya satış bedelinin indirilmesinin hak ve hakkaniyete aykırı olacağı, Davacının sözleşmeden dönme hakkının kullanma şartlarının oluştuğu.Davacının yapılan alım satım sözleşmesini fesh etmekte haklı olduğu, bu nedenle tarafların sözleşmenin iptali nedeniyle aldıklarını iade ile yükümlü olacaklarından , Davacı tarafın malın alımında ödenen 40.000-USD nin iadesi hususunu bildirir müşterek ek rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlara taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açmış, davalı yan yasal süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmiştir
6098 Sayılı TBK'nın 97. maddesinde; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Aynı kanunun 36. maddesinde; "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir." yine aynı kanunun 146. maddesinde; " Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." Aynı kanunun 147. maddesinde; " Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." şeklinde yapılan düzenlemeler dikkate alınarak,
6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesi gereğince "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükümlerinin geçerli olduğunu,
Mahkememiz dosyasına bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi ek raporunda; Davacı tarafın malın alımında ödenen 40.000-USD nin iadesi hususunu bildirdikleri rapor da dikkate alındığında,
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır." bilgileri ışığında,
Davacı yan, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faiz talep etmediği, daha sonra da talep etmişse de bu talebin ıslah olmadığı, ıslah gibi yorumlama imkanı da yoktur. Zira davacı yargılama içerisinde bir kez ıslah talebinde bulunmuştur.
Davalı yan zamanaşımı define bulunmuşsa da süresinde ihtarname gönderdiği, dava açtığı hususları dikkate alındığında, bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Noter kanalı ile ihbarda bulunulduğundan davalı ayıp ihbarı yoktur savunmasına da itibar edilmemiştir.
Hem dava dilekçesinde, hem de ıslah dilekçesinde kısmi dava olduğu belirtildiğinden (HMK 109) davalının belirsiz alacak davası açılamaz savunmasının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı davasının KABULÜ ile; 40.000,00 USD'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Davacının uhdesinde bulunan ... Makine kodlu maske üretim makinesinin birlikte ifa ilkesi de dikkate alındığında, 40.000,00USD'nin davacıya ödendiğinde, davalıya iadesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı davasının KABULÜ ile; 40.000,00 USD'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının uhdesinde bulunan ... Makine kodlu maske üretim makinesinin birlikte ifa ilkesi de dikkate alındığında, 40.000,00USD'nin davacıya ödendiğinde, davalıya İADESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 23.580,61-TL harçtan dava başında yatırılan 54,40TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.526,21‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 53.780,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 116,60TL ilk yargılama harcı, 1.274,90TL keşif harcı, 220,70TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı ve 4.170,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.782,2‬0TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
8-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024

Katip ... Hakim ...