T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin davalıya Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen alacaktan dolayı borçlunun bulunmaması nedeni ile icra dosyasına haciz tehdidi ile ödenmiş olan 36.817,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; öncelikle açılan istirdat davasının dava şartları yokluğundan usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce 14/07/2023 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif mahalli olan Konya . OSB ... OSB Mah. ... Cad. NO:... Selçuklu/KONYA adresine gelinerek, ... marka 2 adet iş makinesi lastiği , herhangi bir iş makinesine takılı olmadan depoda bulunduğu gözlemlenmiş ve dosya bilirkişilere tevdii edilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince resen görevlendirilen bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi ... ve bilirkişi SMMM ... tarafından müşterek düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Her türlü Hukuki yorum ve nihai takdirin Mahkemenize ait olduğunu belirterek, Davacı firma ... Ticaret A.Ş. ile davalı firma ... Tic. Ltd. Şti’nin tacir olduğu, Davacı firma ... Ticaret A.Ş. ile davalı firma ... Tic. Ltd. Şti’nin arasında ticari bir faaliyetin bulunduğu Davacı firma ... Ticaret A.Ş ‘nin yasal defter kayıtlarına göre Davacı firma ... Tic. Ltd. Şti 31.12.2022 Tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, dava konusu lastikler ile alakalı dosya kapsamında geniş kapsamlı inceleme ve araştırma sonucunda herhangi bir kullanıcı hatası kanaati oluşmamış yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı lastiklerde oluşan hata ve arızaların imalat kaynaklı olduğunu bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı ile ek rapor düzenlenmek suretiyle dosya bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi ...'e tevdii edilerek düzenlenen bilirkişi ek raporundan özetle; Satıcı taraf açısından 7 yıl 3.5 ay depoda hangi şart ve konumda bekletildiği hususu çok önemli bir ayrıntı olup araştırılması gereken önemli bir noktadır. 3 ay 19 gün kullanılan lastiklerde kullanıcıya bağlı herhangi bir yanlış kullanım hatalı kullanım darbe veya sert vurma tespit edilmemiş olup dolayısıyla kullanıcı hatası kanaati tarafımızda oluşmadığını bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; İstirdat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, müvekkili olan şirketin davalıya Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen alacaktan dolayı borçlunun bulunmaması nedeni ile icra dosyasına haciz tehdidi ile ödenmiş olan 36.817,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği,
6102 Sayılı TTK'nın 18. maddesinde; "Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır." Aynı kanunun 23. maddesinde; (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında,
6098 Sayılı TBK'nın 223. Maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemeleri dikkate alındığında,
Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... K. Sayılı ilamı (Özü: TTK 18'inci maddesindeki düzenleme artık geçerlilik şartı değil, ispat şartıdır.) da dikkate alındığında,
İstirdat Davasının Şartları
İstirdat davasının, biri takip hukukuna diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere, iki şartı vardır. Bunlar başka, davanın açılması için bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür.
I-) İstirdat Davasının Takip Hukukuna İlişkin Şartı
1-)İstirdat davası için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Para, borçlu (veya üçüncü kişi) tarafından icra dairesinin banka hesabına (m.9,I) ödenmiş olabileceği gibi, borçlunun mallarının haczedilip, satılması suretiyle de ödenmiş olabilir.
İstirdat davası açılabilmesi için paranın (borcun) icra dairesine ödenmiş (icra veznesine girmiş) olması yeterli olup, paranın icra dairesince alacaklıya ödenmiş olması da şart değildir.
2-) Borcun Cebri İcra Tehdidi Altında Ödenmiş Olması:
İcra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da itirazının kesin olarak kaldırılmış(m.68) olması yüzünden yapılmış olması gerekir (m.72,VII). Yani, borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itirazının kesin kaldırılması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi icra takibi dolayısıyla, bu parayı (borcu) gerek doğruca (nakten), gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. (... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri dikkate alındığında,
Somut olayımızda; icra tehdidi altında ödemenin ne olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Bu yorumlama yapılırken de olağan hayat akışı içerisinde tarafların konumlarını da değerlendirmek gerekir. Başka bir söylemle eldeki davada taraflar tacirdir. (her iki tarafın basiretli olması yasa gereğidir. ) Buradan hareketle; eldeki olayda; lastiklerin davacıya teslim edildiği ve uhdesinde olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Davacıya lastikler ile ilgili müracaatın yapıldığı da davalıya verilen cevap ile teyit edilmiştir.
Ödeme haricen 3. Kişi tarafından (ve davacı yönünden de) herhangi bir çekince konmadan ödeme yapılmıştır. Davacı yan ödeme yaparken itirazı kayıtla ödeme yapmadığından (tacir olduğu - basiretli olduğundan) ödemenin bu hali ile cebr-i icra tehdidi altında ödediğinin kabulü mümkün olmamıştır. Cebri icra tehdidinin ne olduğu; yasada ve öğretide tam bir tanımlaması olmadığından ancak yorumla neticeye gitmek mümkün olmuştur. (haciz sırasında yapılan bir ödeme icra tehdidi altında ödeme olduğu kuşkusuzdur. Kaydına haciz konulan aracın trafikten meni durumunda yapılan ödeme, çekinceli ödeme vs. gibi)
Diğer taraftan; dava konusu lastiklerin dosyamıza kazandırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere "İMALAT HATALI"dır.
Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davacının iddia ve itirazlarına itibar etmek mümkün olmamıştır.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair Mahkememizce oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 628,76 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 201,16-TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.560,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
7-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!