T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket davalı şirketle 07.08.2017 tarihinde sözleşme imzalayarak vinç satın almıştır. Sözleşmede vincin kanca altı olarak adlandırılan kısmının yüksekliği 12 metre olarak belirtilmiş ancak kurulumu yapılan vinçte bu kısım 7,5 metre yüksekliktedir. Bu eksiklik vinci kullanılamaz hale getirmiş ve 3 hafta boyunca gereken işlerin yapılmasına engel olunduğunu, davalı yüklenici tarafından müvekkiline teslim edilen vincin hatalı montaj sebebiyle ayıplı olmasından kaynaklı eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim istemi ve tazminat talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinden özetle; davacının taleplerinin usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince resen görevlendirilen Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin dizaynını ve imalatını yaptığı davaya konu vinç'in, davacının işyerine montajının hatalı bir şekilde yapıldığı, yapılan imalatın ayıplı olduğu, ayıplı imalatın düzeltilmesi için gerekli bedelin, “vincin kanca-zemin mesafesinin 12,0 mt. ye ayarlanması işlemi için gerekli bedelin” 151.000,00 TL olacağını bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince resen görevlendirilen bilirkişi Makine Mühendisi ... ve SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin dizaynını ve imalatını yaptığı davaya konu vinç'in, davacının işyerine montajının hatalı bir şekilde yapıldığı, yapılan imalatın ayıplı olduğu, ayıplı imalatın düzeltilmesi için gerekli bedelin, “vincin kanca-zemin mesafesinin 12,0 mt. ye ayarlanması işlemi için gerekli bedelin” 151.000,00TL olacağı mevcut deliller ve yaptığımız inceleme ve araştırmamdan tespit edildiğini bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporundan özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin dizaynını ve imalatını yaptığı davaya konu vinç'in, davacının işyerine montajının hatalı bir şekilde yapıldığı, yapılan imalatın ayıplı ve gizli ayıplı olduğu, davacının bu ayıbı bilmesi durumunun vincin kullanılmasından sonra ortaya çıkacağından gizli ayıplı davacı tarafından yaptırılan sistemdeki mevcut ayıplı imalatın düzeltilmesi için ve “vincin kanca-zemin mesafesinin 12,0 mt. ye ayarlanması işlemi için gerekli bedelin” 151.000,00 tl olduğunu bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak 10.000,00 TL maddi tazminat tutarını gelen rapor nazara alınarak 141.000,00 TL daha bedel artırarak toplamda 151.000,00 TL' ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Dava; "Tazminat" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalıya Tazminat davası açmış olduğu görülmüştür.
Müvekkil şirket davalı şirketle 07.08.2017 tarihinde sözleşme imzalayarak vinç satın almıştır. Sözleşmede vincin kanca altı olarak adlandırılan kısmının yüksekliği 12 metre olarak belirtilmiş ancak kurulumu yapılan vinçte bu kısım 7,5 metre yüksekliktedir. Bu eksiklik vinci kullanılamaz hale getirmiş ve 3 hafta boyunca gereken işlerin yapılmasına engel olunduğunu, davalı yüklenici tarafından müvekkiline teslim edilen vincin hatalı montaj sebebiyle ayıplı olmasından kaynaklı eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim istemi ve tazminat talep ve dava ettiği,
6102 Sayılı TTK'nın 18. Maddesi gereğince; "(1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır." yapılan düzenlemeler de dikkate alındığında,
Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... K. Sayılı ilamı (Özü: TTK 18'inci maddesindeki düzenleme artık geçerlilik şartı değil, ispat şartıdır.) da dikkate alındığında,
ESER (İSTİSNA) SÖZLEŞMESİ (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Prof Dr. ... - Prof Dr. ... )
Kavram
Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. Maddelerinde yer alır. Türk Borçlar Kanunu'nun 470. Maddesine göre, yüklenicinin bedel karşılığında bir şeyi meydana getirme borcunu üstlendiği sözleşmeye eser sözleşmesi denir. Bu sözleşmeyle yüklenici, iş sahibi için bir iş görmeyi üstlenmektedir, fakat buradaki iş görmenin özelliği, yüklenicinin bu iş görmeyle belirli bir sonucu yaratmayı borçlanmış olmasıdır ki, bu sonuç Türk Borçlar Kanunu'nda eser terimiyle anılmıştır. Eser sözleşmesinin kendine özgü olan ve onu öteki işgörme amacını güden sözleşmelerden ayıran da işte bu özelliktir.(syf.463)
7. Ayıbı Üstlenme Borcu
Ayıbı üstlenme borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısıdır. Yükleyicinin eseri meydana getiri teslim etmesine ilişkin aslı yükümlülüğüne, eserin ayıpsız olarak meydana getirilmesi de dahildir. Nitekim bu düşünceyle , ayıbı üslenme borcu TBK'da özel olarak düzenlenmiştir. (TBK 474-478). (Syf. 522)
A. Ayıptan Doğan Sorumluluğun Koşulları
Ayıplı ifa, ifa edememe hallerinden birini oluşturur. Satış, kira gibi sözleşmelerde olduğu gibi, eser sözleşmesinde de sözleşme konusunun ayıpsız biçimde teslimi gerekir.
aa. Ayıplı Bir Eser Teslim Edilmiş Olmalıdır.
Yüklenicinin ayıptan sorumlu tutulabilmesi için, eser tamamlanarak işsahibine teslim edilmiş olmalıdır. Henüz bitmemiş bir eser teslim edilmiş sayılamayacağı için, mevcut haliyle beklenen nitelikleri taşımasa bile ayıp sebebiyle sorumluluk hükümleri de uygulanmaz. Nitekim TBK'nın 474. Maddesinde eserin teslim edilmiş olması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. (syf. 522-523)
bb. Eser Ayıplı Olmalıdır.
Sözleşme ile kararlaştırılan niteliklerin bulunmaması veya bulunması gereken niteliklerdeki eksiklik ayıp olarak nitelendirilir.
cc. Ayıp İşsahibine Yüklenmemelidir.
Yüklenici seri meydana getirirken, işsahibi de genellikle aktif bir role sahiptir. Yasakoyucu TBK'nın 476. Maddesinde yüklenicinin sorumlu tutulabilmesi için, eserdeki ayıbın işsahibine yüklenememesini bir şart olarak hükme bağlamıştır. Başka bir ifadeyle eserdeki ayıp işsahibine yüklenebilecek bir sebepten kaynaklanıyorsa yüklenici sorumlu tutulmaz. (syf524)
dd. Eser Kabul Edilmemiş Olmalıdır
Açıkça veya örtülü olarak işsahibi eseri kabul ederse yüklenici sorumluluktan kurtulur. Buna karşılık işsahibi eseri kabul etmiş olmasına rağmen ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici yine sorumlu olur.(TBK 477/I) Hakim, ayıbın zamanında bildirili bildirilmediğini resen araştıramaz ise de ayıbın geç bildirilmediği sabit olunca bunun sonucunu resen uygular. (syf. 525)
ee. Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti Yerine Getirmiş Olmalıdır
Eserin ayıplı olması dolayısıyla sahip olunan hakların kullanılabilmesi için gözden geçirme ve bildirim külfetleri de yerine getirilmiş olmalıdır. Gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmesi öncelikle eserin tamamlanarak ifa amacıyla işsahibine teslimine bağlıdır. (Syf.526)
B. İşsahibinin Eserin Ayıplı Olmasından Doğan Hakları
TBK'nın 475. Maddesine göre, eserin ayıplı olması durumunda işsahibi sözleşmeden dönebilir ya da bedelin indirilmesini talep edebilir veya eserin ücretsiz onarılmasını isteyebilir. Seçilebilecek hakların her üçü de kullanılmakla tükenir, geri alınması mümkün değildir. Bu haklardan biriyle birlikte işsahibi zararının tazminini de talep edebilir hakların kullanılması için yüklenicinin kusurlu olması şart değilse de tazminat tale edilebilmesi için kusurlu olması şarttır.
aa. Sözleşmeden Dönme Hakkı
Yukarıda belirlenen koşulların yanında, meydana getirilen eser, kullanılamayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa işsahibi sözleşmeden dönebilir (TBK 475/I, b.1) (syf.529)
bb. Bedelin İndirilmesini İsteme Hakkı
İşsahibi eseri alıkoyup, bedelden indirim yapılmasını da isteyebilir (TBK 475/I, b.2) (Syf. 531)
cc. Eserdeki Ayıbın Giderilmesini Talep Hakkı
Türk Borçlar Kanunu'nun 475/Ib.3 maddesinde, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, masrafı yükleniciye ait olmak üzere eserin onarılmasının da istenebileceği düzenlenmiştir.
dd. Tazminat Talep Etme Hakkı
İşsahibi tazminat da talep edebilir TBK m.475/II hükmüne göre işsahibinin, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
C. İşsahibinin Eserin Ayıplı Olmasından Doğan Haklarının Bağlı Olduğu Zaman Aşımı
Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşıman uğrar (TBK 478) yirmi yıl gibi uzun bir zamanaşımı süresinin kabul edilmesinde 1999 depreminden sonra karşılaşılan uyuşmazlıkların etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Hükümde, adi iş - ticari iş ayrımı yapılmamıştır. Zamanaşımı kabulden itibaren değil, eserin işsahibi tarafından teslim alınmasından itibaren işlemeye başlar.(Syf. 534-535)
Tespit talebini, davacı şirket haricinde başka bir şirket tarafından yapılmıştır.
Dava konusu eser sözleşmesi davacı ile davalı arasında yapılmıştır. (Borçlar hukukunun genel ilkesi olan nisbilik ilkesi gereği hak ve yükümlülükler sözleşmenin tarafları arasında doğar.)
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu vincin gizli ayıplı olduğu rapor edilmiştir.
Somut olayımızda; davacı yan tespit dosyasına dayanmışsa da eldeki davada, tespit isteyen olmadığından itibar edilmemiştir. Her ne kadar ayıp ihbarında şekil, sıhhat şartı değilse de tespit dosyasını mevcut hali ile ihbar hükmünde olduğunun kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Süresinde ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediği anlaşılmakla; (sair savunmalar değerlendirilmeden) davacının, davasının reddine dair reddine Mahkememizce oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 170,78-TL peşin harç ile 2.407,93-TL ıslah harcı toplamı olan 2.578,71TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 2.151,11-TL'nin davacı tarafa İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 24.160,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi' ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!