WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR: 1-
2-
VEKİLİ :
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
BİRLEŞEN KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. - ... K. SAYILI DOSYA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
3-
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 10.02.2022 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adlı şirketin hissedarlarından olduğunu, şirketin 250.000 TL sermayeli 40.000 hisseli olup müvekkilinin payının %16 olduğunu, ortaklık payının geri kalan çoğunluğunun aynı aileye mensup kişilere ait olduğunu, şirketin yönetiminin de bu kişiler elinde olduğunu, şirketin merkezinin Konya'da, taş ocağı işletmesinin 40 km uzaklıktaki ... köyünde olduğunu, müvekkilinin her ne kadar şirkette hissedar ise de aslında şantiyede çalıştığını, şirket yönetici ve hissedarları ... ..., ...'nın başka yerlerde birden fazla taş ocağı ve mermer işletmesinin bulunduğunu, bu nedenle kendilerine ait olan diğer ocaklarla ilgilendiklerini, müvekkilinin ortak olduğu ... A.Ş.nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, önceden kâr elde eden şirket olmasına rağmen yönetim zafiyetinden dolayı çalışmaz hale geldiğini, şirketteki ... ve diğer makinelerın, araçların, kamyonlar ... ...'nın diğer şirketlerine taşındığını, ... köyündeki şantiyenin fiilen kapatıldığını, müvekkilinin, Konya . Noterliği 11.06.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname göndererek TTK 437. Maddesine göre şirketten bilgi istendiğini, inceleme hakkını kullanmışsa da inceleme ve bilgi alma imkanı tanınmadığını, Şirketin ... köyü sınırları içerisinde Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınma ... numaralı taş ocağı işletme ruhsatına göre ocakta işletilmesi gereken rezerv mevcut olmasına rağmen şantiyenin çalıştırılmadığını, en son faturanın 06.05.2017 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten sonra ocakta satışa hazır kırılmış taş olmasına rağmen satışının dahi yapılmadığını, azınlıkta olan müvekkilinin mecburen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile TTK 531. Maddesi gereğince şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunduğunu, davanın devam ettiğini, şirketin kötü yönetildiği, kasıtlı olarak şirket zararına hareket edildiğinin bilirkişi raporlarından anlaşıldığını, şirketin makine ve teçhizat grubunun tamamen dağıtıldığını, ... tesislerinin söküldüğünü, faal çalışan şirketin tamamen çalışmaz hale getirildiğini, taş ocağı işletme faaliyet yapan bir şirketin en önemli malvarlığının, almış olduğu taş ocağı işletme ruhsatı olduğunu, bu ruhsat olmadığı takdirde şirketin çalışabilmesi, işlem yapabilmesi dolayısıyla kazanç sağlayabilmesinin mümkün olmadığını, bu ruhsatın yeniden alınabilmesinin ise çok güç ve masraflı olduğunu, davalı şirket yönetiminin, tasfiye yapılırken taş ocağı işletmesinin para etmemesi ve burada işlem gören diğer teçhizatın hurda değerinde görülebilmesi ve şirket malvarlığının düşük gösterilmesi amacı ile üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, şirketin ana faaliyeti olan taş ocağı maden ruhsatını süresi içinde kasıtlı ve kusurlu olarak yenilemeyerek şirketi büyük ölçüde zarara uğrattığını, ruhsatın iptal edildiği, yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirket yönetim kurulunda, ekli 21 Ağustos 2019 tarihli ... ticaret sicil gazetesinde de görüldüğü üzere; ... ..., ...'nin başkan ve başkan yardımcısı olduğunu, ...'nın yönetim kurulu üyesi olduğunu, şahıslardan ...'nin vefat etmiş olması nedeniyle mirası red etmeyen ... aleyhine dava açıldığından bahisle; Konya İli ... İlçesi ... Köyü ... no'lu sicile kayıtlı mıcır-mermer maden ruhsatının şirket yöneticileri tarafından süresinin uzatılması için yatırılması gereken harcın yatırılmaması dolaysısı ile ruhsatın yenilenmeyerek iptal edilmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararlarının, kazanç kaybının, kısaca bu nedenle şirketin uğradığı ve uğraması muhtemel tüm zarar ve ziyanın belirlenerek tespit edilmesine, Maden Ruhsatının kaybı sebebi ile şirketin değerinde ve malvarlığında meydana gelen eksilmenin belirlenmesine, davalı yöneticilerin şirkete vermiş oldukları zararların yöneticilerden müşterek müteselsilen ruhsatın iptal edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak şirkete ödenmesine, ayrıca müvekkilinin de doğrudan uğradığı zararın da belirlenerek davalılardan müşterek müteselsilen zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak müvekkiline ödenmesine, davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ana davada davacı vekilinin 09.06.2022 tarihli dilekçesi ile; Davalı yöneticiler Konya ili ... ilçesi sınırları dahilindeki ... ruhsat numaralı saha için yasal süresi içerisinde temdit projesi vermemesi, gerekli harçları da ödememesi nedeniyle 13.10.2019 tarihinde ruhsatın iptal edildiği Enerji Tabi Kaynakları Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün dosyaya gönderdiği 25.02.2022 tarihli yazıdan anlaşıldığını, ... Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 28.11.2019 tarihinde davalı ... A.Ş'ye gönderdiği yazıdan da anlaşıldığını, Maden ruhsatının iptal edilmiş olmasından dolayı Türk Ticaret Kanunun 555.maddesine göre müvekkilinin açtığı tazminat davasında, şirketin uğradığı zarar belirlenerek şirkete ödenmesine ilişkin talepleri belirsiz alacak davası şekliyle fazlaya dair haklar saklı tutularak 9.000,00 TL olduğunu, dosyaya sundukları Yargıtay .Hukuk Dairesinin ... Esas ... sayılı kararında belirttiği gibi 1736 sayılı Kooperatifler Kanunun 98.maddesi uyarınca, TTK...maddesi gereğince davalı yöneticilerin eylemlerinden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu doğrudan doğruya uğramış olduğu zarar belirsiz alacak davası şekliyle, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalılar ... ... ve ... vekili 17.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın fiili ve hukuki gerçeği yansıtmadığından reddinin gerektiğini, somut olayda maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi gerçekleştirilememesinden dolayı bir zararın meydana geldiğini, söz konusu bu zararın dolaylı bir zarar olup davacı yanın tazminatın kendisi lehine değil ancak şirket lehine ödenmesini talep edebileceğini, zarara istinaden açılacak davada şirket lehine bir tazminatın talep edilebileceğini, yine şirket lehine dava açmak ve talepte bulunma noktasında genel kurul kararının gerektiğini, ancak ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %16 oranında pay sahibi olan ... yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarından bahisle taraflarına tazminat ödenmesini talep ettiğini, hal böyle iken davanın reddine karar verilmesini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Taş Ocağı işletme faaliyeti yapan bir şirketin en çok kıymete haiz varlığının maden işletme ruhsatı olduğunu, dolayısıyla maden işletme ruhsatının muhafaza edilememesinden en çok zarara uğrayacak veya en çok kazanç elde edecek olan ise hissesi oranında şirketin ortakları olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %16 oranında hissesinin davacı ... ait olmasına karşın ortaklık payının geri kalan çoğunluğunun müvekkillerine ait olduğunu, Maden İşletme Ruhsatının muhafaza edilememesinden de en çok müvekkillerinin zarar gördüğünü, Maden işletme ruhsatının temdit edilme işleminin müvekkillerinin elinde olmayan sebeplerden ötürü yapılamadığını, maden işletme ruhsatının 10 yıl süre ile verildiğini, 10 yıl dolduktan sonra gerekli harçların ödenerek temdit edildiğini, ancak vergi borcu olan şirketle temdit işlemine başvuramadıklarını, maden işletme ruhsatının kullanılabilmesi için patlayıcı ruhsatının da bulunmasının gerektiğini, söz konusu maden şirketinin 2016 yılında patlayıcı ruhsatının süresinin dolduğunu, patlayıcı ruhsatının temdit edilmesinin de harç ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, ancak şirketin vergi borçlarının bulunmasından dolayı bu işleme başvurulamadığını, şirketin vergi borcunun bulunması ve maden işletme ruhsatının kullanılması için gerekli olan patlayıcı ruhsatının da temdit edilememesi sebepleriyle maden işletme ruhsatının temdit işlemine başvurulamadığını, ayrıca maden işletme ruhsatı temdit edilmesi için gerekli iş ve işlemler yapılmış olsa dahi ruhsatın devamlılığı veya genişletilmesinin mümkün olmadığını, çünkü müvekkillerinin yapmış oldukları görüşmeler neticesinde ruhsatlandırılmış olan maden sahasının Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından madencilik faaliyetleri yapılamayacak alan olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, yönetim kuruluna Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... Tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasının bildirildiğini, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulunda yer alan müvekkillerinin maden işletme ruhsatının temdit edilme işleminde kusursuz olmaları hasebiyle; Haksız ve mesnetsiz olan davanın kül olarak reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 17.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın fiili ve hukuki gerçeği yansıtmadığından reddinin gerektiğini, somut olayda maden işletme ruhsatının temdit edilme işlemi gerçekleştirilememesinden dolayı bir zararın meydana geldiğini, söz konusu bu zararın dolaylı bir zarar olup davacı yanın tazminatın kendisi lehine değil ancak şirket lehine ödenmesini talep edebileceğini, zarara istinaden açılacak davada şirket lehine bir tazminatın talep edilebileceğini, yine şirket lehine dava açmak ve talepte bulunma noktasında genel kurul kararının gerektiğini, ancak ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %16 oranında pay sahibi olan Ali Özdemir yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarından bahisle taraflarına tazminat ödenmesini talep ettiğini, hal böyle iken davanın reddine karar verilmesini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Taş Ocağı işletme faaliyeti yapan bir şirketin en çok kıymete haiz varlığının maden işletme ruhsatı olduğunu, dolayısıyla maden işletme ruhsatının muhafaza edilememesinden en çok zarara uğrayacak veya en çok kazanç elde edecek olan ise hissesi oranında şirketin ortakları olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %16 oranında hissesinin davacı ... ait olmasına karşın ortaklık payının geri kalan çoğunluğunun müvekkillerine ait olduğunu, Maden İşletme Ruhsatının muhafaza edilememesinden de en çok müvekkillerinin zarar gördüğünü, Maden işletme ruhsatının temdit edilme işleminin müvekkillerinin elinde olmayan sebeplerden ötürü yapılamadığını, maden işletme ruhsatının 10 yıl süre ile verildiğini, 10 yıl dolduktan sonra gerekli harçların ödenerek temdit edildiğini, ancak vergi borcu olan şirketle temdit işlemine başvuramadıklarını, maden işletme ruhsatının kullanılabilmesi için patlayıcı ruhsatının da bulunmasının gerektiğini, söz konusu maden şirketinin 2016 yılında patlayıcı ruhsatının süresinin dolduğunu, patlayıcı ruhsatının temdit edilmesinin de harç ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, ancak şirketin vergi borçlarının bulunmasından dolayı bu işleme başvurulamadığını, şirketin vergi borcunun bulunması ve maden işletme ruhsatının kullanılması için gerekli olan patlayıcı ruhsatının da temdit edilememesi sebepleriyle maden işletme ruhsatının temdit işlemine başvurulamadığını, ayrıca maden işletme ruhsatı temdit edilmesi için gerekli iş ve işlemler yapılmış olsa dahi ruhsatın devamlılığı veya genişletilmesinin mümkün olmadığını, çünkü müvekkillerinin yapmış oldukları görüşmeler neticesinde ruhsatlandırılmış olan maden sahasının Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından madencilik faaliyetleri yapılamayacak alan olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, yönetim kuruluna Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... Tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasının bildirildiğini, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulunda yer alan müvekkillerinin maden işletme ruhsatının temdit edilme işleminde kusursuz olmaları hasebiyle; Haksız ve mesnetsiz olan davanın kül olarak reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Müteveffa ... mirasçısı ... vekili 22.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde dava konusu işletmenin ruhsatının yenilenmemesi suretiyle şirketin zarara uğratıldığını ve tazminat talep ettiğini, ancak şirket yöneticilerinin sorumluluğundan doğan tazminatın ancak şirket lehine ödenebileceğinin ve bu hususun TTK'nin 555. Maddesinin 1. Fıkrasında "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler" denilerek belirtildiğini, eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ETTK) anonim şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için genel kurul tarafından davanın açılmasına yönelik bir karar alınmasını zorunlu tutulduğunu, ancak 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu bu konuda bir düzenleme getirmemekle birlikte TTK m. 479/3-c hükmünde, ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararlarında pay sahiplerinin oyda imtiyaz hakkının geçerli olmayacağının belirtildiğini, Yargıtay'ın söz konusu bu durum açısından anonim şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının gerekli olduğunu düşündüğünü, davacının maden ruhsatı yenilenmeyerek şirketin bilerek zarara uğratıldığını söylediğini, ancak ruhsatın yenilenmemesi neticesinde şirketin bilerek zarar ettirilmesi durumunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hayatın olağan akışına göre kendi payları da bulunan bir şirketi bilerek zarar ettirmenin söz konusu bile olamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin şirketteki payının davacıdan daha fazla olduğunu, yani ruhsatın yenilenmemesi dolayısıyla müvekkilinin de ve diğer yönetim kurulu üyelerinin de meydana gelecek zararın davacıya oranla çok daha fazla olduğunu, yalnızca bu durumun bile ruhsat yenilenmemesinin davacının isnat ettiği şekilde zarar ettirme amacıyla yapılmadığını gösterdiğini, söz konusu işletme ruhsatının yenilenememesinin esas nedenlerinin davacı tarafın söylediği gibi bilinçli olarak şirketi zarar ettirmek değil elde olmayan sebepler olduğunu, şirketin işbu tarihte vergi borcunun bulunduğunu ve bu borcun ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, aynı şekilde şirketin patlayıcı ruhsatının süresinin 2016 yılında dolduğunu ve bu durumun da ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, maden işletme ruhsatının yenilenebilmesi için gerekli iş ve işlemler yapılmış olsa dahi ruhsatın devamlılığı veya genişletilmesinin mümkün olmadığını, çünkü müvekkilinin ve diğer davalıların yapmış oldukları görüşmeler neticesinde ruhsatlandırılmış olan maden sahasının Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından madencilik faaliyetleri yapılamayacak alan olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, akabinde ise yönetim kuruluna Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... Tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasının bildirildiğinden bahisle; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı dosyada davacı vekili 18.03.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin hissedarlarından olduğunu, müvekkilinin şirketteki payının %16 olduğunu, ortaklık paylarının geri kalanlarının çoğunluğu aynı aileye mensup kişiler elinde olduğunu, şirketin merkezi Konya'da, taş ocağı işletmesinin ... köyünde olduğunu, müvekkilinin şirketin şantiyesinde çalıştığını, şirket yöneticileri ve hissedarları ... ... ve ...'nın başka yerlerde de taş ocağı ve mermer işletmeleri olduğunu, kendilerine ait olan şirketlerle ilgilendiklerini, Konmaden A.Ş'nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, yönetim zafiyetinden dolayı şirketin çalışamaz hale geldiğini, şirketteki ... ve diğer makineler ve araçların ... ...'nın diğer şirketlerine taşındığını, ... köyündeki şantiyenin fiilen kapandığını, müvekkiline şirketi inceleme ve bilgi alma imkanı tanımadıklarını, taş ocağında işletilmesi gereken rezerv olmasına rağmen şantiye çalıştırılmadığını, Konmaden Konya Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş.nin uhdesinde Konya ... ... siciline kayıtlı 24.08.2009 başlangıç tarih, 12.10.2019 bitiş tarihli maden ruhsatı bulunduğunu, şirketin daha önce ruhsatın devamlılığını için gereken işlemlerini yaptığını, harçları yatırdığını, ancak 12.10.2019 tarihinde kasıtlı olarak ruhsatın yenilenmesi için temdit projesi verilmediğini, yenileme harçlarının yatırılmadığını, hiçbir müracaatın olmadığını, bu sebeple maden ocağı ruhsatı iptal edildiğini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı tasfiye davası açıldığını, açılan bu davada şirket yönetimine taş ocağı maden ruhsat harcının ödenmesi gerektiği, iptal edilebileceğinin hatırlatıldığını, yönetimin kasıtlı olarak harcı yatırmadığını, temdit işletme projesini vermediğini, ruhsatın iptal edilmesine sebebiyet verdiğini, şirkete ait araçları ve taşınmazları sattığını, şirketi kasıtlı olarak batırdıklarını, bu konuda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, ruhsatın yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirketin yönetiminde ... ..., ... başkan ve başkan yardımcısı, ...'nın ise yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...'nin vefat etmesi nedeniyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mirasçılarını davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanmasına karar verildiğini, karar gereği ilgili dosya ile birleşmesi ve tahsilde tekerrür olmaması talebiyle iş bu davanın açıldığını, tüm harçların ilgili dosyada yatırıldığını, açıklanan nedenlerle dosyanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı dosyada davalılar ..., ... ve ... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 29.04.2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflarına yönlendirilen dosyada arabuluculuğa gidilmemediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca birleştirme talepli açılan dosyada dava miktarının birleşen dosya ile farklı olduğunu, davacı tarafından harç ikmalinin gerektiğini, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında açmış oldukları mirasın gerçek reddi davalarında taleplerinin kabul edildiğini ve haklarında mirasın gerçek reddi kararı verildiğini, haklarında mirasın gerçek reddi kararı verildiği için babalarının mirasından sorumlu olmadıklarını, ayrıca müteveffa babalarının vefatından sonra diğer mirasçı kardeşleri ...'nin babalarının bütün işleri ile ilgilendiklerini ve kendi şirketinden kaynaklanan borçlarını ödediğini, annelerinin Demans tanılı akıl hastalığı bulunduğundan Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E.K. sayılı kararı ile vesayet altına alınarak kardeşlerinden ...'nin kendisine vasi olarak atandığını, dolayısıyla müteveffa annelerinin herhangi bir mal varlığı ve borcu olmadığından reddi miras yapma gereği duyulmadığını, bu nedenle aleyhlerine açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu işletmenin ruhsatının yenilenmemesi suretiyle şirketin zarara uğratıldığını iddia ettiğini ve tazminat talep ettiğini, ancak şirket yöneticilerinin sorumluluğundan doğan tazminatın ancak şirket lehine ödenebilir ve bu hususun TTK'nın ilgili maddesinde "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler” denilerek belirtildiğini, 6102 sayılı yeni TTK'nın ilgili hükmünde, ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararlarında pay sahiplerinin oyda imtiyaz hakkının geçerli olmayacağının belirtildiğini, Yargıtay, içtihatlarında söz konusu bu durum açısından anonim şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının olması gerektiğinin belirtildiğini, davacının maden ruhsatı yenilenmeyerek şirketin bilerek zarara uğratıldığını iddia ettiğini, ancak ruhsatın yenilenmemesi neticesinde şirketin bilerek zarar ettirilmesi durumunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hayatın olağan akışına göre kendi payları da bulunan bir şirketi bilerek zarar ettirmenin söz konusu olamayacağını, kaldı ki muris ve diğer davalıların şirketteki payının davacının payından daha fazla olduğunu, ruhsatın yenilenmemesi dolayısıyla muris ve diğer davalılar da meydana gelecek zararın davacıya gelecek zarara oranla çok daha fazla olduğunu, yalnızca bu durumun bile ruhsat yenilenmemesinin davacının isnat ettiği şekilde zarar ettirme amacıyla yapılmadığını gösterdiğini, davacının iddialarının soyut açıklamalardan ibaret olduğunu, söz konusu işletme ruhsatının yenilenememesinin esas nedenlerinin davacı tarafın söylediği gibi bilinçli olarak şirketi zarar ettirmek değil elde olmayan sebepler olduğunu, dolayısıyla murise ve diğer davalılara herhangi bir sorumluluğun yüklenemeyeceğini, şirketin işbu tarihte vergi borcunun bulunduğunu ve bu borcun ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, aynı şekilde şirketin patlayıcı ruhsatının süresinin 2016 yılında dolduğunu ve bu durumun da ruhsat yenilenmesine engel teşkil ettiğini, maden işletme ruhsatının yenilenebilmesi için gerekli iş ve işlemler yapılmış olsa dahi ruhsatın devamlılığı veya genişletilmesinin mümkün olmadığını, çünkü müvekkilinin ve diğer davalıların yapmış oldukları görüşmeler neticesinde ruhsatlandırılmış olan maden sahasının Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından madencilik faaliyetleri yapılamayacak alan olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, akabinde ise yönetim kuruluna Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... Tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasının bildirildiğinden bahisle; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller ile Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, dava dışı ... İnşaat San. Ti.c. A.Ş.'nin 2010 yılından itibaren vermiş olduğu bilançoları, KDV beyannameleri, yine dava dışı ... San. Ti.c. A.Ş.'nin ticari kayıtları, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan dava dışı ... Ti.c. A.Ş.'ne ait taş ocağı sahasında madencilik faaliyetlerinin yapılamayacak alan olarak tespit edilip edilmediği hususunda alınmış bir kararının bulunup bulunmadığı varsa buna ilişkin belgeler ile taşocağı sahasında madencilik faaliyetinin yapılamayacak alan olarak tespit edilip edilmeyeceği hususu hakkında karar alınıp alınmadığının, bu konuda dava dışı şirkete herhangi bir yazı yazılıp yazılmadığı hususu sorulmuş, yine Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden; Dava dışı şirkete ait maden ocağında ... tesisinin bulunduğu alanda kaldırılmasına yönelik dava dışı şirkete herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak bildirilmesinin istenildiği, gelen yazı cevapları dosyamıza eklenerek mahallinde keşif yapılmış, tanık beyanları alınmış ve dosyamızda bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 22.11.2022 tarihli duruşmasında beyanı alınan davalılar ... ve ... tanığı ... Beyanında: Ben dava dışı ... Madencilik şirketinin mali müşaviriyim, halen muhasebe işlerini takip ediyorum, yaklaşık 10 yıldır çalışırım, ben mali müşavirim, bağımsız olarak çalışırım, şirket bünyesinde değilim, ben aynı zamanda davacı ... de mali müşavirliğini yaptım, 2014-2015 yılları idi, davacı ... 2014-2015 ve 2016 yıllarında şirketin yöneticiliği yaptı hatta o dönem taş ocağını kendisi işletti, daha sonraki yıllarda bildiğim kadarıyla maden ruhsatını yenilenmesi için devlet hakkı denen bir para ödenmesi gerekiyordu, bu parayı ödeyemediler şirketin mali bünyesi her dönem zaten zayıftı, aynı zamanda bir kısım araçlarında alınması gerekiyordu, onlarda alınamadı hatta 2016 lı yıllarda bir genel kurulda maden sahasının kiraya verilmesi dahi görüşüldü ancak kiraya verilmedi, yine maden sahasındaki maden rezervinin kalitesinin düştüğünü tespit ettiler, önceki kadar kaliteli taş çıkmıyordu, bunun için maden sahasının genişletilmesi gerekiyordu, mali yapı uygun olmadığından bunu da yapamadılar, veya Çevre Müdürlüğü de izin vermemiş olabilir, hatta bir dönem kum eleme sahasının çevre müdürlüğü tarafından maden ruhsat sahasının içerisine alınması söylendi, bunu bile yapamadılar, ruhsat yenilenmesi için gerekli paranın da sağlanamadığını biliyorum, hatta en son çıkan vergi barışı yapılandırmasından sonra davalı ... ...'nın madenlerde devlet hakkına ilişkin bütün borcu kendi şahsi hesabından kapattığını biliyorum, miktarını tam olarak bilmiyorum, 500.000,00 TL'den fazla idi ancak tam hatırlamıyorum, 2016 yılından sonrada ... şirkete çok fazla gelmedi, genel kurulda hatta son dönem ilan ile yapıldı, bildiklerim bundan ibarettir, ... başka şirketleri vardır, onların muhasebesini de ben yapıyorum, şirketler arasında çok nadir para aktarımı olmuştur, o da şirketlerin ihtiyacına göre kısa süreliğine olmuştur, ancak paralar kesinlikle borç alınan şirkete geri iade edilmiştir, şirketler arası mal kaçırma yoktur, şirket adın kayıtlı arsa vardı bunu ... Hırdavat'a satıldığını biliyorum, tapu kayıtlarından öğrenilebilir, ... kendi hesabından yaptığı harcamadan sonra şirketin paraya ihtiyacı olduğundan dolayı sattığını düşünüyorum, ... Hırdavat'ın sahibi ile ... arasında akrabalık bağı olup olmadığını bilmiyorum, devlet hakkı maden kanununda düzenlenmiş olan bir sonraki yılın Haziran ayında önceki yılın toplam üretim miktarının belli oranındaki kısmının maden dairesi tarafından tahakkuk ve tahsil edilen kısmı olarak biliyorum, şirkete ait araçların ve makinelerin ne durumda olduğunu bilmiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Mahkememizin 22.11.2022 tarihli duruşmasında beyanı alınan davalılar ... ve ... Tanığı ... Beyanında: Ben maden mühendisi olarak çalışırım, benim kurmuş olduğum şirket maden mühendisliği hizmeti vermektedir, dava dışı şirkete maden ruhsatı iptal edilene kadar maden mühendisliği ve müşavirliği hizmeti verdik, 2019 yılında ruhsat yenilenmesi gerekiyordu, ruhsatın bulunduğu alan 6 hektar alandı, küçük bir alandı zaten 2009 yılından 2019 yılına kadar verimli madenler çıkartılmış rezerv olarak çok ekonomik kısım kalmamıştır, alanda dardır, genel alan küçük olmasından dolayı taş kırma makinesi maden sahası dışına kurulmuştur, çevre bakanlığı mevzuatı ve maden mevzuatı gereğince taş kırma makinesinin maden ruhsa sahası içerisinde olması gerekiyordu, ancak alan küçük olduğundan dolayı bu makine ruhsat sahası içerisine kurulamamıştır, maden ruhsat sahasının etrafında rezervi bol alanlar vardı, ben projemi hazırladım, maden ruhsat sahasını genişletmek üzere her türlü projeyi hazırladım, aynı zamanda ruhsat yenilemeye ilişkinde projemi hazırladım, bu ara Konya Büyükşehir Belediye Meclisince kısıtlı alan olarak maden ruhsat sahasının bulunduğu yerde genişçe bir alan maden kısıtlı alan olarak ilan edildi, maden genel müdürlüğüne gönderildi böyle de bir sıkıntı meydana geldi, ayrıca dava dışı şirketin maden ruhsatı sahası içerisinde bir kısım devlet hakkı ile borçları da vardı, o dönem ruhsat yenilemek için borcu yoktur, yazısının da alınması gerekiyordu ben projemi her türlü ihtimale göre hazırladım ve ... bilgisi dahilinde elimde beklettim borcu yoktur yazısı getirilmedi, hazırlamış olduğum projeyi de ilgili kurumlara teslim edemedim, ancak ruhsat düştükten sonra maden genel müdürlüğü ekipleri maden sahasını incelemek için geldiler proje ve haritaları ben o zaman gelen ilgili görevlilere teslim ettim, ayrıca maden sahasında araçların çalışması için basamakların kurulması gerekiyor, basamaklar 10-12 metre civarında olup dava dışı şirkete ait maden ruhsat sahasında da ruhsat sahası 6 hektar olduğunda bahsetmiş olduğum bu basamaklarda dahil edildiğinde çok fazla alınacak maden kalmamıştı, 10 yıl boyunca alınabilecek kısım alınmış yani ruhsat yenilenmiş olsa dahi bu alanda üretilecek maden miktarı oldukça kısıtlıydı bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında; Benim tanık olduğum olayda oğlumun'da sahip olduğu firmanın daha önce sahip olduğu firmanın daha önce sahip olduğu maden işletme ruhsatının süresi dolmak üzereydi yasa gereğince sürenin dolmasından altı ay öncesinden yenilenmesi için müracaat edilmesi gerekiyordu ancak davalı yönetim söz konusu müracaatları yapmadığı için sahip olduğumuz ruhsat yenilenmedi, biz ruhsatın düştüğünü daha sonradan öğrendik biz bu ruhsatın düştüğünü sonradan öğrendiğim için oğlum hiçbir şey yapamadı.Tanığa sorulan soru üzerine: Şirketin vergi borcunun olması ruhsat projesini sunmaya engel midir ? hayır böyle bir şey söz konusu olmadı dedi. Tanığa sorulan soru üzerine 2019 yılında şirket'de maden mühendisi olarak kim çalışıyordu maden mühendisleri şirkete sigartalanıyor muydu ... çalışıyor muydu çalışan maden mühendisi kimdi? Ben ... diye birini tanımıyorum o tarihte şirketin ...'idi söz konusu kişiyi hiç tanımıyorum sigorta yapmadan maden mühendisi çalıştıramayız dedi. Davalı vekilinin sorusu üzerine; Patlayıcı ruhsatı olup olmadığı soruldu: Çalışırken patlayıcı ruhsatımız vardı, bu ruhsat olmadan çalışamayız, demiştir.
Ana davanın ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı davanın; Şirket yöneticisinin sorumluluğuna bağlı tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Ana dava dosyasında davacının; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adlı şirketin hissedarlarından olduğunu, şirketin 250.000 TL sermayeli 40.000 hisseli olup payının %16 olduğunu, ortaklık payının geri kalan çoğunluğunun aynı aileye mensup kişilere ait olduğunu, şirketin yönetiminin de bu kişiler elinde olduğunu, şirketin merkezinin Konya'da, taş ocağı işletmesinin 40 km uzaklıktaki ... köyünde olduğunu, kendisinin her ne kadar şirkette hissedar ise de aslında şantiyede çalıştığını, şirket yönetici ve hissedarları ... ..., ...'nın başka yerlerde birden fazla taş ocağı ve mermer işletmesinin bulunduğunu, bu nedenle kendilerine ait olan diğer ocaklarla ilgilendiklerini, ortak olduğu ... A.Ş.nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, önceden kâr elde eden şirket olmasına rağmen yönetim zafiyetinden dolayı çalışmaz hale geldiğini, şirketteki ... ve diğer makinelerın, araçların, kamyonlar ...'nın diğer şirketlerine taşındığını, ... köyündeki şantiyenin fiilen kapatıldığını, Konya . Noterliği 11.06.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname göndererek TTK 437. Maddesine göre şirketten bilgi istendiğini, inceleme hakkını kullanmışsa da inceleme ve bilgi alma imkanı tanınmadığını, Şirketin ... köyü sınırları içerisinde Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınma ... numaralı taş ocağı işletme ruhsatına göre ocakta işletilmesi gereken rezerv mevcut olmasına rağmen şantiyenin çalıştırılmadığını, en son faturanın 06.05.2017 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten sonra ocakta satışa hazır kırılmış taş olmasına rağmen satışının dahi yapılmadığını, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile TTK 531. Maddesi gereğince şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunduğunu, davanın devam ettiğini, şirketin kötü yönetildiği, kasıtlı olarak şirket zararına hareket edildiğinin bilirkişi raporlarından anlaşıldığını, şirketin makine ve teçhizat grubunun tamamen dağıtıldığını, ... tesislerinin söküldüğünü, faal çalışan şirketin tamamen çalışmaz hale getirildiğini, taş ocağı işletme faaliyet yapan bir şirketin en önemli malvarlığının, almış olduğu taş ocağı işletme ruhsatı olduğunu, bu ruhsat olmadığı takdirde şirketin çalışabilmesi, işlem yapabilmesi dolayısıyla kazanç sağlayabilmesinin mümkün olmadığını, bu ruhsatın yeniden alınabilmesinin ise çok güç ve masraflı olduğunu, davalı şirket yönetiminin, tasfiye yapılırken taş ocağı işletmesinin para etmemesi ve burada işlem gören diğer teçhizatın hurda değerinde görülebilmesi ve şirket malvarlığının düşük gösterilmesi amacı ile üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, şirketin ana faaliyeti olan taş ocağı maden ruhsatını süresi içinde kasıtlı ve kusurlu olarak yenilemeyerek şirketi büyük ölçüde zarara uğrattığını, ruhsatın iptal edildiği, yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirket yönetim kurulunda, ekli 21 Ağustos 2019 tarihli 9892 ticaret sicil gazetesinde de görüldüğü üzere; ..., ...'nin başkan ve başkan yardımcısı olduğunu, ...'nın yönetim kurulu üyesi olduğunu, şahıslardan ...'nin vefat etmiş olması nedeniyle mirası red etmeyen ... aleyhine dava açıldığından bahisle; Konya İli ... İlçesi ... Köyü ... no'lu sicile kayıtlı mıcır-mermer maden ruhsatının şirket yöneticileri tarafından süresinin uzatılması için yatırılması gereken harcın yatırılmaması dolaysısı ile ruhsatın yenilenmeyerek iptal edilmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararlarının, kazanç kaybının, kısaca bu nedenle şirketin uğradığı ve uğraması muhtemel tüm zarar ve ziyanın belirlenerek tespit edilmesine, Maden Ruhsatının kaybı sebebi ile şirketin değerinde ve malvarlığında meydana gelen eksilmenin belirlenmesine, davalı yöneticilerin şirkete vermiş oldukları zararların yöneticilerden müşterek müteselsilen ruhsatın iptal edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak şirkete ödenmesine, ayrıca müvekkilinin de doğrudan uğradığı zararın da belirlenerek davalılardan müşterek müteselsilen zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği, Ana dava dosyasında; Davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görülmüştür.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı dava dosyasında davacının; Dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin hissedarlarından olduğunu, şirketteki payının %16 olduğunu, ortaklık paylarının geri kalanlarının çoğunluğu aynı aileye mensup kişiler elinde olduğunu, şirketin merkezi Konya'da, taş ocağı işletmesinin ... köyünde olduğunu, şirketin şantiyesinde çalıştığını, şirket yöneticileri ve hissedarları ... ve ...'nın başka yerlerde de taş ocağı ve mermer işletmeleri olduğunu, kendilerine ait olan şirketlerle ilgilendiklerini, ... A.Ş'nin yönetimi ile ilgilenmediklerini, yönetim zafiyetinden dolayı şirketin çalışamaz hale geldiğini, şirketteki ... ve diğer makineler ve araçların ...'nın diğer şirketlerine taşındığını, ... köyündeki şantiyenin fiilen kapandığını, kendisine şirketi inceleme ve bilgi alma imkanı tanımadıklarını, taş ocağında işletilmesi gereken rezerv olmasına rağmen şantiye çalıştırılmadığını, ... Tic. A.Ş.nin uhdesinde Konya ... ... siciline kayıtlı 24.08.2009 başlangıç tarih, 12.10.2019 bitiş tarihli maden ruhsatı bulunduğunu, şirketin daha önce ruhsatın devamlılığını için gereken işlemlerini yaptığını, harçları yatırdığını, ancak 12.10.2019 tarihinde kasıtlı olarak ruhsatın yenilenmesi için temdit projesi verilmediğini, yenileme harçlarının yatırılmadığını, hiçbir müracaatın olmadığını, bu sebeple maden ocağı ruhsatı iptal edildiğini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı tasfiye davası açıldığını, açılan bu davada şirket yönetimine taş ocağı maden ruhsat harcının ödenmesi gerektiği, iptal edilebileceğinin hatırlatıldığını, yönetimin kasıtlı olarak harcı yatırmadığını, temdit işletme projesini vermediğini, ruhsatın iptal edilmesine sebebiyet verdiğini, şirkete ait araçları ve taşınmazları sattığını, şirketi kasıtlı olarak batırdıklarını, bu konuda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, ruhsatın yenilenmesi gereken 12.10.2019 tarihinde şirketin yönetiminde ... ..., ... başkan ve başkan yardımcısı, ...'nın ise yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...'nin vefat etmesi nedeniyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mirasçılarını davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanmasına karar verildiğini, karar gereği ilgili dosya ile birleşmesi ve tahsilde tekerrür olmaması talebiyle iş bu davanın açıldığını, tüm harçların ilgili dosyada yatırıldığını, açıklanan nedenlerle dosyanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı dava dosyasında; Davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Anonim şirketlerde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde; " (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." şeklinde, TTK'nun 555.maddesinde;"(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, uygulama ve öğretide Yönetim kurulu üyelerinin, kanunda veya esas sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek, şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına vermiş oldukları zarar neticesinde doğrudan ve dolaylı zarar nedeniyle sorumluluk davasının açılabileceği edilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 25/02/2021 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;" Zarar gören şirket alacaklılarının yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Şirket alacaklılarının dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar şirket alacaklılarını etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket alacaklılarının dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, şirket alacaklısı TTK'nın 309, 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda şirket alacaklılarının ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Bu dava türünde ise alacaklılar, talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler." şeklinde kabul edildiği,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 11/04/2022 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;"TTK m.553’e göre pay sahipleri, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri neticesinde bir zarara uğramışlarsa bu zararın tazminini talep edebileceklerdir. Pay sahiplerinin doğrudan doğruya, bizzat kendilerinin uğramış oldukları bu zarar neticesinde açmış oldukları sorumluluk davasında, davacı pay sahibinin kendisidir. Bu durumda pay sahipleri şirketin dava hakkından bağımsız olarak bireysel dava hakkına sahiptirler. Ancak bu davada pay sahipleri, TTK m.555/I’den farklı olarak tazminatın şirkete değil kendilerine ödenmelerini talep edeceklerdir. Doğrudan zarar, bir kişinin fiili neticesinde, başka birinin mal varlığında doğrudan bir değer eksilmesine yol açan yahut malvarlığında oluşması beklenen değer artışının meydana gelmemesi şeklinde ortaya çıkan zarardır. TTK m.553’e göre de doğrudan zarar pay sahibinin doğrudan doğruya malvarlığında meydana gelen, şirketin zararından bağımsız olarak ortaya çıkan zararlardır. Bu zararın tazmini için şirketin ayrıca zarara uğramış olup olmadığı önem taşımaz." şeklinde kabul edildiği görülmüştür.
Mahallinde mahkememizce re'sen seçilen Kadastro Teknikeri fen bilirkişisi ... , Makine Mühendisi ... , Maden Mühendisi ... , Çevre Mühendisi ... ve Jeoloji Yüksek Mühendisi ... refakatinde keşif yapılmış, keşif sonrası bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.06.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davaya konu ruhsatın temdit projesinin verilmemesi nedeniyle ... tarafından iptal edildiğini, ... tesisinin bulunduğu alandan kaldırılmasına yönelik dava dışı şirkete herhangi bir kurum ve kuruluş tarafından bildirim yapılmadığını, davaya konu ruhsatın 6,29 hektar olduğunu, davaya konu ruhsat içerisinde 1.436.818,88 Ton rezerv kaldığını, sahanın Kıymet Takdirine Eşdeğer Tahmini Gelirinin 8.059.870,95 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Davalıların itirazları ve özellikle Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan gelen 10.10.2022 tarihli cevabi yazıda da değerlendirilmek suretiyle ek bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenildiği, Kadastro Teknikeri fen bilirkişisi ... , Makine Mühendisi ... , Maden Mühendisi ... , Çevre Mühendisi ... ve Jeoloji Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; Bilirkişi heyetinin 5 kişiden oluştuğunu ve her birinin uzmanlık alanının farklı olduğunu, yine bilirkişi heyetindeki diğer bilirkişiler de bilirkişi raporuna davalının itirazından böyle bir olayın varlığını öğrendiklerini, her konu uzmanı bilirkişinin kendi uzmanlık alanı ile ilgili olarak değerlendirdiği, davaya konu dosyaya itiraz edilen bilirkişinin Jeoloji Bililirkişisi olup kök raporundaki ruhsat sahasının jeolojisi üzerine görüş bildirdiğini, beyan edilen bu görüşün de bilimsel bir tanımlama olup davaya etkisi olmayan bir tanımlama olduğunu, gerek kök raporda, gerekse bu ek raporda yer verilen tüm bilgilerin, hesaplamaların tamamen maden kanunu ve çevre kanununa uygun olup şüpheye yer verecek bir bilgi içermediğini bildirmişlerdir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde ... mirasçısı olarak ...'yi mirasçısı olarak gösterdiği ancak Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı veraset ilamına göre ...'nin bu davalı dışında başka mirasçılarının da olduğu anlaşılmakla, davacı tarafa diğer mirasçılarının da davaya katılımını sağlayacak şekilde birleştirme talepli yeni bir dava açarak mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, ara karar gereğince davacı tarafça Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.03.2024 tarih ve ... K.sayılı birleştirme kararına istinaden dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği görülmüştür.
Davacı tarafın 26.01.2024 tarihli dilekçesi ile dava arttırım talebinde bulunduğu, aynı gün davacı tarafça harcın yatırıldığı görülmüştür.
Davanın, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu davası niteliğine haiz olup, davacı şirket ortağının 6102 sayılı TTK’nın 555. maddesi gereğince eldeki davayı açma hakkının bulunduğu, mahkememizce alınan tanık beyanları, keşif ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, davalılar ile müteveffa ...'nin yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde ortağı oldukları dava dışı ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'nin işlettiği Konya ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz kapsamında bulunan maden ocağı ruhsatının temdit projesinin verilmemesi nedeniyle 13/10/2019 tarihinde ... tarafından iptal edildiği, davaya konu ruhsat içerisinde 1.436.818,88 ton rezerv kaldığı, tahmini gelirinin 8.059.870,97 TL değerinde olduğu, davalıların temdit projesini kendi kusurlarından kaynaklanan nedenlerle yenilemeyerek dava dışı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, davacının da dava dışı şirketin ortaklarından olduğu, şirket zararından dolayı davacının dolaylı zarara uğradığı, her ne kadar davacı doğrudan zarar talebinde bulunmuş ise de doğrudan zararının varlığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın ve mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı dosyasından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 8.059.870,95 TL alacağın dava tarihi olan 10/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan ve mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı dosyasının davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, davacının doğrudan zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN VE MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ES.... KAR. SAYILI DOSYASINDAN AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-8.059.870,95 TL alacağın dava tarihi olan 10/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı dosyasının davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'ne VERİLMESİNE,
2-Davacının doğrudan zarara ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince; Alınması gerekli 550.569,78 TL karar ve ilam harcından ana davada peşin alınan 170,78 TL harç ile 137.471,68 TL ıslah harcı ile mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada peşin alınan 427,60 TL harç toplamı 138.070,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 412.499,... TL harcın ana dava davalılarından ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı davanın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin kabul- red oranına göre hesaplanan 1.559,81 TL'sinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince ana dava davalılarından ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı davanın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, geriye kalan 0,19 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı - Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı davanın davacısı tarafından sarfına mecbur kalınan ana davada toplam 262,98 TL ilk yargılama harcı ile 137.471,68 TL ıslah harcı ve mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada toplam 916,00 TL ilk yargılama harcı toplamı 138.650,66 TL yargılama harcının ana dava davalılarından ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı davanın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı-mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası davacısına VERİLMESİNE,
6-Davacı - Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı davanın davacısı tarafından sarfına mecbur kalınan ana davada 1.024,00 TL taksi ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 571,90 TL keşif harcı ile 702,95 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.226,95 TL yargılama giderinin kabul- red oranına göre hesaplanan 9.225,81 TL'sinin ana dava davalılarından ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı davanın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı-mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası davacısına VERİLMESİNE, geriye kalan yargılama giderlerinin davacının üzerinde BIRAKILMASINA,
7-a)Davacı - Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı davanın davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 384.598,71 TL vekalet ücretinin ana dava davalılarından ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. Sayılı davanın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı-mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası davacısına VERİLMESİNE,
b)Ana davada; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacının doğrudan doğruya uğramış olduğu zarar yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin ana dava davacısından alınarak ana dava davalılarına VERİLMESİNE,
8-Ana dava dosyasında ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es.... Kar. sayılı dava dosyasında; Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesi halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, Davacı-mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davacı vekili davalı ... ... ile ... vekili ve ... mirasçısı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2024

Başkan Üye Üye Katip

* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.