WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
3-
VEKİLİ :
4-
VEKİLİ :
5-
6-
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
VEKİLLERİ :
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine mahkememize açılan "Maddi ve Manevi Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 27.10.2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ambulans ile kendi beyanına göre vaka dönüşü tepe lambası açık vaziyette ... Caddesi istikametinden Perçemli Sokağı takiben seyredip ... Caddesi kavşağına geldiğinde kendisine “Dur Levhası” olmasına rağmen sağdan gelen akımı fark etmeden kavşağa giriş yaparak aracının sol yan ön kısmı ile ... Caddesi istikametinden iki şeritli ve tek yön olan ... Caddesi sol şeritten doğru istikamette ve seyir hızıyla giriş yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön köşesinin çarpıştıktan sonra her iki aracın savrularak ... plakalı ambulansın sağ yan arka kısmı ile ... plakalı otomobilin sol yan arka kısmının çarpıştıktan sonra ... plakalı ambulansın savrulmaya devam ederek aracının ön kısmı ile çeşmede su dolduran yaya başvuran ...'e çarptığı kazada; ... plakalı aracı (ambulans) kullanan davalı sürücü ...'ın 2918 say.K.T.K'nın 57/1-a (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun; ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesini davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tanzim ettiğini, Poliçe Numarasının:... olduğunun, ... plakalı aracı kullanan davalı sürücü ...'ın aynı Kanunun 52/1-a kavşaklara yaklaşırken aracın hızını azaltmamak maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun kanaatine varıldığını, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiğini, davacı müvekkili ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu kaza ile ilgili Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ceza davasının devam ettiğini, müvekkilinin dava konusu kaza nedeni ile tüm vücut daimi fonksiyon kaybının mevcut olduğunun, kalıcı maluliyetinin bulunduğunu, sakatlığı nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezliği oluşan müvekkilinin bakıcı hizmeti aldığını, faturalandıramadığı S.G.K. Tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderlerinin olduğunu, müvekkili için geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve zorunlu tedavi gideri taleplerinin bulunduğunu, psikolojik tedavi gören müvekkilinin tedavisinin Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde devam ettiğini, müvekkili Gülten'in henüz hayatının baharında bir kız çocuğu olduğunu, yaşadığı bu elim kazadan dolayı hem işini yapamaz hale geldiğini, hem de psikolojik tedavi gördüğünü, hayatı boyunca malül kalacağını, yaşadığı psikolojik yıkımın vahim olduğunu, küçücük yaşında böyle bir kazaya maruz kalarak, bedensel ve fiziksel bütünlüğünü kaybettiğini, kişiliğinin ve istikbalinin zedelenmesi söz konusu olduğunu, ruhsal ve bedensel manada telafisi imkansız acılar çektiğini, hayatı boyunca da bu acıyı yaşayacağından bahisle; Fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve tüm hakları saklı kalmak kaydı ile HMK.107. maddeye göre Belirsiz Alacak Davası olarak ikame ettikleri davada, müvekkili için daimi tüm vücut fonksiyon kaybı nedeni ile şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik, 450,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri ve 12.000,00 TL belgelendirilemeyen SGK tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderlerinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... , ..., Sağlık Bakanlığı, ... Mobilya Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, taleplerinin HMK.107 m.gereğince belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 19.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının istemlerinin kabulünün taraflarınca mümkün olmayıp, açılan davanın usul ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiller bakımından davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, trafik kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, işbu davada mahkememizin görevsiz olduğunu, dolayısıyla müvekkilleri bakımından görevsiz mahkemede açılan davanın manevi tazminat alacağı yönünden tefrik edilerek, tefrik edilecek dosyanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava konusu kaza neticesinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davasının açıldığını, görülen yargılamada alınan kusur raporu doğrultusunda ... plakalı araç sürücüsü olan müvekkilinin tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, ilk geçiş hakkı kendisinde olan müvekkilinin seyir hızını azaltıp, durulabilecek bir hızla girdiği kavşakta, birçok trafik kuralını ihlal ederek, dikkatsizce ve süratle gelen diğer aracın (davalı ...'ın), kurallara harfiyen uyan müvekkiline çarpmamasının imkansız olup, diğer davalı ...'ın kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu halde müvekkilinin de mağdur durumda olup, kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, ceza yargılamasında alınan raporun, Hukuk Mahkemesini bağlamayacağından bu hususta yeniden bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkememizce ceza davasında alınan rapor doğrultusunda müvekkilimin tali kusurlu olduğu düşünüldüğünde davacının manevi tazminata ilişkin alacağının, müvekkilinden ve asli kusurlu olan diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen isteyemeyeceğinin açık olduğunu, bu durumda manevi tazminatın kusur oranlarına göre belirlenmesinin gerektiğini, ayrıca hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesinin gerektiği, davacının yaşı nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatının talep edilemeyeceğinin, geçici iş göremezlik tazminatı, şahsın geçici olarak çalışamamasından kaynaklı, kazancında haftalık veya aylık eksilme olması sebebiyle istenen alacak kalemi olduğunu, davacının ... doğumlu olup, herhangi bir işte çalıştığını belgelendirmediğini, dolayısıyla davacı nezdinde geçici kazanç kaybı oluşmasının söz konusu olmayıp, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, iş göremezlik zararları ve sağlık giderlerinin zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamında sigortacının sorumluluğunda olup, müvekkillerden istenemeyeceğini, davacının işbu dava ile talep ettiği kalemlerin müvekkilin sigortalısı olduğu ... Sigorta tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Başvuru, ... Karar sayılı ve 25.11.2019 tarihli kararı doğrultusunda kendisine ödendiğini, yine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Başvuru, ... Karar sayılı ve 23.06.2019 tarihli kararı ile ... Sigorta tarafından talep edilen bedelin ödenmesine karar verildiğini ve bu doğrultuda davacıya ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının talepleri yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilleri aleyhine maddi tazminata hükmedilecek olması halinde sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmesinin gerektiğini, davacının, kanunun tanıdığı hakları zenginleşme aracı olarak kullanmak istemekle açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının, müvekkillerinden yüklü miktarda tazminat talebinde bulunması açıkça kanunu kullanarak zenginleşmek istediğini ortaya koyduğunu, bireylerin ciddi anlamda yaşadıkları elemi, onanması mümkün olmayan acılarını bir nebze olsun unutturabilmenin ve en azından parasal açıdan tatminini sağlayabilmenin amaçlandığı manevi tazminat hakkı kötü niyetli kişilerin zihninde zenginleşme ve cezalandırma aracı olarak görüldüğünü, davacının, manevi tazminat olarak 500.000,00 TL gibi fahiş bir bedel talep etmekle manevi tazminat düzenlemesinin amacının aştığını, dolayısıyla, davacının kötü niyeti hukuk düzeni tarafından korunmayacağından, davacının talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili bakımından, meydana gelen trafik kazasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığından manevi tazminata avans faizi uygulanamayacağını, davacının, manevi tazminat alacağına avans faizi uygulanmasını talep ettiği, davacının bu isteminin yersiz ve hukuksuz olduğunu, nitekim dava konusu trafik kazasının herhangi bir ticari işle ilgisinin bulunmadığını, haksız fiil, herhangi bir ticari işletmenin faaliyetinin icrası sırasında da meydana gelmediğini, dolayısıyla davacının bu isteminin de reddinin gerektiğinden bahisle; Öncelikle davanın müvekkiller bakımından görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 19.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın konusu, davalı müvekkili sigorta şirketi nezdinde 28.01.2018 başlangıç - 28.01.2019 bitiş tarihli ... nolu KMAZMSS (Trafik Sigorta) poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 21.04.2018 tarihinde ... plakalı araçla çarpıştığı gerçekleşen kazada yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, trafik kaza tespit tutanağında; sigortalı araç sürücüsünün kural ihlal ettiği belirtilmişse de, kazanın meydana gelmesinde kusurun davacıya ait olduğunu, kaza tespit tutanağının trafik zabıtaları tarafından düzenlenmiş denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bir rapor olduğunu, dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile yapılan kusur tespitinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, davacının uğradığını iddia ettiği zararın ne olduğunun müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, poliçeye ekli matbu genel-özel şartlar ve klozlar da belirtilen hakları ve bunlara ilişkin cevaplarını saklı tuttuklarını, sigortanın zenginleşme aracı olmadığını, sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesi halinde gerçek zararın ödenmesi amacını taşıdığını, bu çevrede, ödenecek tazminatın müvekkili sigorta şirketinin azami sorumluluk haddini aşmamak üzere davacının uğradığı gerçek zarar olduunu, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin bu nedenle red edilmesinin gerektiğini, davacının kaza sebebi ile geçici ve kalıcı bir arazları, özürlülük durumlarının mevcut olmadığını, bu sebeple bu talebin reddinin gerektiğini, dosyaya özürlülük oranını gösterir bir rapor sunulmadığını, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatının gerektiğini, maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik'e uygun olarak tespit edilmesinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, kaldı ki 18 yaşından küçüklerin çalışmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmamasının gerektiğini, davacının içeriğini açıklamadığı ve belgesini sunmadığı tedavi masrafı taleplerini SGK'ya yönlendirmesinin gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş görmezlik talebine karşı müvekkili sigorta şirketinin bir sorumluluğunun bulunmadığından bahisle; Davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 15.12.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının haksız olup taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline atfettiği kusur oranının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin asli kusurlu olduğu yönündeki iddianın dava konusu kazaya ilişkin ceza yargılamasında alınan kusur raporuna dayalı olup ceza ve hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki mevcut Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olduğundan ceza hakiminin kusura ve zarara ilişkin değerlendirmeleri hukuk hakimini bağlamadığını, müvekkil davalının, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ambulanslarda şoförlük yaptığını, müvekkilinin olay günü olan 21.04.2018 tarihinde ... plaka sayılı ambulans ile vakıa dönüşü tepe lambaları yanık vaziyette seyir halinde iken ... Caddesi istikametinden ... Caddesi'ni takiben seyredip ... Caddesi'ne giriş yapacağı esnada sağdan hız limitlerinin çok üzerinde bir süratle seyreden diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ambulansın sağ ön kısmına çarptığını, diğer davalı ...'ın aracının çarpa hızına bağlı olarak sürüklenen ambulansın, kavşağın köşesinde bulunan çeşme önünde duran davacıya çarptığını ve neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin Konya . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı davaya konu soruşturma dosyası kapsamında vermiş olduğu ilk ifadede de kovuşturma aşamasındaki ısrarlı savunmalarında da ambulansın tepe lambalarının yanık vaziyette olduğunu ifade ettiğini, geçiş üstünlüğü bulunan ambulansın tepe lambalarını gören diğer davalı ...'ın ambulansın geçişini beklemesinin gerektiğini, ancak durup geçiş üstünlüğünü ambulans sürücüsüne vermesi gerekirken hızını dahi azaltmayan diğer davalı ...'ın, işbu hatalı eylemi nedeni ile davaya konu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacının müvekkili davalı ... kusur atfetmesine sebep ceza dosyası kapsamında aldırılan kusur raporunda ambulansın geçiş üstünlüğü bulunduğu ve tepe lambalarının açık olduğuna ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, yine KTK'na göre geçiş üstünlüğü bulunan araçların kanunda yazılı kısıtlama ve yasaklardan muaf tutulduğu gözetilmeksizin 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c ve 57/1-a maddeleri uyarınca kusurlu olduğu yönünde tespitinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının müvekkiline yönelik kusur iddiasının yerinde olduğunu, davacının yaşı göz önünde bulundurularak geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının, sadece kazadan önce elde edildiği halde kazadaki yaralanma nedeniyle çalışılamayıp elde edilemeyen geliri kapsadığını, çalışma yoksa kazanç kaybının da söz konusu olamayacağından geçici iş göremezlik zararının da doğmayacağını, bu nedenle 2005 doğumlu olup 18 yaşından küçük olan davacının aktif bir çalışması olamayacağından davacı yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığını, iş göremezlik ve tedavi giderlerinin zorunlu trafik sigortası poliçe dahilinde olup müvekkilinden istenemeyeceğini, müvekkili davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ambulansın davalı sigorta şirketi ... Sigorta ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunduğundan davacının işbu davadaki iş göremezlik ve tedavi giderlerinin de sigorta şirketi tarafından karşılanmasının gerektiğini, diğer davalı ... Sigorta tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise ödeme yapılan miktardan sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecekse sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ambulansın İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğundan davacı tarafın manevi tazminat taleplerinden ilgili sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkili davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, ... Sigorta ile ... poliçe ile İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin, ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabileceğinin, bahse konu sigorta poliçesi ile manevi tazminat taleplerinin de poliçe teminat kapsamı içine alındığını, bu nedenle davacının manevi tazminat taleplerinden ilgili sigorta şirketi sorumlu olup müvekkilinden istenemeyeceğini, davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin de sorumluluğu bulunan ... Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbar edilerek davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, davacının geçirdiği kaza nedeni ile müvekkilinin büyük bir üzüntü duyduğunu ve davacının durumunu yakından takip ettiğini, davacı ve ailesinin tedavi kurallarına uygun davranmadığını, tedavinin gereklerini yerine getirmediğini, bu şekilde davacının vücudunda meydana gelen zararın arttığını, davacının zararının kendisinin artırdığı tespit edilirse tazminat miktarında indirim yapılmasının gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olup hukuk düzeni tarafından kendisine tanınan hakların zenginleşme aracı olarak kullanılmasına izin verilmemesinin gerektiğini, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı gibi tazminatın amacı da taraflardan birinin zenginleşerek diğerinin cezalandırılırcasına fakirleşmesini sağlamak olmadığını, fakat davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği 500.000 TL manevi tazminat miktarı oldukça fazla olduğunu, müvekkil davalı ... çalışma koşulları, mesleği gereği edindiği amaç göz önünde bulundurularak talep edilen tazminat miktarına indirim uygulanmasını talep ettiklerini, müvekkili bakımından meydana gelen trafik kazasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığından manevi tazminata avans faizinin uygulanamayacağını, dava konusu trafik kazasının herhangi bir ticari işle ilgisinin bulunmadığını, haksız fiilin, herhangi bir ticari işletmenin faaliyetinin icrası sırasında da meydana gelmediğinden bahisle; Kazanın meydana gelmesinde müvekkili ... kusurunun ne olduğunun araştırılarak davanın esastan reddine şayet mahkememizin aksi kanaatte olması halinde tazminat miktarında indirim yapılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 25.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava öncesinde müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu suretle müvekkili şirketin temerrüde düşmesinin söz konusu olmayacağı gibi, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcun muaccel hale getirmesinin de imkânsız olduğunu, anılan düzenleme ile başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme için öngörülen sürenin dolmuş olmasının gerektiğini, huzurda görülen işbu davada da başvuru yapılırken gerekli belgelerin ibraz edilmemiş olup kanunda belirtilen başvuru şartı yerine getirilemediğinden davacının davayı ikame etme hakkının bulunmadığını, bu itibarla dava şartı yerine getirilmeden açılan huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 12.06.2017 - 2018 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, nitekim davacı yan tarafından da manevi tazminat talebinde bulunulmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu ... Esas ... Kararında kararında davacı ...'in iş göremezlik tazmimatının 250,00 TL olduğuna ve ... Esas ... Karar sayılı kararında 11.505,00 TL tazminat talebinin kabulüne karar verdiğini, bu poliçeden dolayı 24.12.2019 tarihinde mağdura 11.754,77 TL ödeme yapıldığını bakiye sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 348.245,23 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, davacının zararının müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile karşılandığını, 21.04.2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıya 24.12.2019 tarihinde toplam 11.754,77 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödeme ile davacının zararının tamamen karşılandığını, mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde davacıya yapılan ödemenin denetlenmesinde; ödeme tarihi olan 2019 senesindeki verilerin dikkate alınmasının gerektiğini, daha ileri bir tarihteki verilerin dikkate alınması halinde davacı yararına haksız kazanıma yol açılacağını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesine göre trafik sigortaları, aynı kanunun 85. maddesine göre işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılacağını, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dolayısıyla, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da olmayacağını, somut olayda karşı araç sürücüsü ...'ın, meskun mahal içi iki yönlü yolda seyrederken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta yola gereken dikkatini vermeyerek kendi istikametine hitap eden Dur levhasına itibar etmeyip, sağındaki kavşaktan gelen müvekkile şirkete sigortalı araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken vermeyip kazanın oluşmasında asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün işbu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu kazanın karşı araç sürücüsünün dikkatsiz davranması sonuucu meydana geldiğini, davacının ... doğumlu olup, işbu kazanın meydana geldiği tarihte 13 yaşında olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın kalıcı maluliyeti söz konusu ise; Çocuklar için sağlık kurulu raporlarında yapılan önemli değişiklik (çözger) esas alınarak tespit edilmesinin gerektiğini, 12.06.2017 tanzim tarihli davaya konu poliçe ve 21.04.2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu olayın, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları ve 26.04.2016 tarihli KTK değişikliğinden sonra meydana geldiğinden maluliyetten kaynaklı tazminat istemleri de 01.06.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların ilgili hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, kaza geçiren davacının, kalıcı sakatlık durumunun söz konusu olmayıp, geçici iş göremezlik zararının ergin olmayan ve çalışmayan bir kişinin bu süre zarfında hesaplanabilecek geçici iş göremezlik zararının bulunmadığının, somut olayda davacı yaya ...'in çocuk olduğu için kaza sonrasında geçici iş göremezlik zararı olduğundan bahsedilemeyeceğinin, ... doğumlu olan ...'in kazanın meydana geldiği tarihte 13 yaşında olduğunu, bu yaştaki bir çocuğun herhangi bir iş kolunda çalışmasının mümkün olmadığını, bu sebeple tedavi süresi boyunca çocuğun mahrum kalacağı herhangi bir kazancı bulunmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına da hak kazanamayacağından, geçici iş göremezlik zararı, tedavi giderleri ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme bir an için davacı çocuk açısından geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi kanaatinde olsa bile ZMSS Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik zararı, tedavi giderleri ve geçici bakıcı giderlerlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, 01.06.2015 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik ile Geçici İş Göremezlik Tazminatının teminat dışı sayıldığını, söz konusu kazanın 21.04.2018 tarihinde meydana geldiğini, poliçe tanzim tarihinin de 12.06.2017 olduğunu, davaya konu kazanın ve poliçe tarihine dikkat edildiğinde huzurdaki dava yargılamasında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların esas alınmasının gerektiğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurda ki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanmasının gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken; vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin baz alınmasının gerektiğini, davacı tarafından olay tarihinden itibaren avans faiz talebinin de haksız olduğunu, kaza meydana geldikten sonra müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden davacı yanın faize ilişkin bu talebinin de reddini talep ettiklerinden bahisle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı T.C.Sağlık Bakanlığı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 25.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava açma süresi ve dava içeriğindeki yer alan tüm taleplerin gerek İdari Yargılama Usul Kanununda yer alan süreler gerekse HMK.'da ilgili konuda yer alan süreler açısından zamanaşımına uğradığını, dava ve taleplerin bu açıdan reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, uyuşmazlık konusunda talep edilen maddi tazminat bakımından, talep içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere miktarın belirlenebildiğini, dava konusu edilen alacakların gerçekte belirli alacak olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, İdâre'nin, kendisine verilen kamu hizmetleri için gerekli organizasyonu kurmak, yeterli araç ve gereçlerle donatılmış binâ ve tesislerde, ehil elemanlar eliyle bu hizmetleri yürütmekle mükellef olduğunu, hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi, kötü, noksan veya geç yapılması veyâhud hiç yapılmaması hâllerinde kişilere bir zarar verildiğinde, bu zarârın hizmeti yürüten idârece tazmîninin gerektiğini, idarenin tazmin mükellefiyetinin doğması için idari tasarruf ve fiil ile kişilere hukuka aykırı olarak zarar verilmiş olmasının gerektiğini, davanın dayandığı maddi hadisenin ise bu hukuki durum ve kaideler muvacehesinde değerlendirildiğinde; tazmin şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısı ile tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunun, kaza tespit tutanağında her ne kadar ambulans şoförünün asli kusurlu olduğu ifade edilmiş olsa da kazaya karışan diğer araç şoförünün çok hızlı olduğu ve kusurunun bulunduğu, Sağlık Bakanlığı tarafından ambulans şoförüne karşı yapılan disiplin soruşturmasında, ambulans şoförü kazanın gerçekleştiği yolun kusurlu olduğu ve bu kusurun kazanın olmasına sebebiyet verdiğini ifade ettiğini, idarenin ve idare ajanlarının eylem yüzünden meydana geldiği ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, zarar ile idarenin eylemi ve işlemi arasında ki nedensellik bağının var olup olmadığının duraksamaya yer verilemeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, dâvâ konusu hadise bakımından tazmin şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısı ile tazmin talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, kazanın gerçekleştiği yoldaki bozukluğun dikkate alınması ve kazanın oluşuma sebebiyet verdiği, olaydaki illiyet bağını kestiğinin düşünülmesinin gerektiğini, dâvânın dayandığı maddî olayın, işaret olunan hukukî durum ve prensipler çerçevesinde değerlendirildiğinde, dâvâ konusu olay bakımından tazmin şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısı ile tazminat talebinin haksız ve mesnedsiz olduğunun, idarenin tazmin sorumluluğunun doğması için gerçekleşmesi gereken bu genel şartların yanında manevî tazminat talebine münhasır bir takım şartların da gerçekleşmesinin gerektiğini, manevî tazminatın alelade hizmet kusuru bulunması hâlinde değil, ağır hizmet kusuru bulunması hâlinde hükmedilecek bir tazminat cinsi olduğunu, yukarıda etraflıca açıklandığı gibi dâvânın mesnedini teşkil eden maddî hâdisede, idare olarak Bakanlıklarının hizmet kusurundan ve hele hele ağır hizmet kusurunun varlığından sözedilemeyeceğinden, manevî tazmin talebinin de tamamen haksız ve yersiz olduğunu, mânevî tazminatın, malvarlığındaki bir eksilişe karşılık olmaması ve maddî bir kaybın varlığı ve telafisi söz konusu olmadığından bu tazminat türü için ayrıca faiz işletilmesi talebinin de reddinin gerektiğini, tazmin müessesinin bir zenginleşme vasıtası olmayıp gerçekten uğranılmış olan zararın tazminin gayesine matuf olduğunu, kaza yapan ... plakalı ambulansın davalı sigorta şirketi ... Sigorta ile zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, ayrıca aynı ambulans ... Sigorta ile ... poliçe ile ihtiyari Mali Mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğundan ve de tazminat ödemesi halinde rücu ilişkisi kurulması gerekeceğinden davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarın gerektiğini, müvekkili idareye yüklenecek bir sorumluluk bulunmadığından iş bu davanın müvekkili kurum yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle; Usül ve esas bakımından haksız ve mesnetsiz açılan davanın müvekkili Bakanlık yönünden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.vekilinin ihbara karşı cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket’çe dava konusu trafik kazasına karışan aracın kasko poliçesinin tanzim edildiğini, müvekkili şirket’in maddi tazminat bakımından sorumluluğunun trafik sigortası teminatını aşması ile başladığını, müvekkili şirket’in genişletilmiş kasko poliçesinden doğan sorumluluğu araç sürücüsünün kusuru oranında olup, kusur tenzili yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında 500.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, ve müvekkili şirketin sorumluluğu da ancak poliçe limiti kadar olduğunu, müvekkil şirketin manevi tazminat talepleri bakımından da sorumluluğunun poliçe limiti kadar olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili şirketin yalnızca Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu, sorumluluğun araç sürücüsünün kusur oranı nispetinde olduğunu, 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik İle Özürlülük Ölçütü Ve Sınıflandırması Yönetmeliği’nin yerine artık Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliğinin kullanılmasının gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili Şirketin ihbar tarihinden ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğinin, zira daha evvel bir temerrütten bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ihbarı yapılan işbu davada, müvekkili şirketin, taraf sıfatına haiz olmadığından lehine veya aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğinden bahisle; Zamanaşımı def’i ve başvuru şartı yokluğu itirazları dikkate alınarak, mahkememiz nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafça talep edilen haksız ve fahiş manevi tazminat talebinin reddine, müvekkili şirket ihbar olunan konumunda olduğundan aleyhe hüküm kurulmamasına, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiyeler tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller ilgili yerlerden celbedilmiş, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davacı ve davalı asillerin mali ve sosyal durumlarına ilişkin olarak zabıta tahkikatları yaptırılmış, kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kayıtları, davacının tedavi evrakları, hasar dosyası ve poliçe, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Esas ... Karar ile ... Esas ... Karar sayılı tahkim UYAP dosyaları, SGK kayıtları dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememiz dosyasının tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 20.05.2022 tarih ve ... sayılı raporunda; Davalı Sürücü ...'ın % 80 (yüzde seksen) oranında, davalı Sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının ... Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak kaza tarihinde geçerli olan yönetmelikler kapsamında davacının geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa oran ve süresine yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'nun ... sayı ve ... karar no'lu raporunda; Mevcut belgelere göre; Davacı ...’in 21.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.3’e göre %25, Tablo 3.10’a göre %30 ve %7, Tablo 3.11’e göre %5 ve %2, Balthazard yöntemi ile toplandığında %55, Tablo 3.2’ye göre %28; Deri, Hipertrofik skar ve keloid, Orta (vücut yüzeyinin %1-%9’unu kaplayan) maddesine göre %5, Balthazard yöntemi ile toplandığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 (yüzdeotuziki) olduğunun, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının hekim bilirkişiye tevdi edilerek davacının tedavi giderlerine yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, Adli Tıp Uzmanı Dr.... tarafından düzenlenen 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'in 21.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası olayı ile illiyetli; sağ alt ekstremitede crush yaralanma, solda pubik inferior ramusta fraktür, sağ iliak kanatta parçalı deplase fraktür, sağ tibia pilon tip 3 açık kırığı, sol medial malleol kırığına bağlı arızaları nedeniyle; İyileşme süresinin 4 (iki) aya kadar uzayabileceğinin, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğinin, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğinin, fatura edilmeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi masraflarının bulunacağı, bu harcamaların SGK ödeme kapsamı dışında olduğunu, kişide tespit edilen yaralanmanın ağırlık ölçüsü, iyileşme süresi, kazanın meydana geldiği tarih, bir bütün halinde düşünüldüğünde, bu tür giderlerin günümüz koşullarında 20.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, bu giderin SGK tarafından karşılanamayacağını, giderlerin sigorta şirketi veya kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olacağının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek; Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderleri zararına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, Aktüeryal Hesaplama Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 21.04.2018 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 2 ayında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyan ve %32 oranında malul kalan davacı ...'in; 21.04.2018 - 21.08.2018 tarihleri arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının; 5.803,64 TL, Sürekli İş Göremezli Uğradığı Maddi Zararının; 22.08.2018 - 05.02.2084 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %32 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre; 3.991.017,52 TL, 22.08.2018 - 03.08.2069 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %32 engel oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre; 3.043.958,63 TL, 21.04.2018 - 21.06.2018 Tarihleri Arası 2 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 4.059,00 TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının; 20.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 06.03.2024 tarihinde dava talep artırım dilekçesi sunduğu ve 06.03.2024 tarihinde tamamlama harcını mahkemeler veznesine yatırdığı anlaşılmıştır.
Dava; Trafik kazasına bağlı maddi - manevi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, 21.04.2018 tarihinde meydana gelen kazaya maruz kalarak, bedensel ve fiziksel bütünlüğünü kaybettiğini, kişiliğinin ve istikbalinin zedelenmesi söz konusu olduğunu, ruhsal ve bedensel manada telafisi imkansız acılar çektiğini, hayatı boyunca da bu acıyı yaşayacağından bahisle; Fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve tüm hakları saklı kalmak kaydı ile HMK.107. maddeye göre Belirsiz Alacak Davası olarak ikame ettikleri davada, daimi tüm vücut fonksiyon kaybı nedeni ile şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik, 450,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri ve 12.000,00 TL belgelendirilemeyen SGK tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderlerinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar Mehmet Ali, ..., Sağlık Bakanlığı, ... Mobilya Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, taleplerinin HMK.107 m.gereğince belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Konunun 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, KTK.85.maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.............İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK.92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik sonrası); "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik sonrası); "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde(6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik sonrası); "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı Sağlık Bakanlığı'nın zamanaşımı def'ine yönelik itirazlarının; 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1. ve 66/1-e maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığından itibar edilmemiştir. (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 12/05/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer)
Bunun yanında yargı yolu ve görev hususunun kamu düzeninden olması ve mahkemece talep olmasa bile re'sen dikkate alması gerekmesi nedeniyle Sağlık bakanlığı yönünden yargı yolu yönünden yapılan değerlendirmede; 2918 sayılı KTK’nın 110/1.maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır."şeklinde, KTK’nın 85/1.maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” şeklinde, KTK'nın 106. maddesinde; "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır.Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler." şeklindeki düzenlemeler kapsamında 2918 sayılı KTK’dan doğan sorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların neden olduğu zararlara ilişkin olanları da dahil olmak üzere adli yargı yerinde görüleceği anlaşılmıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 31/03/2023 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer)
Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin göreve yönelik itirazının; Davada ... Sigorta A.Ş.'nin de ... plakalı aracın, 12.06.2017-2018 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortası nedeniyle davalı olduğu, davanın, 6102 sayılı TTK'nun 1483 vd. Maddelerinde düzenlenen hususlardan olduğu,TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikte dava olduğu, Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, (Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 02/03/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer ) bu nedenle bu davaya bakmakta mahkememiz görevli olduğundan davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin mahkememizin görevsiz olduğuna ilişkin itirazı kabul edilmemiştir.
21.04.2018 günü saat 14.44 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ambulans ile ... Caddesi istikametinden ... Sokağı takiben seyredip ... Caddesi Kavşağına giriş yapmak istediği esnada ambulansın sağ yan ön kısımları ile; ... Caddesi istikametinden iki şeritli ve tek yön olan ... Caddesini takiben sol şeritten gelip kavşağa giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilinin ön-sol kısımlarının kavşak içerisinde çarpışmaları akabinde her iki aracın savrularak ... plaka sayılı ambulansın sağ yan arka kısmı ile ... plaka sayılı otomobilin sol yan arka kısımlarının çarpıştıktan sonra ... plaka sayılı ambulansın savrularak ambulansın ön kısmı ile çeşmede su dolduran yaya ...'e çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kazaya karışan ... plakalı aracın 12.06.2017-2018 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plaka sayılı aracın 28.01.2018-2019 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 20.05.2022 tarih ve ... sayılı raporunda; Davalı Sürücü ...'ın % 80 (yüzde seksen) oranında, davalı Sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, raporun ayrıntılı ve denetime elverişli olması ve kaza tespit tutanağı ile Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyası ile uyum ve çelişkinin bulunmaması nedeniyle tarafların kusur oranları yönünden hükme esas alınmıştır.
Davacının ... Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak kaza tarihinde geçerli olan yönetmelikler kapsamında davacının geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa oran ve süresine yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'nun ... sayı ve 23.06.2023-... karar no'lu raporunda; Mevcut belgelere göre; Davacı ...’in 21.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.3’e göre %25, Tablo 3.10’a göre %30 ve %7, Tablo 3.11’e göre %5 ve %2, Balthazard yöntemi ile toplandığında %55, Tablo 3.2’ye göre %28; Deri, Hipertrofik skar ve keloid, Orta (vücut yüzeyinin %1-%9’unu kaplayan) maddesine göre %5, Balthazard yöntemi ile toplandığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 (yüzdeotuziki) olduğunun, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin bildirildiği, maluliyetin varlığı ve oranının haksız fiil tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiği, buna ilişkin Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamında; " ...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir." şeklinde kabul edildiği, kaza tarihinin 21/04/2018 tarihli olması nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'nun ... sayı ve 23.06.2023-... karar no'lu raporu ile tespit edilen davacının maluliyet oranına ilişkin raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememiz dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek; Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderleri zararına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, Aktüeryal Hesaplama Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 21.04.2018 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 2 ayında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyan ve %32 oranında malul kalan davacı ...'in; 21.04.2018 - 21.08.2018 tarihleri arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının; 5.803,64 TL, Sürekli İş Göremezli Uğradığı Maddi Zararının; 22.08.2018 - 05.02.2084 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %32 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre; 3.991.017,52 TL, 22.08.2018 - 03.08.2069 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %32 engel oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre; 3.043.958,63 TL, 21.04.2018 - 21.06.2018 Tarihleri Arası 2 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 4.059,00 TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının; 20.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 23/06/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "Dava, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını açıklayıp geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde kabul edildiği ve yüksek mahkemenin bu kararının artık uygulama halini aldığı, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı içtihadında;" ....56. Yukarıda da açıklandığı üzere gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması yerindedir." şeklinde kabul edildiği, Aktüerya Hesaplama Bilirkişisi ... tarafından her iki yaşam tablosuna göre bilirkişi raporunun düzenlendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihadı ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan uygulamaları doğrultusunda Aktüerya bilirkişisinin“TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” ile hazırlanan aktüerya raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceği yönünden yapılan değerlendirilmede;
Bu konuda Yargıtay Daireleri arasında birbirinden farklı uygulamaların yapıldığı kararların bulunduğu ancak Haksız fiilin bir çeşidi olan trafik kazalarında yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararlar 6098 sayılı TBK.nın 54. Maddesinde açıklandığı, Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek zararın, gelir kaybına ilişkin olmadığı, 18 yaşından küçük olanların gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmayacağı, Zarar görenin geçici iş göremezlik süresi içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamamasının da esasen zarar olduğu, zarar hesabında pasif dönem için dayanak teşkil eden “efor kaybı küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi için de kabul edilmesi gerektiği, (Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 04/04/2024 tarih ve ... Es. ... Kar.sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) bu nedenle davacının geçici iş göremezlik zararına bağlı maddi tazminat talebinde bulunabileceği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 06.03.2024 tarihinde dava talep artırım dilekçesi sunduğu ve 06.03.2024 tarihinde tamamlama harcını mahkemeler veznesine yatırdığı görülmüştür.
Belirsiz alacak davası olarak açılan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davalarında HMK'un 107.maddesi gereğince bir kez talep artırımında bulunulabileceği, mahkememizce davacının dilekçesinin talep artırımı olarak değerlendirilmiştir.
Davacının talebiyle bağlı kalınarak davacının 5.803,64 TL geçici iş göremezlik, 3.991.017,52 TL sürekli iş göremezlik, 20.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri, 4.059,00 TL bakıcı gideri zararının olduğu, davalı sigorta şirketlerinin ZMMS sigortası kapsamında sigortalısının kusuru oranında ve kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumluluklarının bulunduğu, diğer davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni olması nedeniyle oluşan zararlardan sorumluluklarının bulunduğu görülmüştür.
Davacı ...'in yaralanması nedeniyle uzun süre tedavi süreci geçirdiği, acı çektiği ve sağlık bütünlüğünün bozulduğu, yaralanmasına bağlı olarak kişilik haklarının zarara uğradığı, acı çektiği bu nedenle davacının manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davalılardan ... Sigorta Aş.hakkında kısa kararda davalı ... Sigorta Aş'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik sorumu olduğu belirtilmiş ise de davalı tarafça dava açılmadan önce sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarından 11.755,00 TL ödeme yapıldığından sorumlu olduğu poliçe limiti ödeme miktarı kadar düşmesi gerekirken sehven bu miktarın düşülmediği, bunun da maddi hatadan kaynaklandığı, HMK'nın 304/1.maddesi gereğince hesap hatalarının talep üzerine veya re'sen düzeltilebileceği, bu halin kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmayacağı, davalı vekilinin de 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile talepte bulunduğundan kısa kararın bu kısmının sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarının 348.245,00 TL olarak gerekçeli kararda düzeltilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davacı ... için 5.803,64 TL geçici iş göremezlik, 3.991.017,52 TL sürekli iş göremezlik, 20.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri, 4.059,00 TL bakıcı gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 4.020.880,16 TL maddi tazminatın davalılar ..., Sağlık Bakanlığı, ..., ... Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden olay tarihi olan 21/04/2018 tarihinden, davalı ... Sigorta Aş yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için temerrüt tarihi olan 01/01/2019, bakıcı gideri ve zorunlu tedavi gideri için temerrüt tarihi olan 10/09/2021 tarihinden, davalı ... Sigorta Aş. yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için temerrüt tarihi olan 31/12/2018, bakıcı gideri ve zorunlu tedavi gideri için temerrüt tarihi olan 13/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı için davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılar ..., Sağlık Bakanlığı, ..., ... Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
4-a)Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 274.666,32 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL (peşin alınan 1.751,30 TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan), 13.689,76 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.749,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 260.917,26 TL harcın (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve harcın davalı ... Sigorta Aş.12.084,94 TL'sinden, davalı ... Sigorta Aş.12.882,46 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla) davalı T.C. Sağlık Bakanlığı dışındaki (T.C. Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
b-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.908,50 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.692,00 TL'nin (peşin alınan 1.751,30 TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) mahsubu ile bakiye 22.216,50 TL harcın T.C. Sağlık Bakanlığı dışındaki (T.C. Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan)davalılar ..., ..., ... Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
5-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ve davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı, ... Sigorta A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13.maddesi gereğince 1.400,00 TL arabulucu ücretinin arabulucu ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 1.353,55 TL'sinin (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve arabulucu ücretinin davalı ... Sigorta Aş.117,12 TL'sinden, davalı ... Sigorta Aş.120,73 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla), davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı, ... Sigorta A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den, diğer davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin 1.400,00 TL arabulucu ücretinin tamamından sorumlu tutulmak kaydıyla) 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
6-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 1.819,10 TL ilk yargılama harcı ve 13.689,76 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.508,86 TL'nin (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve harcın 13.816,86 TL'sinden (manevi tazminat talebi için alınan harcın mahsubundan sonra kalan) sorumlu tutulmak kaydıyla) davalı T.C. Sağlık Bakanlığı dışındaki (T.C. Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.773,00 TL adli tıp fatura bedeli ve 1.235,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.008,20 TL yargılama giderinin 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ve davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı, ... Sigorta A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince kabul red oranına göre hesaplanan 9.676,13 TL'nin (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve yargılama giderlerinin davalı ... Sigorta Aş. 837,23 TL'sinden, davalı ... Sigorta Aş. 863,07 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla), davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı, ... Sigorta A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den, diğer davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin 10.008,20 TL yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmak kaydıyla) 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
8-Davalı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sarfına mecbur kalınan 50,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 1,76 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı T.C. Sağlık Bakanlığı'na VERİLMESİNE,
9-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacının katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince bu davalıların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ne göre kabul edilen maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 322.626,40 TL vekalet ücretinin 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ve davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı, ... Sigorta A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince davalılardan (davalı ... Sigorta Aş ve davalı ... Sigorta Aş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan sakatlanma ve ölüm hali güvence miktarı davalı ... Sigorta Aş. İçin 348.245,00 TL'lik, davalı ... Sigorta Aş.'nin 360.000,00 TL'lik ve sağlık gideri güvence miktarı olan 360.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı olmak üzere ve vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Aş. 58.728,15 TL'sinden, davalı ... Sigorta Aş. 60.479,40 TL'sinden sorumlu tutulmak kaydıyla), davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11-a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ne göre kabul edilen manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 54.500,00 TL vekalet ücretinin 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ve davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı'nın katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince davalılardan ...,T.C. Sağlık Bakanlığı, ..., ... Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
b)Davalılar ..., T.C. Sağlık Bakanlığı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT’ne göre manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 24.000,00 TL vekalet ücretinin 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ve davalılardan ..., T.C. Sağlık Bakanlığı'nın katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince davacıdan tahsili ile davalılar ..., T.C. Sağlık Bakanlığı'na VERİLMESİNE,
c)Davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin kendilerini manevi tazminat yönünden vekil ile temsil ettirmişler ise de; 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacının katılıp davalılardan ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin katılmadıkları anlaşıldığından; 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13.maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
12-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacılar vekilinin, davalılar ... ve ... Mob.İnş.Kundura San. ve Tic. Ltd. Şti.vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davalı T.C.Sağlık Bakanlığı vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024

Başkan Üye Üye Katip