WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1-... - ...No:..., ...
2-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-... - ...No:..., ...
2-
VEKİLİ :
3-
4-
VEKİLİ :
5-
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan "Sözleşmenin İptali & Fesih & Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24.08.2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalılar ..., ..., ... İth.İhr.Bas.Yayın.İnş.Tah.Gıd.ve San.Ltd.Şti. ve ... ile müvekkil arasında 02.08.2019 tarihinde Özel Okul Satış ve Hisse Devir Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmeye göre davalılara ait ... Özel Okulu İşletmesi'nin ticari şirketi dahil olmak üzere tüm demirbaşlar, personel, borçlar ve haklarıyla müvekkillerine devredildiğini, özel okulun tümüyle devrini konu alan bu sözleşmenin bir işletme devri olduğunu, bu işletmenin en önemli/temel unsurlarından birininde özel okul binası olduğunu, içinde bulunan demirbaşları Belediye'ye ait olan ve kiralık durumda olan binanın aynı koşullarla (kira sözleşmesiyle) devam edeceğinin düşünüldüğünü, davalıların aktif ve pasif eylem ve söylemlerinin bu inancı yarattığını, oysa davalıların bahse konu ticari işletmenin tek ve ana iştigal konusu olan eğitim binasının kira süresinin 10 yıl olduğunu, bu sürenin 31.12.2017 tarihinde dolduğunu müvekkillerine söylemediklerini, hatta bunu özellikle kötü niyetli olarak gizlediklerini, davalıların ayrıca Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye işleminin iptali için 08.09.2017 tarihinde dava açtıklarını, bu davanın da reddedildiğini, davalıların 2021 yılında taşınmazı tahliye edeceklerine dair tahliye taahhüdü dahi verdiklerini, davalıların kira sözleşmesinin 31.12.2017 yılında bittiğini, bu nedenle araya hatırlı kişileri koyarak 3 yıl ek süre aldıklarını bu sürenin sonunda taşınmazı tahliye edeceklerine dair taahhüt verdiklerini, bu konuda dava açmış olsalar da sonuç alamadıklarını, encümen kararı dahil tüm yasal yolların tüketildiğini, 2021 yılında taşınmazın tahliyesinin kesin olduğunu öğrendiklerini, bu konuların müvekkillerden saklandığını ve ticari işletmenin düzenli çalışan bir özel okulmuş gibi müvekkilleri şirketi, binası ve diğer demirbaşları ile birlikte 4.500.000,00 TL(Dört milyon beş yüz bin TL) gibi yüksek bir bedel ile devir aldıklarını, sözleşmenin tümüyle bir ticari işletmenin devrini konu aldığını, müvekkillerinin 150.000,00 TL nakit olarak ödediklerini, kalan borç için ise, işletmenin borçları mahsup edildikten sonra çıkan bakiye için dava konusu bonoları verdiklerini, davalının kira sözleşmesinin süresi 31.12.2017 tarihinde bittiği halde sadece 1 yada birkaç yıl geçici uzatma aldığının hatta bu konuda tahliye taahhüdü verdiği halde bu hususunu gizleyerek, müvekkiline 02.08.2019 tarihinde tüm ticari işletmeyi hiç tahliye etmeyecekmiş gibi sattığını, ortada çok açık bir şekilde aldatma, hile, gizlenmiş ayıp hatta dolandırıcılık durumunun söz konusu olduğunu, davalıların hile yoluyla müvekkilinin iradesini fesada uğrattıkları ve bu nedenle sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespiti ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyalarına konu bonoların iptali için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu sözleşmenin hile(aldatma)sebebiyle fesih edildiğini, müvekkillerinin bu sözleşme ile uzun zaman kiracı olarak kullanabilecekleri bir taşınmazı ve tüm ticari işletmeyi devir aldıklarını düşündüklerini, ancak bir iki yıl içinde taşınmazın tahliyesi için önceden karar çıktığını ve bu durumun davalılar tarafından gizlendiğini öğrendiklerini, bu nedenle edimler arasında aşırı bir nispetsizliğin meydana geldiğinden bahisle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyasına konu edilen bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili açısından iptaline, davalılardan %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine, birinci taleplerinin kabul edilmemesi halinde ödemiş oldukları nakit bedel de dikkate alınarak sözleşmenin yeni şartlara göre değerlendirilmesi ve bedelde indirim talebi ile bilirkişilerce tespit edilecek miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 12.10.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle Ticari İşletmenin Faaliyeti için işletmede her zaman bulunan malvarlıkları devrin kapsamını oluşturduğunu, Devir Sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikri mülkiyet haklarını ve sürekli bulunan malvarlıklarını kapsadığını, taraflar arasında 02.08.2019 tarihinde ticari işletme devri sözleşmesinin akdedildiğini, akdedilmiş ve devralan tarafından 19.08.2019 tarihinde Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, bu tarihten itibaren Konya Selçuklu Belediyesi Başkanlığı'nın kiraya veren, davacıların ise kiralayan ve de bu tarihten itibaren kiracılıktan doğan hak ve yükümlülüklerin davacılara ait olduğunu, kiraya verenin kira ilişkisine devam etmesini çekilmez kılan yeni kiracıdan kaynaklanan haklı sebepler varsa, kiraya verenin sözleşmeyi feshedeceği hususunun da gözden kaçırılmamasının gerektiğini, dava konusu taşınmazda mevcut kira sözleşmesinde belirtilen kira bedellerinin tescil ve ilan tarihinden itibaren devir alan davacılar tarafından bugüne kadar ödenmediğini, tahliye nedeninin davacıların kira bedellerini ödememesinden kaynaklandığını, Kira Sözleşmesinin kanunda herhangi bir şekil şartı olmayıp, sözlü olarak yapılsa dahi belirli süre boyunca (TBK 352/2 maddesi gereğince 2 ay) kira bedelinin ödenmemesinin kiraya veren tarafından haklı fesih nedeni akabinde tahliye nedenini oluşturduğunu, dava konusu taşınmazın kira sözleşmesinin süresinin 10 yıl olduğunun belirtildiğini, ancak kira sözleşmesinin 1999 senesinde başladığını, 10 yıl kesin olarak kullanılacak ise de kira bitim tarihinin yine 2009 senesi olduğunu, ancak dava konusu taşınmazdaki kira süresinin 2021 tarihine kadar devam ettiğini, burada asıl olanın taşınmazın devri olmayıp, ticari işletme devri olduğunu, taraf değişikliği dışında sözleşme içeriğinde kural olarak herhangi bir değişikliğin meydana gelmediğini, devrin amacının, mevcut kira ilişkisinin devam etmesi olduğu için, mevcut kira ilişkisinin sona ermesi ve yeni bir kira sözleşmesinin akdedilmesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple kira sözleşmesinin sona ermesine bağlı olan sonuçların da ortaya çıkmayacağını, bu nedenle davacıların taşınmazın tahliyesinde asıl olarak sorumlu olduklarını, kendilerinin haklarını ve borçlarını TMK 2. maddesine uygun olarak dürüstlük kuralına göre ifa etmediklerini, davacı taraf devir sözleşmesinden önce ve sonra defalarca kez kira ilişkisinin sorun teşkil etmediğini, satın almak maksadıyla veya farklı bir taşınmazda işletmeciliğe devam edeceğini taraflarına iletildiğini, kesinlikle ayrıntılı hususların saklanmadığını, müvekkillerinin tacir olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davacıların tacir olarak sorumluluklarını yerine getirmediklerini, taraflarına yapılan sözleşmede belirtilen 150.000,00 TL nakit ödemenin de 30.000,00 TL'sini de davacıların sözleşmenin akdedilmesinden kısa bir süre sonra iade istediğini, müvekkillerince de iyiniyetli olarak ve ödemelerin devamının geleceği düşüncesi ile davacılara iadesinin yapıldığını, taraflarınca davacılar aleyhine başlatılan Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarının nedeninin ise sözleşmede bahsedilen işletmenin borçları mahsup edildikten sonra çıkan bakiye alacağın ödenmemesi olduğunu, davacı tarafından devir sözleşmesinin hile (aldatma) sebebiyle feshedildiği iddiasının taraflarınca kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Sözleşmenin feshedilemeyeceği, kesin hükümsüzlük nedeniyle batıl sayılamayacağı, irade bozukluğu hallerinde sadece iptal edilebileceği, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının bu talebinin reddinin gerektiğini, mahkememizin aksi kanaatte ise; Davacıların 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde irade bozukluğu durumunu karşı tarafa ve/veya mahkemenize bildirmediğini, bu nedenle de sözleşmenin akdi sırasında irade bozukluğu durumunun hak düşürücü süre içerisinde ileri sürmediğinden dolayı reddinin gerektiğinden bahisle; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın öncelikle usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 01.12.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... Konya Eğitim Anonim Şirketi'nin 1997 yıllarında kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkillerinin Konya'da bilinen saygınlığı olan insanlar olduğunu, okulun devrinden sonra devir edenler ile devir alanların sürekli ilişki içinde olduklarını, sözleşmenin imzalanması ile davacı tarafın 150.000,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra okul ihtiyacı nedeni ile bu paranın 25.000,00 TL'Sini geri aldıklarını, müvekkilerinin hisse devrinden sonra resmi işlemler yapıldığını ve tüm hukuki yetkilerin davacı ...'a geçtiğini, davacıların yönetimin ellerinde olduğu dönemde bankadaki paraları çektiklerini, öğrencilerden gelen paraları tahsil ettiklerini, okulun aracını sattıklarını, ayrıca ... Store mağazasındaki tüm mallarını sattıklarını, dava konusu ve iptali istenen sözleşmeye göre ödenmesi gereken bonoların icraya 1,5 yıl konulmadığını, davacılar okulun tüm gelirlerine hakim olmasına rağmen kirayı ödemediklerini, SGK ve vergiyi ödemediklerini, kirayı alamayan Büyükşehir Belediyesi'nin tahliye işlemini gerçekleştirdiğini, daha sonra Sözleşmedeki okulu ihale ile sattıklarını, davacıların sözleşmenin iptalini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipten borçlu olmadıklarının tespitini, bu taleplerin kabul edilmediğinde terditli olarak sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını talep ettiklerini, davacıların 2018 yılından itibaren ... Şirketinin işleri ile ilgili oldukları için okulun kira borcunu bilmemelerinin mümkün olmadığını, her aşamada bunun gündeme geldiğini, davacıların hileye dayandığını, TBK 39 A maddesine göre bir yıllık hak düşürücü sürenin bulunduğunu, sözleşme tarihi ile dava arasındaki süre naza alındığında hak düşürücü sürenin geçtiğini, iş bu davada ... A.Ş.'ye husumet düşüp düşmeyeceğininin mahkemenin takdirinde olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 02.08.2019 tarihi olduğunu, sözleşmede 150.000,00 TL peşin ödeneceğinin yazıldığını, bu bedelin ödenmediğini, ancak ödemeden kısa bir süre sonra ihtiyaç var beyanı üzerine 25.000,00 TL'sinin iade edildiğini, sözleşmeye göre, şirketin borçlarının yazıldığını ve bu borçların toplamının 2.532.493,00 TL olduğunun ve bu borcu davacıların hemen ödeyeceğinin ortaya konulduğunu, Türk Hukukunda ayrıca bir düzenleme yok ise taraflarıh borçlarını aynı anda ifa edeceklerini, davacıların sözleşmede ödemeleri gereken borçları tam ve zamanında ödemediklerini, davacıların borçlarını ödemedikleri için SGK'nın müvekkilleri aleyhine ödeme emri gönderdiğini, davacıların iş bu davayı açması için önce edimlerini yerine getirmiş olmalarının lazım olduğunu, davacıların davalarının hukuki temelini hileye dayandırdığını, hilenin olması için aldatma fiilinin olmasının gerektiğini, ayrıca aldatma kastının olmasının gerektiğini, yapılan sözleşmede tüm borçların tek tek yazıldığını, davacıların kira sözleşmesinin süresine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının sözleşmeden sonra kira bedelini ödemediğini, kira bedelinin ödenmiş olması halinde tahliye işleminin olmayacağını, kiralayana belirli bir sürede tahliye edileceğine ilişkin yazı vermekle vermemek arasında hukuken fark bulunmadığını, davacıların hile iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, davacıların tacir olduklarını, tacirin basiretli hareket etmek zorunda olduğunu, davacıların kötü niyetli olduklarını, mevcut durumdan davacıların çıkar sağlama amacını taşıdıklarını, davacıların SGK ve Vergiyi ödemediklerini ve müvekkillerine icra geldiğini, davacıların hiçbir mal varlığının olmadığının anlaşıldığını, tüm borçların müvekkillerine kaldığını, müvekkillerinin mağdur durumda olduğunu, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyen davacıların talep haklarının bulunmadığından bahisle; Haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin davaya karşı herhangi bir cevap vermediği ancak duruşmalardaki beyanında; Davacı tarafın basiretli tacir olarak davranmadığı, devraldığı yere ilişkin okula ilişkin tüm detayları bildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılardan ...'e dava dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı ...'in davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ile tarafların vergi kayıtları, ticari kayıtları, esnaf kayıtları, davalı ... Eğitim Kurumlarının 2019-2020 yıllarına ait BA ve BS formları, KDV beyannamesi, KDVe Beyannamesinin önceki ve sonraki haline ilişkin belgeler, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davaya konu Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan ... Tic. San. A.Ş.'ye ilişkin tüm kurumlarla yapılan yazışmalar ve ilgili evraklar, 02/08/2019 tarihi sonrası dava dışı şirketin okul olarak kullandığı belediye adına kayıtlı taşınmazın kirasının (ecrimisil) ödenip ödenmediği ödenmiş ise kim tarafından ödendiğinin ayrıca 02/08/2019 sonrası dava dışı şirket tarafından her hangi bir başvurunun yapılıp yapılmadığı bu tarih sonrası şirkete her hangi bir ihbarının yapılıp yapılmadığının hususlarına ilişkin bilgi ve belgeler, Selçuklu Tapu Müdürlüğü'nden ... Mah. (... Mah.) ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ... Eğitimcilik A.Ş.'nin ortaklarının ve hisse devirlerinin bulunduğu tüm ticaret sicil kayıtları, SGK İl Müdürlüğü'nden dava dışı ... Eğitimcilik A.ş'nin 2019 yılı öncesi ve sonrası dönemsel borç kayıtları, Konya Meram Vergi Dairesi'nden dava dışı ... Eğitimcilik A.Ş'nin 2019 öncesi ve sonrası dönemsel borçlarına ilişkin kayıtları dosyamız içerisine celbedilmiş ve tanık beyanları alınmıştır.
Mahkememiz dosyası içerisine celbedilen Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısı ... Ticaret A.Ş.vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 550.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 25.08.2019 vade tarihli, 267.507,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.01.2021 vade tarihli, 6.500,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 31.12.2019 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2020 tanzim tarihli 01.09.2020 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.07.2020 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.11.2020 vade tarihli bonolardan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası içerisine celbedilen Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısı ... Ticaret A.Ş.vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.05.2020 vade tarihli bonodan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 11.07.2024 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ...'ın beyanında; Davacı ... benim eşim olur, eşimin biraz birikintisi vardı, ... eşimin yiğeni olur, dava konusu olan yer Eğitim için Belediye'den kiralanmış bir yer olduğu, ancak daha sonra buranın tahliye taahhüdü verilmiş olduğundan bahisle devirden sonra çıkartıldı, dedi. Davacı vekili talebi üzerine tanığa soruldu: Dava konusu Eğitim Kurumunun tahliye edileceğine ilişkin daha önce eşimin ve yiğenimin yani davacıların bilgilendirilmediğini biliyorum, dava konusu yerle ilgili de daha öncesinde dava açıldığına ilişkin bir bilgilendirme yapılmamıştır, dedi. Davalı ... ve ... Vekilinin Dava konusu Eğitim Kurumunun ... daha önce diğer ortakları ile birlikte satın alıp alınmadığını davacı ...'ın bilip bilmediği hususu sorulsun, dedi. Soruldu:Cevaban bilmiyorum, dedi. ...'ın Eğitim Kurumunda Görevli olup olmadığı hususu sorulsun, dedi. Soruldu: Ben hangi görevde olduğunu bilmiyorum, dedi. Dava konusu yerin tapu kayıtlarının incelenip incelenmediği hususu sorulsun, dedi. Soruldu: Bilmiyorum, dedi. Belediyeden dava konusu Eğitim Kurumunun stadüsünü, imar durumunu dahil, kira durumunu soruşturup inceleyip bilgi sahibi olup olmadığı sorulsun, dedi. Soruldu: Bilmiyorum, dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Mahkememizin 31.10.2023 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ... beyanında: Ben davalıyı İsveç'ten tanırım, bende İseveç'te yaşıyordum, o da İngilizce öğretmeni olarak çalışırdı, İsveç'te uyguladığı yabancı dil kalitesini Türkiye'de de uygulamak istedi, kendince plan ve projesi vardı, bunu uygulamak için Türkiye'ye geldi, dava konusu edilen okul işine girdi, görüşmeye davacı ... ile birlikte geldik, Özkan İnşaat'tan satın almıştı, işyerleri Konya Valiliği'nin oradaydı, birlikte gittiğimizde yaptığımız görüşmede okulun belediyeye yüklü miktarda kira borcu olduğu, öğretmenlere ödenmemiş maaş borcu olduğu, konuları konuşuldu, 4.600.000,00 TL civarında borcunun olduğu söylenmişti, Bilal bu borcu kabul etti, bu görüşmeden sonra bir kısım borçların davacı tarafından ödendiğini biliyorum, ancak miktarlarını bilmiyorum, davacı İsveç'ten başka arkadaşlarından borç istedi ve okulun borcunu ödemeye çalışıyordu, daha sonra Beledi'ye kira borcunu ödemek için birlikte gittiğimizde, belediye yetkilileri, hatırladığım kadarıyla genel sekreter yardımcısı Bilal'e kira borcunu ödeseniz de "biz sizi buradan tahliye edeceğiz" diyince Bilal bu durumdan çok etkilendi, yaptığı bütün yatırımlar gitti , zaten 4 ay sonra da okul tahliye edildi, bizim ilk görüşmeye gittiğimizde ve diğer görüşmelerimizde davalı taraf okulun tahliye edileceğine yönelik hiçbir şey söylemediler, Belediye görevlileri de davalıların buranın tahliye edileceğini bildiklerini ve meselemizi onlarla halletmemizi söylediler, hatta bizlik birşey yok burayı alırken " iyi araştırsaydınız, gelip bize sorsaydınız" şeklinde sözler söylediler, daha sonra davalı tarafla birkaç kez görüştük, ancak herhangi bir netice alınamadı, Bilal'in maddi durumu oldukça iyiydi, birikmiş parası vardı, İsveç'te taşınmazı vardı, bu okul sayesinde tüm mal varlığını kaybetti, diğer davacı da bildiğim kadarıyla ya dayısının eşi yada teyzesiydi, ondan yardım istedi, bu şirket devralınmadan önce SGK'dan, Vergi Dairesinden gerekli araştırmayı yaptık SGK'da vergi borçları vardı, Belediye'ye de gittik bize sadece kira borcu söylenmişti, diğer detayları söylememişlerdi, üst görevliye gittiğimizde daha doğrusu genel sekreteri yardımcısı bize söyledi, Belediyeye biz kira borcunu ödemeye gittiğimizde buranın tahliye edileceğini öğrendik, bu da yaklaşık okulun devrinden 1.5 sene kadar sonra oldu, yaklaşık 1.5 sene kadar burası güzel bir şekilde işletildi, bir kısım borçlar ödendi, etrafta beğenildi, biz kira borcunu ödemeye gittiğimizde bu durumu öğrendik, öğrendikten yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Borçların ne şekilde ödeneceğine dair Özkan İnşaat'la kendi aralarında konuştuklarını biliyorum, ancak detaylarını bilmiyorum, belediyeye gittiğimizde 1.500.000,00 TL civarında kira borcunun olduğunu söylediler, yaklaşık 5-6 sene önceye dayanıyordu, muhtemelen bu borcun içerisinde Bilal'in de işlettiği dönemdeki borçları da vardı, benim ... ile ortaklığım yoktur, çok samimi arkadaşım olduğu için bir de ben ondan önce Türkiye'ye yerleştiğim için işlemlerinin bir kısmında bende yanında bulundum dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Mahkememizin 23.01.2024 tarihli duruşmasında dinlenen davalılar ... ve ... tanığı/davacı tanığı ... beyanında; Ben biyoloji öğretmeni olarak çalışırım, 2017-2018 yılları arasında ... Kolejinde genel müdürlük yaptım, çalıştığım yıl Eylül ayında ... ve ... ve ... beyin okulu aldığını biliyorum, okula geldiler, okula %10 ortak olduğunu söylediler, herhangi bir belge görmedim, daha sonra yaklaşık 4-5 ay okulda durdu, ... bey okulun herşeyini biliyordu, borcunu v.s. biliyordu, daha sonrasında ... beyin ... bey ile anlaşamadığını bizzat duydum, daha sonrasında da ... bey okuldan ayrıldı, eğitim öğretim bittikten sonra ... beyin tekrar okulu devraldığını hatta kendisi bizzat gelip benimle çalışmak istediğini söyledi, bende öğretmenlere ve bana borcunuz var dedim, bunun üzerine ben zamanla borcumu ödeyeceğim dedi, ben de bu teklifi kabul etmedim, benim de alacağım kaldı henüz alamadım, Tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.
Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacıların, davalılar ..., ..., ... İth. İhr. Bas. Yayın. İnş. Tah. Gıdave San. Ltd. Şti. ve ... ile arasında 02.08.2019 tarihinde Özel Okul Satış ve Hisse Devir Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmeye göre davalılara ait ... Özel Okulu İşletmesi'nin ticari şirketi dahil olmak üzere tüm demirbaşlar, personel, borçlar ve haklarıyla davacılara devredildiğini, özel okulun tümüyle devrini konu alan bu sözleşmenin bir işletme devri olduğunu, bu işletmenin en önemli/temel unsurlarından birininde özel okul binası olduğunu, içinde bulunan demirbaşları Belediye'ye ait olan ve kiralık durumda olan binanın aynı koşullarla (kira sözleşmesiyle) devam edeceğinin düşünüldüğünü, davalıların aktif ve pasif eylem ve söylemlerinin bu inancı yarattığını, oysa davalıların bahse konu ticari işletmenin tek ve ana iştigal konusu olan eğitim binasının kira süresinin 10 yıl olduğunu, bu sürenin 31.12.2017 tarihinde dolduğunu söylemediklerini, hatta bunu özellikle kötü niyetli olarak gizlediklerini, davalıların ayrıca Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye işleminin iptali için 08.09.2017 tarihinde dava açtıklarını, bu davanın da reddedildiğini, davalıların 2021 yılında taşınmazı tahliye edeceklerine dair tahliye taahhüdü dahi verdiklerini, davalıların kira sözleşmesinin 31.12.2017 yılında bittiğini, bu nedenle araya hatırlı kişileri koyarak 3 yıl ek süre aldıklarını bu sürenin sonunda taşınmazı tahliye edeceklerine dair taahhüt verdiklerini, bu konuda dava açmış olsalar da sonuç alamadıklarını, encümen kararı dahil tüm yasal yolların tüketildiğini, 2021 yılında taşınmazın tahliyesinin kesin olduğunu öğrendiklerini, bu konuların kendilerinden saklandığını ve ticari işletmenin düzenli çalışan bir özel okulmuş gibi şirketi, binası ve diğer demirbaşları ile birlikte 4.500.000,00 TL(Dört milyon beş yüz bin TL) gibi yüksek bir bedel ile devir aldıklarını, sözleşmenin tümüyle bir ticari işletmenin devrini konu aldığını, 150.000,00 TL nakit olarak ödediklerini, kalan borç için ise, işletmenin borçları mahsup edildikten sonra çıkan bakiye için dava konusu bonoları verdiklerini, davalıların hile yoluyla davacıların iradesini fesada uğrattıkları ve bu nedenle sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespiti ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyalarına konu bonoların iptali için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu sözleşmenin hile(aldatma)sebebiyle fesih edildiğinden bahisle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyasına konu edilen bonolardan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, davalılardan %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine, birinci taleplerinin kabul edilmemesi halinde ödemiş oldukları nakit bedel de dikkate alınarak sözleşmenin yeni şartlara göre değerlendirilmesi ve bedelde indirim talebi ile bilirkişilerce tespit edilecek miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, bir kısım davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, davalı ...'in davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizin 04.06.2024 tarihli duruşmasında davacı vekili beyanında; Terditli taleplerini belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, miktar belirlendikten sonra asıl taleplerinin miktarını belirleyeceklerini, şimdilik ikinci terditli taleplerini 1.000,00 TL olarak belirlediklerini, birinci terditli taleplerinin reddedilmesi halinde ikinci terditli talepleri yönünden alacaklarının belirlenmesini istediklerini beyan etmiş ve beyanının altını imzalamıştır.
Mahkememizin 02.11.2022 tarihli duruşmasında; Davacı vekiline 400.000,00TL üzerinden dava açtığı fakat Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacak miktarının 2.299.895,19 TL ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 279.268,84 TL olduğu ve bu değerlerin toplam peşin harcı miktarı olan 44.045,68TL'den dava açılışında yatırılan 6.831,00TL mahsup edilerek eksik kalan 37.214,68TL eksik peşin harcın ikmali için davacı tarafa iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı tarafça 03.11.2022 tarihinde eksik peşin harcın mahkememiz dosyasına yatırıldığı görülmüştür.
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde düzenleme yapıldığı, Alacaklı ... Dış Ticaret A.Ş.vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 550.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 25.08.2019 vade tarihli, 267.507,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.01.2021 vade tarihli, 6.500,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 31.12.2019 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2020 tanzim tarihli 01.09.2020 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.07.2020 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.11.2020 vade tarihli bonolardan kaynaklı Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, yine Alacaklı ... Dış Ticaret A.Ş.vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 250.000,00 TL bedelli 05.08.2019 tanzim tarihli 01.05.2020 vade tarihli bonodan kaynaklı Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacıların birinci terditli talepleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacılar ile davalılardan ..., ..., ... ... San.Ltd.Şti., ... arasında 02/08/2019 tarihli Özel okul Satış ve Hisse devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye istinaden ... ...ve San.Aş'nin alacak ve borçları ile birlikte hisselerinin davacılara devredilerek adlarına tescil edildiği, sözleşme gereğince davacılar tarafından bedele istinaden düzenlenen bonoların ödenmemesi nedeniyle diğer davalı ... tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Es.ve Konya . İcra Dairesi'nin ... Es. Sayılı dosyalarından icra takibine geçildiği, 6098 sayılı TBK'nun 36.maddesinde;" Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir." şeklinde düzenleme yapıldığı, taraflardan birinin diğer tarafı kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltmişse, yanılmanın esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşmenin bağlayıcı sayılmayacağı, koşulların varlığı halinde aldatılan tarafın hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak tek taraflı bir irade beyanı ile ortadan kaldırabileceği, davacı tarafın özel okul olarak işletilen taşınmazın kira sözleşmesinin sona erdirildiğini, belediye tarafından tahliye edildiğini, davalıların bu durumu kendilerinden gizleyerek hile yaptıklarını bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü ancak sözleşmenin 8.maddesinde özel okulu mevcut fiziki ve hukuki durumunu görerek bilerek devir ve satın aldıklarını kararlaştırdıkları, artık davacıların özel okulun mevcut halini bilerek aldıklarının kabulünün gerekeceği, sözleşme ilişkisinde asıl olanın ahde vefa ilkesi olup davacıların açıkça bildikleri veya bilmesi gerektiği konularda hile olarak değerlendirmesinin ahde vefa ilkesi ile bağdaşmayacağı, (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 22/09/2021 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır), davacıların takip konusu bonoların bedelinin ödendiğine ve bonolardaki imzalara yönelik her hangi bir iddialarının bulunmadığı, takip konusu bonoların sözleşme gereğince hisse devir bedeline ilişkin verildiği, şirket hisselerinin de davalılar tarafından davacılara devredilerek sözleşmenin devir ve teslim yükümlülüğünün yerine getirildiği, bu nedenle davacıların takip konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarına yönelik terditli birinci taleplerinin reddinin gerektiği,
Davacıların ikinci terditli talepleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacılar ikinci terditli taleplerinde sözleşmenin yeni şarlara göre değerlendirilerek bedelde indirim yapılması ve buna göre tespit edilecek oranda borçlu olmadıklarının tespit edilmesini talep etikleri; Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serestliği ilkelerinin kabul edildiği, buna göre sözleşmenin yapıldığı andaki gibi uygulanması gerektiği, ancak sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak şekilde bozulması halinde sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum oluşmasına sebebiyet verilmesi halinde sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılacağı, bu konuda 6098 sayılı TBK'nun 138.maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." şeklinde düzenleme yapıldığı, uyarlama kurallarınn uygulanması için öngörülemez bir dış olayın meydana gelmesinin gerktiği, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/09/2021 tarih ve ... Es... Kar.sayılı içtihadı benzer doğrultudadır), Ancak uyarlamanın yapılabilmesi için öncelikle dava tarihinde sözleşmenin ayakta olması ve uyarlama talep edenin edimlerin ifasında temerrüde düşmemesinin gerektiği,(Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 26/06/2020 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır), davacıların uyarlama talepleri açısından sözleşmede öngörülen şartlar dahilinde olağanüstü bir olayın gerçekleşmediği gibi dava konusu yapılan bonolar hakkında icra takipleri nedeniyle davacıların edimlerini yerine getirmede temerrüde düştükleri, davacıların iddialarını ispatlayamadıkları anlaşılmakla davacılar tarafından açılan davanın tüm yönleri ile reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar tarafından açılan davanın tüm yönleri ile REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince her bir davacı için ayrı ayrı alınması gerekli davacı ... için 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacı ... için 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.831,00 TL harç ve 37.214,68 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 44.045,68 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 42.762,88 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.360,00 TL arabulucu ücretinin, 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 29,60 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'a VERİLMESİNE,
6-Davalılardan ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan ..., ..., ... ve ...'ne VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacılar vekilinin, davalı ... ve ... vekilinin, davalı ... İthalat İhracat Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.