T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : GÖREVSİZLİK
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ..., ... Kurumu A.Ş. nezdinde ... Numaralı hesap sahibi iken Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 10.02.2001/171 sayılı kararı ile ... Kurumu A.Ş.'nin faaliyet izni kaldırılmış ve hukuken tasfiye süreci başladığını, tasfiye süreci devam ettiği aşamada, davalı-borçlu şirket müvekkili ile temasa geçerek, alacağın Temliki, Sulh İbra ve Feragat Sözleşmesini önermek suretiyle, bu sözleşmedeki şartlarda müvekkilinin ... Kurumu A.Ş. nezdinde bulunan ... Numaralı Kar ve Zarar Katılım akdi, cari hesaplar ve hesapların eklerinde bulunan 13.969,00 USD ve 2.381,60 EURO’yu kendisine temlik etmesi (Alacağın Temliki) teklifinde bulunmuştur. Davalı-borçlunun teklifine göre; müvekkilinin, davalı borçlunun tek taraflı hazırlayıp sunduğu Virman Talimatı, Temlik ve İbra Sözleşmesi ile Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmelerini imzalayıp davalı borçluya vermesi karşılığında, davalı-borçlunun temlik edilen tutarı (13.969,00 USD ve 2.381,60 EURO’yu) sözleşmede belirtilen vadelerde ve vade günündeki TCMB Döviz Alış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müvekkiline ödemesi söz konusu olacağını, taraflarca imzalanan 07.12.2010 tarihli Temlik ve İbra Sözleşmesine göre, müvekkilinin ... Kurumu A.Ş. nezdinde bulunan ... numaralı hesabındaki 13.969,00 USD ve 2.381,60 EURO davalı şirkete devir ve temlik edilmiş, ... Kurumu A.Ş. nezdinde bulunan hesaptaki paranın davalı-borçlu şirkete temlik edilmesi sebebiyle de müvekkil ... Kurumu A.Ş.’yi ibraz ettiği, yine taraflarca imzalanan 07.12.2010 tarihli Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesine göre müvekkili olan ..., ... Kurumu A.Ş. nezdinde bulunan ... Numaralı Kar ve Zarar Katılım, Akdi, Cari Hesaplar ve hesapların eklerinde bulunan 13.969,00 USD ve 2.381,60 EURO’yu bütün hakları ile birlikte davalı-borçlu şirkete temlik etmiş, davalı şirkette bu temlik karşılığında müvekkili ...ya, sözleşmede belirtilen vadelerde, her bir taksit tutarının ödeme günündeki TCMB Döviz Alış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müvekkilin ... IBAN numaralı hesabına havale ederek 72 taksit halinde toplam 13.969,00 USD ve 2381,60 EURO ödemeyi beyan ve taahhüt ettiklerini bu sebeplerden Konya . İcra Dairesi ... Esas dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı-borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen bilirkişi Mehmet İnce tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Davacı alacaklı tarafından taraflar arasında kararlaştırılan USD ve EURO cinsi yabancı para alacaklarına 14.04.2021 takip tarihine kadar faiz talebinde bulunmadığı, Takip tarihi itibariyle yabancı para alacaklarını TL cinsine çevirmek suretiyle TL cinsi alacağın talep ederek seçimlik hakkını tl cinsi üzerinden kullandığı keza takip tarihinden sonrası için de ödeme tarihine kadar TL cinsi alacağa ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faiz işletilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, Tarafımdan yapılan hesaplamaya göre davacı/alacaklının yabancı para cinsinden olan alacaklarının 14.04.2021 takip tarihi itibariyle 124.085,90 TL olacağı hesaplandığından, 14.04.2014 tarihli ödeme emrinde talep edilen 124.547,81 TL atacağın 461,91 TL kısmının iptali ile asıl alacağın 124.085,90 TL olarak düzeltilmesi gerektiği, Mahkemenizce davalı tarafın itirazında haksız olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde ise, Takibin 14.04.2021 tarihi itibariyle 124.085,90 TL üzerinden devamına karar verilmesi, Alacaklı taraf takipten sonrası için asıl alacağa ticari temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiş ise de taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmaması nedeniyle yukarıda belirtilen Yargıtay kararı gereğince takip tarihinden sonrası için asıl alacağa 49 yasal faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerekmekte ise de, bu yöndeki hukuki değerlendirme hakkının sayın mahkemenize ait bulunduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.
Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapordan özetle; Hukuki takdir hakkı sayın mahkemenize ait olmak üzere; davacı alacaklı tarafından taraflar arasında kararlaştınlan USD ve EURO cçinsi yabancı para alacaklarına 14.04.2021 takip tarihine kadar faiz talebinde bulunmadığı, Takip tarihi itibariyle yabancı para alacaklarını TL cinsine çevirmek suretiyle TL cinsi alacağın talep ederek seçimlik hakkını tl. cinsi üzerinden kullandığı keza takip tarihinden sonrası için de ödemc tarihine kadar TI. cinsi alacağa ticari temerrül faiz oranı üzerinden faiz işletilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, tarafımdan yapıları hesaplamaya göre davacı/alacaklının yabancı para cinsinden olan alacakların 14.04.2021 takip tarihi itibatiyle TL karşılığının 124.547,81 TL olacağı hesaplandığından, Mahkemenizce davalı tarafin itirazında haksız olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde ise, Takibin 14.04.2021 tarihi itihariyle 124.547,81 TL üzerinden devamına karar verilmesi, Alacaklı tarafın takipten sonrası için asıl alacağa ticari temerrüt faizi uygulanması yönündeki talebi hakkında hukuki değerlendirme hakkının sayın mahkemenize ait bulunduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlara taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Güneysınır Malmüdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; Davacı ...'nın vergi mükellefiyeti bulunmadığını bildirdikleri anlaşılmıştır.
Dava; "İtirazın İptali" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalı aleyhine İtirazın İptali davası açtığı görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler." 5. Maddesi gereğince; "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder."
Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlendiği,
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Eldeki dava ile ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır.
HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır hükümleri bulunmaktadır.
HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır.
HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır.
Konya Bölge Adliyesi Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 10/04/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; " Somut olayda, davacı tarafından temlik sözleşmesi uyarınca davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden bahisle alacak isteminde bulunulmuş olup, davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki ... Kurumu A.Ş. bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesiyle ilgili değildir. Uyuşmazlığın çözümünde 818 sayılı BK'nın 162 vd. maddeler (6098 sayılı TBK'nın 183 vd.) uygulacağından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca ve Yargıtay . HD'nin ... E- ... K. , ... E- ... K. , ... E-... K. ,... E-... K., ... E- ... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla davanın esasının incelenmesi doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde verilen karar ilamı da dikkate alındığında,
Tüm dosya kapsamı ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının/vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2023
Katip ... Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!