WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

KONYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin İstanbul ilinde CNC ve benzer nitelikli makinaların alım-satım işi ve kendi atölyesinde bu makinalarla çeşitli kurumlara resmi olarak parça üretmekte olduğunu, Konya ilinde makine (CNC ve benzeri) alım-satımı alanında, yani müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu grup şirketlerinin olduğunu, tüm bu grup şirketlerini bizzat ...'ın yönetmekte olduğunu, müvekkili şirket ile resmiyette ... ve kardeşi ... sahibi göründükleri, gerçekte ise hepsini ...'ın yönettiği grup şirketleri (... Tic. A.Ş., ... Tic, Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti. - Eski ünvanı ... Tic. Ltd. Şti. ... Tic. Ltd. Şti.) arasında yaklaşık 10 yıldır cari hesap üzerinden süren ticaret mevcut olup, yılların ticareti ile karşılıklı güven tesis edilmiş olduğunu, bu noktada aralarındaki birçok ticaretin yazılı bir sözleşme yapılmadan karşılıklı güven ilkesine dayalı olarak telefon görüşmesi ile malların gönderilmiş, ödemelerin yapılmış, güvene dayalı olarak evraklar sonradan düzenlenerek ticaretin bu şekilde cari hesaplar üzerinden sürdürülmüş olduğunu, 2018 yılı içerisinde ...'ın sahibi olduğu grup şirketler adına, ... ile Müvekkili şirketin yetkilisi ... arasında ...'ın sahibi olduğu grup şirketler üzerinden yurt dışından 14 adet CNC tezgahın ithal edilerek müvekkili şirkete satışı konusunda anlaşmaya varılmış olduğunu, müvekkili şirketin ise bu satışa ilişkin olarak ödeme yerine geçmek üzere; toplam değeri 503.000 Euro olan 25 adet makine ile 80.000 Euro tutarında bir kısmı ... ... Şubesine ait çekler (5 adet) ve nakdin karşılıklı güven ilişkisine dayanılarak henüz satın alacağı mallar ithal edilip kendisine teslim edilmeden bu ticarete ilişkin edimlerinin tamamını yerine getirmiş olduğunu, bu ticarete ilişkin olarak müvekkilinin sevkiyatlarını yapmış olduğunu, hatta sevkiyatı yapılan bu makinelerin ...'ın sahibi olduğu grup şirketleri tarafından henüz ithalat edimleri yerine getirip sipariş makineler müvekkiline teslim edilmeden ... - ... , ... Tic. Ltd. Şti. Ankara, ... - ... , ... - ... , ... Makine - Kayseri (tespit edebildikleri bu kadar olmak üzere) başkaca firma ve şahıslara karşı edimlerini yerine getirdiğini ve bu sevkiyatların satılmış olduğunu, yani bu satışa ilişkin müvekkilinin yapılan satışlarının sabit olup, ihtilafın söz konusu olmadığını, ...'ın sahibi olduğu grup şirketlerinden hiç birisinin ithalatı yapılması gereken 14 adet CNC tezgahi ithal etmemiş, müvekkili şirket edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, kendi edimlerini yerine getirmediği gibi müvekkilinden almış olduğu makineleri de başka kişilere satmış, ödeme yerine geçmek üzere verilmiş olan ve bedelsiz kalan çekleri de kendi şirketleri arasında ciro yapmak suretiyle kötü niyetli olarak tedavüle çıkarmış olduklarını, Davaya konu çek incelendiğinde, keşidecisinin müvekkili ... Ticaret Ltd. Şti., lehtarının ... Tic. Ltd. Şti. Olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, bu bağlamda çekin arka yüzündeki ilk cironun lehtar cirosu olması gerektiği TTK'nın amir hükmü olup, aksi takdirde çekin kambiyo vasfını yitireceğinin izahtan vareste olduğunu, ancak davaya konu çekin arakasındaki ilk cironun lehtar cirosu olmadığının, aksine cironun ... Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunun, bu nedenlerle Müvekkili şirket haciz tehdidi altında olduğundan, icra dosyasına yatacak paranın dava sonuna kadar, belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbiren alacaklıya ödenmemesine, Müvekkili şirketin davalıya, takibe konu çekte dolayı borçlu olmadığının tespiti ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında kayıtlı takibin iptaline, Davalının müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğu sabit olduğundan, davalı aleyhine 96 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında uzun yıllardan beri süregelen bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkili ile ... Mühendislik arasında işbu davaya konu çek dışında birçok senet düzenlenmiş olup, bunların bedellerinin bir kısmının ödenmiş ve bir kısmının bedellerinin de peyderpey ödenmekte olduğunu, bahsetmiş oldukları dava dışı senetlerin lehtarı ... Mühendislik olmakla ödemeler noktasında bir problem yaşanmamış olduğunu, zira müvekkili ile dava dışı ... Mühendislik arasındaki ticari ilişkilerin hukuka uygun bir şekilde devam etmekte olduğunu, ancak söz konusu çekte asıl borçlunun davacı olması ve bu çek için gerek davacının gerekse Seyhan Mühendislik firmasının ödeme yapmak istememesi üzerine icra yoluna başvurulmuş olduğunu, Müvekkilinin dava konusu çeki iyi niyetli olarak ve dava dışı Seyhan Mühendislik ile aralarındaki ticari alışveriş sonrası ciro yoluyla teslim almış olduğunu, iyi niyetin karine olduğu ve aksinin iddia eden tarafından ispat edilmesi gerektiğinin su götürmez bir gerçek olup davacının kötü niyet iddiasının soyutluktan ileri gidememiş olduğunu, Türk Hukuku'nda çeki düzenleyenin (senet borçlusunun) temel ilişkide borçlu olmadığını, dolayısıyla çekin bedelsiz kaldığını beyanla muhatabın lehdara çek bedelini ödemesini engelleyemeyeceği gibi durumu öğrenmiş olan muhatabın da kendiliğinden ödemeyi durdurma yetkisine sahip olmadığını, ayrıca mahkeme tarafından verilecek bedelsizlik kararının çek hamili bakımından da sonuç doğurabilmesi için senedin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanmasının gerektiğini, iş bu dosyada davacının, müvekkilinin bile bile aleyhine zararına hareket ettiğini sadece iddia etmiş, somut bir ispat sunamamış olduğunu, ayrıca davacının 3. şahıs olan ... Mühendislik ile aralarındaki hususu müvekkili tarafına da yönlendirmeye çalışmakta olduğunu, ... seri nolu çekin, dava dışı ... Mühendislik Ltd. Şti. tarafından müvekkiline ciro edilmiş olduğunu, senedin ön yüzündeki lehtar İle senedi ilk ciro eden şirketin zaten aynı kişiye ait olduğunu, dolayısıyla ciro zincirinde kopukluk olmadığını ve bu durumun ifade edilmiş olmasının sırf davacının bedelsizlik iddiasını müvekkiline karşı da İleri sürebilmesinin yolunu açma çabaları olduğunu ve hukuki bir dayanağının olmadığını, müvekkilinin dava konusu çeki iyi niyetli olarak ve lehtar tarafından ciro edilmek suretiyle iktisap etmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkili yetkili hamil olup bedelsizlik iddiasının müvekkili için ileri sürülemeyeceğini ifade ederek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlere binaen; davacı tarafça açılmış olan işbu yersiz ve mesnetsiz davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, İstanbul Anadolu . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, İstanbul Anadolu . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, Konya C.Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyalarından ilgili evraklar temin edilerek dosya arasına alınmış,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır.
Davanın İİK.72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.
Konya . İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının; ..., borçlusunun; ...Ltd.Şti. Ve ...Ltd.Şti., takip dayanağının 26/12/2018 tarihli 26.500 TL bedelli senet olduğu görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 03/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defter kayıtlarında ,davalı ... ile herhangi bir ticari ilişkisi tespit edilemediği gibi ticari ilişkisinin bulunduğu ve 1.639.609,61 TL alacaklı durumda bulunduğu dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. muavin hesap kayıtlarında, davacı şirketçe huzurdaki davaya konu edilen ve menfi tespit talebinde bulunulan; muhatabı ... ... Şubesi, lehdarı dava dışı ... Ltd. Şti. olan, ... seri nolu, 26.500 TL bedelli, 26.12.2018 vadeli çekin keşidesine ilişkin herhangi bir kaydın da davacı şirket ticari defterlerinde yer almadığının belirtilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 15/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının incelenen ticari defterlerinde davacı tarafın dava dilekçesinde grup şirketleri olarak bahsetmiş olduğu ... Ticaret Ltd. Şti., ... Ticaret Ltd. Şti. (Eski ünvanı ... Ticaret Ltd. Şti.) ve ... Ticaret Ltd. Şti. İle ilgili herhangi bir kayda rastlanmamış olduğu, davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinde bu şirketler ile herhangi bir alışverişin görünmediği, yine davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinde, dava konusu edilen ... ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 26.500,00 TL bedelli çeke ilişkin herhangi bir kaydın da olmadığı, davalının incelenen 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de olduğu ve süresinde yaptırılmış olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesine göre; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1)(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ihtilafın, davaya konu çekin bedelsiz olup olmadığı, bedelsiz ise çekin davalı tarafından kötü niyetli olarak iktisap edilip edilmediği ve davaya konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmakla, somut olayda ispat yükü davacıda olup, davacı öncelikle davaya konu çekin bedelsiz olduğunu ispatlamalı devamında da davalının çekin bedelsiz olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak çeki iktisap ettiğini ispatlamalıdır. Her ne kadar senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacı çekin bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorunda ise de yetkili hamil konumundaki davalının kötü niyetli olduğunu tanık dahil her türlü delille ispatlanabilecektir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesinin bulunduğu, bu madde hükmüne göre davacı, davalının kötüniyetle hareket ettiğini ispatlaması halinde lehtara karşı ileri sürebileceği defileri dava konusu çek lehtardan ciro yoluyla devralan davalıya karşı ileri sürebileceği, davacı tarafın, davalı şirketin dava konusu çeki kötüniyetle devraldığını ispatlayacak herhangi bir delil bildirmediği, kambiyo senetlertinin ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığından dava konusu çekin davalı defterine kaydedilmemiş olması davalının çekten alacaklı olmadığı anlamına gelmeyeceği, HMK'nun 226. maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından bu hususta davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün olmadığı kanaatine varılmakla, (Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı da gözetilerek) davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
2004 sayılı İİK'nın 72/4. maddesine göre; dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca; dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Somut olayda dava davacı lehine sonuçlanmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacının ve davalının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 452,56 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 24,96 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değeri 26.500,00 TL) davalı için 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde davacıya iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024

Katip ... Hakim ...