T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Anonim Şirket Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti veya İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 19/07/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %16,3 oranında pay sahibi olduğunu, müvekkili ile birlikte ... ve ...'ın da aynı şekilde %16,3 oranında pay sahibi olduğunu, diğer pay sahibi ...'ın da %51 oranında pay sahibi olduğunu, şirket pay sahipleri arasındaki uyuşmazlığın son olarak yapılan Genel Kurul Toplantısının usulsüz olarak yapılması ile uyyuka çıktığını, hukuka, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı yapılan genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitinin gerektiğini, alınan kararların iptalinin talebi için yasal 3 aylık süre içinde de iş bu davanın açıldığını bu yönüyle de davanın süresi içinde açıldığını, müvekkilinin 29/04/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılarak alınan kararlara olumsuz oy vererek muhalefetini tutanağı geçirttiğini, müvekkilinin yönetim kurul üyesi olmasına rağmen 08/02/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, toplantıdan haberdar edilmediğini, genel kurul toplantısına çağrılan ancak yönetim kurulu toplantısına çağrılmayan müvekkilinin yönetim kurulu toplantısına katılmadığına yönelik not düşüldüğünü ancak müvekkilinin bu toplantıdan haberdar olmadığını, dolayısıyla genel kurul usulsüz teşekkül edildiğinden alınan kararların yoklukla malul olduğunu, müvekkili tarafından Konya . Noterliğinin 28/04/2021 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kurulun toplanmamasının ihtar edildiğini, noter ihtarına rağmen genel kurulun toplanarak kararlar aldığını, toplantıya katılan müvekkilinin toplantının ertelenmesi yönündeki talebinin de kabul edilmeyerek genel kurul toplantısına devam edildiğini beyanla 2018 ve 2019 yılına ait 29/04/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların çağrının usulüne uygun yapılmadığından ve müvekkilince erteleme talep edilmiş olmasına rağmen ertelenmemiş olmasından öncelikle yokluk ile malul olduğunun tespitine; mahkememizce aksi kanaat olursa alınan kararların ve özellikle finansal tabloların görüşülmesiyle ilgili olan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptaline; mahkememizce verilecek hüküm kesinleşmesine kadar alınan kararların yürütmesinin geriye bırakılması için tedbir kararı verilmesine; vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 11/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkili aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğuna yönelik talepler için mahkememizce genel kurulun kurucu unsurlarının var olup olmadığının tespiti edilmesi gerektiğini, alınan kararların iptaline yönelik talepler için ise yine mahkememizce TTK'nun 445 ve 446 maddesi uyarınca iptal şartlarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin 29/04/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının usulüne uygun şekilde toplanan, yeterli toplantı nisabına sahip bir genel kurul toplantısı olduğu ve alınan kararların usulünce ve yeterli karar nisabı ile alınan kararlar olduğunu, davacının yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığı yönündeki iddialarının da kötü niyetli olduğunu, zira davacının uzun zamandır yönetim kurulu toplantılarına katılmadığını, yönetim kurulu toplantılarının her hafta salı günü saat 17:00'da yapılacağını bildirir ve kendisinin de katılması gerektiğini belirtir şekilde Konya . Noterliğinin 23/07/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacıya tebliğ yoluyla ihtar edildiğini, şirketin aile şirketi olup davacının işletmeye sahip çıkması için uzun uğraşlar verildiğini ancak davacının taleplere olumlu cevap vermediğini, bunun üzerine de hem bu şirketin hemde diğer şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine alınmadığını, davacının yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı adı altında ödenen maaştan mahrum kaldığını, davacının katılmış olduğu genel kuruldaki ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini, tüm çabalara rağmen şirketin işleyişine katılmayan davacının genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini iddia ettiğini, davacının iddia ettiği gibi kendisinin yönetimden uzaklaştırılmadığını aksine kendisinin yönetime ve şirketin işleyişine katılmadığını, toplantı çağrısının usulsüz olduğu iddiasının genel kurul kararlarının iptali için yeterli olmadığını, kararları iptali için yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi iptalini istediği kararlarda muhalefet şerhinin bulunmadığını, kararlara oyumsuz oy kullandığını ancak muhalefet şerhini toplantı tutanaklarına geçirtmediğini, davacının son dönemlerde şirketten ayrılmak istediğini belirterek hisseleri için rayiç bedelin çok üzerinde bedel istediğini ancak istemiş olduğu bedelin ödenmesinin mümkün olmadığını bu nedenle de iş bu davayı açarak şirketi ve şirket ortaklarını zarara uğratacak hamleler yaptığını, davacının genel kurul kararlarının iptali yönündeki iş bu davaya konu taleplerinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, genel kurul kararlarının yürütmesinin geriye bırakılmasına yönelik tedbir talebinin de hukuken mümkün olmadığını, yürütmenin geriye bırakılmasına yönelik şartların oluşmadığını, geriye bırakılmasına yönelik talebin kabulü halinde telafisi imkansız zararlar oluşabileceğini bu nedenle TTK'nun 448/3.maddesi uyarınca davacının teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini beyanla öncelikle TTK'nun 448/3 maddesi uyarınca şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacının en az 1.000.000,00TL teminat göstermesine, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, davalı şirketin 29/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti; bu mümkün görülmediği takdirde iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz 16/11/2022 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "...genel kurul toplantı çağrısının, yönetim kurulu üyesi olan davacı haberdar edilmeksizin toplanan yönetim kurulunca alındığı ve bu şekilde usulsüz çağrıya dayalı genel kurul kararlarının tümünün yoklukla malul olduğu..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş, Konya BAM . Hukuk Dairesinin 19/01/2024 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile; "... Davacı her ne kadar genel kurul kararının alındığı 08/04/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına usulüne uygun çağrılmamış ve genel kurul toplantısından önce davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul toplantısının yapılmamasını talep etmiş ise de davacının daha sonra genel kurula katıldığı, toplantı tutanaklarına göre toplantının yapılmaması yönünde bir itirazda bulunmadığı, bu durumda davacının ihtarnamede belirttiği genel kurul toplantısının yapılmaması yönündeki itirazından vazgeçtiğinin kabulü gerekeceği, 29/04/2021 tarihli genel kurula tüm ortakların katıldığı, bu nedenle genel kurulun TTK'nın 416.maddesine de uygun şekilde toplandığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince 29/04/2021 tarihli genel kurulda alınan kararlar incelenerek madde madde yokluk ya da iptal sebep ve şartlarının ayrıca ... tarafından verilen vekaletnamenin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesinin yukarıda yer verilen kaldırma kararı gereği dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili, genel kurul çağrı kararının alındığı yönetim kurulu toplantısına müvekkilinin çağrılmadığını belirterek, çağrının usulsüzlüğü sebebiyle genel kurul kararların yoklukla malul olduğu iddiasında bulunmuştur.
Dava konusu genel kurul için 08/02/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile çağrı kararı alındığı, bu tarihte davacının, davalı şirketin hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu dosyaya gelen ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabından anlaşılmaktadır.
Mahkememizce verilen ilk kararda genel kurul toplantı çağrısının, yönetim kurulu üyesi olan davacı haberdar edilmeksizin toplanan yönetim kurulunca alındığı ve bu şekilde usulsüz çağrıya dayalı genel kurul kararlarının tümünün yoklukla malul olduğu neticesine ulaşılmış idi. İstinaf Mahkemesince yapılan değerlendirmede ise, davacının genel kurula katılması ve toplantının yapılmaması yönünde bir itirazının olmaması nedeniyle davacının genel kurulun yapılmasına razı olduğu ve genel kurulun TTK'nın 416. Maddesine uygun şekilde toplandığı sonucuna varılarak söz konusu sebeple genel kurul kararlarının yokluk yaptırımına tabi tutulamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır. Hal böyle olmakla Mahkememizin ilk kararında belirtilen gerekçe ile genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğuna hükmedilemeyeceği ve dava konusu genel kurulun usulüne uygun yapılan çağrı üzerine toplandığı kabul edilmiştir.
Genel kurul kararlarının alındığı tarih itibariyle davalı şirkette davacı ... %16,3, dava dışı ... %16,3, dava dışı ... %16,3, dava dışı ... %51 oranında pay sahibidir. Genel kurul toplantısı, dava dışı ...'ın vekaleten temsili, diğer paydaşların ise bizzat kendilerini asaleten temsilleriyle şeklen tüm paydaşların katılımıyla yapılmıştır.
Dava konusu genel kurul kararlarında toplantı ve karar nisaplarının sağlanıp sağlanmadığı Mahkememizce re'sen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan dava dışı şirket paydaşı ...'ı temsilen kullanılan oyun geçerli olup olmadığı ve bu durumun genel kurul kararlarının sıhhatine etki edip etmediği üzerinde durmak gerekli olmuştur.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 18/3. Maddesinde genel kurula katılma konusundaki vekaletnamenin noter onaylı olması gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Bu noktada dosyaya davalı vekili tarafından ibraz edilen vekaletnamenin noter onaylı olmadığı ve bunun neticesinde söz konusu vekaletnameye istinaden kullanılan oyun geçerli olmadığı anlaşılmıştır.
Anonim şirketlerde toplantı ve karar nisapları gündem maddelerine göre farklılık göstermektedir. Uyuşmazlık konusu genel kurul toplantısında, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun onaylanması, bilançonun onaylanması, kar dağıtımı, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, yönetim kurulu üyeliği seçimi ve denetçi seçimi konularının yer aldığı anlaşılmıştır. Söz konusu kararların tamamı olağan toplantı ve karar nisaplarına tabi olup, genel kurul toplantısında %25 oranındaki hisse çoğunluğunun bulunması ve toplantıya katılanların temsil ettiği payların çoğunluğu karar nisabı için yeterlidir. Somut olayda vekaleten kullanılan oyun temsil ettiği hisse %51 oranındadır. Vekaletname geçersiz olsa bile genel kurul toplantısı %49'luk hisseyi elinde bulunduran paydaşlar tarafından yapılmış ve kararlar da % 16,3 oranında paya sahip davacının olumsuz oyuna karşılık, toplamda %32,6 oranında paya sahip diğer pay sahiplerinin olumlu oyuyla alınmıştır. Sözün özü, vekaleten kullanılan oy dışlandığında toplantı ve karar nisabı için yeterli çoğunluk sağlanmış olup -vekaleten kullanılan oyun olumlu olduğu da düşünüldüğünde- vekaleten kullanılan oyun geçersiz olması neticeyi değiştirici mahiyette değildir. Bu itibarla, dava konusu genel kurul kararlarında toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, Mahkememizce re'sen gözetilmesi gereken ve genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğu sonucunu doğuracak bir usulsüzlüğün tespit edilemediği kanaatine ulaşılarak genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğuna ilişkin talep yönünden davanın reddi gerekmiş olup iptal talebinin incelemesine geçilmiştir.
Dava konusu 29.04.2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde gündemin 3. ve 4. maddeleri görüşülürken davacının söz alarak söz konusu gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunduğu ve söz konusu kararlara karşı olumsuz oy kullandığı, gündemin 6. 7. ve 8. Maddesine de davacının olumsuz oy kullandığı, ancak gündem maddeleri görüşülürken davacının muhalefetine ilişkin bir beyanın ve sonradan sunduğu bir dilekçesinin olmadığı tespit edilmiştir.
Genel Kurul Toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK nun 446.maddesi, genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantı da hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçiren pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp ayrıca karşı oy kullanan ortağın oylamadan sonra muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi dava şartıdır. Bu nedenle iptal davası açabilmek için kanunun aradığı "kararlara muhalif kalma" koşulu yerine getirilmediğinde genel kurul toplantısındaki 3. Ve 4. Gündem maddesi dışında kararlar yönünden dava şartı eksikliğinden davanın reddi gerekmiştir.
Genel kurulun 3. ve 4. Gündem maddelerine gelince; davalı şirkette 1/10 azınlık pay sahibi olan davacı, genel kuruldaki görüşmeler başlamadan genel kurul tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Yasanın 420. maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların ertelenmesini talep etmiş, genel kurul tarafından bu talep oylanarak reddedilmiş ve bu nedenle finansal tablolar görüşülerek oylanmıştır. Ancak 6102 Sayılı Yasanın 420. maddesi gereğince sermayenin 1/10'ine sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekir. Usulüne uygun erteleme talebine rağmen genel kurul tarafından ertelemeye gerek olmadığına karar verilmesi TTK'nın emredici nitelikteki 420. maddesine aykırıdır. Yasanın bu açık hükmüne rağmen genel kurulda davacının bu isteminin reddedilerek bilanço ve gelir tablolarının oylanarak onanması, yönetim ve denetim kurulunun ibralarının görüşülmesi ve oylanması doğru olmadığı gibi, hiç görüşülmemesi gereken bir konu karara bağlanırken erteleme talep edenin ayrıca muhalefet şerhini tutanağa işletmesine de lüzum bulunmamaktadır. Bu bakımdan 3. Ve 4. Gündem maddelerinin iptalinin gerektiği kanısına varılmıştır. Genel kurul toplantısındaki kar dağıtımı, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, yönetim kurulu üyeliği seçimi ve denetçi seçimine dair gündem maddeleri ise TTK'nun 420. maddesinde gösterilen “finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular” kapsamında bulunmadığından bu gündem maddelerinin iptaline gidilemeyeceği anlaşılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı şirketin 29/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğuna ilişkin talep yönünden DAVANIN REDDİNE,
2-Davalı şirketin 29/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davanın KISMEN KABULÜ İLE,
a)Dava konusu genel kuruldaki 3.ve 4. gündem maddelerinin İPTALİNE,
b)Diğer gündem maddelerine ilişkin talebin dava şartı eksikliğinden USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30TL başvuru harcı ve 59,30TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı, 750,00TL bilirkişi ücreti, 193,20TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 951,70TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (1/2 oranında) 475,85TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı ve 492,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı olan 500,50TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (1/2 oranında) 250,25TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/06/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!