WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 11/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığı ve şirkete gelir vaadi ile ödenen paranın müvekkiline iadesi talepli olarak daha önce mahkememiz 2020/36 esas sayılı dosyası ile açılan davada 7194 Sayılı Kanun'un 41.maddesi hükmü gereğince davanın reddine karar verildiğini, verilen karara karşı istinaf taleplerini ilişkin istinaf mahkemesince de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, istinaf mahkemesi kararının temyiz edildiğini ve temyiz mahkemesince de mahkememiz kararının onanmasına karar verildiğini, onama kararı neticesinde kararın kesinleştiğini, ancak Anayasa Mahkemesince 7194 Sayılı Kanun'un 41.maddesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi üzerine bu gerekçe ile verilen karara ilişkin yargılamanın yenilenmesi taleplerinin olduğunu, Anayasa Mahkemesinin yargıdaki en üst merci olduğunu ve bu mahkemece verilen kararların tüm mahkemeler için bağlayıcı nitelikte olduğunu, HMK'nun 375.maddesinde yargılanmasının yenilenmesi hükümlerinin açıkça düzenlendiğini ve taleplerinin bu düzenlemelere uygun olduğunu beyanla yargılamanın iadesini taleplerinin kabulüne, mahkememiz ... esas, ... karar sayılı dosyasında yargılamanın iadesine karar verilerek davanın yeni baştan görülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 09/01/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, HMK'nun 375.maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümlerden hiçbirisinin davacının talebine uygun olmadığını, mahkememizce yapılacak incelemelerde de ilgili kanun maddesinde sayılan hiçbir sebebin teşekkül etmediğinin açıkça görüleceğini, HMK'nun 375.maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerin kıyas yoluyla genişletilebilmesinin mümkün olmadığını yine Anayasanın 153.maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürütülemeyeceğinin düzenlendiğini ve bu madde uyarınca da iş bu davanın açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu taleplerinin değerlendirmeye alınmadığı düşünüldüğü takdirde de mahkememiz ... esas sayılı dosyasındaki cevap ve beyan dilekçelerini tekrar ettiklerini, taraflar arasında müvekkili şirketi borç altına sokacak bir sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ilişkisinin olmadığını, davacı tarafça sunulan "ortaklık durum belgesi" isimli belgenin fotokopiden ibaret olup müvekkili şirket yetkililerince imzalanmadığını, bu belgenin delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı taleplerinin her halde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerince zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça haksız fiilin tarihi olarak açıklanan 04/08/1999 tarihinden 24 yıl sonra iş bu davanın ikame edildiğini, emsal Yargıtay içtihatlarında da uygulandığı üzere 7,5 yıllık ceza zamanaşımı ve kanunda geçen 10 yıllık üst süre zamanışımı sürelerini geçtiğini, süresi içerisinde iş bu davanın açılmadığını dolayısıyla her halde davanın zamanaşımı süresin dolduğunu, zamanaşımı itirazlarının kabul görmemesi halinde de TTK'nun 329.maddesi ve 405.maddesi uyarınca davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın talepleri gibi reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, yargılamanın iadesi davasıdır.
Mahkememiz 10/02/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile; "İşbu davadan önce 7194 SK nun yürürlüğe girdiği 07/12/2019 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunun kabulü gerekmiştir. Şirketler hukukunda şirkete konulan sermaye şirketten geri istenemez. Şirket de payı geri alamaz. 7194 SK nun 41. maddesindeki açıklık gereğince şirket ortağı olan/sayılan davacı tarafın 07/12/2019 tarihinden sonra açtığı işbu davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiş, Konya BAM . Hukuk Dairesinin 19/10/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "davanın 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle; 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 379/1 (6762 Sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak kabul edemeyecekleri, 6102 Sayılı TTK'nın 480/3 (6762 Sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceğinden davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/2 maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile;
....Konya Asliye . Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2020 tarih ... E. ... K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
....Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
....Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/06/2022 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA" şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay'ın onama kararı gereğince, Konya BAM . Hukuk Dairesinin yeniden hüküm kurmak suretiyle verdiği 19/10/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararının 13/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İş bu davada davacı vekili, önceki hükümde esas alınan 7194 Sayılı Kanun'un 41. Maddesinin, 12.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, yargılamanın iadesini istemiştir.
6100 Sayılı HMK'nun Yargılamanın İadesi Sebepleri başlıklı 375.maddesi;
"a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." hükmünü amirdir.
6100 Sayılı HMK'nun Talebin Ön İncelemesi başlıklı 379.maddesi;
" (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükmünü amirdir.
Diğer yandan Anayasamızın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. Maddesinin 5. Fıkrası; "İptal kararları geriye yürümez." hükmünü amirdir.
Mahkememiz 10/02/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2021 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı ile kaldırarak yeniden hüküm kurmuş ve bu hüküm Yargıtay'ın onama kararı ile kesinleşmiştir. Davacının sözünü ettiği Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, doğrudan Mahkememiz dosyasına ilişkin olmayıp, Mahkememiz dosyasında hükme esas alınan kanun maddesine yönelik bir iptal kararıdır. 6100 Sayılı HMK'nun 375. Maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Önceki Mahkeme kararının dayanağı olan kanun maddesinin soyut norm denetimi sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, kesinleşen davaların yeniden ele alınmasına veya yargılamanın iadesi sebebi sayılmasına yol açamaz. Aksi halin kabulü hukuki güvenlik ilkesine ve Anayasamızın iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin amir hükmüne aykırılık teşkil eder. Bu itibarla yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen hususun kanunda ve hukukumuzda yeri olmadığından esasa yönelik bir inceleme yapılmaksızın talebin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep dilekçesinde ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebi HMK'nun 375. Maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığından TALEBİN HMK'NUN 379/2. MADDESİ GEREĞİNCE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-AAÜT'nin 7/2. maddesine göre hesaplanan 1.600,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2024

Başkan Üye Üye Katip