WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO:

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 28.01.2023 tarihinde Konya ili istikametinden Seydişehir İlçesi istikametine seyir halinde iken müvekkiline ait büyükbaş hayvana çarpması sebebi ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... şirketinin ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebi ile Konya . İcra Dairesi ... esas sayılı dosyada 344.040,00 TL değerinde takip başlatmış olduğunu iş bu hukuki dayanaktan yoksun icra takibinin durdurulması adına dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini ve sonuç alınamadığını, 28.01.2023 tarihde saat 11:30'da meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası gündüz vakti havanın aydınlık olduğu bir zamanda meydana geldiğini, düz yolda hiç bir görüşü engelleyici durum olmaksızın meydana geldiğini, dava dışı sürücü süratle düz yolda seyir halinde iken gerekli tedbirleri almaması neticesinde müvekkiline ait büyükbaş hayvana çarptığını, Kaza tespit tutanağında herhangi bir lastik izine rastlanılamaması dava dışı sürücünün belirlenen süratin üstünde olduğunu ve aracın durması için gerekli çabayı göstermediğini açığa çıkardığını, kazanın öğle vaktinde meydana gelmiş olmasının çevrenin aydınlık ve yol ve yoldaki diğer cisimlerin rahat bir şekilde ayırt edilebilmesine olanak tanıdığını, dava dışı sürücünün çevrenin aydınlık, görüşün ve yolun açık olduğu bir ortamda büyükbaş hayvanı görmemesinin mümkün olmadığını, dava dışı sürücünün süratli bir şekilde yolda seyir halinde olması iş bu kazaya sebebiyet verdiğini, dava şartı arabuluculuk sürecine ilişkin başvuru hakkında da müspet bir sonuç alınamadığını, Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi açısından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiile %20 den az olmamak kaydı ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının iş bu menfi tespit davasını HMK 109. Maddesine dayalı kısmi dava olarak ikame ettiğini, kısmi dava ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığından, eksik olarak yatırılan harcın tamamlanması gerektiğinin vurgulandığını, bu nedenle davaya devam edilmesine karar verilmesi halinde de eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu olan icra takibine esas alacak bir trafik kazası neticesinde hasıl olan maddi zararın rücu edilmesine dayanan bir alacak olduğunu, anılan kaza 28.01.2023 tarihinde, dava dışı sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Konya İli istikametinden Seydişehir İlçesi istikametine çevre yolunda seyir halinde iken, yol kesim 43+700 e gelindiğinde yolun sol tarafından ana yola aniden çıkan büyükbaş hayvana ( İnek) aracının ön kısımları ile çarpması sonucu meydana geldiğini, ve sigortalı şahsın aracında maddi hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda, davacının iddialarının aksine, ana yola fırlayan hayvanları sevk ve idare eden davacı ... 2918 Sayılı KTK 69/2 maddesine aykırı davranması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, davacının da imzasının bulunduğu, kazadan hemen sonra saat 12.00 de tutulan " Tutanak" başlıklı belgede de ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ineklerden birinin yola hızla fırladığının, kazanın bu nedenle meydana geldiğinin tespiti yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün tüm trafik kurallarına uymuş olup, kazanın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmadığını, dosya ve eksper raporu gerçekleri göz önüne alındığında, herhangi bir tespit yapılmadan ödeme yapıldığı ve araçtaki hasar bedelinin yüksek hesaplandığı iddiaları hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, sigortalısına kasko sigortası kapsamında yapılan ödeme neticesinde davacıya kusuru gereği rücuu talebinde bulunulmasının yasal olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine ve mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın davalı ... tarafından dava dışı sigortalıya "Genişletilmiş Kasko Sigorta" poliçesi kapsamında ödemiş olduğu miktarın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibi dolayısıyla davacının borçlu olmadığının tespiti talebiyle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise davaya konu kaza sebebiyle davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, dava dışı sigortalı 3. Kişinin kaza sebebiyle herhangi bir zararı olup olmadığı, var ise gerçek zararının miktarı ve bu zarardan davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı, sorumlu tutulabilir ise rücuya esas gerçek zararının ne olduğu hususunda olduğu görüldü.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacı ..., eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiştir.
(2)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 02/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacı ..., eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiştir.
(3)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/05/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.( ... , Uygulamalı Zarar Sigortaları hukuku, Ankara 2012, syf: 224 ve devamı) iş bu tanımdan da anlaşılacağı üzere buradaki halefiyet ilkesi dava hakkını tanımakta olup, sigortalının diğer bir deyimle yerine kaim olunanın sahip olmadığı bir takım özel üstünlükleri halefe vermiş değildir. Buradan hareketle yerine halef olunan ile zarar verenin arasındaki dava hangi şartlarda görülecek ise halef sigorta ile zarar veren arasındaki dava da aynı şartlarla görülmesi gerekmektedir. Bu durumda zarar veren davalı ile zarar gören sigortalı arasındaki dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olup Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, sigortalının yerine kaim sigorta şirketi ile davalı zarar veren arasındaki salt halefiyet ilkesine dayalı iş bu davanın da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Keza zarar veren ile davacının arasında bir sigorta ilişkisi doğmuş değildir. ( halefiyet ilkesi ve yukarıda vardığımız sonucu öngören örnek içtihad 22/03/1944 tarih ... -... sayılı yargıtay içtihadı birleştirme kararı; ... , age sayfa: 225 ve devamı, )" denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1)Somut olayda takip alacaklısı davalı ... ile ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen poliçenin incelenmesinde; Poliçenin 18/03/2022 tarihinde başladığı ve 18/03/2023 tarihinde sona erdiği, sigortalının dava dışı ... olduğu, sigorta konusunun ... plakalı aracın çeşitli risklere karşı korunmasına dair "Özel Genişletilmiş Kasko Poliçesi" olduğu anlaşılmıştır.
(2)Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 02/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/05/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da nazara alındığında; Davalı ... şirketinin, davaya dayanak icra takibini dava dışı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile kazanın diğer tarafı olan davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekmektedir. T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmıştır.
(3)Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır. İş bu tanımdan da anlaşılacağı üzere buradaki halefiyet ilkesi dava hakkını tanımakta olup, sigortalının diğer bir deyimle yerine kaim olunanın sahip olmadığı bir takım özel üstünlükleri halefe vermiş değildir. Buradan hareketle yerine halef olunan ile zarar verenin arasındaki dava hangi şartlarda görülecek ise halef sigorta ile zarar veren arasındaki dava da aynı şartlarla görülmesi gerekmektedir. Bu durumda davaya dayanak sigorta poliçesinin Özel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi olması, dava dışı sigortalının kazaya karışan ... plakalı aracını sigorta ettirmesi, davalı ... şirketinin davaya dayanak icra takibini sigortalısının halefi olarak açması karşısında zarar veren davacı ile zarar gören dava dışı sigortalı arasındaki dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olup Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024

Katip ... Hakim ...