WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu makineyi ticari amaçla satın aldığını, davalı tarafın ürün satışlarını "Birlik Makina ve Otomasyon" unvanı adı altında yapmakta olduğunu, müvekkilinin 29.11.2022 tarihinde davalı şirketten ticari amaçla S20 model otomatik sigara sarma Makinesi ile 80 litre kompresörü satın aldığını, müvekkilinin bu makineler için 40.000 TL ödediğini, makinelerin kurulumunun müvekkilinin Diyarbakır ilinde belirtmiş olduğu yerde yapıldığını, kurulumdan sonra üretim amacıyla makine çalıştırılmış ancak makine içerisine konan malzemelere zarar vermiş ve benzer sorunlar çıkarması üzerine makinenin hatalı olduğu anlaşıldığını, müvekkilinin 1-2 gün içerisinde problemin varlığını ana bayiye ve Gaziantep bayisine bildirmiş ve çözüm bulamayınca yasal süresi içerisinde ayıplı malı vermeye hazır olduğunu ve bedelin iadesi yönünde talebini hem mesaj yoluyla hem de telefonla iletişime geçerek karşı tarafa bildirdiğini, karşı tarafın satış işlemi sonrasında fatura düzenlememiş olduğunu, bu hususta da müvekkilinin mağdur ettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik makinenin satış bedeli olan 40.000 TL’nin iadesini, bunun mümkün olmaması halinde makinenin ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini veya satış bedelinden indirim yapılmasını, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim hallerinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında yapılmış olan bir satım sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı ... isimli davacıya herhangi bir mal satışı yapmadığını, dava dilekçesindeki beyanlarında da görüldüğü üzere davaya konu ürünleri ... ve ... isimli şahıslardan satın aldığını, ödemeyi de bu şahıslara yaptığını. hal böyleyken yalnızca müvekkili şirkete karşı huzurdaki davanın ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında satım sözleşmesi bulunmadığı gibi taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari ilişki olmadığını, davacının tacir veya esnaf kaydı bulunmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın asliye hukuk değil de tüketici mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu sebeple davanın görevli mahkemede tesis edilmediğinden reddinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete isnat edilen iddiaların ve anlatımların tamamının asılsız olduğunu, taraflarınca kabullerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın 29/11/2022 tarihinde müvekkili şirketten ticari amaçla S20 model otomatik sigara sarma makinesi ile 80 litre komprosürü 40.000-TL 'ye satın aldığını iddia etmekte ise de davacının müvekkili şirketten herhangi bir makine alması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacının söz konusu makineleri ... ve ... isimli şahıslardan satın aldığını, huzurdaki davada husumetin müvekkiline yöneltilmesinin dahi doğru olmadığını, ayrıca taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının ne tacir ne de esnaf olmadığını, davacı dava konusu makineleri de ticari amaçla satın almadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ispatlanamayan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacının, davalıdan aldığını iddia ettiği sigara sarma makinesinin ayıplı olduğundan bahisle bedelin iadesi, olmazsa ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi veya satış bedelinden ayıp oranında indirim talepli alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/10/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında;
"Dosya içeriğinden, davalı kiracı ... gerçek kişi olduğundan tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar kamu düzenine ilişkin olduğu halde davalının Ticaret Sicili ve Odasında kaydının bulunup bulunmadığı, Vergi Dairesi veya Mal Müdürlüğünden bilanço esasına göre defter tutup tutmadığı hususları sorulup gerektiğinde davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir olup olmadığı araştırılmamıştır." denilmiştir.
(2) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 09/04/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Her ne kadar davalı şirket ise de davacının gerçek kişi olduğu, tacir kaydının bulunmadığı, 6102 sayılı TTK 11/2 maddesi ile Esnaf ve Sanatkarlar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 18/06/2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2013 sayılı VUK mükerrer 177.maddesi gereğince bilanço hesabı esasına göre defter tutma hadlerine göre esnaf olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, bu sebeple davanın TTK 4.maddesi gereğince ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla Konya Asliye . Ticaret Mahkemesince açılan davada genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davalının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
(3) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
" İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ,Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 06/06/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının da benzer mahiyette olduğu, dava şartlarının davanın her aşamasında resen gözetileceği, 6100 sayılı HMK'nın hakime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanıdığı, hakimin tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması halinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu sebeple duruşma açılmadan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilebileceği kanaatiyle, tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Taraflar arasındaki ihtilafın taşınır satış sözleşmesinden kaynaklandığı, taşınır satışının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 209 ve devamı maddelerinde düzenlendiği ve eldeki davanın 6102 Sayılı Kanundan kaynaklanan mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
(2) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
(a) Eldeki davada husumet yöneltilen davalının 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu anlaşılmaktadır.
(b) Davacının gerçek kişi olması sebebiyle yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/10/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı da nazara alınarak tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, dosya içerisinde yer alan T.C. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığının 25/01/2024 tarihli müzekkere cevabı, T.C. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07/12/2023 tarihli müzekkere cevabı ile T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Diyarbakır Vergi Dairesinin 05/12/2023 tarihli müzekkere cevabından davacının herhangi bir vergi, tacir ya da oda kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır.
(c) Nispi ticari davalar her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
(3) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Eldeki davanın satış sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut vermediği, her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de davacının gerçek kişi olduğu, yapılan araştırma neticesinde herhangi bir tacir, oda ya da vergi kaybı bulunmadığı ve dolayısıyla nispi ticari davaya da vücut vermediği, 6102 Sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince eldeki davanın TİCARİ DAVA NİTELİĞİNDE OLMADIĞI anlaşılmakla 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2024

Katip ... Hakim ...