T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali - Eser Sözleşmesinden Kaynaklı
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 30/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; taralar arasında 21/02/2023 tarihli mal alım satım sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince bloklar halinde mermer ve moloz mermer alım satımı yapılmasına karar verildiğini, sözleşme gereğince ... plakalı araç karşılığı davalından 3650 ton blok mermerin 3 ay içerisinde tesliminin yapılmasına karar verildiğini, Konya . Noterliğinin 21/02/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile aracın davalıya devrinin yapılarak mermer bedelinin peşin olarak ödendiğini, sözleşme gereği 1 ton mermerin birim fiyatının 500 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın süresi içerisinde mermerleri teslim etmediğini, davalı tarafın süresi içinde yalnızca 334,9 ton mermer teslimi yaptığını, bakiye kalan 3.315,31 ton mermerin süresi içinde teslim edilmediğini, davalının müvekkili şirkete teslim edilmeyen bu mermer bedeli olan 1.657.655 TL borcunun bulunduğunu, ödenmeyen bu borcun tahsili için ihtiyati haciz kararı alınarak Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça Burdur . Noterliğinin 15/06/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve icra dosyasına itiraz dilekçesinde blok mermer borcu olduğunun kabul edildiği ancak hazır olan malların müvekkil tarafından kabul edilmediğinin bildirildiği ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın malların hazır olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yaptırmadığını ve inandırıcı bir belge sunmadığını, davalının ihtarına noter ihtarı ile cevap verildiğini ve sözleşme gereğince davalı tarafın ediminin yerine getirmediğinin ihtar edildiğini beyanla davalının icra takibine kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 04/12/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça her ne kadar 341 ton mermer teslim edildiği iddia edilmiş ise de irsaliye faturalarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağı üzere 334,69 ton mermer teslim alındığını, sonrasında 6,52 ton teslim alınan moloz mermer bedelinin davalıya ayrıca ödendiğini ve bu moloz mermerlerin sözleşmeye konu teslim edilmesi gereken blok mermer niteliğinde olmadığını, davalının iddia ettiği gibi sektörde markalama işleminin uygulandığını, nitekim müvekkil tarafça teslim alınan 334,69 ton mermer bloklarında bu şekilde teslim alındığını, sonrasında müvekkilce markalama işlemi yapılmadığından bakiye kalan mermer blokların teslim edilemediğinin belirtildiğini ancak ortada markalama yapılabilecek damardan çıkarılan bir mermer blok olmadığını, davacının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, cevap dilekçelerinde markalamaya hazır blok mermerlere ilişkin fotoğraflar sunulduğunu ancak bunun mahkememizi yanıltmaya yönelik bir durum olduğunu, müvekkil tarafça aldırılan ihtiyati haciz kararı sonrası davalı tarafın üzerindeki mal varlıklarında azalmalar olduğunu, bu durumunda haklı olduklarının delili olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin deprem bölgesinde iş yapmak üzere mermer aldığı iddiasının da anlaşılamadığını, yapılan anlaşmanın deprem tarihinden önce olduğunu ve müvekkilinin deprem bölgesinde herhangi bir iş bağlantısının olmadığını, yine davalı tarafın noter ihtarından sonra ihtiyati haciz kararı aldıkları yönündeki iddialarında gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın noter ihtarının müvekkiline 24/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtiyati haciz kararının bu tarihten önce 22/06/2023 tarihinde alındığını, kaldı ki ihtiyati haciz kararı alınmadan önce müvekkilce davalıya alacağının ödenmesinin talep edildiğini, mermer ocağına gidilerek markalamaya hazır mermer olmadığının anlaşıldığını, borcun ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının davalıya söylendiğini, bu duruma ilişkin tanıklarının da olduğunu, davaya konu alacakta temerrüde düşen tarafın satıcı yani davalı taraf olduğunu, kesin vade tarihine rağmen borcun ödenmediğini ve alacağın muaccel hale geldiğini beyanla davanın önceki talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 13/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili şirketin blok mermer satışı yapacağını, müvekkilinin araç devrine karşılık alınan peşinat bedeli mermer bloklardan 341 ton mermeri davacı tarafa teslim ettiğini, mermer blok çıkarılması sırasında mermer damarından kaynaklı olarak farklı renk, cins ve kalitede mermerler çıktığını, bunun da sektörel bir durum olduğunu, çıkan mermerler bloklarının farklılık arz etmesi nedeniyle müşterinin istek ve tercihlerine göre müşteriler tarafından blok seçme yani markalama işlemi yapıldığını, mermer blokların satış işlemlerinde alacaklı müşteri tarafından markalama işlemi yapılmasının sektörel bir gereklilik olduğunu, gelen müşteriler tarafından markalama işlemi yapıldıktan sonra mermer tesliminin yapıldığını, davaya konu sözleşmede de bu durumun "ALICININ SEÇTİĞİ" ibaresi şeklinde belirlendiğini, teslim edilen 341 ton mermer bloklarının da davacı tarafça markalama işlemi yapıldıktan sonra teslim edildiğini, kalan mermer bloklarının da seçilmesi için davacı tarafın mermer ocağına gelmediğini, markalama işlemini yapmadığını, müvekkili şirketin mermer çıkarma ve depolama sahasının sınırlı olduğunu, sınırları dışına çıkamayacağını, çıkması halinde idari para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini, çıkarılan ve davacı tarafça markalama işlemine hazır olduğu halde markalama işlemi yapılmayan mermer bloklarını depolayacak alanların kalmaması üzerine Burdur . Noterliğinin ... yevmiye numaralı 15/06/2023 tarihli ihtarının davacı tarafa ihtar edilerek mermer blokların teslim alınmasının ihtar edildiğini, bu ihtarname sonrası davacı tarafça ihtiyati haciz kararı alınarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının deprem bölgesine yapılacak inşaat işlerinde kullanmak üzere yüklü miktarda mermer satın alarak kar elde etme amacında olduğunu ancak gerekli taahhüt ve iş bağlantıları yapamadığı için mermer blokları teslim almaktan kaçındığını, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükten kaçmak içinde böyle bir yola başvurduğunu beyanla açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/12/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın cevaba cevap dilekçesindeki markalama işlemlerine ilişkin beyanları ile cevap dilekçelerindeki savunmalarını kabul ettikleri anlamı çıktığını, davacı tarafın diğer beyanlarını kabul etmediklerini, davacı tarafın markalama yapmak için geldiği ve markalama yapacak mermer bloklarının olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin çıkarmış olduğu ve markalama işlemi için beklettiği mermerleri depolayacak alanının dahi kalmadığını, davacı tarafın iddia ve beyanları ile davadaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın gelip de markalama yapacak blok mermer bulamadığı iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Burdur Ticaret Sicil Müdürlüğünden, Karamanlı Mal Müdürlüğünden ve Mevlana Vergi Dairesinden davalının tacir olup olmadığına ilişkin bilgi ve Türkiye Noterler Birliğinden ... plakalı aracın tescil tarihinden bugüne kadarki maliklerini de gösterir şekilde tüm kayıtları belgeler celp edilmiş, taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle muhasebe uzmanı bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olduğu, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, sözleşmeye dayalı olarak 1.657.655,00TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 1.678.410,90TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 14/04/2024 tarihli raporda özetle;
"...Davacı ... Ticaret Limited Şirketi ve Davalı ... arasında görülen itirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında, Davalı ...'ın ticari defter kayıtları incelenmesi sonucu;
... plakalı araç ticari defter kayıtlarında bulunmamaktadır,
Davalı ...'ın Davacı ... Ticaret Limited Şirketi'nden 31.12.2023 tarihi itibari ile 200.159,86 TL alacağı bulunmaktadır..." kanaatleri bildirilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde ve dosya kapsamında inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 17/05/2024 tarihli raporda özetle;
"...1- Dava Konusu İcra Takibi: Davacı dava dilekçesinde, Konya . İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklının, Davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ, borçlunun, davalı ..., ... olduğu, davacı tarafından 1.657.655,00 TL asıl alacak + 17.854,00 TL işlemiş faiz + 2.400,00 İhtiyati haciz vekalet ücreti alacağı +501,90 TL haciz gideri olmak üzere toplam 1.678.410,90 TL üzerinden 27.06.2023 tarihinde davalı aleyhine takibe çıktısı ile takip başlatıldığı, borçlu davalı tarafından yapılan itiraz edildiğinin takibin durduğu,
2-Davacının ticari defterlerinin incelenmesi; İncelemesi yapılan Davacının 2022-2023 yılları Yevmiye, Kebir ve Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2022 ve 2023 yılı Yevmiye defterlerin kapanış tasdikleri süresi içinde yaptırıldığı tespit edilmiştir.
-Davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğumu,
3-Davacının ticari defterlerinden uyuşmazlık konusu ile ilgili yapılan tespitler;
-Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki 30.03.2023 tarihinde başladığı ve 30.05.2023 tarihinde sonra erdiği,
-Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafından davacıya 5 adet mal veya hizmet satış faturası ile 200.159,86 TL’lik satış yaptığı,
-Davacının ticari defter kayıtlarına göre, Davacının davalıya 200.159,86 TL borcu olduğu tespit edilmiştir.
-Uyuşmazlık konusu ... plakalı araç 21.02.2023 tarih ve 2812 sayılı Konya . Noterliği satış sözleşmesi ile ... tarafından davalı ...’a 750.000,00 TL’ye satıldığı, sözleşmede ise 3.650 ton mermer karşılığı satıldığı beyan edildiği, uyuşmazlık konusu araç davacı şirket tarafından devir edilmediği bu nedenle davacı şirketin kayıtlarında olmadığı, davacı şirketin aldığı mermerleri cari kayda aldığı araç kayıtlı olmadığı için mahsubu ticari defterlerden yapılmadığı, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıya 200.159,86 TL borcu olduğu, takdirin yüce mahkemenizde olduğu,
4-Davacı ve davalının Ba ve Bs formaları bir birini teyit ettiği, 5 adet 169.627,00 TL taraflar tarafından kayıtlı olduğu vergi dairelerine beyan edildiği,
5-Dava dosyasına kazandırılan 14.04.2024 tarihli Bilirkişi raporunda, davalı ticari defterlerinin incelendiği, davacı ile davalının ticari defterlerinin bir birini teyit ettiği, uyuşmazlık konusu faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
6-Davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin incelenmesi;21.02.2023 tarihli Mal Alım Sözleşmesi incelendiğinde ; Sözleşme davacı ile davalıyı vekaleten Zafer Arıbaş arasında imzalandığı, sözleşmede 2 adet ürün belirlendiği, Blok Mermer’in 1 ton fiyatının 500,00 TL olduğu, Moloz Mermer’in ise 1 Ton fiyatının 350,00 TL olduğu,
İlgili sözleşmenin 5.1. maddesi; Mal, işbu sözleşmenin imzalanan takip eden 3 ay içinde alıcının seçtiği bloklar belirtilen adrese teslim edilecektir.
Madde 6- Ödeme Zamanı ve Şartları;
Madde 6.1 İlk etapta ... plakalı 2012 model ... aracın satıcıya devir tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde firma yetkilisinin seçtiği 3.650 ton blok mermer araç karşılığı alıcı firmaya teslim edilecektir. Araç satıcı firma tarafından 30.04.2023 tarihinden önce 3. Kişilere devir edilemez. Aracın ekspertiz raporu alınmış olup aracın eksiksiz ve tam çalışır durumda devir alındığı alıcı tarafından kabul edilmiştir.
Madde 9.3 Satıcı firma sözleşme süresi içerisinde üretimi durdurması veya yavaşlatması halinde 2.000.000 TL ödemeyi taahhüt eder. Yukarıdaki cezai şartlara başvurulması halinde; satıcı yapılan sözleşmenin feshine veya protesto çekilmesine veya yargı organlarından hüküm istihsaline gerek kalmaksızın bu meblağları defaten ödemeyi kabul eder.
7-Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalardan teslim edilen ürünlerin, ürün bazlı brim fiyatları ile tutarlarının tespiti,
-Davalı tarafından davacıya 341,21 Ton mermer teslimi yapıldığı,
-Davalı tarafından sözleşmeye göre 3.650 Ton mermer teslim edileceği, davalının davacıya teslim etmediği mermerin toplamının 3.650-341,21 = 3.308,79 Ton olduğu,
-Davacının sözleşme kapsamında davalıdan alacağı mermerin 3.308,79 Ton olabileceği,
Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 6.1 maddesinde, “2012 model ... aracın satıcıya devir tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde firma yetkilisinin seçtiği 3.650 ton blok mermer araç karşılığı alıcı firmaya teslim edilecektir.” denildiği,
Davalı vekilinin 13.11.2023 tarihli davaya cevap dilekçesinde; Bu sözleşme gereğince davacı 3650 ton blok mermer karşılığı ... plakalı aracı müvekkil davalıya devir ve teslim etmiştir.
Müvekkil davalı aldığı bu peşinat karşılığı sözleşme uyarınca davacının seçtiği blokların tamamını (341 TON) davalıya teslim etmiştir. “ şeklinde beyanda bulunduğu,
Davacı ve davalı beyanları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden 341,21 ton mermer teslimi yapıldığı tespit edilmiştir. Teslimi yapılmayan mermerin ise 3.308,79 Ton olabileceği, ilgili hesaplamalar teslim edilmeyen 3.308,79 ton mermer üzerinden yapılmış ve mahkemenizin takdirine sunulmuştur.
İlgili maddede blok mermer teslim edileceği kararlaştırıldığı, davacının ticari defter ve dosya kapsamında 3.308,79 Ton mermer teslimi yapılmadığı, bu nedenle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 3.308,79 * 500,00 = 1.654.395,00 TL asıl alacağı olabileceği asıl takdirin yüce mahkemenizde olduğu, (Talep, 3315,31*500 TL=1.657.655,00 TL)..." kanaatleri bildirilmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 14/04/2024 tarihli raporda özetle;
"...Davacı ... Ticaret Limited Şirketi ve Davalı ... arasında görülen itirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında, Davalı ...'ın ticari defter kayıtları incelenmesi sonucu;
... plakalı araç ticari defter kayıtlarında bulunmamaktadır,
Davalı ...'ın Davacı ... Ticaret Limited Şirketi'nden 31.12.2023 tarihi itibari ile 200.159,86 TL alacağı bulunmaktadır..." kanaatleri bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından ödenen eser bedelinin davalı yükleniciden iadesi için başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava taraflarınca imza altına alınan bir örneği dosyaya sunulu 21/02/2023 tarihli sözleşme ile; davacıya ait ... pakalı 2012 Model ... modelli aracın davalıya devri karşılığında, nitelikleri özel olarak belirlenen, birim (bir ton) fiyatı 500,00 TL'den 3650 ton blok mermerin davalı tarafça davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede sözü geçen aracın Konya . Noterliğinin 21/02/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile devri yapılarak davalı adına tescil edildiği, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra taahhüt edilen blok mermerlerin bir kısmının davalı tarafça düzenlenen faturalara istinaden davacıya teslim edildiği, mermerlerinin bir kısmının ise davacıya teslim edilmediği, her iki tarafın kabulündedir.
Davalı tarafça, davacı muhatap alınarak düzenlenen Burdur . Noterliği'nin 15/06/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 3309 ton blok mermerin teslime hazır halde bekletildiği ve malların seçiminin yapılarak teslim alınması gerektiği ihtarı yapılmıştır. Davacı tarafça düzenlenen Konya . Noterliğinin 04/07/2023 tarih, ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamede ise, mermerlerin istenilen şartlarda hazır edilmediği ihtar olarak davalıya bildirilmiştir. Davacı vekili aşamalardaki dilekçe ve beyanlarında davalıya araç devri yapılmasına rağmen sözleşmede taahhüt edilen 3315,31 ton mermerin davalı tarafça kendilerine teslim edilmediği iddiasında bulunmuştur. Davalı vekili ise, davacıya teslim edilen 341 ton haricindeki 3309 ton mermerin davacı için teslime hazır hale getirildiğini, buna rağmen davacının mermerleri seçmemesi (markalamaması) sebebiyle teslimden kaçındığı savunmasında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf; sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen blok mermerlerinin miktarının tam olarak ne olduğu, davalının, teslim edilenler dışındaki mermerleri sözleşmede belirtilen niteliklerine uygun olarak teslime hazır hale getirip getirmediği, sözleşmenin ifası için gereken hazırlık hareketlerinin (ocaktan çıkarılan mermerlerin seçiminin) davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, hangi tarafın temerrüde düştüğü, davalının sözleşmenin ifasından kaçınma hakkına sahip olup olmadığı, davalının böyle bir hakkı yok ise davacıya iadesi gereken bedelin parasal miktarının ne olduğu, noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.)
6098 sayılı TBK'nın "Bedelin muacceliyeti" başlıklı 479. maddesi "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." hükmünü içermektedir.
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için, eseri sözleşme ve eklerinde yer alan fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini veya buna rağmen iş sahibinin eseri teslim almaktan kaçındığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır (Yargıtay . HD.'nin 12/01/2015 tarih ve ... sayılı ilamı).
İş bu davada ispat yükü davalı yüklenicide olup, davalı, dava konusu mermerlerin sözleşmede belirtilen niteliklere uygun olarak üretilip teslime hazır hale getirildiğini ve buna rağmen davalının teslim almaktan kaçındığını ve bunun neticesinde ifadan kaçınma hakkının doğduğunu ispatla yükümlüdür.
Davalı vekili tarafından, davacının teslimden kaçındığı savunulduğundan uyuşmazlığın çözümü için alacaklının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği sorununun ayrıca çözümlenmesi gerekmektedir. Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 106. Maddesinde yer alan "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur" düzenlemesi gereğince alıcının temerrüde düşmesi için mal tesliminin önerilmiş olması ve alıcının haklı bir sebep olmaksızın teslimden kaçınmış olması gerekir. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta ve koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır.
Diğer taraftan bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde alacaklı temerrüdünün hükümleri Tevdi Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 107. Maddesinde; " Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir." şeklinde,
Satma Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 108. Maddesinde; "Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davaya emsal Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 23/11/2021tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile: "...Dava, nakde çevirilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında davalının 120.000,00 TL tutarında teminat mektubunun 80.000,00 TL’sinin iadesi için mahkemeden tevdi mahalli talep ettiği, bu yönden anılan miktar bakımından ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında davalının tahsil ettiği 26.102,80 TL için taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve davacının yaptığı 04.08.2014 tarihli ihtar gerekçe gösterilerek, iadesi gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 106/1 hükmü gereğince, yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklının temerrüde düşmesi halinde ise aynı Kanunun 107. maddesi gereğince borçlu, ancak hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu durumda, alacaklının temerrüdü için öncelikle anılan 106. maddeye uygun ihtar gerekli olup, somut olayda yapılan ihtarın bahsekonu şartları taşımadığı ve borçlu davacının, anılan 107. madde anlamında tevdi mahalli talebinde de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 26.102,80 TL’lik yatırım kalemi bakımından davacının borcundan kurtulduğu ve davalıdan tahsili gerektiği kabulü doğru olmamıştır...." şeklinde karar verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı yüklenici tarafından sözleşme konusu blok mermerlerin teslime hazır olduğu ve teslim için gerekli hazırlık hareketlerinin yapılması davacı iş sahibine noter ihtarnamesi yoluyla bildirilmiş ise de, mermerlerin sözleşmede belirtilen nitelikler ile ilim ve fen tekniklerine uygun olduğu yönünde davalı tarafından Mahkememe eliyle yaptırılmış bir tespit bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı yüklenici tarafından, TBK'nun 107. ve 108. Maddeleri uyarınca tevdi veya satım hakkı kullanılarak dava konusu blok mermerleri teslim yükümlülüğünden kurtulmaya yarar bir yol izlenmemiştir. Davalı tarafa son celsede hatırlatılmasına rağmen davacıya yemin teklifinde de bulunulmamıştır. Sözleşmede ifade edilen 3650 ton blok mermerin bedeli tarafların kabulünde olan otomobil devriyle davalıya ödendiğinden, davacıya teslim edilenler dışında kalan blok mermerlerin sözleşmede yazılı birim fiyatları üzerinden hesaplanacak bedelinin davalıya iadesi gerektiği netice ve kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer yandan, dava tarafları arasında sözleşme kapsamında teslim edilen mermerlerin miktarı ve davalıya nakit ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda ihtilaf bulunduğundan bu hususun da çözüme kavuşması gerekmektedir. Dava tarafları tacir olup 6100 Sayılı HMK'nun 222. Maddesi gereği belirli koşullar dahilinde ticari defter kayıtlarının davada delil değerinin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu kapsamda taraf defterleri üzerinde muhasebe uzmanı bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılmıştır. Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 14/04/2024 tarihli raporda, davacıya yapılan toplam 341.21 ton mermer satımına ilişkin faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının davacı şirketten 31.12.2023 tarihi itibari ile 200.159,86 TL alacağı bulunduğu tespiti yapılmıştır. Davalının ticari defter kayıtlarının, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, dosya kapsamındaki deliller ve davacı tarafça yapılan araç devri karşısında dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmakla hükme esas alınamamıştır. Diğer taraftan davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ve dosya kapsamına uygun olduğundan Mahkememizce hükme esas alınan raporda, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde davalıdan toplam 341,21 ton mermer teslim alındığına ilişkin faturaların kayıtlı olduğu tespiti yapılmıştır. Bu itibarla, davacının 341,21 ton mermeri davalıdan teslim aldığı, buna göre davalının davacıya teslim etmediği mermerin toplamının 3.650-341,21 = 3.308,79 ton olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede bir ton mermerin fiyatı 500,00 TL olarak belirtildiğinden davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 3.308,79 x 500,00 = 1.654.395,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından her ne kadar 6,52 ton moloz mermerin karşılığı olan 3.260 TL'nin ayrıca nakit olarak davalıya ödendiği ileri sürülmüş ise de, bu ödemeye yönelik dosyaya delil ibraz olunmadığı gibi son celse davacı vekiline hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin teklifinde de bulunulmamıştır. Bu bakımdan davacı vekilinin nakit ödemeye yönelik iddiasına itibar edilmemiştir.
Davaya konu icra dosyasındaki takip tarihinden önce davalının usulünce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça iddia ve ispat olunmadığından ödeme emrinde belirtilen işlemiş faiz alacağı yönünden davacı, davasında haklı görülmemiştir. Buradan hareketle, dava konusu icra takibine, 1.654.395,00TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden devam edilmesi yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur.
Dava ve takip konusu alacak likit nitelikte olmayıp muhakemeyi gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi uygun görülmemiştir. Diğer yandan davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu yönünde Mahkememizde kanaat oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebi uygun görülmemiştir.
Öte yandan davalı vekili 29/05/2024 tarihindeki celsede ihtiyati haciz kararının hükümle birlikte kaldırılmasını talep etmiş ise de, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesini ... D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen söz konusu ihtiyati haciz kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi, dosyadaki delil durumunda bir değişiklik olmaması ve Mahkememizin davanın esasına ilişkin kabulü dikkate alındığında kararın kaldırılmasını gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmakla, talebin reddi gerekmiştir.
Yukarıda izah olunan nedenlerle, Anayasa'nın 9. Maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nun 297. Maddesi gereğince, Yüce Türk Milleti Adına Bağımsız ve Tarafsız Yargılama Yapan Mahkememizce, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibe 1.654.395,00TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11,75 ve değişen oranlarda avans faizi ve 2.400,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı ile 501,90TL ihtiyati haciz gideri üzerinden devam olunmasına,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Davalı vekilinin 29/05/2024 tarihindeki celsedeki ihtiyati haciz kararının hükümle birlikte kaldırılmasına yönelik TALEBİNİN REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 113.011,72TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 20.271,02TL harcın ve icra dairesine yatırılan 8.392,05TL harcın toplamı olan 28.663,07TL harcın mahsubu ile bakiye 84.348,65TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,
6-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (1.654.395,00/1.678.410,90) 3.075,36TL'sinin davalıdan, 44,64TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 20.271,02TL peşin harç ve icra dairesine yatırılan 8.392,05TL harcın toplamı olan 28.932,92TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından sarfedilen 38,40TL vekalet suret harcı, 4.500,00TL bilirkişi ücreti ve 118,75TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.657,15TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (1.654.395,00/1.678.410,90) 4.590,51TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmen davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen 38,40TL vekalet suret harcı ve 500,00TL bilirkişi ücreti toplamı olan 538,40TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (24.015,90/1.678.410,90) 7,70TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmen davalı üzerinde bırakılmasına,
10-AAÜT'ye göre hesaplanan 204.351,60TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
11-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!